Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş: “Şehirlerimizin hafızasını korumak zorundayız”

Ankara’da düzenlenen Tarihi Kentler Birliği 2026 Yılı 1. Olağan Toplantısı’nda Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, birlik yöneticileri ve mimarlar tarihi kentlerin korunması, kültürel mirasın yaşatılması ve yeni koruma projelerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Toplantıda sunulan projelerde, tarihi yapıların yalnız korunması değil toplumla yeniden bütünleşmesi gerektiği vurgulandı.

Mayıs 15, 2026 - 21:23
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş: “Şehirlerimizin hafızasını korumak zorundayız”

Ankara’daki Kocatepe Kültür Merkezi, Tarihi Kentler Birliği’nin 2026 yılı ilk olağan toplantısına ev sahipliği yaptı. Türkiye’nin farklı kentlerinden belediye başkanları, mimarlar, şehir plancıları ve kültürel miras alanında çalışan uzmanların katıldığı toplantıda tarihi yapıların korunması, kent hafızasının sürdürülmesi ve yeni nesil koruma projeleri gündeme geldi. Program kapsamında çok sayıda mimari proje sunumu yapılırken, tarihi kentlerin geleceğine ilişkin ortak politika oluşturulması gerektiği vurgulandı. 

“Kent hafızasına sahip çıkmak ortak geleceğe sahip çıkmaktır”
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, açılış konuşmasında Tarihi Kentler Birliği’nin yalnızca belediyeler arasında kurulan bir yapı olmadığını belirterek kültürel mirasın korunmasının ortak sorumluluk olduğunu söyledi. Mansur Yavaş, “Anadolu’nun her kenti başka bir medeniyetin izini taşıyor. Bizler yalnız bugünün hizmetlerinden değil şehirlerin hafızasını korumaktan ve gelecek kuşaklara aktarmaktan da sorumluyuz.” ifadelerini kullandı.

Mansur Yavaş, Tarihi Kentler Birliği’nin yeni dönemde Anadolu kentlerine yönelik proje destek süreçlerini başlattığını belirterek farklı şehirlerden mimarların katılımıyla yeni koruma modelleri geliştirildiğini aktardı. Toplantının yalnız değerlendirme süreci olmadığını ifade eden Yavaş, kültürel mirasın korunmasına yönelik yol haritasının şekillendirileceğini söyledi.

 

“Tarihi yapılar yalnız korunmamalı, yaşamın parçası olmalı”
Mimar Ali Sinan, tarihi yapıların yalnız fiziksel olarak korunmasının yeterli olmayacağını belirterek yaşayan kent dokusu içerisinde yeniden işlevlendirilmesi gerektiğini anlattı. Sunumunda tarihi alanların aktif kullanım dışında bırakılmasının zaman içerisinde kopuş oluşturduğunu ifade eden Ali Sinan, koruma anlayışının gündelik yaşamı içine alan yöntemlerle sürdürülmesi gerektiğini kaydetti.

“Meher Kapı binlerce yıllık hafızayı taşıyor”
Mimar Cemre Önertürk, Van’daki Urartu mirasına ilişkin hazırlanan Meher Kapı projesini anlattı. Önertürk, alanın yalnız arkeolojik değer taşımadığını, farklı dönemlerde toplumların yaşam alanı olarak kullanıldığını belirtti.

Sunumda, Meher Kapı çevresinin sosyal hafıza mekânı olduğu vurgulanırken, ziyaretçilerin tarihsel deneyimi hissedebileceği yeni dolaşım alanları ve sergi rotaları oluşturulmasının hedeflendiği ifade edildi. Önertürk, proje kapsamında tarihi kalıntıların korunurken modern deneyim alanlarının oluşturulacağını anlattı. 

“Ankara’daki tarihi alanlar hızlı tüketim mekânına dönüşüyor”
Mimar Fatih Yavuz, Ankara’daki bazı tarihi alanların günümüzde yalnız yeme içme odaklı kullanıldığını belirterek bu durumun dönüşmesi gerektiğini söyledi. Tarihi hangar bölgelerinin kültür-sanat alanı, eğitim merkezi ve kamusal üretim noktalarına dönüştürülebileceğini ifade eden Yavuz, toplumun ücretsiz ve erişilebilir kültür alanlarına ihtiyaç duyduğunu vurguladı.

Fatih Yavuz, hangarlarda müze, atölye, deneysel alanlar, sergi merkezleri ve ortak kullanım noktaları oluşturulabileceğini belirterek tarihi yapıların yeniden işlevlendirilmesinin koruma sürecini güçlendireceğini kaydetti. 

“Tarihi yapıları korumak geleceği korumaktır”
Mimar Kutlu Bal, tarihi yapılar üzerinde yürütülen koruma çalışmalarının gelecek kuşaklar için yatırım niteliğinde olduğunu söyledi. Koruma projelerinde sürdürülebilirlik vurgusu yapan Bal, kentlerin kimliğinin tarihi yapılarla güçlendiğini ifade etti.

“Koruma projeleri günlük yaşamla bütünleşmeli”
Mimar Ramazan Avcı, tarihi alanların yalnız koruma altında tutulmasının yeterli olmayacağını belirterek yaşamın içinde aktif biçimde kullanılmasının önemine dikkat çekti. Avcı, koruma anlayışının toplumdan uzaklaşmaması gerektiğini ifade etti.

“Kültürel miras toplumla yeniden buluşmalı”
Mimar Seden Cinasal, tarihi mirasın toplumla bağını güçlendiren projelerin artırılması gerektiğini söyledi. Sunumda erişilebilir kültürel alanlar oluşturulmasının önemine vurgu yapıldı.

“Tarihi kentler ortak sorumluluktur”
Ankara Temsilcisi Bekir Ödemiş, tarihi kentlerin korunmasının yalnız yerel yönetimlerin değil tüm toplumun görevi olduğunu belirtti. Kent hafızasının korunmasının ortak bilinç gerektirdiğini söyledi.

Birlik yönetiminden ortak üretim çağrısı
Tarihi Kentler Birliği Genel Sekreteri Oktay Özel, koruma projelerinde kurumlar arası iş birliği ve ortak üretimin önemine dikkat çekti. Genel Sekreter Dr. Mahir Polat ise kültürel mirasın bulunduğu yerde korunmasının ve yaşamaya devam etmesinin temel yaklaşım olması gerektiğini söyledi.

Koruma projeleri toplantının ana gündemi oldu
Toplantıda yapılan sunumlarda öne çıkan ortak görüş; tarihi yapıların yalnız restore edilmesinin yeterli olmadığı, bu alanların sosyal yaşamla yeniden bütünleşmesi gerektiği oldu. Katılımcılar kültürel mirasın korunmasının ekonomik, sosyal ve toplumsal sürdürülebilirlik açısından önem taşıdığı görüşünde birleşti. Program sonunda yeni koruma projeleri ve ortak çalışma süreçlerinin devam edeceği belirtildi.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI