CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: “Borsadaki 830 Milyar Liralık Soygunun Faillerini Açıklayın!”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: “Borsadaki 830 Milyar Liralık Soygunun Faillerini Açıklayın!”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Gaziantep’te düzenlenen “Milli Bilinç Güçlü Türkiye - Yükselen Sanayici, Kazanan Çiftçi” buluşmasında sanayiciler, çiftçiler, esnaf ve gençlerle bir araya geldi. Gaziantep’te işten çıkarmalar, şirketlerin konkordato talepleri, borçlanma ve icra dosyalarına ilişkin veriler paylaşan Kılıçdaroğlu, borsada 455 bin 758 kişinin mağdur edildiğini ve 830 milyar liralık vurgun yapıldığını öne sürdü. Siyasi Ahlak Yasası çıkarılması çağrısında bulunan Kılıçdaroğlu’nun ekonomi, üretim ve temiz siyasete ilişkin açıklamaları dikkat çekti.

Ekim 24, 2026 - 17:24

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Gaziantep programı kapsamında düzenlenen “Milli Bilinç Güçlü Türkiye - Yükselen Sanayici, Kazanan Çiftçi” buluşmasında sanayiciler, çiftçiler, esnaf temsilcileri ve gençlerle bir araya geldi. Türkiye ekonomisindeki sorunlara, Gaziantep sanayisinin karşılaştığı güçlüklere, borsada yaşandığını iddia ettiği usulsüzlüklere ve siyasette ahlak tartışmalarına değinen Kılıçdaroğlu, iktidarın ekonomi politikalarını eleştirdi.

Konuşmasında Gaziantep’in Millî Mücadele tarihindeki yerine ve üretim kapasitesine dikkat çeken Kılıçdaroğlu, kentteki işten çıkarmalar, konkordato talepleri, banka borçları ve icra dosyalarına ilişkin rakamlar paylaştı.

“HER MUTFAKTA YANGIN VAR, SORUNLARI AKLIMIZI KULLANARAK ÇÖZECEĞİZ”

Türkiye'nin ekonomik ve toplumsal sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, gençlere seslenerek şu ifadeleri kullandı:

“Beni dikkatle dinlemenizi isterim. Çünkü söyleyeceğim, anlatacağım konuların büyük bir kısmı sizin geleceğinizle ilgili, ülkemizin geleceğiyle ilgili. Türkiye'nin bugün içinde bulunduğu şartlar sıradan şartlar değil. Her mutfakta yangın var. Sanayicinin sorunu var, esnafın sorunu var, çiftçinin sorunu var, üniversiteye giden öğrencinin sorunu var, çalışanın sorunu var, işsiz olanın sorunu var.”

Sorunların çözümünde toplumun bütün kesimlerine sorumluluk düştüğünü ifade eden Kılıçdaroğlu, dış müdahalelerden çözüm beklenemeyeceğini vurguladı:

“Eğer bu ülkede yaşıyorsak, beraber yaşıyorsak var olan sorunları beraber çözmek zorundayız. Sorunlarımızı emperyal güçler gelip çözemezler, dost diye bildiğimiz ülkeler gelip çözemezler. Sorunu biz çözmek zorundayız. Kavga yapmadan aklımızı kullanarak, hırslarımızı kontrol ederek sorunları çözmek zorundayız.”

Siyasetin temel görevinin vatandaşların sorunlarını çözmek olduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu, “Siyaset, sorun çözme sanatıdır. Siyaset zenginleşme aracı değildir, köşeyi dönme aracı değildir. Mutfakta yangın varsa sorumlusu siyaset kurumudur, yönetenlerdir.” dedi.

“GAZİANTEP SANAYİSİNDE 100 BİNDEN FAZLA KİŞİ İŞİNDEN OLDU”

Gaziantep'in Türkiye'nin üretim ve ihracat merkezlerinden biri olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, kentte yaşandığını söylediği istihdam kayıplarının sorumluluğunu ekonomi yönetimine yükledi.

Gaziantep'in Millî Mücadele'deki rolünü hatırlatan Kılıçdaroğlu, “Burası Gaziantep! Millî Kurtuluş Savaşı'nın onurlu kenti Gaziantep. Şehitlerin verildiği bir kent Gaziantep. Gaziantep bizim tarihimizde özel bir yere sahiptir. Aynı zamanda bölgenin en güçlü sanayi merkezidir, istihdam merkezidir, üretim merkezidir.” ifadelerini kullandı.

Kentteki işsizlik sorununa dikkat çeken Kılıçdaroğlu, şu değerlendirmede bulundu:

“Gaziantep, Türkiye'nin en fazla nüfusa sahip dokuzuncu kentidir ama işsizliğin en çok olduğu kentlerden birisidir. İşsizlikte Türkiye dördüncüsüdür. Fabrikalar üretemiyorsa işsizlik çıkıyor ortaya. Bir sanayici için bir işçinin işine son vermenin kolay bir iş olmadığını ben de biliyorum. Utanması gereken o sanayici değil, sanayiciyi ve işçiyi o duruma düşürenlerdir.”

Gaziantep sanayisinde 100 binden fazla kişinin işten çıkarıldığını ileri süren Kılıçdaroğlu, “Eğer Gaziantep 100 binden fazla işçiyi işsiz bırakıyorsa bu oradaki sanayicilerin ayıbı değildir, işçilerin ayıbı değildir; devleti yönetemeyenlerin ayıbıdır.” dedi.

“43 YILLIK BİR FABRİKA KAPANIYORSA BU YÖNETENLERİN AYIBIDIR”

Gaziantep'in makine halısı üretiminde dünyada önemli bir konumda bulunduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, kentteki fabrikaların kapanmasının yalnızca yerel ekonomiyi değil, Türkiye'nin üretim gücünü de etkilediğini belirtti.

Kılıçdaroğlu, “43 yıllık bir fabrika kapanıyorsa bu devleti yönetenlerin ayıbıdır, başka kimsenin değil. Devleti yönetenler iyi yönetmedikleri için 43 yıllık bir fabrikayı kapatıp kapısına kilit vuruyorsunuz. Bu olmaz, kabul etmeyiz.” diye konuştu.

Gaziantep'ten 40'tan fazla ülkeye ihracat yapıldığını belirten Kılıçdaroğlu, sanayicilerin desteklenmesi gerektiğini vurgulayarak, “Eğer Gaziantep üretiyor ve 40'tan fazla ülkeye ihracat yapıyorsa bununla gurur duymalıyız. Önünü açmak zorundasınız, teşvik etmek zorundasınız.” ifadelerini kullandı.

Kentte dört üniversite ve altı organize sanayi bölgesi bulunduğunu hatırlatan Kılıçdaroğlu, Gaziantep'in sanayi, tarım, bilim, kültür ve gastronomi alanlarındaki birikimine dikkat çekti.

“EKONOMİK BAĞIMSIZLIK OLMADAN SİYASİ BAĞIMSIZLIK OLMAZ”

Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ekonomik bağımsızlığa ilişkin yaklaşımını hatırlatan Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin üretim gücünü koruması gerektiğini söyledi.

Kılıçdaroğlu, “Millî mücadeleden sonra siyasi bağımsızlığın ancak ekonomik bağımsızlıkla sağlanabileceğini Gazi Mustafa Kemal Atatürk söylemiştir. Ekonomik bağımsızlığınız yoksa siyasi bağımsızlığınız olamaz. Bugün Türkiye dışarıya muhtaçsa, ekonomik bağımsızlığını koruyamıyorsa sorunumuz var demektir.” değerlendirmesinde bulundu.

Gaziantep'in üretim zincirindeki konumunun korunması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, sanayi ve ihracatta yaşanan sorunların çözülmesi için ekonomi yönetiminin sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade etti.

“GAZİANTEP'TE KİŞİ BAŞINA DÜŞEN BORÇ 188 BİN LİRA”

Gaziantep'teki borçlanma ve icra dosyalarına ilişkin veriler paylaşan Kılıçdaroğlu, Ağustos 2026 itibarıyla bankaların kentteki takipte bulunan alacaklarının 30 milyar liraya ulaştığını öne sürdü.

Kılıçdaroğlu, “2026 Ağustos verilerine göre Gaziantep'te bankaların takipteki alacakları 30 milyar lira. Kişi başına düşen bireysel borç 188 bin lira. Gaziantep en borçlu illerden birisi. İcra dosyalarının sayısı 300 bin civarında. Son bir yıl içinde icra dairelerindeki dosya sayısı 110 bini aşmış vaziyette.” dedi.

Çiftçilerin üretim maliyetleri nedeniyle güçlük yaşadığını belirten Kılıçdaroğlu, kentte 43 bin 790 çiftçinin yüksek mazot, gübre ve sulama elektriği giderleriyle karşı karşıya olduğunu söyledi.

Tekstil sektöründeki istihdam kayıplarına da değinen Kılıçdaroğlu, “Son bir yıl içinde sadece tekstil sektöründe 20 bini aşkın işçinin işine son verildi.” ifadelerini kullandı.

“GAZİANTEP'TE 19 BÜYÜK ŞİRKET KONKORDATO TALEBİNDE BULUNDU”

Kentteki ekonomik sıkıntıların şirketlerin mali yapısına da yansıdığını savunan Kılıçdaroğlu, Ekim 2026'da 19 büyük şirketin konkordato talebinde bulunduğunu belirtti.

Kılıçdaroğlu, “Ekim 2026, yani bu ay itibarıyla son bir hafta içinde 19 büyük şirket konkordato talebinde bulundu Gaziantep'te. Bütün bunlar büyük sorun ve bu sorunları hepimiz biliyoruz ve hepimiz yaşıyoruz.” dedi.

Sosyal yardımlara ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Kılıçdaroğlu, Gaziantep'te sosyal yardımlardan yararlananların sayısının 500-550 bin civarında olduğunu ileri sürdü.

Kılıçdaroğlu, “Bir kentin tablosunu görmek istiyorsanız, bir kentin sosyal yapısına bakacaksınız. Önemli olan insanların çalışması, üretmesi ve emeğinin değerlendirilmesidir.” ifadelerini kullandı.

“SİYASİ AHLAK YASASI DERHAL ÇIKARILMALI”

Konuşmasında siyasetin ahlaki ilkeler çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, Siyasi Ahlak Yasası çıkarılması çağrısında bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yeni anayasa tartışmalarına ilişkin açıklamalarını da değerlendiren Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin temel sorunlarından birinin siyasetteki etik anlayış olduğunu savundu.

Kılıçdaroğlu, “Siyasetin kirlilikten arınması lazım. Siyaset malı götürenlerin yeri değildir, siyaset devleti soyanların yeri değildir. Siyaset ahlaklı zeminde gelişmek ve büyümek zorundadır.” dedi.

Gençlere de çağrıda bulunan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

“Gençler size de sesleniyorum: Siyasi Ahlak Yasası'nı isteyeceksiniz! Her yerden siyasetin ahlaklı olmasını isteyeceksiniz. Siyaset malı götürme yeri değildir, vatandaşı soyma yeri değildir, siyaset halka hizmet yeridir. Halka hizmet etmiyorsanız devleti yönetemezsiniz.”

“BORSADA 455 BİN 758 KİŞİ MAĞDUR EDİLDİ, 830 MİLYAR LİRALIK SOYGUN YAPILDI”

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasındaki en dikkat çekici başlıklardan biri, borsada yaşandığını öne sürdüğü usulsüzlüklere ilişkin iddiaları oldu.

Borsada 455 bin 758 kişinin mağdur edildiğini ve 830 milyar liralık vurgun yapıldığını iddia eden Kılıçdaroğlu, sorumluların isimlerinin kamuoyuyla paylaşılmasını istedi.

Kılıçdaroğlu, “En son borsadaki vurgunda 455 bin 758 kişi mağdur oldu. Soygunun boyutu ne kadar biliyor musunuz? 830 milyar lira civarında! Beş kuruşa muhtaç olan aileler var ama bir avuç insan 830 milyar lirayı götürebiliyor. Kimin parası, kendi babalarının paraları mı?” ifadelerini kullandı.

İddialarına ilişkin sorumluların açıklanması çağrısını yineleyen Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

“Diyoruz ki bu soyguncuların listesini açıklayın! Bir biz bilelim bunu, görelim bunu. Kimler bunlar, sizin arkadaşlarınız mı? Ses yok! Listeler açıklanmıyor gençler. Biz soyguncuların listesini istiyoruz diyeceksiniz, biz vurguncuların listesini istiyoruz diyeceksiniz. Biz soyulacak bir ülke değiliz, soyulacak bir halk değiliz!”

Kılıçdaroğlu'nun dile getirdiği 830 milyar liralık vurgun ve mağdur sayısına ilişkin iddialar, konuşmada paylaşılan açıklamalara dayanıyor.

“FAİZ HARAM DİYENLER EN BÜYÜK FAİZCİ OLDU”

Ekonomi politikalarını faiz uygulamaları üzerinden eleştiren Kılıçdaroğlu, sanayicilerin finansmana erişimde yaşadığı güçlükleri gündeme getirdi.

Kılıçdaroğlu, “Paradan para kazanma dönemi başladı. Üretmekten değil, alın teri dökmekten değil, çalışmaktan değil; paradan para kazanma dönemi başladı. Ne diyorlardı bunlar? Faiz haramdır. Ya en büyük faizci sizsiniz! Dünyanın faizini ödüyorsunuz. Sanayici kredi alamıyor, yüksek faizlerle batıyorlar.” diye konuştu.

Üretim ve emeğin desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Kim üretiyorsa başımızın tacı. Kim üretiyorsa, çalışıyorsa kimliğine bakmadan, inancına bakmadan, yaşam tarzına bakmadan üreten, çalışan, alın teri döken herkesin bizim başımızın üstünde yeri vardır.” dedi.

“SANAYİCİLERİMİZİN DÜNYAYLA REKABET EDEBİLECEĞİ BİR ORTAM İSTİYORUZ”

CHP'nin ekonomi yaklaşımına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, sanayicilerin uluslararası pazarlarda rekabet edebileceği koşulların oluşturulması gerektiğini belirtti.

Kılıçdaroğlu, “Biz sanayicimizin dünyayla rekabet edebilecek bir iklime kavuşmasını istiyoruz. Biz çiftçimizin, üreticimizin, besicimizin kazanmasını, üretmesini, alın terinin değerlenmesini istiyoruz. Biz paradan para kazananların değil, alın teri dökenlerin kazanmasını istiyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi'nin temel felsefesi budur.” ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin kalkınmasının toplumun bütün kesimlerine yansıması gerektiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, “Biz bireysel zenginleşmenin değil, toplu olarak zenginleşmenin, toplu olarak gelirimizin artmasının, her evde huzurun, her evde bereketin olmasını istiyoruz.” dedi.

“HER FABRİKA BİR KALEDİR, SANAYİCİLER O KALELERİN MUHAFIZLARIDIR”

Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün fabrikalara verdiği önemi hatırlatan Kılıçdaroğlu, sanayinin ekonomik bağımsızlık açısından taşıdığı değere işaret etti.

Kılıçdaroğlu, “Gazi Mustafa Kemal daha Cumhuriyeti kurarken, yeni fabrikalar kurarken söylediği güzel bir söz var: Her fabrika bir kaledir. Çünkü o fabrikaların bacası tütecek, çünkü o fabrikalar üretim yapacak, çünkü o fabrikalarda binlerce insan çalışacak, çünkü o fabrikalarda gelir artacak, o fabrikalardan ihracat yapılacak.” dedi.

Gaziantep'teki fabrikaları da bu anlayışla değerlendirdiklerini belirten Kılıçdaroğlu, “Biz Gaziantep'teki her fabrikayı bir kale olarak görüyoruz. Türkiye'deki her fabrikayı, her sanayiciyi o kalenin sahibi olarak görüyoruz, o kalenin muhafızı olarak görüyoruz.” ifadelerini kullandı.

“ÇALINAN HER KURUŞUN HESABINI SORMAK BOYNUMUN BORCUDUR”

Yolsuzluk iddialarına karşı mücadele edeceklerini söyleyen Kılıçdaroğlu, kamu kaynaklarının korunması gerektiğini vurguladı.

Kılıçdaroğlu, “Her kuruşun hesabını sormak benim görevim. Çalınan her kuruş yetimin hakkıdır, çalınan her kuruş sanayicinin hakkıdır, çalınan her kuruş esnafın hakkıdır, çalınan her kuruş engellinin hakkıdır, çalınan her kuruş şehitlerin, gazilerin, yakınlarının hakkıdır! O nedenle çalınan her kuruşun hesabını sormak da Kılıçdaroğlu'nun boynunun borcudur!” dedi.

Devlet yönetiminde liyakatin önemine dikkat çeken Kılıçdaroğlu, sanayicilerin krediye erişim taleplerini de değerlendirdi.

Kılıçdaroğlu, “Sanayiciler diyor ki krediye ulaşamıyoruz. Planlı, programlı bir ekonomiye ihtiyacımız var diyorlar. Evet, devletin yeniden yapılanması lazım. Devlette liyakatin olması lazım. Kaynaklar verimli kullanılır, yerli yerinde kullanılırsa Türkiye'nin önüne kimse geçemez.” ifadelerini kullandı.

“GAZİANTEP'İN VE TÜRKİYE'NİN GELECEĞİNİ DÜŞÜNEREK OY KULLANIN”

Gaziantep'te esnaf ve ticaret odası temsilcileriyle görüştüğünü belirten Kılıçdaroğlu, kentteki ekonomik sorunları doğrudan dinlediğini söyledi.

Kılıçdaroğlu, “Antepli kardeşime seslenmek isterim. Derdinizi biliyorum. Dertlerinizi dinledim; esnaf odasına gittim, ticaret odasına gittim, onlarla görüştüm. Dertlerini dinledim ve nasıl çözüleceğini de anlattım. İstediğim şu: Temiz siyaset, ahlaklı siyaset! Üreten Türkiye için bu şarttır.” dedi.

Seçmenlere de çağrıda bulunan Kılıçdaroğlu, “Seçim olur sandığa giderseniz elinizi vicdanınıza koyun ve oyunuzu öyle kullanın. Gaziantep'i düşünün, Türkiye'yi düşünün, geleceği düşünün, çocuklarınızı düşünün.” ifadelerini kullandı.

Konuşmasının sonunda gençlere ve üreticilere seslenen Kılıçdaroğlu, “Hep beraber, hep birlikte temiz siyaseti, ahlaklı siyaseti savunacağız. Üreten kim olursa olsun, çalışan kim olursa olsun onların bizim başımızın üstünde yeri vardır.” sözleriyle birlik ve üretim vurgusunu yineledi.