Çağdaş Gazeteciler Derneği 2025 ödül töreninde basın özgürlüğü, dayanışma ve haberin toplumsal etkisi öne çıktı

Çağdaş Gazeteciler Derneği’nin Ankara’da düzenlediği “Yılın Başarılı Gazetecileri 2025 Ödülleri” töreni, ödül alan gazetecilerin konuşmaları, meslek örgütlerinin değerlendirmeleri ve CUMHA’nın program öncesi ile sonrası yaptığı özel röportajlarla geniş bir basın özgürlüğü tablosu ortaya koydu. Törende 2025 yılına damga vuran haberler, araştırmalar, belgeseller ve görsel çalışmalar öne çıkarken, salonda gazeteciliğin koşulları, tutuklu gazeteciler ve kamuoyunun haber alma hakkı da sıkça gündeme geldi.

Nisan 7, 2026 - 10:02
Nisan 7, 2026 - 10:36
Çağdaş Gazeteciler Derneği 2025 ödül töreninde basın özgürlüğü, dayanışma ve haberin toplumsal etkisi öne çıktı

Ankara’da düzenlenen Çağdaş Gazeteciler Derneği “Yılın Başarılı Gazetecileri 2025 Ödülleri” töreni, bu yıl da gazetecilik alanında üretilen haber, araştırma, röportaj, belgesel, fotoğraf, tasarım ve karikatür çalışmalarını aynı çatı altında buluşturdu. CUMHA Cumhur Haber Ajansı töreni yerinde takip ederek program öncesi ve sonrası özel röportajlar gerçekleştirdi.

ÇGD’nin tören için hazırladığı giriş metninde, Türkiye’de gazetecilik mesleğinin uzun süredir hem siyasal baskılar hem de ekonomik sorunlar altında yürütülmeye çalışıldığı vurgulandı. Metinde, gazetecilerin soruşturmalar, gözaltılar, adli kontroller, ev hapisleri ve tutuklamalarla karşı karşıya kaldığı belirtilirken, halkın haber alma hakkının da bu süreçten doğrudan etkilendiği ifade edildi. ÇGD, metnin sonunda bir kez daha “Gazetecilik suç değildir” mesajını yineledi.

Açılışta mesleğin mevcut durumu ve 6 Nisan vurgusu öne çıktı
Törenin açılış konuşmasını yapan ÇGD Genel Başkanı Kıvanç El, salonun her yıl daha kalabalık hale geldiğini belirterek bunun hem gazetecilere yönelik baskıların hem de dayanışma ihtiyacının arttığını gösterdiğini söyledi. El, 6 Nisan’ın öldürülen gazetecileri anma günü olarak hatırlandığını belirterek, Uğur Mumcu, Musa Anter, Çetin Emeç, Abdi İpekçi ve Hrant Dink başta olmak üzere yaşamını yitiren gazetecileri andı. Konuşmasında gazeteciliğin yalnızca soruşturmalarla değil, televizyonlara, internet sitelerine ve sosyal medya hesaplarına dönük müdahalelerle de hedef alındığını ifade eden El, somut dayanışma ihtiyacına dikkat çekti.

CUMHA Genel Koordinatörü Hüseyin Bekar'a konuşan Kıvanç El, törendeki değerlendirmelerini röportajında da sürdürdü. El, gazeteciliğin halka ve gerçeğe karşı sorumluluk taşıyan bir meslek olduğunu, bu nedenle gazeteciliğin baskı altına alınmasının doğrudan kamu yararını etkilediğini söyledi. Basın kartı, kamu reklamlarının dağıtımı, işsizlik ve sektördeki güvencesizlik gibi başlıkların da çözüm beklediğini dile getiren El, bu alanlarda daha şeffaf ve meslek örgütlerinin söz sahibi olduğu yapılara ihtiyaç bulunduğunu ifade etti.

Ev sahibi kurumdan ve siyasetçilerden açıklamalar
Çankaya Belediye Başkanı Av. Hüseyin Can Güner, törene ev sahipliği yapmaktan memnuniyet duyduklarını belirtti. Güner, basının anayasal güvence altında olduğunu ve gazetecilerin giderek ağırlaşan koşullarda görev yaptığını söyledi. Güner, tutuklu gazetecilerin de özgürlüklerine kavuşmasını temenni etti.

CHP Ankara Milletvekili Aliye Timisi Ersever, CUMHA’ya yaptığı değerlendirmede gazeteciliğin suç olmadığını, halkın doğru haber alma hakkı bulunduğunu söyledi. Ersever, cezaevindeki gazetecilerin serbest bırakılması gerektiğini ifade etti.

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer ise 6 Nisan’ın hem öldürülen gazetecileri anma hem de gazetecilerle dayanışma günü olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Çakırözer, basın özgürlüğünün yalnız gazeteciler için değil toplumun tamamı için gerekli olduğunu ifade ederken, gazetecilere yönelik baskılara karşı dayanışma içinde olduklarını belirtti. Röportajında dezenformasyon yasasına ilişkin eleştirilerini de dile getiren Çakırözer, düzenlemenin uygulama biçiminin basın özgürlüğü bakımından tartışıldığını söyledi.

İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşçı da gazetecilik mesleğinin Türkiye’de zor koşullarda yürütüldüğünü söyledi. Taşçı, basın ilanları, reklam pastası, dijital medya ve yerel basının ekonomik sorunlarına değinirken, sektörün değişen yapısına uygun bir yasal çerçeve ihtiyacını vurguladı.

Özgür Özel törende basın özgürlüğü ve yargı tartışmalarına değindi
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, törende yaptığı konuşmada Türkiye’nin basın özgürlüğü alanındaki sıralamasına dikkat çekti ve gazetecilerin yargı süreçleriyle karşı karşıya kaldığını söyledi. Özel, son yıllarda gazetecilere yönelik soruşturma, gözaltı, tutuklama ve ev hapsi uygulamalarının arttığını savundu. Dezenformasyon yasasının çıkarılması sürecinde verilen güvencelerin ardından gazeteciler hakkında çok sayıda soruşturma açıldığını belirten Özel, basın üzerindeki baskının toplumsal etkilerine de değindi. Özel, konuşmasının son bölümünde ödül alan haberlerin toplumsal etkisine vurgu yaptı ve emeklilerin barınma sorununu görünür kılan haber için ayrıca değerlendirmede bulundu.

Haber Ödülü emeklilerin barınma sorununu anlatan dosyaya verildi
ÇGD’nin Haber Ödülü, Oksijen’den Mine Şenocaklı ile foto muhabirleri Efekan Akyüz ve Abdullah Tepeliye, “Emeklilerin evi artık ucuz otel odaları” başlıklı haber nedeniyle verildi. ÇGD değerlendirmesinde, Ankara’da düşük ücretli otel odalarında yaşamaya çalışan emeklilerin durumunu anlatan bu çalışmanın, ekonomik koşulların etkisini görünür hale getirdiği belirtildi.

Ödül konuşmasında Mine Şenocaklı, ödülü zor koşullarda yaşayan emeklilere ve tutuklu meslektaşlarına ithaf ettiğini söyledi. Şenocaklı’nın kısa konuşması, haberde ele alınan sosyal tabloyu yeniden gündeme taşıdı.

Aynı ödül kapsamında konuşan Abdullah Tepeli ise kendisini gazeteciliğe yönlendiren isimlere, birlikte haber izlediği meslektaşlarına ve hayatını kaybeden gazetecilere teşekkür etti. Tepeli, konuşmasında Metin Göktepe, Hrant Dink ve Hakan Tosun’u da andı.

Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Ödülü Agos ekibine verildi
Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Ödülü, Agos’tan Burcu Karakaş, Anna Babinets ve Yanina Kornienko’ya, “Türkiye’ye getirilen Ukraynalı yetimlere yönelik ihmal ve istismar zinciri” başlıklı araştırma nedeniyle verildi. ÇGD, savaş koşullarında Türkiye’ye getirilen çocuklara ilişkin uluslararası nitelikteki dosyanın, ihmaller ve istismar iddialarını belgelerle gündeme taşıdığını belirtti.

Ödülü alan Burcu Karakaş, konuşmasında ödülün Agos’un kurumsal hafızası açısından anlamına işaret etti. Karakaş, Hrant Dink’i andı ve ödülü Agos’a yıllardır emek verenler adına aldığını söyledi.

Ödül töreninde söz alan Rahmi Yıldırım da Uğur Mumcu’nun araştırmacı gazetecilik anlayışına dikkat çekti. Yıldırım, gazeteciliği “gizlenen hakikatleri açığa çıkarma mesleği” olarak tanımladı ve bugün basın üzerindeki baskıların geçmiş dönemlerle karşılaştırıldığında daha görünür hale geldiğini söyledi.

Mustafa Ekmekçi Haber Ödülü iki ayrı dosyaya gitti
Bu yıl Mustafa Ekmekçi Haber Ödülü, T24’ten Can Öztürke “Dönüştürme seansında taciz ve istismar iddiası” haberi, BBC Türkçe’den Fundanur Öztürke ise “Ankara’da seks karşılığında yardım: Hayır mağazasında cinsel taciz iddiası” başlıklı çalışması nedeniyle verildi.

Mustafa Ekmekçi’nin kızı Özlem Ekmekçi, annesi adına yaptığı konuşmada babasının kadınların, çocukların ve haksızlığa uğrayanların yanında duran gazetecilik çizgisine dikkat çekti. Ekmekçi, ödülün çocuklara ve kadınlara yönelik istismar iddialarını cesaretle gündeme taşıyan iki habere verilmesinin aileleri açısından anlam taşıdığını söyledi.

Can Öztürk, törende yaptığı konuşmada tutuklu gazetecileri andı, mesleki dayanışmaya teşekkür etti ve ödül aldığı dosyanın peşini bırakmayacağını söyledi. Konuşmasının sonunda ödülünü anne ve babasına adadığını belirtti.

Fundanur Öztürk ise konuşmasında, cinsel şiddete maruz kalan bir kadının yaşadıklarını anlatmasının zorluklarına değindi. Öztürk, ödülü kendisine hikâyesini anlatan kadınlara ithaf ettiğini ifade etti.

Rafet Genç Haber Ödülü LGBTİ+ karşıtı resmi yazışmaları konu alan habere verildi
KaosGL.org’dan Oğulcan Özgenç, “Aile Bakanlığı’ndan genel müdürlüklere LGBTİ+ karşıtı ‘uyarı’” başlıklı haberiyle Rafet Genç Haber Ödülünün sahibi oldu. ÇGD, ödül gerekçesinde, haberin ayrımcı yaklaşımı resmi yazışmalar üzerinden belgelediğini belirtti.

Behzat Miser Kent Haber Ödülü Anıtkabir görüntülerine verildi
Behzat Miser Kent Haber Ödülü, ANKA Haber Ajansı’ndan Melis Yıldırım, Batuhan Dükel ile kamera ekibinden Eylem Ladin Değer ve Cemal Berk Aytekine verildi. “30 Ağustos 2025 Anıtkabir Görüntüleri” başlıklı çalışma, tören alanında yaşanan uygulamaları görüntüleyerek tartışma yaratan bir dosya olarak öne çıktı.

Melis Yıldırım, konuşmasında habercilikte sahaya girebilmenin ve haberin peşini bırakmamanın önemine değindi. Yıldırım, yaşadıkları akreditasyon sorununa rağmen haberin izlendiğini ve bunun kendisi açısından mesleki bir deneyim olduğunu anlattı.

Batuhan Dükel, ödülün esas sahibinin ANKA Haber Ajansı olduğunu söyledi ve kurumuna teşekkür etti. Dükel, konuşmasında görüntülerin yalnız başına bir olay kaydı değil, daha geniş bir tartışmanın parçası olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Konuşmasının sonunda basın özgürlüğüne ilişkin görüşünü, “Bir ülke ancak gazetecisi kadar özgürdür” sözleriyle dile getirdi.

Ladin Değer, ödülün kendisi için meslekte doğru bir yolda ilerlediğini gösteren bir anlam taşıdığını söyledi. Değer, gazetecilik yapmanın zorlaştığı bir dönemde bu ödülün ayrıca önem kazandığını ifade etti.

Cemal Berk Aytekin ise kısa konuşmasında, gerçeklerin kayda geçirilmeye devam edilmesinin toplum açısından umut taşıdığını söyledi.

Televizyon Haber Ödülü Halk TV’den Cengiz Karagöz’e verildi
Cengiz Karagöz, Mezitli’de çocukların darp edildiği iddialarını konu alan haberleriyle Televizyon Haber Ödülünü aldı. Karagöz, konuşmasında ödülü iş cinayetlerinde yaşamını yitiren işçilere ve ailelerine adadığını belirtti. Karagöz, gazeteciliğin emek ve hak mücadelesiyle temas eden yönüne dikkat çekti.

Röportaj Ödülü cezaevinden yazılan metinlere verildi
Röportaj Ödülü, BirGün yazarı Furkan Karabaya, “Vicdan da askıya alındı” başlıklı çalışması nedeniyle verildi. Karabay törene katılamadığı için ödülü BirGün Ankara Temsilcisi Nurcan Gökdemir aldı.

Nurcan Gökdemir, Karabay’ın mesajını okurken hem Furkan Karabay’ın hem de İsmail Arı’nın dayanışma mesajlarını salona iletti. Gökdemir, gazeteciliğin baskılar, davalar, cezaevleri ve engellemeler karşısında yol bulmaya devam ettiğini belirtti. Konuşmasında kamuoyuna da seslenen Gökdemir, haber alma hakkına sahip çıkılması çağrısında bulundu.

Sayfa Tasarımı Ödülü’nde kadın mücadelesi vurgusu yapıldı
Sayfa Tasarımı Ödülü, Kardelen Tatar Sinecana verildi. Ödülü BirGün muhabiri Havva Gümüşkaya aldı. Gümüşkaya, BirGün’ün kadın mücadelesini yalnızca sayfalarına taşımayı değil, bu mücadelenin parçası olmayı da önemseyen bir yayın çizgisine sahip olduğunu belirtti. Konuşmasını “İnadına mücadele, inadına gazetecilik, inadına hakikat” sözleriyle tamamladı.

Yerel Haber Ödülü Fethiye’deki imar ve çevre dosyasına verildi
Yerel Haber Ödülü, gundemfethiye.com’dan Hülya Çetinkaya ve Burak Necip Başara verildi. Ödüle konu olan haberde, Fethiye’de eski bir milletvekiline ait otel çevresindeki tepe ve kanal düzenlemelerine ilişkin imar ve çevre iddiaları işlendi.

Hülya Çetinkaya, yerel basının büyük ölçüde okur desteğiyle ayakta kalabildiğini belirtti. Çetinkaya, haberde yalnız bir yapılaşma tartışmasını değil, bölgedeki kıyılar, çevre ve kamu yararı meselesini takip ettiklerini söyledi. Konuşmasında son dönemde Karataş bölgesindeki gelişmelere ve tutuklanan yurttaşlara da değindi.

Burak Necip Başar’ın kaydı kısa olsa da, ödül anına ilişkin teşekkür mesajı törendeki yerel basın temsili açısından dosyada yer aldı.

İnceleme - Araştırma Ödülü “Yeni Nesil Çeteler” çalışmasına verildi
Sadık Güleç ve Osman Çaklı, “Yeni Nesil Çeteler” kitabıyla İnceleme - Araştırma Ödülünü aldı. ÇGD, çalışmanın çocuk ve gençlerden oluşan yeni suç ağlarını, mahalle dönüşümünü ve sokak örgütlenmelerini sahadan örneklerle ele aldığını belirtti. Osman Çaklı’ya ilişkin video kaydında da çalışmanın genel çerçevesine yer verildi.

Mahmut Tali Öngören Belgesel Ödülü işkence iddialarını inceleyen çalışmaya verildi
Mahmut Tali Öngören Belgesel Ödülü, VOYS Medya’dan Tunca Öğreten ve Murat Baykaraa, “Vatanda İşkence - Gizlenen Darp Raporlarının İzinde” belgeseli nedeniyle verildi. ÇGD, belgeselin gözaltında kötü muamele ve işkence iddialarına ilişkin belge ve raporları kamuoyuna taşıdığını ifade etti.

Murat Baykara, konuşmasında bağımsız gazeteciler için bu tür ödüllerin moral ve dayanma gücü verdiğini söyledi. Baykara, belgeselin yayımlanmasının ardından yalnızca kamuoyunu bilgilendirmekle kalmayıp mağdurun hukuk mücadelesine de katkı sunduğunu ifade etti.

Tunca Öğreten ise kısa konuşmasında seçici kurula ve dosyaya katkı sunanlara teşekkür etti. Öğreten, salondaki meslektaşlarıyla kurdukları dayanışmayı vurgulayan bir değerlendirmede bulundu.

Fotoğraf, karikatür ve dayanışma ödülleri de açıklandı
İzzet Keser Fotoğraf Ödülü, Reuters foto muhabiri Ümit Bektaşa verildi. ÇGD, ödüle konu olan fotoğrafın protestolar sırasında çekildiğini ve kısa sürede dönemin simge karelerinden biri haline geldiğini belirtti.

Karikatür Ödülü, Muzır Neşriyata verildi. Ödülü alan Aslı Alpar, çalışmanın kolektif bir ekip üretimi olduğunu söyledi. Alpar, konuşmasında ödülü yaşamını yitiren ekip arkadaşlarına, barınaklarda öldürülen hayvanlara, sansürlenen yayınlara ve baskı altındaki çizimlere ithaf ettiklerini belirtti.

Dayanışma Ödülü TELE1 ve çalışanlarına verildi
Dayanışma Ödülü, TELE1 ve TELE1 çalışanlarına verildi. Ödülü törende alan Tele1 Ankara Temsilcisi Zeynel Lüle, kanal yönetimine ve yayın akışına yönelik müdahaleyi anlattı. Lüle, yayın sırasında alınan kararlarla kurumun zor durumda bırakıldığını, buna rağmen dijital mecralarda yayınlarını sürdürdüklerini söyledi.

CUMHA’ya röportaj veren Zeynel Lüle, aynı süreci daha ayrıntılı biçimde değerlendirdi. Lüle, Tele1’e yönelik baskının yalnız kurumsal bir sorun olmadığını, muhalif medya üzerindeki genel baskı tartışmasının da bir parçası olduğunu ifade etti.

Kapak listesinde yer alan diğer ödüller
ÇGD’nin 2025 ödül listesinde ayrıca Röportaj Ödülünde Furkan Karabay, Yerel Haber Ödülünde Hülya Çetinkaya ile Burak Necip Başar, İnceleme - Araştırma Ödülünde Sadık Güleç ile Osman Çaklı, Mahmut Tali Öngören Belgesel Ödülünde Tunca Öğreten ile Murat Baykara, İzzet Keser Fotoğraf Ödülünde Ümit Bektaş, Sayfa Tasarımı Ödülünde Kardelen Tatar Sinecan, Karikatür Ödülünde Muzır Neşriyat ve Dayanışma Ödülünde TELE1 ile TELE1 çalışanları yer aldı.

Tören boyunca ortak başlık basın özgürlüğü oldu
Törende yapılan konuşmaların önemli bölümü, basın özgürlüğü, haber alma hakkı, mesleki dayanışma ve tutuklu gazeteciler başlıklarında yoğunlaştı. Konuşmacılar farklı kurum ve siyasi çevrelerden gelseler de, gazeteciliğin koşullarına ilişkin değerlendirmelerde ortak bir başlığın öne çıktığı görüldü. CUMHA’nın 29 ayrı video kaydıyla izlediği program, bu yönüyle yalnız bir ödül töreni değil, aynı zamanda Türkiye’de gazetecilik mesleğinin güncel tartışmalarına dair geniş bir kayıt niteliği taşıdı.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI