CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu: “1 Mayıs emeğin sömürü düzenine karşı en berrak sınavıdır”
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Sivas Milletvekili Ulaş Karasu, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü mesajında Türkiye’de çalışma hayatına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Karasu, güvencesizleşme, sendikasızlaştırma ve iş cinayetlerine dikkat çekerek emeğin örgütlü gücüyle yeni bir toplumsal düzen çağrısı yaptı.
ANKARA’da CHP İşçi, Memur Sendikaları ve Emek Bürolarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda emeğin tarihsel mücadelesi ve güncel çalışma koşullarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Karasu, “1 Mayıs; emeğin tarihsel hafızası ile sömürü sistemini elinde tutan egemen erklerin küresel kuşatması arasındaki çelişkinin en berrak siyasal eşiğidir” ifadelerini kullandı.
“SÖMÜRÜNÜN BİÇİMİ DEĞİŞSE DE ÖZÜ AYNI”
Sanayi çağından dijital çağa uzanan süreçte emek sömürüsünün biçim değiştirdiğini belirten Karasu, “Geçmişin endüstriyel kırım sahnelerinden bugünün dijital emek sömürüsüne uzanan süreçte sermaye birikim modelleri değişse de emeğin mülksüzleştirilme karakteri aynı kalmıştır” dedi. Küresel savaşlar, enerji krizleri ve enflasyon dalgalarının emeği daha kırılgan hale getirdiğini ifade etti.
“TÜRKİYE’DE SİSTEMATİK EMEK DÜŞMANLIĞI VAR”
Türkiye’deki çalışma rejimine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Karasu, “Türkiye’de bu tablo, iktidarın bilinçli tercihleriyle sistematik bir emek düşmanlığına dönüşmektedir. Güvencesiz çalışma bir kural, sendikasızlaştırma bir politika, grev yasakları ise bu düzenin kalkanıdır” açıklamasında bulundu. Doruk Madencilik işçileri ve İzmir’de Temel Conta işçilerinin eylemlerine değinen Karasu, yaşanan gözaltıları da hatırlattı.
“ÇOCUK EMEĞİ VE İŞ CİNAYETLERİNE DİKKAT”
MESEM uygulamaları ve iş cinayetlerine dikkat çeken Karasu, “Çocuk emeğine el koyan, iş cinayetlerini ‘kader’ söylemiyle örtbas eden bu rejim toplumsal çürümenin kaynağıdır” dedi. Bu yapının yalnızca ekonomik değil aynı zamanda siyasal bir tercih olduğunu vurgulayarak, emeğin siyasal alandan dışlandığını ifade etti.
“MODERN KÖLELİK KOŞULLARI DAYATILIYOR”
Karasu, mevcut ekonomik yapının güvencesizliği normalleştirdiğini belirterek, “Türkiye emeğin mülksüzleştirildiği, kuralsızlığın kural haline geldiği bir sömürü rejimine sürüklenmiştir. Bu model modern kölelik koşullarını anımsatmaktadır” değerlendirmesinde bulundu. Sosyal devlet anlayışının zayıfladığını da sözlerine ekledi.
“EMEK KURUCU BİR GÜÇ OLACAK”
Çözümün örgütlü mücadelede olduğunu belirten Karasu, “Emeği yeniden kurucu bir siyasal özne olarak tanımlamak ve sosyal adaleti esas alan yeni bir toplumsal sözleşme oluşturmak zorundayız” dedi. “Çocukların üretim bantlarında değil okul sıralarında olduğu bir Türkiye’yi kuracağız” diyen Karasu, “1 Mayıs; Taksim’den ülkemizin her atölyesine uzanan emeğin özgürlük manifestosudur. Yarının Türkiye’sini emeğin sarsılmaz gücüyle kuracağız” ifadelerini kullandı.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI