<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
    <channel>
        <title>CUMHA Cumhur Haber Ajansı &#45; Prof. Dr. Zafer Karaer</title>
        <link>https://cumha.com.tr/rss/author/prof-dr-zafer-karaer</link>
        <description>CUMHA Cumhur Haber Ajansı &#45; Prof. Dr. Zafer Karaer</description>
        <dc:language>tr</dc:language>
                    <dc:rights>© 2024 CUMHA (Cumhur Haber Ajansı) Tüm hakları saklıdır.</dc:rights>
        
        
                                <item>
            <title>KENE VE KIRIM-KONGO KANAMALI ATEŞİ: İHMAL EDİLEN BİR EPİDEMİYOLOJİK HAKİKAT</title>
            <link>https://cumha.com.tr/kene-ve-kirim-kongo-kanamali-atesi-ihmal-edilen-bir-epidemiyolojik-hakikat</link>
            <guid>https://cumha.com.tr/kene-ve-kirim-kongo-kanamali-atesi-ihmal-edilen-bir-epidemiyolojik-hakikat</guid>
            <description><![CDATA[ cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar. ]]></description>

                            <enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/columnist/image_870x_columnist_124_6a25227804032.png" length="467237" type="image/png"/>
            
            <pubDate>Sun, 07 Jun 2026 10:49:11 +0300</pubDate>
            <dc:creator>Prof. Dr. Zafer Karaer</dc:creator>
            <media:keywords></media:keywords>

                            <content:encoded>
                                            <![CDATA[<h2><strong><span>Kırk Yıllık Bilimsel Yolculuk ve “Bir Arpa Boyu”</span></strong></h2>
<p class="isSelectedEnd"><span>Kenelerle olan bilimsel yolculuğum, </span><strong><span>1979 yılındaki doktora tezimle</span></strong><span> başladı. 1986-2000 yılları arasında İngilizler ve Almanlarla yürüttüğümüz uzun soluklu projelerde, emekli olduğum </span><strong><span>2017 yılına kadar</span></strong><span> yaptığımız epidemiyolojik araştırmalarda Anadolu’nun kenelerini ve hastalık dinamiklerini bizzat sahada gözlemledim, raporladım ve ilgili mercilere sundum.</span></p>
<p class="isSelectedEnd"><span>Ancak bugün geldiğimiz noktada, </span><strong><span>akademik verilerin raflarda tozlanması</span></strong><span> ve bilimsel bağımsızlığımızın, kendi tabirimle </span><strong><span>“bilimsel istiklal savaşımızın”</span></strong><span> eksikliği nedeniyle bu konuda hâlâ bir arpa boyu yol alamadığımızı görmekten büyük üzüntü duyuyorum.</span></p>
<p class="isSelectedEnd"><span>Burada özellikle şunu vurgulamak gerekir: </span><strong><span>1982’de YÖK’ten sonra üniversitelerimizde akademik yükselme ve atama kriterlerinin nitelikten çok niceliğe, yani puan ve takvime dayalı hale gelmesi, araştırma kültürünün yerleşmesini zorlaştırmıştır.</span></strong></p>
<p class="isSelectedEnd"><span>Oysa hekimlikte hastalıklardan korunma ve mücadele, ancak bilimsel çalışmalarla elde edilen epidemiyolojik verilere dayanarak başarıya ulaşabilir.</span></p>
<p class="isSelectedEnd"><strong><span>Hastalık veya kene nerede, nasıl, ne zaman ve niçin ortaya çıkıyor?</span></strong></p>
<p class="isSelectedEnd"><span>Bu soruların cevabı bilimsel olarak verilmeli, elde edilen veriler haritalandırılmalı ve mücadele stratejisi buna göre oluşturulmalıdır.</span></p>
<h2><strong><span>Korunmanın Temel İlkeleri: Doğada ve Sahada</span></strong></h2>
<p class="isSelectedEnd"><span>Kırsalda, tarla ve bahçede çalışanlar, çobanlar, sağlıkçılar ve doğa tutkunları için şu </span><strong><span>altın kurallar</span></strong><span> hayati öneme sahiptir:</span></p>
<h3><strong><span>1. Zırhınız Giyiminizdir</span></strong></h3>
<p class="isSelectedEnd"><span>Keneyi üzerinizde fark edebilmek için mutlaka </span><strong><span>açık renkli, mümkünse beyaz kıyafetler</span></strong><span> giyin.</span></p>
<p class="isSelectedEnd"><span>Pantolon paçalarınızı çorap içine sokun.</span></p>
<p class="isSelectedEnd"><span>Bileklerinizi ve boyun bölgenizi kapalı tutun.</span></p>
<p class="isSelectedEnd"><strong><span>Kene ile mücadelede ilk savunma hattı doğru giyimdir.</span></strong></p>
<h3><strong><span>2. Günlük Rutininiz “Kene Muayenesi” Olsun</span></strong></h3>
<p class="isSelectedEnd"><span>Kırsaldan eve her döndüğünüzde, günün yorgunluğunu üzerinizden atmadan önce mutlaka vücudunuzu kontrol edin.</span></p>
<p class="isSelectedEnd"><span>Özellikle;</span></p>
<p class="isSelectedEnd"><strong><span>kulak içi ve çevresi,</span></strong></p>
<p class="isSelectedEnd"><strong><span>saç dipleri ve çevresi,</span></strong></p>
<p class="isSelectedEnd"><strong><span>koltuk altı,</span></strong></p>
<p class="isSelectedEnd"><strong><span>bacak araları,</span></strong></p>
<p class="isSelectedEnd"><strong><span>diz kapağının arka kıvrımları,</span></strong></p>
<p class="isSelectedEnd"><strong><span>göbek deliği,</span></strong></p>
<p class="isSelectedEnd"><strong><span>vücuttaki tüm kıvrımlı bölgeler</span></strong></p>
<p class="isSelectedEnd"><span>ayna yardımıyla dikkatlice incelenmelidir.</span></p>
<p class="isSelectedEnd"><span>Çocuklarınızın muayenesini mutlaka siz üstlenin.</span></p>
<p class="isSelectedEnd"><strong><span>Çünkü erken fark edilen kene, büyük bir riskin önüne geçebilir.</span></strong></p>
<h3><strong><span>3. Sahadan Gelen Kıyafet Ev İçine Girmemeli</span></strong></h3>
<p class="isSelectedEnd"><span>Sahada giydiğiniz kıyafetlerle evin içine girmeyin.</span></p>
<p class="isSelectedEnd"><span>Bu kıyafetleri derhal çıkarın ve kontrol edin.</span></p>
<p class="isSelectedEnd"><strong><span>Kene yalnızca vücutta değil, kıyafetler üzerinde de eve taşınabilir.</span></strong></p>
<h2><strong><span>Kene Yapışması Durumunda: Bilimsel Müdahale</span></strong></h2>
<p class="isSelectedEnd"><span>Vücudunuzda bir kene fark ettiğinizde paniklemeyin.</span></p>
<p class="isSelectedEnd"><span>Ancak süreci mutlaka doğru yönetin.</span></p>
<h3><strong><span>1. İlk Durak Sağlık Kuruluşu Olmalıdır</span></strong></h3>
<p class="isSelectedEnd"><span>Eğer yakınınızda bir sağlık merkezi varsa, hiç vakit kaybetmeden gidin ve profesyonel müdahale isteyin.</span></p>
<p class="isSelectedEnd"><strong><span>Kene fark edildiğinde en doğru seçenek, en yakın sağlık kuruluşuna başvurmaktır.</span></strong></p>
<h3><strong><span>2. Doğru Çıkarma Tekniği</span></strong></h3>
<p class="isSelectedEnd"><span>Eğer sağlık merkezine ulaşımınız yoksa veya ulaşmanız uzun zaman alacaksa, keneye çıplak elle dokunmayın.</span></p>
<p class="isSelectedEnd"><span>Bir pens, cımbız, plastik eldiven, poşet veya temiz bir bez parçası yardımıyla keneyi, yapıştığı noktaya en yakın yerden tutun.</span></p>
<p class="isSelectedEnd"><strong><span>Keneyi dik ve sarsmadan yukarı doğru çekerek vücudunuzdan ayırın.</span></strong></p>
<p class="isSelectedEnd"><span>Ağız organlarının deride kalması sizi korkutmasın.</span></p>
<p class="isSelectedEnd"><strong><span>Önemli olan, kenenin kan emmesini o anda durdurmaktır.</span></strong></p>
<h3><strong><span>3. Kimyasallara Hayır</span></strong></h3>
<p class="isSelectedEnd"><span>Kan emen kenenin üzerine asla sigara basmayın.</span></p>
<p class="isSelectedEnd"><span>Kene üzerine kene öldürücü ilaç, kolonya, sabun veya herhangi bir kimyasal madde dökmeyin.</span></p>
<p class="isSelectedEnd"><strong><span>Bu maddeler kenenin kusmasına ve mikrobu kanınıza vermesine neden olabilir.</span></strong></p>
<p class="isSelectedEnd"><span>Bu nedenle bilinçsiz müdahaleden kesinlikle kaçınılmalıdır.</span></p>
<h3><strong><span>4. Temizlik</span></strong></h3>
<p class="isSelectedEnd"><span>Kene çıkarıldıktan sonra bölgeyi bol alkol, kolonya veya tentürdiyotla dezenfekte edin.</span></p>
<p class="isSelectedEnd"><span>Çıkardığınız keneyi alkollü bir şişeye koyarak sağlık kuruluşuna teslim edin.</span></p>
<p class="isSelectedEnd"><strong><span>Kenenin sağlık kuruluşuna ulaştırılması, tür tayini ve risk değerlendirmesi açısından önemlidir.</span></strong></p>
<h3><strong><span>5. Tıbbi Takip Mutlaka Yapılmalıdır</span></strong></h3>
<p class="isSelectedEnd"><strong><span>Kene çıkarılmış olsa dahi, mutlaka en yakın sağlık kuruluşuna giderek durumu bildirin ve takibe alınmanızı sağlayın.</span></strong></p>
<p class="isSelectedEnd"><span>Bu süreç ihmal edilmemelidir.</span></p>
<p class="isSelectedEnd"><span>Çünkü Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi gibi hastalıklarda erken takip hayati önem taşır.</span></p>
<h2><strong><span>Son Söz</span></strong></h2>
<p class="isSelectedEnd"><span>Keneler, özellikle sert keneler, yalnızca yaz aylarında görülen canlılar değildir.</span></p>
<p class="isSelectedEnd"><span>Kış uykusu dönemi olan </span><strong><span>Ekim-Nisan arası</span></strong><span> hariç, özellikle </span><strong><span>Nisan-Ekim ayları arasında</span></strong><span> aktif olurlar.</span></p>
<p class="isSelectedEnd"><span>Mücadele yalnızca kene hayvanın üzerine geldiğinde yapılacak bir uygulama olarak görülmemelidir.</span></p>
<p class="isSelectedEnd"><strong><span>Epidemiyolojik veriler ışığında, vektörün tüm yaşam döngüsü gözetilmelidir.</span></strong></p>
<p class="isSelectedEnd"><span>Yumurtlama dönemleri, gömlek değiştirme dönemleri ve çevresel yayılım alanları dikkate alınmadan etkili bir mücadele yürütülemez.</span></p>
<p class="isSelectedEnd"><span>TÜBİTAK ve ilgili kurumların </span><strong><span>“veri toplama”</span></strong><span> diyerek reddettiği epidemiyolojik çalışmalar, aslında bir ülkenin </span><strong><span>biyolojik güvenliğinin temelidir.</span></strong></p>
<p class="isSelectedEnd"><span>Bu tür projeleri reddetmeden önce bunun bilincinde olunmalıdır.</span></p>
<p class="isSelectedEnd"><strong><span>Biz bu uyarıları yapmaya devam edeceğiz.</span></strong></p>
<p class="isSelectedEnd"><span>Çünkü;</span></p>
<p class="isSelectedEnd"><strong><span>“İnsanın gözü neyi görüyorsa, değeri o kadardır.”</span></strong></p>
<p class="isSelectedEnd"><span>Ülkenin değeri de gören gözlerin çoğalmasıyla artacaktır.</span></p>
<p class="isSelectedEnd"><span>Ancak YÖK sistemiyle ve mevcut TÜBİTAK anlayışıyla o gözlerin ne kadar çoğalacağı tartışılır.</span></p>
<p><strong><span>Selam, sevgi ve saygılarımla.</span></strong></p>]]>
                                    </content:encoded>
                    </item>
                    </channel>
</rss>
