<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
    <channel>
        <title>CUMHA Cumhur Haber Ajansı &#45; Mehmet Çatakçı</title>
        <link>https://cumha.com.tr/rss/author/mehmet-catakci-kose</link>
        <description>CUMHA Cumhur Haber Ajansı &#45; Mehmet Çatakçı</description>
        <dc:language>tr</dc:language>
                    <dc:rights>© 2024 CUMHA (Cumhur Haber Ajansı) Tüm hakları saklıdır.</dc:rights>
        
        
                                <item>
            <title>EKONOMİ BU MİLLETİN BELİNİ BÜKTÜ</title>
            <link>https://cumha.com.tr/ekonomi-bu-milletin-belini-buktu</link>
            <guid>https://cumha.com.tr/ekonomi-bu-milletin-belini-buktu</guid>
            <description><![CDATA[ cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar. ]]></description>

                            <enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/columnist/image_870x_columnist_76_6a0f853d7fc83.png" length="428367" type="image/png"/>
            
            <pubDate>Fri, 22 May 2026 01:20:45 +0300</pubDate>
            <dc:creator>Mehmet Çatakçı</dc:creator>
            <media:keywords></media:keywords>

                            <content:encoded>
                                            <![CDATA[<p data-start="36" data-end="1982">Ekonomi niye iyiye gitmiyor? Nerede hata yapılıyor? <strong data-start="109" data-end="211">Sıkı para politikası uygulandığı halde, toplanan bu kadar vergiye rağmen neden ekonomi tepetaklak?</strong><br>*<br>Başınıza bir sıkıntı geldiğinde bir başka sıkıntının gelmemesi güzel haberlerden biridir. Ya sıkıntılar üst üste binince ne olur? Ekonomide öyle sıkıntılar yaşıyoruz ki, adeta yığınak şeklinde üzerimize geliyor.<br>*<br>Mesela birinci sorun şu: <strong data-start="453" data-end="472">TL çok değerli.</strong> Mayıs ayında ticari kredi faizi yüzde 54,36 seviyesinde. TÜİK enflasyonu yüzde 32,37 iken İTO fiyat artışı, 1995 geçinme endeksine göre yüzde 40,63. Haksızlık etmeyelim diye reel faizi de iki fiyat endeksine göre hesaplayalım.<br>*<br>TÜİK fiyatlarına göre <strong data-start="724" data-end="749">yüzde 16,61 reel faiz</strong> oluşurken, İTO fiyatlarına göre <strong data-start="782" data-end="806">yüzde 9,77 reel faiz</strong> veriyoruz. Burada bir ayrıntı daha var. Birkaç aylık reel faiz belki tek başına sorun oluşturmaz. O nedenle reel faize 12 aylık ortalama üzerinden bakmak gerekir: TÜİK’e göre yüzde 16,59, İTO’ya göre yüzde 10,01.<br>*<br>Bu yıllık reel faiz düzeyleri son 20 yılın en yükseği. Daha öncesini hesaplayamıyoruz, çünkü veri yok.<br>*<br>Bakınız, TL değeri konusunda bir örnek vereyim. Bir X şirketi düşünün. Yurt içinde mal alıyor, işliyor ve ihraç ediyor. Bu şirket yurt içinden işçi dahil malzeme alarak 1000 dolara mal ettiği ürünü 1600 dolara ihraç ediyordu. Yurt içinde fiyatlar dolar bazında ortalama yüzde 130 arttı. Böylece 1000 dolarlık maliyet dolar bazında 2300 dolara çıktı. Şirketin ihracat fiyatı ise sadece yüzde 25 artabildi ve 1600 dolara sattığı ürünü şimdi 2000 dolara satabiliyor.<br>*<br>Yani X şirketi 3-4 yıl önce <strong data-start="1621" data-end="1705">yüzde 60 faaliyet kârı ile ihracat yaparken, bugün yüzde 15 zararla ihracat eder</strong> hale geliyor.<br>*<br>Ama yetmedi… Bu firma bir de TL kredisi kullanıyorsa, yani yüzde 55 TL faizine karşılık yüzde 10-16 reel faiz ödüyorsa, <strong data-start="1842" data-end="1903">iflas kaçınılmaz bir son olarak kapıda bekliyor demektir.</strong> İflas zamanını belirleyen tek şey, eski sermaye birikimidir. Sonuç bellidir.<br>*</p>
<h2 data-section-id="1887701" data-start="1983" data-end="2006">İki Felaket Birleşti</h2>
<p data-start="2007" data-end="2365">TL’nin çok değerlenişine daha önce de şahit olduk. Mesela 2008 ve 2012-13 yıllarında… Lakin şimdi önemli bir fark var. Eskiden TL çok değerliyken reel faiz makul seviyelerdeydi. Sanayici ya da tacirler kendilerini bir şekilde koruyabiliyordu.<br>*<br>Şimdi ise hem TL çok değerli hem de reel faiz çok yüksek. <strong data-start="2310" data-end="2363">Bu tablo, tam anlamıyla iflas ortamı oluşturuyor.</strong><br>*</p>
<h2 data-section-id="1z0ukmc" data-start="2366" data-end="2391">Faiz ve Sermaye Kaçışı</h2>
<p data-start="2392" data-end="4537" data-is-last-node="" data-is-only-node="">İkinci gruptaki iki büyük felaket ise <strong data-start="2430" data-end="2474">yükselen faiz ödemesi ve sermaye kaçışı.</strong><br>*<br>Bir önceki yazımda verdiğim grafikleri yeniden inceleyebilirsiniz. Ülkemizin faiz ödemesi 12 milyar dolardan 56 milyar dolara yükselmiş durumda. Toplamda kamu borçlanma maliyeti ise yüzde 6,0 seviyelerinden yüzde 17,1’e çıkmış oldu.<br>*<br>Hem yüksek faiz ödüyoruz hem de borçlanma maliyetinde 2004 yılı verilerine geri dönmüş durumdayız. Oysa 2004 yılında kamu borç oranı yüzde 40’lar seviyesindeyken bugün yüzde 24’ler seviyesinde. Yani bizi kısır döngüye sokan asıl mesele borç oranı değil, <strong data-start="2966" data-end="2987">faiz maliyetidir.</strong><br>*<br>Peki ikinci temel sorun nedir derseniz, o da <strong data-start="3035" data-end="3057">sermaye kaçışıdır.</strong><br>*<br>Resmi verilere göre; İstanbul’da savcı değişimi yaşanıp Akın Gürlek geldikten sonra Türkiye’nin resmi rezervleri 64 milyar 246 milyon dolar eksilmiş durumda. Bu rezerv kaybının 40 milyar 213 milyon dolar gibi devasa kısmı ise <strong data-start="3286" data-end="3323">kaynağı belirsiz sermaye kaçışını</strong> ifade ediyor.<br>*<br>Şimdi iki sorunu üst üste koyalım: <strong data-start="3375" data-end="3461">Faiz ödemesi çılgın seviyelere ulaştı. Ülkeden büyük bir sermaye kaçışı yaşanıyor.</strong><br>*<br>Çözüm ne olacak? Ya da bu durum neye yol açıyor?<br>*<br>2004 yılına geri döndüğümüz faiz ödemesinin yüksekliği, kaynakların halk yararına kullanımını engelliyor. Mesela tarıma 160 milyar lira ayırırken, faize 2,7 trilyon lira ayırıyoruz.<br>*<br>Sermaye kaçışı ise ülkede refahın olmayacağına işaret ediyor. Yani yabancıya vergi indirimi dahil ne verirseniz verin, <strong data-start="3818" data-end="3906">mülkiyet güvencesinin olmadığı yere sermaye gelmediği gibi, olan sermaye de kaçıyor.</strong><br>*<br>Aslında bugün ülkede sadece muhalifleri hapse atmadık. Asıl büyük mahkûmiyet kararını, <strong data-start="3996" data-end="4032">milleti fakirliğe mahkûm etmekle</strong> vermiş olduk.<br>*<br>“Milletin fakirlik mahkûmiyeti ne zaman biter?” derseniz, işte orası daha zor.<br>*<br>Çözüm olarak iktidar şu anda ne yapıyor dersiniz? CHP’yi örnek göstererek onların bazı yanlışlarını topluma sunuyor. Yani Uşak Belediye Başkanının yanlışlarını lanetleyeceksiniz.<br>*<br>İyi ama toplumu fakirlik mahkûmiyetinden ne kurtaracak?<br>*<br>Cevap: <strong data-start="4376" data-end="4435">Aç kalın ve sabredin ya da daha da kötüsüne hazırlanın.</strong><br>*<br>Bekleyip göreceğiz.<br>*<br>Tüm okurlarımın bayramını tebrik ediyorum. <strong data-start="4503" data-end="4537" data-is-last-node="">Daha nice müreffeh bayramlara.</strong></p>]]>
                                    </content:encoded>
                    </item>
                    </channel>
</rss>
