CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara: “İskenderun’da av sezonu bir hafta bile sürmedi”
CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, balıkçılık sektöründe artan mazot ve işletme maliyetleri ile ithal su ürünlerinin oluşturduğu rekabete dikkat çekti. İskenderun’daki balıkçıların av sezonunun başlamasından birkaç gün sonra faaliyetlerini durdurmak zorunda kaldığını belirten Kara, KDV’siz mazot sağlanması, depolama ve paketleme tesisi kurulması ve ithalat rejiminin yerli üreticiyi koruyacak şekilde düzenlenmesi gerektiğini açıkladı.
CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, balıkçılık sektörünün yaşadığı sorunlara ilişkin yazılı basın açıklaması yaptı. 15 Eylül’de başlayan yeni av sezonuna rağmen İskenderun’daki balıkçıların artan maliyetler nedeniyle birkaç gün içinde faaliyetlerini durdurmak zorunda kaldığını belirten Kara, mazot fiyatlarından depolama altyapısına, ithal su ürünlerinden sektörün kurumsal temsiline kadar çeşitli başlıklarda değerlendirmelerde bulundu.
“İskenderun’da av sezonu bir hafta bile sürmedi”
Kara, İskenderun’un yanı sıra Adana ve Mersin’de de balıkçıların benzer sorunlarla karşılaştığını belirterek, “İskenderun’da av sezonu bir hafta bile sürmedi. Sadece İskenderun’da değil, Adana ve Mersin’de de balıkçılarımız kontak kapatmaya mecbur kaldı.” ifadelerini kullandı.
Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine işaret eden Kara, Hatay’da yaklaşık 8 bin 900 ruhsat tezkeresine sahip balıkçı ve 369 balıkçı gemisi bulunduğunu kaydetti. Balıkçılığın özellikle mazot fiyatlarındaki artıştan olumsuz etkilendiğini savunan Kara, “Eşel mobil sistemi, motorin fiyatlarındaki hızlı artış yüzünden devre dışı kaldı. Bugün motorinin litre fiyatı neredeyse 100 liraya ulaştı, geçen yıl aynı dönemde bu fiyat 56 liraydı ve balıkçılar, bu fiyatın da altında mazota ulaşabiliyordu.” açıklamasını yaptı.
Balıkçı gemilerinin denize açılmadan önce de yüksek sabit giderlerle karşı karşıya bulunduğunu ifade eden Kara, “Bir balıkçı gemisinin, hiçbir faaliyette bulunmasa bile, yaklaşık 1,5 milyon liralık bir maliyeti var. Bu gemilerin yaklaşık bir ton yakıt almak zorunda olduğu; makine bakımı, ağ onarımı, personel giderleri gibi önemli harcama kalemleri bulunduğu da göz önüne alınmalı.” dedi.
“Balıkçılara KDV’siz mazot verilmeli”
Balıkçıların yeniden denize açılabilmesi için öncelikle yakıt maliyetlerinin azaltılması gerektiğini belirten Kara, çözüm önerilerinden birinin KDV’siz mazot olduğunu söyledi.
Kara, “Mevcut koşullarda balıkçıların denize açılabilmesi ve avlanabilmesi, öncelikle mazot fiyatlarında bir düşüş sağlanmasıyla mümkün. Bu da balıkçılara KDV’siz mazot verilmesiyle sağlanabilir.” ifadelerini kullandı.
Deniz ürünlerinin daha geniş bir tüketici kitlesine ulaştırılabilmesi için işleme, soğutma ve depolama altyapısının önem taşıdığını belirten Kara, konserve ve dondurma işlemleri için büyük ölçekli tesislere ihtiyaç bulunduğunu kaydetti.
Kara, “Büyük ölçekli soğutma kapasitesine ve alanına sahip paketleme-depolama tesislerinin inşa edilmesi, balıkçıların tek başına altından kalkamayacağı kadar masraflı. Daha önce bu ihtiyacı Et ve Balık Kurumu karşılamaktaydı. Ancak EBK’nın Et ve Süt Kurumuna dönüşümü sırasında balıkçılıkla ilgilenen kısmı bertaraf edildi.” dedi.
İskenderun için depolama ve paketleme tesisi çağrısı
İskenderun’da kurulacak bir depolama ve paketleme tesisinin sektör açısından önemli olduğunu ifade eden Kara, “İskenderun’da bir depolama ve paketleme tesisinin kurulması, balıkçılık sektörümüz için çok faydalı olacak; balıkçılarımızın ürünlerini daha uzun süre depolaması mümkün hale gelecek, aynı zamanda tüketiciye daha fazla ürün sunulabilecektir.” değerlendirmesinde bulundu.
Kara, söz konusu altyapının oluşturulması konusunda Hatay Büyükşehir Belediyesi ile İskenderun Belediyesine sorumluluk düştüğünü belirtti.
“Su ürünleri ithalatında haksız rekabet önlenmeli”
Balıkçılık sektörünün ithal su ürünleri nedeniyle de sorun yaşadığını savunan Kara, özellikle ithal karidese uygulanan vergi düzenlemelerine dikkat çekti. Kara, “Su ürünlerinde uygulanan gümrük tarifesi, yerli üreticiyi kösteklemektedir.” dedi.
Konunun daha önce TBMM’de kurulan ve balıkçılık sektörünün sorunlarını araştıran komisyonda sektör temsilcileri tarafından da gündeme getirildiğini hatırlatan Kara, sorunun çözülemediğini ifade etti.
Kara, “Özellikle İran, Malezya ve Singapur’dan yapılan ithalat, yerli üreticilere zarar veriyor. Ticaret Bakanlığının Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu envanterine bakıldığında, bu üç ülkeden ithal edilen soğuk su karidesleri için yüzde 1 KDV uygulandığı görülüyor.” açıklamasını yaptı.
2026 yılı ithalat rejimi kararlarına da değinen Kara, İran’dan ithal edilen bazı deniz ürünlerinde uygulanan gümrük vergilerinin yerli üreticiler açısından rekabet sorunu oluşturduğunu savundu. Kara, karidesin farklı alt türlerinde ek mali yükümlülüklerin sıfıra çekildiğini, 2019 sonrasında Malezya ve Singapur’dan ithal edilen birçok deniz ürününde de gümrük vergisinin kaldırıldığını ifade etti.
“Maliyet baskısı azaltılmalı, altyapı geliştirilmeli”
İthalat koşullarının yerli üretimi olumsuz etkilediğini ileri süren Kara, balıkçılık sektörünün kurumsal düzeyde yeterli temsile sahip olmadığını da belirtti.
Kara, “Balıkçılık sektörü bir yanda maliyet, bir yanda haksız rekabet kıskacında kalarak sürdürülemez. Mazot başta olmak üzere balıkçılar üzerindeki maliyet baskısı azaltılmalı, depolama ve paketleme altyapısı geliştirilmeli, ithalat rejimi yerli üreticinin lehine olacak biçimde düzenlenmelidir.” ifadelerini kullandı.