BEYİN VE SİNİR CERRAHİSİ UZMANI PROF. DR. SELÇUK GÖÇMEN: “KADINLARDA AĞRI SÜRESİ BİYOLOJİK NEDENLERLE DAHA UZUN”

Science Immunology dergisinde yayımlanan araştırma, kadın ve erkeklerin ağrıyı yalnızca farklı hissetmediğini, biyolojik olarak farklı süreçlerle deneyimlediğini ortaya koydu. Prof. Dr. Selçuk Göçmen, bağışıklık sistemi kaynaklı IL-10 proteininin ağrı süresinde belirleyici olduğunu belirterek, cinsiyete özel tedavi yaklaşımlarının önemine dikkat çekti.

Nisan 18, 2026 - 19:16
BEYİN VE SİNİR CERRAHİSİ UZMANI PROF. DR. SELÇUK GÖÇMEN: “KADINLARDA AĞRI SÜRESİ BİYOLOJİK NEDENLERLE DAHA UZUN”

Science Immunology dergisinde yayımlanan güncel bir araştırma, kadın ve erkeklerin ağrı deneyimlerinin biyolojik olarak farklı işlediğini ortaya koydu. “Monocyte-derived IL-10 drives sex differences in pain duration” başlıklı çalışmada, enfeksiyon sonrası gelişen ağrının süresi cinsiyetler arasında karşılaştırıldı.

Araştırmada, bağışıklık sistemi hücreleri tarafından üretilen ve sitokin olarak bilinen IL-10 proteininin erkeklerde daha yüksek seviyede bulunduğu tespit edildi. Bu proteinin, ağrının hafiflemesinde kritik rol oynadığı vurgulandı.

“TEK TİP AĞRI TEDAVİSİ YETERSİZ KALIYOR”

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Göçmen, “Bu yeni araştırma, ağrı tedavisinde tek tip yaklaşımın neden yetersiz kaldığını ve gelecekte cinsiyete özel ağrı tedavilerine neden ihtiyaç duyulduğunu kanıtlıyor” dedi.

Göçmen, özellikle bel fıtığı, sinir sıkışmaları ve fibromiyalji gibi kronik ağrı durumlarında bu tür bilimsel gelişmelerin yeni tedavi yöntemlerinin önünü açtığını ifade ederek, “Bu çalışmalar, hastalara yönelik yeni nesil yaklaşımların kapısını aralıyor” açıklamasında bulundu.

“KADIN HASTALARDA REHABİLİTASYON DAHA HASSAS PLANLANMALI”

Kadın hastaların kronik ağrı şikayetlerinin geçmişte yeterince ciddiye alınmadığını belirten Göçmen, “Yeni araştırmalar ortada somut bir bağışıklık sistemi farkı olduğunu gösteriyor. Kadınların ağrısı daha uzun sürüyor çünkü vücutları bu süreci sonlandıracak biyolojik mekanizmaya erkekler kadar kolay erişemiyor” dedi.

Göçmen, bu durumun özellikle ameliyat sonrası süreçlerde dikkate alınması gerektiğini vurgulayarak, “Kadın hastalarımızda rehabilitasyon süreçlerini çok daha hassas planlamamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“AĞRIYI DURDURAN MEKANİZMA KADINLARDA DAHA GEÇ DEVREYE GİRİYOR”

Ağrının sona ermesi için bağışıklık sisteminin belirli bir noktada “dur” sinyali vermesi gerektiğini belirten Göçmen, “Erkeklerde hormonlar IL-10 üretimini artırarak bu süreci hızlandırıyor. Kadınlarda ise bu destek daha sınırlı olduğu için ağrı sinyali daha uzun süre aktif kalıyor” diye konuştu.

KİŞİSELLEŞTİRİLMİŞ TEDAVİ VURGUSU

Ağrı tedavisinde yeni dönemin kişiselleştirilmiş yaklaşımlar olacağını ifade eden Göçmen, “Bilimsel çalışmalar, kadınların ağrıyı daha yoğun değil, daha uzun süre deneyimlediğini ortaya koyuyor. Bu durum psikolojik değil, nöro-hormonal bir gerçekliktir” dedi.

Göçmen, “Hastanın yalnızca şikayetine değil, biyolojik kimliğine de odaklanan kişiselleştirilmiş tedavi yöntemlerinin önümüzdeki dönemde standart hale geleceğine inanıyorum” açıklamasında bulundu.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI