CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: “Borsadaki iddiaların ve kamu kurumlarının sorumluluğunun hesabı sorulmalı”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: “Borsadaki iddiaların ve kamu kurumlarının sorumluluğunun hesabı sorulmalı”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Bolu Abant’ta düzenlenen CHP TBMM Grubu Değerlendirme Toplantısı’nın açılışında sermaye piyasalarındaki manipülasyon iddiaları, yatırımcıların yaşadığı kayıplar, okullardaki beslenme ve hijyen koşulları, Mekke Anlaşması ve Siyasi Ahlak Yasası hakkında açıklamalarda bulundu. Kılıçdaroğlu, borsaya ilişkin iddiaların araştırılmasını ve kamu kurumlarının sorumluluğunun açıklığa kavuşturulmasını istedi.

Eylül 26, 2026 - 18:34

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 26 Eylül 2026’da Bolu Abant’ta düzenlenen CHP TBMM Grubu Değerlendirme Toplantısı’nın açılışında partililere ve basın mensuplarına hitap etti. Kılıçdaroğlu, konuşmasının önemli bölümünü sermaye piyasalarında yaşandığını ileri sürdüğü manipülasyonlara ve kamu kurumlarının denetim sorumluluğuna ayırırken, eğitimden dış politikaya ve siyasi etik düzenlemelerine kadar çeşitli başlıklarda partisinin görüşlerini açıkladı.

“Ülkenin temel sorunlarına değinmek ve çözüm yollarını anlatmak zorundayız”

Yeni dönemde gerçekleştirilen ilk değerlendirme toplantısının önemine işaret eden Kılıçdaroğlu, CHP’nin ülkenin sorunlarına yönelik çözüm önerilerini kamuoyuna anlatacağını belirtti.

Kılıçdaroğlu, “Biz artık ülkenin en temel sorunlarına değinmek ve bu sorunların nasıl çözüleceğini anlatmak, halkımıza güven vermek zorundayız” dedi.

Partisinin dış politika, millî savunma ve millî eğitim gibi alanlara günlük siyasi tartışmaların ötesinde yaklaştığını söyleyen Kılıçdaroğlu, “Hiçbir büyük gücün bölgedeki taşeronu olmadığımızı her yerde, her zaman dillendireceğiz” ifadelerini kullandı.

Demokratik yönetimde hesap verebilirliğin önemini vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Demokrasinin temel işlevi yönetenlerin halka hesap vermesidir. Yönetenler halka hesap veremiyorsa orada demokrasiden söz etmek mümkün değildir” diye konuştu.

Borsa ve fon işlemlerine ilişkin iddiaları gündeme taşıdı

Kılıçdaroğlu, sermaye piyasalarında yaşandığını öne sürdüğü manipülasyonların gündeme gelmesinin ardından CHP Ekonomi Masası’nı topladıklarını ve iktidara yedi soru yönelttiklerini söyledi.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in 4 Kasım 2025’te Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği Kongresi’nde bazı fonlar üzerinden manipülasyon yapıldığını bildiklerini söylediğunu aktaran Kılıçdaroğlu, söz konusu açıklamadan sonra gerekli önlemlerin zamanında alınmadığını savundu.

Kılıçdaroğlu, Şimşek’e yönelik olarak, “Mademki biliyordun, mademki önlem alacaktın; neden bekledin, neden olayın üzerine gitmedin? Kim seni engelledi, seni hangi güç engelledi?” sorularını yöneltti.

CHP lideri, uluslararası endeks sağlayıcılarının uyarılarının ardından müdahale edildiğini ileri sürerek, “Biz değil, Bakan değil, Bakanın çevresi değil, Sermaye Piyasası Kurulu değil; uluslararası endeks sağlayıcıları bunun üzerinde duruyor” dedi.

Denetim kurumlarının sorumluluğunu sordu

Kılıçdaroğlu, Borsa İstanbul, Sermaye Piyasası Kurulu ve Takasbank başta olmak üzere ilgili kurumların sorumluluklarının araştırılması gerektiğini belirterek, “Yaşananları hangi kurumlar denetlemekle görevliydi, bu kurumlar görevlerini niçin yapmadılar?” diye sordu.

Bir fon işlemine ilişkin Takasbank tarafından daha sonra 4 milyon 435 bin 27 lira 79 kuruş ceza uygulandığını söyleyen Kılıçdaroğlu, bu miktarın iddia edilen işlemlerin büyüklüğü karşısında yetersiz olduğunu savundu.

“Sermaye Piyasası Kurulu neden görevini yapmamıştır, bu soruyu sormak zorundayız. Kurulun bağlı olduğu Bakan neden görevini yapmamıştır, sormak zorundayız” ifadelerini kullanan Kılıçdaroğlu, olayların takipçisi olacaklarını söyledi.

455 bin 748 yatırımcıya ilişkin rakamı paylaştı

Kılıçdaroğlu, sermaye piyasalarındaki gelişmeler nedeniyle 455 bin 748 kişinin birikiminin risk altında bulunduğunu ileri sürdü. Yatırımcıların devletin düzenlediği ve denetlediği piyasalara güvenerek tasarruflarını değerlendirdiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, yaşananların sermaye piyasalarına duyulan güven açısından araştırılması gerektiğini söyledi.

Kılıçdaroğlu, “Tasarruf yapmış devletin kurduğu borsada; devletin denetimi altında, devletin güvencesi altında orada tasarruflarını değerlendiriyor” dedi.

Siyaset ve bürokrasinin denetim sürecindeki sorumluluğunu da gündeme getiren Kılıçdaroğlu, “Göz yuman siyasal iktidar, denetlemeyen bürokrasi. Bu bir devlet krizidir” ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkanı, İsmet İnönü’ye atfettiği “Bir ülkede namuslular, namussuzlar kadar cesur olmadıkça o ülkede kurtuluş yoktur” sözünü de konuşmasında hatırlattı.

“Fonlardaki çıkışın tutarı 538 milyar lira”

Kılıçdaroğlu, 28 Ağustos ile 22 Eylül arasındaki fon çıkışlarının toplamının 538 milyar lira olduğunu ileri sürerek bu rakamın nasıl oluştuğunun ve sorumluların kim olduğunun açıklanmasını istedi.

“Toplam risk tutarı nedir? Vurgunun parasal boyutu nedir?” diye soran Kılıçdaroğlu, yatırımcıların zararlarının kamu kaynaklarından karşılanmasına karşı olduklarını belirtti.

Kılıçdaroğlu, “Bu milletin vergilerinden, birikimlerinden ödersen bunu yaptırmayız. Ama soyguncuları yakalayıp oradan parayı alacağım, mağdurlara vereceğim dersen bir şey söylemiyoruz. Hesabını soracağız” ifadelerini kullandı.

Savcılık soruşturmasına ilişkin sızıntı iddiası

Kılıçdaroğlu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 19 Ağustos 2026’da borsadaki işlemlere ilişkin gizli soruşturma kapsamında Sermaye Piyasası Kurulundan bilgi istediğini, ancak söz konusu yazının soruşturulan kişilere sızdırıldığını iddia etti.

Kılıçdaroğlu, konuşmasında Serdar Turhan’ın 15 milyar doları, Muhammed Yarız’ın ise 25 milyon avroyu 24 Ağustos’ta yurt dışına çıkardığını ileri sürdü.

“Cumhuriyet Savcılığı ‘Burada bir yolsuzluk var, şikâyetler geliyor, ihbarlar geliyor’ diyor. ‘Bana bilgi verin’ diyor. Siz bu bilgileri aktarıyorsunuz” ifadelerini kullanan Kılıçdaroğlu, iddiaların tüm yönleriyle araştırılması gerektiğini belirtti.

Mehmet Şimşek’e de çağrıda bulunan Kılıçdaroğlu, “Manipülasyon var diyorsunuz, bunu biliyorsunuz ama zamanında önlem almıyorsunuz. Size kimlerin engel olduğunu açıklayın” dedi.

Kılıçdaroğlu ayrıca Cumhurbaşkanlığına bağlı denetim mekanizmalarının da harekete geçirilmesini istedi.

“Okullara sabunu da çorbayı da CHP’li belediyeler koymaya hazırdır”

Konuşmasında okullardaki beslenme ve hijyen koşullarına da değinen Kılıçdaroğlu, öğrencilere sıcak yemek verilmesi ve okul tuvaletlerinde temel hijyen malzemelerinin sağlanması gerektiğini söyledi.

“Ya çocuklara bir tas çorba... Bir tas çorbayı niye vermiyorsunuz? Tuvalette bir kalıp sabunu niye bulundurmuyorsunuz?” diye konuşan Kılıçdaroğlu, belediyelerin bu konuda destek vermeye hazır olduğunu belirtti.

Kılıçdaroğlu, “Bize izin ver, yasak koyma; belediye başkanlarımız girsinler okullara, sabun da koyarlar, suyu da verirler, bir tas çorbayı da verirler” ifadelerini kullandı.

Mekke Anlaşması için Meclis’e açıklama çağrısı

Kılıçdaroğlu’nun gündemindeki bir diğer başlık, konuşmasında Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalandığını belirttiği Mekke Ortak Savunma Anlaşması oldu.

Anlaşmanın tam metninin ve Türkiye’nin üstlendiği askerî yükümlülüklerin TBMM’ye açıklanmasını isteyen Kılıçdaroğlu, “Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın tam metni nedir ve Türkiye hangi askerî yükümlülükleri üstlenmiştir? Biz bilmiyoruz, Türkiye Büyük Millet Meclisi de bilmiyor” dedi.

Bir üyeye yönelik saldırının diğer ülkelere de yapılmış sayılmasına ilişkin hükmün Türkiye açısından otomatik askerî yükümlülük doğurup doğurmadığını soran Kılıçdaroğlu, Suudi Arabistan’ın Husilerle veya İran’la yaşayabileceği olası çatışmalarda Türkiye’nin yükümlülüklerinin sınırlarının açıklanmasını istedi.

Kılıçdaroğlu, “Hava savunma sistemleri, mühimmat, İHA'lar, SİHA'lar, istihbarat ve teknik destekle mi sınırlı, yoksa Türk askerinin veya savaş unsurlarının kullanılmasına kadar genişleyecek bir anlaşma mı bu?” ifadelerini kullandı.

Dış politikanın devlet politikası olması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, anlaşmaya ilişkin ayrıntıların gerekirse TBMM’de kapalı oturumda milletvekilleriyle paylaşılabileceğini söyledi.

Siyasi Ahlak Yasası çağrısını yineledi

Konuşmasının son bölümünde siyasi etik düzenlemelerine değinen Kılıçdaroğlu, Siyasi Ahlak Yasası’nın TBMM’den çıkarılması gerektiğini savundu.

“Siyaset ahlaklı değilse yolsuzluğu engelleyemezsiniz. Siyasetin ahlaki temellerinin atılması lazım” diyen Kılıçdaroğlu, CHP’nin bu konuda daha önce kanun teklifi verdiğini belirtti.

Partisinin yolsuzluk iddialarını siyasi kimlik ayrımı yapmadan takip edeceğini söyleyen Kılıçdaroğlu, “Soygunu yapanın partisine bakmayacağız, kimliğine bakmayacağız, yaşına boyuna bakmayacağız. Kim soygunu yapıyorsa gelip bu ülkede hesabını verecek” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu konuşmasını, “Kim kul hakkı yiyorsa şunu bilecek: Benim karşımda Cumhuriyet Halk Partililer var. Biz bunun hesabını soracağız” sözleriyle tamamladı.