CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu: “Körfez’de Ateş Hattındaki Vatandaşlarımız İçin Tahliye Planı Devreye Alınmalı”
CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarının ardından Körfez bölgesinde artan güvenlik risklerine dikkat çekerek bölgede bulunan Türk vatandaşlarının güvenliği için hükümete çağrıda bulundu. Bağcıoğlu, hava sahalarının kapanması ve sivil havacılığın durması nedeniyle çok sayıda vatandaşın mahsur kaldığını belirterek devletin diplomatik ve askerî imkânları kullanarak tahliye planını devreye alması gerektiğini ifade etti.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarının ardından Körfez bölgesinde oluşan güvenlik riskleri ve bölgede bulunan Türk vatandaşlarının durumu hakkında yazılı bir basın açıklaması yaptı. Bağcıoğlu, bölgedeki gelişmelerin yalnızca iki ülke arasındaki bir gerilim olmadığını, tüm Körfez coğrafyasını etkileyen geniş kapsamlı bir güvenlik dalgasına dönüştüğünü belirtti.
Bağcıoğlu açıklamasında, “İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırıları yalnızca iki ülkeyi değil, Körfez coğrafyasının tamamını etkileyen bir güvenlik dalgası oluşturmuştur. Risk ve tehditler hava taarruzlarından terör tehditlerine kadar geniş bir çerçevede artmaktadır.” ifadelerini kullandı.
“Çok sayıda vatandaşımız fiilen mahsur kalmış durumda”
Körfez bölgesindeki hava sahalarının kapanmasının ve sivil havacılık faaliyetlerinin durmasının Türk vatandaşlarını doğrudan etkilediğini kaydeden Bağcıoğlu, bölgede yaşayan, çalışan, ticaret yapan ya da turistik amaçla bulunan birçok kişinin ulaşım imkânlarının kesildiğini belirtti.
Bağcıoğlu, “Bölgedeki hava sahalarının kapanması ve sivil havacılığın durması, Körfez ülkelerinde yaşayan, çalışan, ticaret yapan veya turistik amaçla bulunan Türk vatandaşlarını doğrudan mağdur etmiştir. Çok sayıda vatandaşımız fiilen mahsur kalmış durumdadır.” değerlendirmesinde bulundu.
“Vatandaşlarımızın güveneceği ilk ve tek merci devlettir”
Devletin temel görevinin vatandaşlarının güvenliğini sağlamak olduğunu vurgulayan Bağcıoğlu, kriz koşullarının diplomatik girişimlerin yanı sıra askerî imkânların da devreye alınmasını gerektirebileceğini ifade etti.
Bağcıoğlu, “Bu şartlar altında vatandaşlarımızın güveneceği ilk ve tek merci Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir. Devletin asli görevi, nerede olursa olsun vatandaşının güvenliğini sağlamaktır.” dedi.
“Birçok ülke tahliye operasyonları yürütüyor”
ABD, İtalya ve Fransa gibi ülkelerin kriz bölgelerinden vatandaşlarını sivil ve askerî imkânları birlikte kullanarak tahliye ettiğini hatırlatan Bağcıoğlu, Türkiye’nin de geçmişte benzer operasyonları başarıyla gerçekleştirdiğini belirtti.
Bağcıoğlu, “Türkiye geçmişte Libya ve Lübnan krizlerinde benzer adımları atmış, hava ve deniz unsurlarıyla başarılı tahliye operasyonları gerçekleştirmiştir. Dolayısıyla bugün benzer bir kapasiteyi talep eden vatandaşlarımıza yönelik kullanmamak için herhangi bir engel bulunmamaktadır.” ifadelerini kullandı.
“Vatandaşlarla hızlı irtibat ve planlı tahliye hayati önem taşıyor”
Bölgede bulunan vatandaşlarla doğrudan iletişim kurulmasının önemine dikkat çeken Bağcıoğlu, devlet gücünü gösteren planlı bir tahliye operasyonunun hem güvenlik hem de psikolojik açıdan önemli olduğunu vurguladı.
Bağcıoğlu açıklamasında, “Bölgedeki vatandaşlarımızın can güvenliği ve psikolojik güven duygusu açısından önce kendileri ile irtibat kurulması, müteakiben hızlı, planlı ve devlet gücünü açık biçimde gösteren bir tahliye operasyonu icrası hayati önem taşımaktadır.” değerlendirmesinde bulundu.
“Vatandaşlarımız yalnız bırakılmamalı”
Hükümete çağrıda bulunan Bağcıoğlu, Körfez bölgesinde ulaşım güçlüğü yaşayan ya da kendini güvende hissetmeyen Türk vatandaşlarının yalnız bırakılmaması gerektiğini ifade etti.
Bağcıoğlu, “Hükümete çağrımız, Körfez’de ulaşım güçlüğü yaşayan veya kendini emniyette hissetmeyen vatandaşlarımızı yalnız bırakmaması, gerekli imkân ve gayretleri gecikmeksizin devreye sokmasıdır.” dedi.
Gelişmelerin düzenli olarak kamuoyuyla paylaşılmasının önemine de değinen Bağcıoğlu, “Bu süreçte durum ve gelişmelerin periyodik olarak kamuoyu ile paylaşılması uygun olacaktır. Devlet kriz zamanlarında yalnızca sınırlarını değil vatandaşının onurunu ve güvenliğini de korur.” ifadelerini kullandı.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI