DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sadullah Kısacık: “TMO fındık üreticisinin kara gün dostu olmadı”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sadullah Kısacık: “TMO fındık üreticisinin kara gün dostu olmadı”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Parti Sözcüsü ve Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, Sakarya’nın Kocaali ilçesinde fındık üreticilerinin basın açıklamasına katıldı. Artan üretim maliyetleri, TMO’nun 255 liralık alım fiyatı, randıman kriterleri, kahverengi kokarca zararı ve piyasadaki tekelleşmeye dikkat çeken Kısacık, fındıkta üreticiyi merkeze alan kapsamlı bir tarım reformu çağrısı yaptı.

Ekim 4, 2026 - 14:53


DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Parti Sözcüsü ve Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, Sakarya’nın Kocaali ilçesinde fındık üreticilerinin yaşadığı sorunlara dikkat çekmek amacıyla düzenlenen basın açıklamasına katıldı. Kısacık, üreticilerin artan girdi maliyetleri ve alım fiyatları karşısındaki durumunu değerlendirerek Toprak Mahsulleri Ofisinin (TMO) üreticiyi desteklemesi gerektiğini söyledi.

Basın açıklamasına DEVA Partisi Sakarya İl Başkanı Ercan Başnuh, Kocaali İlçe Başkanı Zuhal Vuran ve parti teşkilatı mensuplarıyla katılan Kısacık, Saadet Partisi Bursa Milletvekili Mehmet Atmaca ile birlikte üreticilere destek verdi. Kısacık; üretim maliyetlerinden TMO'nun alım politikasına, kahverengi kokarca zararından fındık piyasasındaki yapıya kadar farklı başlıklarda değerlendirmelerde bulundu.

“255 TL’nin adı var kendisi yok”

TMO’nun 2026/2027 dönemi için açıkladığı 255 liralık fiyatın üreticinin maliyetleri karşısında yetersiz kaldığını savunan Kısacık, kilogram başına üretim maliyetinin 200 liranın altında olmadığını söyledi.

Kısacık, “İşçilik, bahçe bakımı, ilaç, gübre ve akaryakıt gibi maliyet kalemlerindeki artışlar nedeniyle fındığın kg başına üretim maliyeti 200 TL’den aşağı değil. Çiftçi geçen seneden zarar etmiş, borcunu ödeyememiş, geçen seneye nazaran maliyetler kat kat artmış. Tüm bu olumsuzluklara rağmen bu sene için açıklanan fiyat 255 TL.” dedi.

TMO'nun randıman kriterlerine de değinen Kısacık, açıklanan fiyatın üreticinin satışına aynı şekilde yansımadığını ileri sürdü. Kısacık, “Fiyatın da adı var ama kendisi yok. Çünkü TMO 50 randıman altındaki ürünü açıkladığı fiyattan almıyor. Çiftçi ürününü 160 TL’den satabilirse şükrediyor.” ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin fındık üretimi ve ihracatındaki konumuna işaret eden Kısacık, üreticinin buna rağmen ekonomik sorun yaşadığını belirterek, “Fındığın hem üretiminde hem de ihracatında dünyada ilk sıradayız. Son 1 yılda 2,5 milyar dolar ihracat geliri sağlanmış ama çiftçi zarar ediyor. Şu anda fındık tarımında yaşananlar akla ziyan ve hesapla, kitapla anlaşılır gibi değil.” diye konuştu.

“TMO çiftçiye ürününü almıyorum diyerek kapıları kapatamaz”

TMO’nun üretici açısından piyasada fiyat dengesini sağlayacak bir işlev üstlenmesi gerektiğini söyleyen Kısacık, kurumun alım politikasını eleştirdi. Randıman, kalite ve kahverengi kokarca nedeniyle zarar gören ürünlerin alınmamasının çiftçiyi tüccara ve uluslararası şirketlere yönelttiğini savundu.

Kısacık, “Fiyat dengesini sağlamak ve çiftçiyi desteklemek amacıyla çiftçinin kara gün dostu olarak kurulan TMO, fındık üreticisinin yaşadığı şu kara günlerde kapılarını üreticiye kapatmıştır. Üründeki randıman, kalite ve kahverengi kokarcadan kaynaklı hasarı bahane ederek çiftçinin ürününü almayan TMO, üreticiyi uluslararası şirketlerin ve tüccarın kucağına atarak kara gün dostluğunu çiftçiden esirgemiştir.” dedi.

TMO'nun üreticinin elindeki ürüne sahip çıkması gerektiğini belirten Kısacık, “Kara gün dostu olan TMO, ‘Ben bu ürünü almıyorum. Git tüccara 50-60 TL’ye sat’ diyerek, çiftçiyi bu zor günlerinde kapıdan geri gönderir mi?” sözleriyle tepkisini dile getirdi.

“Fındık tarımının geleceği tehlikede”

Fındık üretiminde yaşanan mevcut sorunların yalnızca bugünkü gelir kaybıyla sınırlı olmadığını savunan Kısacık, üretimde sürekliliğin de risk altında olduğunu ifade etti. Üretici desteklerinin yetersiz kaldığını belirten Kısacık, kahverengi kokarcayla mücadele konusunda TBMM'de verilen araştırma önergelerine de değindi.

Kısacık, “TMO çiftçiye kapılarını kapatmış. Çiftçiye verilen desteklemeler yetersiz. Fındık tarımına büyük zarar veren kahverengi kokarca ile mücadele edilmesi için TBMM’de verdiğimiz araştırma önergeleri iktidar oyları ile reddediliyor.” ifadelerini kullandı.

Sakarya'nın fındık üretimindeki yerine de dikkat çeken Kısacık, kentte fındığın farklı ürünlere dönüştürülmesini sağlayacak sanayi yatırımlarının bulunmadığını savundu. Kısacık, “Türkiye fındık üretiminin 90 bin tonunu karşılayan Sakarya’da fındıktan farklı gıda ürünlerinin üretimini yapacak yan sanayi işletmesi yok. Ama uluslararası şirketler ucuza aldığı fındığı ülkesinde işleyerek ürettiği farklı gıda ürünlerini ülkemize satarak daha yüksek kazanç elde ediyor.” dedi.

Kısacık, üreticilerin karşı karşıya kaldığı tabloya ilişkin, “Bu sahipsizlikle; girdi maliyetleri, tekelleşen piyasa ve düşük alım fiyatları karşısında fındık üreticisi nasıl ayakta kalacak? Üretimde sürekliliği nasıl sağlayacak?” sorularını yöneltti.

“Fındıkta bir tarım reformuna ihtiyaç var”

Mevcut tarım politikalarının fındık üreticisinin sorunlarını çözmekte yetersiz kaldığını savunan Kısacık, DEVA Partisi'nin üreticiyi merkeze alan, planlı ve sürdürülebilir bir tarım modeli önerdiğini belirtti.

Kısacık, “Fındık tarımı, DEVA Partisi’nin gündeminde her zaman önemli bir yer edinmiştir. Genel Başkanımız Ali Babacan Trabzon’da, Sakarya Kocaali’de fındık üreticilerimizin sesi olarak bu ürüne verdiğimiz desteği en iyi şekilde göstermiştir.” dedi.

Fındıkta maliyetlerin dikkate alındığı ve fiyat politikasında öngörülebilirliğin sağlandığı yeni bir yapıya ihtiyaç olduğunu belirten Kısacık, “DEVA Partisi olarak üreticiyi merkeze alan, planlı ve sürdürülebilir bir tarımı savunuyoruz. Fındıkta da üreticinin maliyetlerini gözeten, emeğinin karşılığını almasını sağlayan, alım ve fiyat politikalarında öngörülebilirliği esas alan kapsamlı bir tarım reformuyla fındık üreticilerimizin sorunlarını çözmeye hazırız.” ifadelerini kullandı.