CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer: “Çocuklar Karanlıkta Okula Gitmesin, Sabit Saat Uygulamasından Vazgeçilmeli”
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2018 yılından bu yana sürdürülen sabit saat uygulamasının kış aylarında öğrencileri, çalışanları ve günlük yaşamı olumsuz etkilediğini belirterek uygulamanın yeniden değerlendirilmesini istedi. Sabah karanlığında artan elektrik tüketimini ve trafik güvenliği risklerini gündeme taşıyan Gürer, Mecliste komisyonda bekleyen kanun teklifinin görüşülmesi çağrısında bulundu.
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye'de 2018 yılından bu yana uygulanan sabit saat düzenlemesinin kış aylarında ortaya çıkardığı sorunlara dikkat çekerek uygulamadan vazgeçilmesi çağrısında bulundu. Sabah saatlerinde havanın aydınlanmadan günlük yaşamın başladığını belirten Gürer, özellikle çocukların karanlıkta okula gitmesi, çalışanların işe ulaşımı, elektrik tüketimi ve trafik güvenliği açısından düzenlemenin yeniden ele alınması gerektiğini ifade etti.
Sabit saat uygulamasının olumsuz etkilerini daha önce de Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemine taşıdığını hatırlatan Gürer, konuyla ilgili hazırladığı kanun teklifinin komisyonda beklediğini açıkladı. Kış koşulları ağırlaşmadan önlem alınmasını isteyen Gürer, uygulamanın bilimsel veriler doğrultusunda yeniden değerlendirilmesini talep etti.
“GÜN AYDINLANMADAN İNSANLAR SOKAĞA ÇIKIYOR”
2018 yılında sabit saat uygulamasına geçilmesinin ardından yaşanan sorunları defalarca gündeme getirdiklerini belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Meclise sunduğu düzenlemenin henüz görüşülmediğini söyledi.
Gürer, “2018 yılında sabit saat uygulamasına geçilip yaz saati uygulaması terk edildi. O süreçten bugüne de birden çok kere konuyu gündeme getirip bilimsel olarak yapılan uygulamanın olumsuzluklarına dikkat çektik. Kanun teklifi de verdik. Bu kanun teklifinde bir saat öne alınmayla ilgili önerimizi de yerine getirdik. Ama bugüne kadar Mecliste bu konu komisyonda kaldı ve gündeme gelmedi.” dedi.
Sabah saatlerindeki karanlığın özellikle öğrenciler ve çalışanlar açısından günlük yaşamı zorlaştırdığını ifade eden Gürer, işe gitmek için erken saatlerde evlerinden çıkan vatandaşların yeterince dinlenemediğini belirtti.
Gürer, “Sabahları ne deriz? Günaydın. Bu mantıkla gün ağarmadan insanlar sokağa çıkıyor. Çocuklar okula gitmekte zorlanıyor. Çalışanlar 6.30 gibi, en az bir saat hazırlanma süresini dikkate alırsak iş yerine gitmek için kalkıyor. Uykular yeterince alınmıyor. Sokak lambalarının olmadığı yerlerde aydınlanma olmadığı için işe gidenler, özellikle kadınlar açısından da olumsuzluklar yaşanıyor.” diye konuştu.
“BU YIL KIŞ SAATİ UYGULAMASI YENİDEN DEĞERLENDİRİLMELİ”
Küresel iklim değişikliğiyle birlikte mevsim koşullarının farklılaştığına dikkat çeken Gürer, kış aylarında yaşanabilecek kar yağışı, buzlanma ve yoğun bulutluluğun sabah karanlığının etkilerini artırabileceğini söyledi.
Gürer, “Küresel iklim değişikliğiyle artık mevsimlerin kaydığı bir süreçteyiz. Kış koşulları daha ağırlaşıyor. Havanın, bulutların varlığında ortaya çıkan sel, dolu ya da karla birlikte daha geç aydınlanması, önümüzdeki sürecin daha problemli geçmesine neden olacak görülüyor. Bu nedenle bu yıl mutlaka bu uygulama yeniden değerlendirilmeli.” ifadelerini kullandı.
Özellikle kış aylarında öğrencilerin okula ulaşımında ve çalışanların iş yerlerine gitmesinde yaşanabilecek güçlüklere işaret eden Gürer, karanlık saatlerde başlayan günlük yaşamın elektrik tüketimini de etkilediğini belirtti.
Gürer, “Kışın buzlanma ve havanın soğukluğu arttığı süreç içinde çocukların okula gitme isteklerinden evde elektrik tüketimine kadar önemli olumsuzlukların yaşanma ihtimali var. Onun için durumun yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulunuyoruz.” dedi.
“GÜN DOĞMADAN YANAN LAMBALARLA NASIL TASARRUF SAĞLANIYOR?”
Sabit saat uygulamasının enerji tasarrufu sağladığı yönündeki açıklamaları eleştiren CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, sabah saatlerinde evlerde, okullarda ve iş yerlerinde aydınlatma ihtiyacının arttığını belirtti.
Gürer, “Enerji tasarrufunun sağlandığını bakanlık söylüyor. Bu uygulamayla enerji tasarrufu nasıl sağlanıyor? Gün aydınlanmadan iki saat önce evlerde elektrik tüketimi başlıyor. Keza iş yerleri, okullar; oralarda da daha erken saatlerde aydınlanma sağlamak için lambalar yanıyor. Buradan nasıl tasarruf sağlanıyor?” diye sordu.
Elektrik Mühendisleri Odasının sabit saat uygulamasının elektrik tüketimini artırdığı yönünde raporlar yayımladığını hatırlatan Gürer, enerji tasarrufuna ilişkin resmi açıklamalarla meslek kuruluşlarının değerlendirmelerinin karşılaştırılması gerektiğini söyledi.
Sabah karanlığının yalnızca elektrik tüketimiyle sınırlı olmayan etkileri bulunduğunu savunan Gürer, uygulamanın psikolojik ve ekonomik sonuçlarına da dikkat çekti.
Gürer, “Sabah karanlığında artan tüketimin yanı sıra psikolojik sorunlar da katlanıyor. Bu anlamda şirketlere kazanç sağlandığı yönünde de bir kanı var. Çünkü o saatte daha çok elektrik tüketimi kime yarıyor? Özel sektörün elektrik satan firmalarına, şirketlerine yarıyor.” ifadelerini kullandı.
“BİLİMSEL VERİLERLE BAKANLIĞIN AÇIKLAMALARI ARASINDA FARK VAR”
Sabit saat uygulamasının enerji tüketimine etkileri konusunda farklı değerlendirmeler bulunduğunu belirten Gürer, bakanlığın soru önergelerine verdiği yanıtlarda İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından hazırlanan bir rapora atıfta bulunduğunu hatırlattı.
Söz konusu raporun dayanaklarına ilişkin araştırmalarında soru işaretleriyle karşılaştıklarını dile getiren Gürer, bilim insanları ve meslek kuruluşlarının değerlendirmelerinin dikkate alınmasını istedi.
Gürer, “Olayın özü, iktidar tarafından söylenenlerle bilim insanlarının ve Elektrik Mühendisleri Odasının söyledikleri arasında farklılık olmasıdır. Enerji sarfiyatından günün aydınlanmasına kadar bilimsel veriler, bu sistemin daha fazla enerji tüketimine ve psikolojik sorunlara yol açtığını gündeme taşıyor.” diye konuştu.
Uygulamanın enerji tasarrufu sağladığı yönündeki iddiaların bilimsel araştırmalarla yeniden incelenmesi gerektiğini belirten Gürer, sabah saatlerinde artan aydınlatma ihtiyacının değerlendirmelerde göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.
“DOĞU İLE BATI ARASINDAKİ GÜNEŞ DOĞUŞU FARKI DİKKATE ALINMALI”
Türkiye'nin doğusu ile batısı arasında güneşin doğuş saatlerinde önemli farklılıklar bulunduğunu belirten Gürer, sabit saat uygulamasının özellikle nüfus yoğunluğunun fazla olduğu batı illerinde sabah karanlığının daha belirgin yaşanmasına neden olduğunu savundu.
Gürer, “Ülkemizde bir saate yakın bölgeler arası güneş doğmasının farklılığı var. Yani doğuyla batı arasında, özellikle Ankara, İstanbul gibi illerde, nüfus yoğun bölgelerde bir saat ileri alınması, havanın aydınlanmasına daha yakın bir sürecin oluşmasına vesile olacak.” dedi.
Farklı ülkelerde güneşin doğuş ve batış saatlerine göre düzenlemeler yapıldığını hatırlatan Gürer, Türkiye'de de alternatif saat uygulamalarının tartışılabileceğini ifade etti.
Gürer, “Yaz saati uygulayan ülkeler güneşin doğuşu ve batış saatlerinin değişken oluşunu dikkate alıyor. Kimi ülkelerde kademeli uygulamalar da var. Bunlar da tartışılabilir ama esas olan saat uygulamasında yeniden yaz saati uygulamasına dönülmesidir.” ifadelerini kullandı.
“TRAFİK KAZALARI VE ÇOCUKLARIN EĞİTİMİ DE DİKKATE ALINMALI”
Sabit saat uygulamasının trafik güvenliği üzerindeki olası etkilerinin de değerlendirilmesini isteyen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, kış aylarında karanlık, soğuk hava ve buzlanmanın ulaşımda risk oluşturabileceğine dikkat çekti.
Gürer, “Bu yıl kışın sert geçeceği, bu nedenle havanın daha geç aydınlanacağı dikkate alındığında, en azından güneş ışığıyla yolların biraz daha aydınlanmış olduğu bir süreçte işe gidilmesi daha doğru olacaktır.” dedi.
Öğrencilerin karanlıkta okula gitmesinin eğitim yaşamı ve günlük düzenleri açısından da ele alınması gerektiğini belirten Gürer, uygulamanın yalnızca enerji tüketimi üzerinden değerlendirilmesine karşı çıktı.
İktidara çağrıda bulunan Gürer, “Bu uygulamayla ortaya çıkabilecek trafik kazalarını, psikolojik olumsuzlukları, çocukların eğitimine yansıyacak olumsuzlukları da birlikte değerlendirmek gerekiyor. Yaz saati uygulamasına yeniden dönülmeli ve saatin bir saat ileri alınmasına yönelik düzenleme yapılmalıdır.” diye konuştu.
“KANUN TEKLİFİMİZ MECLİSTE BEKLİYOR”
Sabit saat uygulamasından vazgeçilmesi için hazırladığı kanun teklifinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde ilgili komisyonda beklediğini belirten Gürer, düzenlemenin bir an önce görüşülmesini istedi.
Saat uygulamasına ilişkin farklı seçeneklerin de değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Gürer, bölgesel saat farklılıklarının, aydınlanma ihtiyacının ve enerji tüketiminin birlikte ele alınmasını önerdi.
Gürer, “Birden fazla saat dilimi önerisi de dikkate alınarak aydınlanma ve ısınma ihtiyacıyla birlikte ortaya çıkan durumlar gözetilmeli ve bu bağlamda yeniden yaz saati uygulamasına geçilmelidir. Hem çocuklarımız hem çalışanlarımız hem kurumlarımız açısından bu durum yeniden değerlendirilmelidir.” dedi.
Kış koşulları ağırlaşmadan gerekli düzenlemelerin yapılması gerektiğini vurgulayan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Mecliste bekleyen teklifinin yasama gündemine alınması çağrısını yineledi.
Gürer, “Mecliste kanun teklifimiz bekliyor. Bir an önce ilgili komisyonda değerlendirilip Mecliste kanun olarak çıkmasının yararlı olacağını belirtiyorum.” ifadelerini kullandı.