CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer: “Domates çiftçisinin bir yıllık emeği boşa gitmemeli”
CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, domates üreticisinin artan gübre, ilaç, tohum, sulama ve işçilik giderlerine karşı düşük ürün fiyatlarıyla karşı karşıya kaldığını belirtti. Gürer, tarlada 3 ila 8 lira arasında fiyat oluştuğunu, tüketicinin ise domatesi rafta 60-70 liraya kadar çıkan fiyatlarla alabildiğini ifade ederek bölgesel üretim planlaması, girdi desteği ve üretici-tüketici arasındaki fiyat farkını azaltacak düzenlemeler yapılmasını istedi.
CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye'de yıllara göre değişmekle birlikte yıllık ortalama 14 milyon ton domates üretildiğini, önemli miktarda domates ve salçanın da ihraç edildiğini belirtti. Gürer, artan girdi maliyetlerinin üreticiyi zorladığını, ürün fiyatlarının ise maliyetlerdeki yükselişi karşılayamadığını söyledi.
Gürer, domates üretiminde bölgesel planlamaya ihtiyaç bulunduğunu belirterek, “Üreticilerle konuştuğumuzda diyorlar ki, girdi maliyeti düşük olsun, biz domatesi daha uygun fiyatta verelim. Ama ürettiğimiz fiyata satamadığımız zaman bu işi yapmak istemiyoruz.” dedi.
DOMATES ÜRETİCİSİ ÜRÜNÜNDEN PARA KAZANAMADIĞINI SÖYLÜYOR
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, üreticilerin bu yıl da domatesten beklediği geliri elde edemediğini ifade ederek, “Bu yıl yine domates üreticisi ürettiği üründen para kazanamadığını söyleyerek dert yanıyor. 14 milyon ton ortalama ülkemizde domates yetişiyor. Önemli ölçüde de ürün ve salça ya da kurutularak ihraç ediliyor.” diye konuştu.
Üretim maliyetlerinin bölgelere göre değiştiğini kaydeden Gürer, özellikle sulamanın bazı üretim bölgelerinde önemli bir gider oluşturduğunu belirtti. Gürer, “Bölgelere göre domatesle ilgili giderler farklılaşıyor. Özellikle sudaki gider, su olmayan bölgelere göre daha fazla ek maliyet yaratıyor.” ifadelerini kullandı.
İŞÇİLİK YEVMİYESİ 1200 LİRAYA KADAR ÇIKTI
Gürer, üreticinin karşı karşıya bulunduğu maliyet kalemleri arasında işçiliğin de önemli yer tuttuğunu belirterek, “İşçilik maliyeti günlük 1200 lira yevmiyesine kadar yükselmiş durumda. İlacı, gübresi, tohumu, sulama suyu ve diğer giderlerle maliyet artıyor. Domates üreticisi bu yıl ürünün değer bulmasını bekledi ama değer bulmadı.” dedi.
Domatesin üretildiği bölge ve üretim yoğunluğuna bağlı olarak fiyatların farklılaştığını aktaran Gürer, üreticiden çıkış fiyatının bazı illerde 3 ila 8 lira arasında değiştiğini söyledi.
Gürer, “3 lira ile 8 lira aralığında farklı illerde domatesin fiyatı oluşuyor. Çünkü üretim alanı daha geniş olan yerde domatesin fiyatı daha düşük. Bazı bölgelerde 8 liraya kadar toptan satışlar gerçekleşiyor.” dedi.
Girdi maliyetlerindeki yükselişin üreticinin gelirini baskıladığını savunan Gürer, çiftçinin ürününü değerinde satmakta zorlandığını ifade etti.
“GİRDİ MALİYETİ DÜŞÜK OLSUN, DOMATESİ DAHA UYGUN FİYATA VERELİM”
Üreticilerle yaptığı görüşmelere değinen Gürer, çiftçilerin temel beklentisinin üretim maliyetlerinin azaltılması olduğunu belirterek, “Üreticilerle konuştuğumuzda diyorlar ki girdi maliyeti düşük olsun, biz domatesi daha uygun fiyatta verelim. Ama ürettiğimiz fiyata satamadığımız zaman bu işi yapmak istemiyoruz.” diye konuştu.
Domates üretiminde yaşanan sorunların yeni olmadığını ifade eden Gürer, “Ülkemizde son 25 yıl içinde domateste birden fazla sorun yaşandı. Bununla ilgili de bir planlamaya ihtiyaç var.” dedi.
“DOMATESİN GİRMEDİĞİ HEMEN HEMEN YEMEK DAHİ YOK”
Domatesin sofralık tüketimin yanı sıra salça, kurutulmuş ürün ve turşu olarak da değerlendirildiğine işaret eden Gürer, “Salçalık domates, kurutmalık domates, turşuluk domates gibi domatesin girmediği hemen hemen yemek dahi yok.” ifadelerini kullandı.
Gürer, yalnızca domateste değil, patates ve soğan gibi temel tarım ürünlerinde de üretim planlaması yapılması gerektiğini savundu.
“Onun için domateste olsun, patateste, soğanda olsun, Tarım ve Orman Bakanlığı bölgesel olarak bu işi düzenli planlamalı ve üretici ürettiği üründen zarar etmemeli. Girdi maliyetleri makul bir noktaya çekilmeli ve üreticiden tüketiciye giden ürünün kat kat fiyat artmasının önüne geçilmeli.” dedi.
TARLADA ÜRETİCİ, RAFTA TÜKETİCİ FİYATTAN ŞİKÂYETÇİ
Üretici ile tüketici fiyatları arasındaki farka dikkat çeken Gürer, “Tarlada üreten para kazanamıyor. Rafta da giden ürünü alırken zorlanıyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Emekliler, asgari ücretliler ve dar gelirli yurttaşların sebze ve meyveye erişimde güçlük yaşadığını belirten Gürer, “Özellikle emekli, asgari ücretli dar gelirliler sebzeye, meyveye ulaşımda sıkıntı çekiyorlar. Çünkü burada 8 liraya satılan domatesi 60 liradan 70 liradan rafta almak durumunda kalıyorlar. Bu sistemin sorunu. Sistem doğru planlanırsa bu sorunlar aşılır.” dedi.
İHRACATTAKİ KISITLAMALARA DİKKAT ÇEKTİ
Domates ve salça ihracatındaki uygulamaların üretim zincirini doğrudan etkilediğini belirten Gürer, ihracatta yaşanan kısıtlamaların fabrikaların stoklarını ve sonraki üretim dönemindeki alım kararlarını etkileyebildiğini söyledi.
Gürer, “İhracatta da yurt dışına salça gönderilirken orada kısıtlama getirilip fabrikadaki salça stokta kalmasına yol açılırsa öyle olunca da fabrika gidip domatesi ikinci yıl alırken nazlanıyor. Bunların doğru planlaması, üreticiye destek verilmesi, girdi maliyetlerinin düşürülmesi için çalışma yapılması esas olmalıdır.” diye konuştu.
Domatesin işlenerek katma değerinin artırılabileceğini belirten Gürer, “Ne yapılır? Kurutulur, salça yapılır. Bunun yanı sıra turşusu yapılır. Yani farklı alanlarda domatesten yararlanabilir.” ifadelerini kullandı.
SÖZLEŞMELİ ÜRETİMDE YAŞANAN SORUNLARI ANLATTI
Bazı bölgelerde domates üretiminin sözleşmeli olarak gerçekleştirildiğini kaydeden Gürer, üretimin arttığı dönemlerde çiftçilerin ürünlerini değerlendirmekte sorun yaşayabildiğini söyledi.
Gürer, “Oysa ülkemizde son yıllarda domateste de sorun var. Yurt dışına önemli ihracat yapıyoruz. Salça ihracatı, domates ihracatı gerçekleştiriyoruz. Ancak uygulanan yanlış politikalar bu bağlamda da çiftçiyi sorumlu kılıyor. Bazı bölgelerde domates sözleşmeli ürün olarak yetiştiriliyor. Fabrikalar ürün çok olunca üreticiyi boğuyorlar. Böyle olunca sıkıntı oluyor.” dedi.
“ÜRÜNLERİMİZ TARLADA KALMASIN”
Anadolu'nun birçok bölgesinde domatesin geleneksel yöntemlerle salçaya dönüştürüldüğünü hatırlatan Gürer, “Anadolu'nun çoğu yerinde salça şu anda kaynatılıyor. Yurttaşlarımız pazar yerlerinden aldıkları domatesleri ya da yetiştirdikleri ürünleri salçaya çevirerek 6-7 ay boyunca bundan fayda sağlıyorlar.” ifadelerini kullandı.
Domatesin işlenmiş ve kurutulmuş ürünlere dönüştürülmesinin önemine işaret eden Gürer, “Önemli olan işlenmiş ve kurutulmuş ürüne dönüştürülerek daha fazla fayda sağlayacağımız ürünlerimiz tarlada kalmasın.” dedi.
“DOMATES ÇİFTÇİSİNİN BİR YILLIK EMEĞİ BOŞA GİTMEMELİ”
Üreticinin bir yıllık emeğinin karşılığını alabilmesi için tarım politikalarında planlama yapılması gerektiğini belirten Gürer, üretim, işleme tesisleri ve ihracatın birbirini destekleyecek şekilde ele alınmasını istedi.
Gürer, “Domates çiftçisi para kazanamadığını söylüyor. O domates çiftçisinin bir yıllık emeği boşa gitmemeli. Bu anlamda daha çok tesis, daha çok üretim, daha çok ihracat ve ihracat yapılırken de uygulamalarda sorun olmayacak düzenlemelere gidilmelidir. Domates üreticisinin bu yıl yaşadığı sorun daha önceki dönemlerde de tekrarlanmıştır. Artık planlı bir tarım politikasıyla bu sorunların önüne geçilmesi gerekir.” ifadelerini kullandı.