Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran: “Hedefimiz üreten, ihraç eden, yatırım çeken ve dünyayla bağlantıları güçlü bir Başkent ekonomisi oluşturmak”

Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran: “Hedefimiz üreten, ihraç eden, yatırım çeken ve dünyayla bağlantıları güçlü bir Başkent ekonomisi oluşturmak”

Ankara Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Ankara’nın ticaret, sanayi, ihracat, tarım, turizm ve fuarcılık kapasitesinin geliştirilmesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Baran, 170 bini aşkın üyeyi temsil ettiklerini belirterek serbest bölge, direkt uçuşlar, Esenboğa Metrosu, fuar merkezi ve “Outlet Köyü” gibi başlıkların Ankara’nın ekonomik geleceği açısından önem taşıdığını söyledi.

Ağustos 31, 2026 - 17:36

World Türk TV Genel Yayın Yönetmeni Adem Erdağı, Cumha Ankara Temsilcisi Serdar Nalcı ve Serhat Haber İmtiyaz Sahibi Seyfettin Düzçay, Ankara Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran’ı ziyaret ederek Ankara’nın ticaret hayatı, ihracat kapasitesi, sanayi, turizm, fuarcılık ve kentin geleceğine ilişkin röportaj gerçekleştirdi.

170 BİNİ AŞKIN ÜYEYE HİZMET

Gürsel Baran, Ankara Ticaret Odasının 68 Meslek Komitesi aracılığıyla 2 bin 200 ayrı alanda faaliyet gösteren 170 bini aşkın üyeyi temsil ettiğini belirtti. Baran, “Üye sayısı bakımından Türkiye’nin en büyük ikinci ticaret odası olarak, çalışmalarımızı üyelerimizin ihtiyaçları ve sektörlerimizin talepleri doğrultusunda şekillendiriyoruz” dedi.

Üyelerin karşılaştığı sorunları ilgili kurumlara taşıdıklarını ve çözüm süreçlerini takip ettiklerini aktaran Baran, ticareti kolaylaştıracak, rekabet gücünü ve ihracatı artıracak projeler geliştirdiklerini ifade etti.

DİJİTALLEŞMEDE İKİ DÜNYA BİRİNCİLİĞİ

ATO hizmetlerinin merkezinde dijitalleşmenin bulunduğunu belirten Baran, ATONET Üye Hizmet Platformu’nun 2023 yılında Cenevre’de gerçekleştirilen Dünya Odalar Yarışması Finali’nde dünya birincisi olduğunu söyledi.

Baran, yapay zekâ teknolojileriyle geliştirilen ATONET Akıllı Asistan’ın da 2025 yılında Melbourne’de düzenlenen Dünya Odalar Yarışması Finali’nde dünya birinciliğine layık görüldüğünü belirterek, “Böylece Ankara Ticaret Odası, aynı kategoride iki kez dünya birinciliği elde eden dünyadaki tek oda olma başarısını gösterdi” ifadelerini kullandı.

İHRACAT VE DIŞ PAZARLARA ERİŞİM ÖNCELİKLİ

Üyelerin dış pazarlara açılmasının ve Ankara’nın ihracat kapasitesinin artırılmasının öncelikli çalışma alanlarından olduğunu kaydeden Baran, Dış Ticaret Eğitimleri, Dış Ticaret İstihbarat Merkezi ile E-Ticaret ve E-İhracat Seferberliği kapsamında hedef pazar, potansiyel müşteri, rakip ve ürün analizleri konusunda firmalara destek verdiklerini açıkladı.

Baran, “Henüz ihracat yapmamış üyelerimizi ihracatla tanıştırmayı, ihracat yapan firmalarımızın ise yeni pazarlara ulaşmasını sağlamayı hedefliyoruz” dedi.

Ticaret Bakanlığından alınan “Millî Katılımlı Fuar Düzenleme” yetkisine de değinen Baran, ilk organizasyonun Ekim 2025’te Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da düzenlenen Küresel Sağlık Fuarı’nda gerçekleştirildiğini, ikinci organizasyonun ise Haziran 2026’da Hollanda’nın Rotterdam kentindeki Breakbulk Europe Fuarı’nda lojistik sektörüne yönelik yapıldığını belirtti.

ANKARA’YA SERBEST BÖLGE TALEBİ

Ankara’da serbest bölge kurulması yönündeki taleplerini uzun süredir ilgili kurum ve kuruluşlara ilettiklerini aktaran Baran, projenin Başkent ve ülke ekonomisi açısından stratejik önem taşıdığını vurguladı.

Baran, “Ankara; coğrafi konumu, ulaşım ve lojistik altyapısı, sektörel çeşitliliği ve nitelikli insan kaynağıyla serbest bölge kurulması için son derece uygun bir merkez” diye konuştu.

Ankara’nın yaklaşık 39,4 milyar dolarlık dış ticaret hacmiyle ihracat ve ithalatta Türkiye’de ikinci sırada bulunduğunu belirten Baran, kentin organize sanayi bölgeleri, sanayi siteleri, üniversiteleri, teknokentleri, Ar-Ge, teknoloji geliştirme ve tasarım merkezleriyle yüksek katma değerli üretim açısından önemli bir altyapıya sahip olduğunu söyledi.

Baran, Ankara’nın Türkiye’nin kara, demir ve hava yolu ulaşım ağlarının merkezinde bulunduğuna dikkati çekerek, “Ankara’da kurulacak bir serbest bölgenin etkisi yalnızca Başkentimizle sınırlı kalmayacaktır. Türkiye’nin merkezindeki konumu sayesinde İç Anadolu başta olmak üzere çevre illerdeki üreticilerin dünya pazarlarına açılmasına katkı sağlayacak ve Anadolu’nun ihracat kapasitesini güçlendirecektir” ifadelerini kullandı.

TİCARET VE SANAYİDE YÜKSEK KATMA DEĞER VURGUSU

Ankara’nın ticaret alanındaki önceliğinin ulusal ve uluslararası pazarlara erişimin güçlendirilmesi olduğunu belirten Baran, Esenboğa Havalimanı’ndan yurt dışına doğrudan uçuşların ve destinasyon sayısının artırılması, havalimanı metrosunun tamamlanması ile kara ve demir yolu bağlantılarının geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

KOBİ’lerin dijital pazarlara açılması, markalaşması ve uluslararası ticaret yapabilmesi için desteklerin yaygınlaştırılması gerektiğini kaydeden Baran, Ankara’nın savunma ve havacılık, makine, medikal, bilişim, elektrik-elektronik ve ileri teknoloji alanlarındaki üretim gücünün daha yüksek katma değere dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti.

“Üniversite-sanayi iş birliğini geliştirmeli; teknokentlerde ve Ar-Ge merkezlerinde üretilen bilginin daha fazla ticarileşmesini sağlamalıyız” diyen Baran, büyük sanayi kuruluşları ile KOBİ’ler arasındaki tedarik zincirinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Sanayicilerin finansmana erişimi, nitelikli iş gücü, enerji maliyetleri ve yatırım alanlarına ulaşımı konularında uzun vadeli çözümlere ihtiyaç bulunduğunu belirten Baran, mesleki eğitimin sektörlerin ihtiyaçlarına göre yapılandırılması gerektiğini söyledi.

TARIMDA SU VE TEKNOLOJİ ODAKLI DÖNÜŞÜM

Ankara’nın geniş tarım alanları ve ürün çeşitliliğiyle önemli bir üretim merkezi olduğunu belirten Baran, iklim değişikliği, kuraklık ve su kaynakları üzerindeki baskının tarımsal üretimde dikkate alınması gerektiğini kaydetti.

Baran, “Su tüketimi düşük ürünlerin teşvik edilmesi, modern sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması, tarımda teknoloji ve veri kullanımının artırılması bu açıdan büyük önem taşıyor” dedi.

FUAR MERKEZİ İÇİN AKYURT VURGUSU

Fuarcılığın ticaret, sanayi, tarım ve turizmin kesiştiği stratejik bir sektör olduğunu ifade eden Baran, Ankara’nın güçlü bir fuar şehri olabilmesi için modern, yüksek kapasiteli ve ulaşımı kolay bir fuar alanına ihtiyaç bulunduğunu söyledi.

ATO’nun ortağı olduğu Akyurt’taki Ankara Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nin tamamlanmasının stratejik önem taşıdığını belirten Baran, Ankara’nın ekonomik gücünün üretimden ihracata, tarımdan teknolojiye, lojistikten fuarcılığa kadar bütün alanların bağlantılı şekilde ele alınmasıyla artırılabileceğini ifade etti.

ANKARA’NIN PAYDAŞLARI ORTAK VİZYONDA BULUŞMALI

Kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler, meslek kuruluşları, sivil toplum örgütleri ve iş dünyasının Ankara’da bir arada bulunduğunu belirten Baran, kentteki iş birliğinin daha sistematik, sürekli ve sonuç odaklı bir yapıya kavuşturulması gerektiğini söyledi.

Baran, “Ankara’nın meseleleri de hedefleri de tek bir kurumun çabasıyla ele alınabilecek konular değil” ifadelerini kullanarak, kentin bütün paydaşlarının ortak hedefler etrafında buluşması gerektiğini vurguladı.

“HEDEFİMİZ REKABETÇİ BİR BAŞKENT EKONOMİSİ”

ATO’nun önümüzdeki dönemdeki temel hedefinin Ankara’nın yüksek katma değerli üretim, teknoloji, ihracat, turizm ve uluslararası ticaretteki konumunu güçlendirmek olduğunu belirten Baran, serbest bölgenin yanı sıra Ankara’nın dünyayla bağlantılarının artırılmasını öncelikli başlıklar arasında gösterdi.

Esenboğa Havalimanı’ndan direkt uçuşların artırılması için uzun süredir çalışma yürüttüklerini belirten Baran, yeni destinasyonların eklenmesi, Esenboğa Metrosu’nun hayata geçirilmesi ve Ankara’nın lojistik imkânlarının geliştirilmesinin ticaret, turizm ve yatırım ortamı açısından önemli olduğunu söyledi.

Ankara’nın 2026 Türk Dünyası Turizm Başkenti olduğunu hatırlatan Baran, tarihi ve kültürel değerlerin yanı sıra yeni çekim merkezlerinin oluşturulması gerektiğini belirtti. Bu kapsamda gündeme getirdikleri “Outlet Köyü” projesine işaret eden Baran, projenin alışveriş ve ticaret açısından yeni bir cazibe merkezi oluşturabileceğini ifade etti.

Baran, “Kısacası hedefimiz; üreten, ihraç eden, yatırım çeken, dünyayla bağlantıları güçlü ve rekabetçi bir Başkent ekonomisi oluşturmak” dedi.

ANKARA’NIN ULAŞIM VE TURİZM ALTYAPISI GÜÇLENDİRİLMELİ

Ankara’nın daha yaşanabilir ve uluslararası ölçekte daha cazip bir Başkent olması için bütüncül bir şehir vizyonuna ihtiyaç bulunduğunu belirten Baran, ulaşım altyapısının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Esenboğa Metrosu’nun tamamlanması, yurt içi ve yurt dışı direkt uçuşların artırılması, raylı sistemlerin geliştirilmesi ve şehir içi ulaşımın daha hızlı ve konforlu hale getirilmesinin kentin yaşam kalitesi ile yatırım ve turizm cazibesini artıracağını kaydeden Baran, ihracatta ise Ankara’nın yüksek katma değerli üretim kapasitesinin öne çıkarılması gerektiğini belirtti.

Turizmde Gordion, Aslanhane Camii, Ankara Kalesi ve Beypazarı gibi kültürel değerlerin sağlık, termal, kongre, fuar ve gastronomi turizmiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Baran, 2026 Türk Dünyası Turizm Başkenti unvanının kalıcı kazanıma dönüştürülmesi gerektiğini söyledi.

“OUTLET KÖYÜ” YENİ ÇEKİM ALANI OLABİLİR

Ankara’nın farklı turizm türlerini aynı şehirde geliştirebilecek potansiyele sahip olduğunu belirten Baran, Gordion ve çevresinin tarih ve kültür turizmi, Beypazarı’nın kültür ve gastronomi, Kızılcahamam, Haymana ve Ayaş’ın ise termal ve sağlık turizmi açısından önemli imkânlar sunduğunu kaydetti.

Ankara’nın sağlık altyapısının sağlık turizmi açısından da güçlü bir unsur olduğunu belirten Baran, kente yeni ve özgün çekim alanları kazandırılması gerektiğini ifade ederek, “Bu kapsamda gündeme getirdiğimiz ‘Outlet Köyü’ buna örnek olabilir” dedi.

Baran, Ankara’nın kongre, fuar, kültür-sanat ve etkinlik turizminde de daha ileri bir noktaya taşınabileceğini belirterek, kentin ekonomik ve turistik potansiyelinin bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI