DAÜ Vakıf Yöneticiler Kurulu Üyesi Özdinç Akdel: “Sporun birkaç günlük heyecanı, gençlerin hayatında yıllarca sürecek alışkanlıklara dönüşmeli”
Doğu Akdeniz Üniversitesi Vakıf Yöneticiler Kurulu Üyesi Özdinç Akdel, DAÜ’nün ev sahipliğinde Gazimağusa’da düzenlenen Futboltenisi Dünya Şampiyonası’nın üniversiteye, öğrencilere ve kente sağlayacağı katkıları değerlendirdi. Akdel, farklı ülkelerden sporcuları buluşturan organizasyonun uluslararası ilişkileri güçlendirdiğini belirterek, “Sağlıklı Yaşam ve Spor Yılı” vizyonunun gençlerin yaşam alışkanlıklarına kalıcı biçimde yansımasının önemini vurguladı.
Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) Vakıf Yöneticiler Kurulu Üyesi Özdinç Akdel, üniversitenin ev sahipliğinde gerçekleştirilen Futboltenisi Dünya Şampiyonası dolayısıyla yaptığı açıklamada, uluslararası spor organizasyonlarının öğrencilerin gelişimine, üniversitenin kurumsal vizyonuna ve Gazimağusa’nın tanıtımına sağlayabileceği katkılara dikkat çekti.
Irak, Pakistan, Romanya, Fransa, Moldova, Türkiye, Macaristan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), Danimarka ve Slovakya’dan sporcuların katıldığı şampiyonanın farklı kültürleri aynı sahada buluşturduğunu belirten Akdel, organizasyonun sportif rekabetin ötesinde toplumsal ve kültürel bir anlam taşıdığını ifade etti.
Akdel, “Bugün aynı sahada buluşan sporcular bize kendi hedeflerimizin peşinden giderken başkasının hakkına, emeğine ve varlığına yer açmayı hatırlatıyor.” sözleriyle sporun karşılıklı saygı ve dayanışma açısından önemini vurguladı.
“Üniversitenin Toplumsal Değeri Kampüsünde Kurduğu Hayatla da Ölçülmeli”
DAÜ Vakıf Yöneticiler Kurulu Üyesi Özdinç Akdel, uluslararası şampiyonanın üniversite ve toplum açısından taşıdığı anlamı değerlendirirken, üniversitelerin yalnızca akademik ve ekonomik göstergelerle ele alınmaması gerektiğini belirtti.
Akdel, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“DAÜ Vakıf Yöneticiler Kurulu’nun bir üyesi olarak bu organizasyonu değerlendirirken kendime şu soruyu soruyorum: Bir üniversitenin böyle bir buluşmaya kapılarını açması, kurumuna ve içinde bulunduğu topluma ne kazandırır?”
Üniversitelerin başarı ölçütleri arasında öğrenci sayıları, bilimsel yayınlar, uluslararası sıralamalar ve mali göstergelerin bulunduğunu hatırlatan Akdel, bu göstergelerin yanında öğrencilerin kampüs yaşamında edindiği deneyimlerin de dikkate alınması gerektiğini kaydetti.
Akdel, “Üniversitelerin başarısını öğrenci sayıları, bilimsel yayınlar, uluslararası sıralamalar ve mali göstergeler üzerinden değerlendiriyoruz. Yönetim sorumluluğu taşıyan herkes gibi ben de bu göstergeleri önemsiyorum. Ancak bir üniversitenin toplumsal değerini anlayabilmek için kampüsünde nasıl bir hayat kurulduğuna da bakmamız gerekiyor.” dedi.
Öğrencilerin sağlıklı yaşam alışkanlıkları edinmesinin ve çevreleriyle güçlü ilişkiler geliştirmesinin üniversite eğitiminin önemli bir parçası olduğunu belirten Akdel, yükseköğretim kurumlarının bu alanlarda da sorumluluk üstlenmesi gerektiğine işaret etti.
“Sağlıklı Yaşam ve Spor Yılı Eğitim Anlayışımızı Zenginleştirecek”
DAÜ Rektörü'nün şampiyonanın açılışında değindiği “Sağlıklı Yaşam ve Spor Yılı” temasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Akdel, söz konusu yaklaşımın üniversitenin geleceğe yönelik hedefleri bakımından önem taşıdığını ifade etti.
Akdel, “Rektörümüzün açılış konuşmasında değindiği ‘Sağlıklı Yaşam ve Spor Yılı’ teması, bu soruyu düşünürken özellikle dikkatimi çekti. Doğrusu, bu temayı üniversitenin geleceğe bakışı açısından çok önemsediğimi belirtmeliyim. Gençlerin sağlığını, yaşam alışkanlıklarını ve sosyal gelişimini üniversitenin gündemine taşıyan bu yaklaşımın, eğitim anlayışımızı zenginleştirecek bir vizyon içerdiğine inanıyorum.” açıklamasında bulundu.
Sağlıklı yaşam anlayışının yalnızca fiziksel hareketlilikle sınırlı olmadığını belirten Akdel, dayanışma, birlikte üretme ve bireyin kendi iyilik haline özen göstermesinin de kampüs kültürünün bir parçası olması gerektiğini vurguladı.
Akdel, “Düzenli hareket etmeyi, birlikte üretmeyi, dayanışmayı ve insanın kendi iyilik haline özen göstermesini kampüs kültürünün parçası haline getirmek, uzun vadeli bir eğitim hedefidir. Bu vizyonun değeri, yıl boyunca öğrencilerin gündelik hayatına ne ölçüde dokunabildiğinde ortaya çıkacaktır.” ifadelerini kullandı.
“Farklı Ülkelerden Sporcular Ortak Bir Zeminde Buluşuyor”
Futboltenisi Dünya Şampiyonası’nın uluslararası kültürel etkileşime katkısını değerlendiren Akdel, farklı ülkelerden gelen sporcuların aynı kurallar çerçevesinde mücadele etmesinin birlikte yaşama kültürü açısından önemli bir örnek oluşturduğunu belirtti.
Akdel, “Futboltenisi Dünya Şampiyonası’nı da bu anlayışın somut karşılıklarından biri olarak görüyorum. Farklı ülkelerden sporcular aynı sahaya çıktığında, beraberlerinde farklı dilleri, alışkanlıkları ve hayat hikayelerini getiriyor. Müsabakanın başlayabilmesi için ise ortak bir zeminde buluşmaları gerekiyor. Kuralları kabul ediyor, birbirlerinin emeğini tanıyor ve aynı mücadelenin parçası oluyorlar. Birbirine benzemeden birlikte hareket edebilmenin mümkün olduğunu gösteriyorlar.” dedi.
Üniversite öğrencilerinin farklı ülkelerden insanlarla kurdukları ilişkilerin dünya görüşlerini geliştirebileceğine dikkat çeken Akdel, sporun bu etkileşimi sağlayan alanlardan biri olduğunu ifade etti.
Akdel, “Üniversitenin yaşatması gereken kültürün önemli bir parçası da budur. Öğrencinin dünyası, karşılaştığı insanlar ve deneyimler ölçüsünde genişler. Başka bir ülkenin sporcusuyla yapılan kısa bir sohbet bile, o ülke hakkında yıllardır taşınan bir yargının yeniden düşünülmesini sağlayabilir.” değerlendirmesinde bulundu.
“Spor, İnsanın Karakterini ve Birlikte Yaşama Kültürünü Geliştiriyor”
Spor müsabakalarının bireysel ve toplumsal değerler bakımından önemli deneyimler sunduğunu kaydeden Akdel, rekabet ortamında kurallara bağlılık, sorumluluk ve rakibe saygı gibi davranışların öne çıktığını belirtti.
Akdel, açıklamasında şu soruları yöneltti:
“Sahanın kendisi de güçlü sorular barındırıyor. Kazanma arzumuz yükseldiğinde kurallara bağlı kalabiliyor muyuz? Başarısızlık karşısında sorumluluk alabiliyor muyuz? Rakibimizin başarısını takdir edebiliyor muyuz? Takım arkadaşımız hata yaptığında nasıl davranıyoruz? Bu soruların yanıtları, insanın karakteri kadar birlikte yaşama kültürünü de ilgilendiriyor.”
Sağlıklı yaşam kavramının bedensel, zihinsel ve sosyal gelişimi birlikte kapsadığını vurgulayan Akdel, üniversitelerin bu anlayış doğrultusunda bireyler yetiştirmesinin toplumsal katkı açısından önem taşıdığını ifade etti.
Akdel, “Kendi bedenine özen gösteren, sınırlarını tanıyan, başkalarıyla dayanışma kurabilen ve rekabeti hakkaniyet içinde sürdürebilen bireyler yetiştirmek, üniversitenin topluma yapabileceği değerli katkılar arasındadır.” dedi.
“DAÜ’nün Spor Altyapısı Uluslararası Buluşmalara Hizmet Ediyor”
Üniversitenin mevcut kaynaklarının ve spor tesislerinin verimli kullanılmasının kurumsal yönetim açısından önem taşıdığını belirten Akdel, uluslararası organizasyonların bu altyapının öğrencilere ve topluma sağlayabileceği katkıları görünür kıldığını kaydetti.
Akdel, “Vakıf yönetiminde sorumluluk üstlenen bizlerin bir görevi de kurumun bugünkü ihtiyaçlarıyla uzun vadeli toplumsal katkısı arasında bağ kurabilmektir diye düşünüyorum. Üniversitenin kaynaklarının dikkatli kullanılması, tesislerinin verimli işletilmesi ve faaliyetlerinin anlamlı sonuçlar üretmesi elbette önemlidir.” ifadelerini kullandı.
Kurumsal faaliyetlerin değerlendirilmesinde öğrencilerin kazandığı alışkanlıkların, uluslararası ilişkilerin ve toplumla geliştirilen bağların da dikkate alınması gerektiğini belirten Akdel, DAÜ’nün spor altyapısının farklı ülkelerden sporcuları ağırlamasını bu açıdan değerlendirdi.
Akdel, “DAÜ’nün spor altyapısının uluslararası bir buluşmaya hizmet etmesi, bu açıdan kıymetlidir. Üniversitenin yıllar içinde oluşturduğu imkanlar, farklı ülkelerden insanları bir araya getiren ortak bir alana dönüşmektedir.” dedi.
Şampiyonanın öğrencileri spor yapmaya ve üniversitenin tesislerinden yararlanmaya teşvik edebileceğini belirten Akdel, yeni spor branşlarıyla tanışma fırsatının organizasyonun kalıcı kazanımlarından biri olabileceğini ifade etti.
“Gazimağusa’ya Gelen Her Sporcu Ülkemizi Kendi Deneyimiyle Tanıyacak”
Şampiyonanın Gazimağusa açısından taşıdığı öneme de değinen Akdel, farklı ülkelerden gelen sporcuların ve konukların kentte edindikleri deneyimlerin uluslararası tanıtıma katkı sağlayabileceğini belirtti.
Akdel, “Bir diğer önemli olduğunu düşündüğüm husus ise Gazimağusa’ya gelen her sporcu ve konuğun, burayı kendi deneyimiyle tanımasıdır. Karşılandığı ilk andan ayrıldığı güne kadar gördüğü ilgi, kurduğu dostluklar ve yaşadığı deneyimler, zihninde bu ülkeye dair bir iz bırakacaktır.” ifadelerini kullandı.
Organizasyonun niteliğinin ve konuklara gösterilen ilginin üniversitenin kurumsal değerlerini yansıtacağını vurgulayan Akdel, “Düzenli işleyen bir organizasyon, özenle hazırlanmış bir tesis ve ihtiyaç anında uzatılan bir yardım eli, kurumumuzun değerlerini görünür kılacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.
“Şampiyonanın Asıl Kazanımı Gençlerin Hayatında Bırakacağı İz Olacak”
Futboltenisi Dünya Şampiyonası’nın tamamlanmasının ardından organizasyonun öğrencilere ve üniversiteye sağladığı kazanımların değerlendirilmesi gerektiğini belirten Akdel, spor etkinliklerinin kampüs yaşamında sürdürülebilir alışkanlıklara dönüşmesinin önemini vurguladı.
Akdel, “Şampiyona sona erdiğinde kazananlar belli olacak, kupalar verilecek ve takımlar ülkelerine dönecek. Bizim ise ardından sormamız gereken sorular olacak: Öğrencilerimize nasıl bir deneyim kazandırdık? Hangi ilişkilerin temelini attık? Bu heyecanı kampüste daha hareketli, daha katılımcı ve daha sağlıklı bir yaşama nasıl taşıyabiliriz?” dedi.
DAÜ’nün “Sağlıklı Yaşam ve Spor Yılı” vizyonunun kalıcı etkiler oluşturması gerektiğine dikkat çeken Akdel, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü:
“Bir Vakıf Yöneticiler Kurulu üyesi olarak, ev sahipliğimizin değerini bu soruların yanıtlarında görüyorum. ‘Sağlıklı Yaşam ve Spor Yılı’ vizyonunun kalıcı karşılığını da burada arıyorum: Sporun birkaç günlük heyecanının, gençlerin hayatında yıllarca sürecek alışkanlıklara ve ilişkilere dönüşmesinde.”
Akdel, açıklamasının sonunda sporun bireysel hedeflerle toplumsal sorumluluk arasında bağ kurduğunu belirterek şunları kaydetti:
“Bugün aynı sahada buluşan sporcular bize kendi hedeflerimizin peşinden giderken başkasının hakkına, emeğine ve varlığına yer açmayı hatırlatıyor. Üniversitemizin bu karşılaşmaya zemin hazırlamasını ve sağlıklı yaşamı ortak bir kurumsal hedef olarak benimsemesini, geleceğe karşı taşıdığı sorumluluğun anlamlı bir ifadesi olarak görüyorum.”