Bir Adım Sağlık Kurucu Ortağı Ayşe Şengel: “Sağlık Hizmetini Yaşamın Tam Merkezine Taşıyoruz”
Bir Adım Sağlık Kurucu Ortağı Ayşe Şengel, “Sağlıkta El Ele” projesi kapsamında halk sağlığı inovasyonu anlayışını, evde sağlık hizmetlerinin insani boyutunu ve kronik hastalık yönetiminde güven temelli modeli anlattı. Şengel, Türkiye Sağlık Vakfı iş birliğiyle sahadaki deneyimi sürdürülebilir ve ölçülebilir bir yapıya dönüştürmeyi hedeflediklerini belirtti.
Bir Adım Sağlık Kurucu Ortağı Ayşe Şengel, sağlık hizmetini yalnızca tedavi odaklı değil, yaşamın bütününe yayılan bir süreç olarak ele aldıklarını söyledi. Şengel, “Bizim için halk sağlığı inovasyonu; sağlık hizmetini yalnızca hastane duvarları içinde değil, yaşamın tam merkezinde konumlandırmak demektir.” ifadelerini kullandı.
Halk sağlığının doğumdan ölüme uzanan bir süreci kapsadığını belirten Ayşe Şengel, “Halk sağlığı, hastalıklardan korunmayı önceleyen, hastalıkla ilk karşılaşma anından itibaren süreci doğru yönetmeyi öğreten ve rehabilitasyonu destekleyen bir bakış açısına sahiptir. Başarısını sağlıklı bir toplumdan alır.” dedi. Şengel, amaçlarının “erişilebilir, etik, sürdürülebilir ve insan onurunu merkeze alan bir modeli sahaya taşımak” olduğunu vurguladı.
“Büyüme Değil, Derinleşme Adımı”
Türkiye Sağlık Vakfı ile hayata geçirilen “Sağlıkta El Ele” projesine ilişkin değerlendirmede bulunan Ayşe Şengel, bu iş birliğini bir genişleme değil, yapısal güçlenme olarak tanımladı. Şengel, “Bu proje bizim için bir büyüme değil; bir derinleşme adımıdır.” açıklamasında bulundu.
Projenin sahadaki deneyimi akademik, hukuki ve etik bir zeminle güçlendirdiğini belirten Şengel, “Artık yalnızca hizmet sunan değil, model üreten bir yapı olmayı hedefliyoruz.” dedi. Türkiye Sağlık Vakfı’nın stratejik öngörüsü ile kurumun saha deneyiminin birleştiğini ifade eden Şengel, “Ortaya yalnızca bir hizmet değil; sürdürülebilir ve ölçülebilir bir toplumsal fayda çıkacağına inanıyoruz.” şeklinde konuştu.
Sahadaki Deneyim Modelleşecek
İş birliğinin sahadaki ihtiyaçları daha sistematik bir yapıya dönüştüreceğini dile getiren Ayşe Şengel, “Yıllardır gözlemlediğimiz ihtiyaçları artık daha ölçülebilir ve yaygınlaştırılabilir bir modele dönüştürme imkânı bulacağız.” dedi.
Şengel, bu kapsamda hizmet standardizasyonunun güçleneceğini, sosyal destek mekanizmalarının genişleyeceğini ve daha fazla ihtiyaç sahibine ulaşma kapasitesinin artacağını kaydetti. “Amacımız yalnızca hizmet sunmak değil; birlikte üreten, birlikte güçlenen ve birlikte iyileştiren bir ekosistem inşa etmek.” ifadelerini kullandı.
Evde Sağlıkta Güven İlişkisi Ön Planda
Evde sağlık hizmetlerinde en çok insani hikâyelerin etkileyici olduğunu belirten Ayşe Şengel, çoğu zaman hastadan çok ailelerin yalnızlığının dikkat çektiğini söyledi. Şengel, “Bir annenin kronik hasta çocuğuyla verdiği sessiz mücadele, yıllardır yatalak eşine bakan bir hayat arkadaşının vazgeçmeyen duruşu ya da yaşlı bir bireyin ‘Artık güvendeyim’ demesi bizi derinden etkiliyor.” dedi.
Evde sağlık hizmetinin yalnızca tıbbi müdahale olmadığını vurgulayan Şengel, “Evde sağlık hizmeti çoğu zaman bir güven ilişkisi kurma sürecidir.” değerlendirmesinde bulundu. İnsanların çoğu zaman hangi desteği alabileceklerini bilmediğini ifade eden Şengel, projeyle hasta, hasta yakını ve aile arasında köprü olmayı hedeflediklerini söyledi.
“Kronik Hastalık Yönetimi Bir Yaşam Pratiğidir”
Kronik hastalıkların yalnızca bireyi değil, tüm aileyi etkilediğini belirten Ayşe Şengel, “Kronik hastalık yönetimi bir müdahale değil, bir yaşam pratiğidir.” dedi.
Bu süreçte en temel ihtiyacın süreklilik ve sürdürülebilirlik olduğunu vurgulayan Şengel, düzenli takip, erişilebilir sağlık profesyoneli desteği ve belirsizliğin azaltılmasının önemine dikkat çekti. “En önemlisi ‘Yalnız değilim’ hissidir.” diyen Şengel, “Tedavi çoğu zaman mümkündür; ancak güven sürdürülebilir olduğunda gerçek iyilik hali başlar.” ifadelerini kullandı.
“Belirsizliğin Yerini Güven Alacak”
Projenin hasta ve yakınları için bir yol haritası niteliği taşıyacağını belirten Ayşe Şengel, sağlık okuryazarlığının artmasıyla birlikte kaygı düzeyinin azalacağını söyledi. Şengel, “En büyük değişim, belirsizliğin yerini güvenin alması olacak.” dedi.
Ailelerin ne yapacaklarını, kime ve nasıl ulaşacaklarını bileceklerini ifade eden Şengel, sağlık hizmetinin kaygı yaratan bir belirsizlik olmaktan çıkıp yönetilebilir bir sürece dönüşeceğini kaydetti.
“Sağlık Bir Yolculuktur”
Sağlık hizmetini yalnızca tedavi değil, takip ve güven boyutuyla ele aldıklarını belirten Ayşe Şengel, “Sağlık bir anlık müdahale değil, bir yolculuktur.” dedi.
Koruyucu, önleyici, izleyici ve destekleyici boyutların bütüncül bir yaklaşımla ele alındığını ifade eden Şengel, multidisipliner çalışma kültürüne dikkat çekti. “Biz sağlık hizmetini yalnızca ‘iyileştirmek’ olarak değil, aynı zamanda ‘yalnız bırakmamak’ olarak tanımlıyoruz.” diyen Şengel, gerçek sağlığın süreklilik ve güvenle inşa edildiğini vurguladı.
“Artık Değer Üreten Bir Modelin Parçasıyız”
Projede görev alacak ekiplerin motivasyonuna da değinen Ayşe Şengel, kurumsal sosyal sorumluluk anlayışının ekip kültürünün bir parçası olduğunu söyledi. Şengel, “Sahada çalışan ekiplerimiz açısından bu proje; yalnızca görev yapmak değil, değer üretmek demek.” dedi.
Bugüne kadar verilen hizmetin daha güçlü bir modelin parçası olarak sürdürüleceğini belirten Şengel, “Mesleki motivasyonu en çok besleyen şey, yaptığı işin anlamlı olduğunu bilmektir.” ifadelerini kullandı.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI