<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
    <channel>
        <title>CUMHA Cumhur Haber Ajansı &#45; Yusuf Küçük</title>
        <link>https://cumha.com.tr/rss/author/yusuf-kucuk</link>
        <description>CUMHA Cumhur Haber Ajansı &#45; Yusuf Küçük</description>
        <dc:language>tr</dc:language>
                    <dc:rights>© 2024 CUMHA (Cumhur Haber Ajansı) Tüm hakları saklıdır.</dc:rights>
        
        
                                <item>
            <title>Her Yeni Yıl Geçen Yılı Aratıyor</title>
            <link>https://cumha.com.tr/her-yeni-yil-gecen-yili-aratiyor</link>
            <guid>https://cumha.com.tr/her-yeni-yil-gecen-yili-aratiyor</guid>
            <description><![CDATA[ cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar. ]]></description>

                            <enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/columnist/image_870x_columnist_84_6a0cbd0e843c3.png" length="439948" type="image/png"/>
            
            <pubDate>Tue, 19 May 2026 22:42:06 +0300</pubDate>
            <dc:creator>Yusuf Küçük</dc:creator>
            <media:keywords>Yusuf Küçük, Yusuf Küçük köşe yazısı, Köşe Yazısı</media:keywords>

                            <content:encoded>
                                            <![CDATA[<p>Her yeni yıl bir öncekini aratıyor. Takvim değişiyor ama memleketin kaderi değişmiyor. Sabah zam haberiyle uyanıp gece yeni vergilerle uyuyan bir toplum haline geldik. Artık kimse <strong data-start="216" data-end="247">“yeni yıldan beklentim var”</strong> demiyor. Çünkü beklenti yerini <strong data-start="279" data-end="309">hayatta kalma mücadelesine</strong> bıraktı.<br>*<br>Ekonomik tabloyu anlatırken sürekli pembe tablolar çiziliyor. Ekranlarda büyüme rakamları açıklanıyor, ihracat rekorları anlatılıyor, ekonomi şahlanıyor deniliyor ama nedense bu şahlanmanın altında kalan hep vatandaş oluyor. <strong data-start="546" data-end="652">Markete giren vatandaşın cebindeki para küçülüyor, ama anlatılan masallarda ülke uçuşa geçmiş durumda.</strong><br>*<br>Yeni ekonomi modeli dedikleri sistem aslında yeni bir gelir dağılımı modeli oldu. Ama öyle böyle değil… <strong data-start="759" data-end="836">Fakirin cebinden alıp zenginin kasasına aktaran modern bir düzen kuruldu.</strong> “Faiz sebep, enflasyon sonuç” denildi, sonuç kısmını vatandaş fazlasıyla yaşadı ama sebep kısmından kimlerin kazandığı pek konuşulmadı.<br>*<br>Eskiden insanlar yatırım yapmak için bankaya giderdi, şimdi kredi kartı borcunu çevirebilmek için hesap makinesiyle yaşamaya başladı. Maaşlar daha hesaba yatmadan eriyor. Emekli maaşıyla market arabası değil ancak poşet doldurulabiliyor. <strong data-start="1213" data-end="1298">Gençler üniversite bitirince kariyer planı değil, yurtdışına kaçış planı yapıyor.</strong><br>*<br>Ama yine de her şey yolundaymış gibi davranılıyor. Çünkü rakamlarla oynandığında gerçeklerin değişeceği sanılıyor. Oysa vatandaşın ekonomisi TÜİK tablolarında değil; <strong data-start="1467" data-end="1497">pazarda, manavda, faturada</strong> yazıyor. Elektrik faturası propaganda dinlemiyor, kira afişlere bakıp düşmüyor, market kasası televizyon programlarından etkilenmiyor.<br>*<br>Bugün gelinen noktada insanlar artık zengin olmayı hayal etmiyor. Sadece ay sonunu görebilmeyi başarı sayıyor. Orta direk denilen kesim yavaş yavaş yok edilirken, toplum ikiye ayrılıyor: <strong data-start="1822" data-end="1873">Çok zenginler ve sürekli yoksullaşan milyonlar.</strong><br>*<br>En acı tarafı ise bunun artık normalleştirilmesi. İnsanlar hayat pahalılığına alışsın, düşük alım gücünü kabullensin, sürekli fedakârlık yapsın isteniyor. Ama fedakârlığın adresi hep aynı: <strong data-start="2065" data-end="2117">emekçi, emekli, öğrenci ve dar gelirli vatandaş.</strong><br>*<br>Her yeni yıl umut değil, <strong data-start="2145" data-end="2171">yeni zamların fragmanı</strong> gibi geliyor artık. Ve toplumun büyük kısmı için değişen tek şey takvim yaprakları oluyor.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]>
                                    </content:encoded>
                    </item>
                        <item>
            <title>Mazot Yandı, Vatandaş Yandı: Bu Ekonomi Nereye Gidiyor?</title>
            <link>https://cumha.com.tr/mazot-yandi-vatandas-yandi-bu-ekonomi-nereye-gidiyor</link>
            <guid>https://cumha.com.tr/mazot-yandi-vatandas-yandi-bu-ekonomi-nereye-gidiyor</guid>
            <description><![CDATA[ cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar. ]]></description>

                            <enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/columnist/image_870x_columnist_84_6a0c79a36869b.png" length="450753" type="image/png"/>
            
            <pubDate>Tue, 19 May 2026 17:54:27 +0300</pubDate>
            <dc:creator>Yusuf Küçük</dc:creator>
            <media:keywords>Yusuf Küçük, Köşe Yazısı, Yusuf Küçük köşe yazısı</media:keywords>

                            <content:encoded>
                                            <![CDATA[<p>Türkiye’de ekonomi yönetimi uzun süredir <strong data-start="100" data-end="114">“istikrar”</strong> söylemiyle anlatılıyor.<br>*<br>Ancak sahaya baktığınızda istikrarın tek bir alanda sağlandığını görüyorsunuz:<br><strong data-start="220" data-end="231">Zamlar.</strong><br>*<br>Özellikle akaryakıt fiyatları, artık sadece bir ekonomik veri değil, doğrudan vatandaşın nefesini kesen bir yük haline geldi.<br>*<br>Mazota gelen her zam, sadece pompa fiyatını artırmıyor.<br>*<br><strong data-start="420" data-end="533">Nakliyeden gıdaya, üretimden hizmet sektörüne kadar zincirleme bir maliyet patlamasını beraberinde getiriyor.</strong><br>*<br>Bugün pazara çıkan vatandaş, aslında sadece sebze-meyve değil; <strong data-start="599" data-end="665">mazotun, verginin ve yanlış ekonomi politikalarının faturasını</strong> ödüyor.<br>*<br>Peki bu zamların temelinde ne var?<br>*<br>Açık konuşmak gerekirse:<br><strong data-start="738" data-end="759">Vergi politikası.</strong><br>*<br>Türkiye’de akaryakıt üzerindeki vergi yükü, artık sürdürülebilir olmaktan çıkmış durumda.<br>*<br>Devlet, bütçe açığını kapatmanın en kolay yolunu vatandaşa dolaylı vergilerle yüklenmekte buluyor.<br>*<br>Ancak bu <strong data-start="964" data-end="979">“kolay yol”</strong>, toplumun tamamını zor bir çıkmaza sürüklüyor.<br>*<br>Ekonomik sistemin en büyük sorunu ise <strong data-start="1067" data-end="1086">öngörülemezlik.</strong><br>*<br>Bugün mazotun fiyatını kestiremeyen bir esnaf, yarın nasıl plan yapacak?<br>*<br>Çiftçi, ürününü hangi maliyetle ekecek?<br>*<br>Nakliyeci hangi fiyatla taşıma yapacak?<br>*<br>Bu soruların hiçbirinin net cevabı yok.<br>*<br>Çünkü sistem, <strong data-start="1304" data-end="1361">üretimi değil günü kurtarmayı önceleyen bir anlayışla</strong> yönetiliyor.<br>*<br>Recep Tayyip Erdoğan ve ekonomi yönetimi sık sık <strong data-start="1426" data-end="1455">“faiz, enflasyon, büyüme”</strong> üçgeninde yeni model söylemleri ortaya koyuyor.<br>*<br>Ancak sahadaki gerçek şu:<br><strong data-start="1532" data-end="1595">Vatandaşın cebindeki para her geçen gün daha az şey alıyor.</strong><br>*<br>Maaşlar artıyor gibi görünse de, hayat pahalılığı karşısında eriyip gidiyor.<br>*<br>Mazot fiyatlarının bu kadar sık artması, sadece küresel piyasalara bağlanarak açıklanamaz.<br>*<br>Evet, dünyada enerji fiyatları dalgalanıyor.<br>*<br>Ama Türkiye’deki fiyat artışlarının hızına baktığınızda, bunun önemli bir kısmının <strong data-start="1900" data-end="1941">iç politik tercihlerden kaynaklandığı</strong> açıkça görülüyor.<br>*<br>Bugün gelinen noktada vatandaşın sorduğu soru çok net:<br>*<br><strong data-start="2019" data-end="2059">“Bu ekonomi kimin için yönetiliyor?”</strong><br>*<br>Çünkü mevcut tabloda ne dar gelirli nefes alabiliyor, ne orta sınıf ayakta kalabiliyor, ne de üretici geleceğe güvenle bakabiliyor.<br>*<br>Ekonomi, rakamlarla değil hayatla ölçülür.<br>*<br><strong data-start="2241" data-end="2301">Eğer vatandaş geçinemiyorsa, sistem çalışmıyor demektir.</strong><br>*<br>Ve bugün Türkiye’de geniş kesimler için gerçek şu:<br>*<br><strong data-start="2357" data-end="2429">Geçinmek artık bir beceri değil, bir mücadele haline gelmiş durumda.</strong><br>*<br>Son söz açık:<br>*<br><strong data-start="2448" data-end="2528">Mazota gelen zam, aslında bir ülkenin ekonomik yönetimine kesilen faturadır.</strong><br>*<br>Ve bu faturayı her gün milyonlarca insan ödüyor.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]>
                                    </content:encoded>
                    </item>
                    </channel>
</rss>
