CHP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal: “NATO Zirvesi gerekçe gösterilerek gözaltına alınan ve tutuklanan yurttaşlar derhal serbest bırakılmalıdır”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal: “NATO Zirvesi gerekçe gösterilerek gözaltına alınan ve tutuklanan yurttaşlar derhal serbest bırakılmalıdır”

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, 7-8 Temmuz'da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi öncesinde Türkiye'nin farklı kentlerinde yaşanan gözaltı ve tutuklamalara tepki gösterdi. Güvenlik gerekçesiyle temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılamayacağını vurgulayan Sarıbal, toplantı ve gösteri hakkı başta olmak üzere demokratik haklara yönelik baskılara son verilmesi ve gözaltındaki yurttaşların serbest bırakılması çağrısında bulundu.

Temmuz 6, 2026 - 00:16

CHP Yurtiçi Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, 7-8 Temmuz'da yapılacak NATO Zirvesi öncesinde Türkiye'nin farklı kentlerinden gelen gözaltı ve tutuklama haberlerine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Sarıbal, güvenlik gerekçesiyle temel hak ve özgürlüklerin askıya alınamayacağını belirterek, “NATO Zirvesi gerekçe gösterilerek gözaltına alınan ve tutuklanan yurttaşlar derhal serbest bırakılmalıdır.” ifadelerini kullandı.

“Güvenlik gerekçesiyle haklar askıya alınamaz”

Türkiye'nin NATO Zirvesi'ne hazırlanırken temel hak ve özgürlüklerin güvenlik gerekçesiyle sınırlandırıldığı bir tabloyla karşı karşıya olduğunu belirten Sarıbal, farklı kentlerde gerçekleştirilen gözaltı ve tutuklamaların demokratik siyaset alanını daralttığını savundu. Ev baskınları, gözaltılar, tutuklamalar ile toplantı ve gösteri hakkına getirilen yasakların yalnızca belirli kişi ya da kurumları hedef almadığını ifade eden Sarıbal, “Bu tablo, demokratik siyaset alanının, ifade özgürlüğünün ve toplumsal muhalefetin güvenlikçi politikalarla nasıl daraltıldığını göstermektedir.” dedi.

“İtiraz etmek suç değildir”

Sarıbal, bir ülkenin güvenliğinin yurttaşların susturulmasıyla sağlanamayacağını belirterek, “Yurttaşların NATO'yu, savaş politikalarını, dış politika tercihlerini ya da iktidarın güvenlik anlayışını eleştirmesi suç değildir. Barışçıl toplantı ve gösteri hakkı demokratik toplumun temel unsurudur.” değerlendirmesinde bulundu. Uluslararası bir zirvenin anayasal hakların sınırlandırılması için gerekçe olamayacağını dile getiren Sarıbal, güvenliğin hukukla, toplumsal barışın ise özgürlüklerle birlikte var olabileceğini vurguladı.

“Türkiye'nin ihtiyacı baskı değil demokrasidir”

Türkiye'nin gerçek gündeminin yoksulluk, işsizlik, çiftçilerin borç yükü, emeklilerin geçim sıkıntısı, gençlerin gelecek kaygısı, kadın ve çocukların güvenliği, orman yangınları, gıda krizi ve adalet arayışı olduğunu ifade eden Sarıbal, güvenlikçi politikaların bu sorunları görünmez kılmak için kullanılamayacağını söyledi. “Türkiye'nin ihtiyacı hukuk devleti, güçlü demokrasi, toplumsal refah, laiklik, eşit yurttaşlık ve bağımsız dış politikadır.” ifadelerini kullandı.

“Hukuk dışı uygulamalar kabul edilemez”

Gözaltı süreçlerinde yaşandığı belirtilen kötü muamele iddiaları, avukat görüşlerinin engellenmesi ve dosyalara getirilen kısıtlamalara da değinen Sarıbal, “Güvenlik gerekçesi, hukukun dışına çıkmanın, yurttaşların onurunu ve haklarını ihlal etmenin mazereti olamaz.” dedi. Barışçıl demokratik itirazın kriminalize edilmemesi gerektiğini vurgulayan Sarıbal, toplantı, gösteri, ifade ve örgütlenme özgürlüğü üzerindeki baskıların sona erdirilmesini ve gözaltına alınan ya da tutuklanan yurttaşların serbest bırakılmasını istedi. Açıklamasını, “Türkiye'nin güvenliği, halkın özgürlüğünden vazgeçerek değil; demokrasiyi, hukuku ve toplumsal barışı güçlendirerek sağlanır.” sözleriyle tamamladı.

SORULAR:

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI