DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan CUMHA'ya Konuştu: “Ne kadar hukuk, o kadar ekonomi”

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, CUMHA Cumhur Haber Ajansı özel röportajında emekli ikramiyesi, erken seçim, Gülistan Doku dosyası, maden işçilerinin hak arayışı, ekonomi yönetimi, ittifak tartışmaları, gençlik sorunları ve siyasi gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. CUMHA Ankara Temsilcisi Serdar Nalcı ve CUMHA Genel Koordinatörü Hüseyin Bekar’ın sorularını yanıtlayan Babacan, “Türkiye’nin nefes alması için erken seçim şart.” dedi.

Nisan 30, 2026 - 22:15
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan CUMHA'ya Konuştu: “Ne kadar hukuk, o kadar ekonomi”

CUMHA Cumhur Haber Ajansı, özel röportaj serisinde DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacanı konuk etti. CUMHA Ankara Temsilcisi Serdar Nalcı ve CUMHA Genel Koordinatörü Hüseyin Bekarın sorularını yanıtlayan Babacan; ekonomi, emekli ikramiyesi, erken seçim, kadın cinayetleri, işçi hakları, ittifaklar, gençlik sorunları, medya düzeni, sanal kumar, futbol ve siyasi geçmişine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Röportajda emeklilerin bayram ikramiyesi, erken seçim tartışmaları, hukuk ve ekonomi ilişkisi, maden işçilerinin hak arayışı ve gençleri etkileyen sosyal sorunlar geniş başlıklar halinde ele alındı. Babacan, Türkiye’nin temel sorunlarının çözümü için hukuk devleti, güçlü kurumlar, liyakatli kadrolar ve yeni bir yönetim anlayışı gerektiğini söyledi.

Emekli ikramiyesi için “14 maaş” çağrısı

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, emekli bayram ikramiyesinin ilk gündeme geldiği dönemde temel ölçünün, emeklinin en azından Kurban Bayramı’nda kurban kesebilmesi olduğunu belirtti. Babacan, mevcut 4 bin liralık ikramiyeyle bunun artık mümkün olmadığını söyledi.

Babacan, “Bayram ikramiyesi ilk gündeme geldiğinde ölçü şuydu; bir bayram ikramiyesiyle en azından emeklimiz bir kurban kesebilsin. Bugün 4 bin liraya kurban kesmek artık imkânsız.” dedi.

Emeklilerin enflasyon karşısında ezildiğini ifade eden Babacan, hükümetin ikramiyeyi artırmamasını eleştirdi. Babacan, “Bugün Erdoğan’ın meşhur çay simit hesabının 31 bin 500 liraya çıktığı bir ülkede asgari emekli maaşımız 20 bin lira. Hesap ortada.” diye konuştu.

Babacan, emeklilere Ramazan ve Kurban bayramlarında birer maaş ikramiye verilmesi gerektiğini belirterek, “Devlet diyecek ki ben artık emeklime 12 maaş vermiyorum, 14 maaş veriyorum. Bu işi bitirecek. Emeklinin hakkı kimsenin verdiği bir lütuf değil.” ifadelerini kullandı.

“Türkiye’nin nefes alması için erken seçim şart”

Ali Babacan, seçim tarihi tartışmalarına ilişkin soruya verdiği yanıtta, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden adaylığının Meclis kararına bağlı olduğunu söyledi. Babacan, bu nedenle seçimin erkene çekilmesinin iktidarın isteyebileceği bir seçenek olduğunu belirtti.

Türkiye’de sonbahar seçimlerinin iktidarlar tarafından tercih edildiğini ifade eden Babacan, Kasım 2027 ihtimalinin konuşulduğunu ancak Türkiye’nin sorunlarının daha fazla ertelenmemesi gerektiğini kaydetti.

Babacan, “Bu seçim ne kadar erken olsa o kadar iyi Türkiye için. Bir önceki seçimden bu yana artık üç yıl geçti. Üç yılda Türkiye’deki sorunların hepsi büyüdü.” dedi.

Hükümetin enflasyon, sağlık ve eğitim gibi temel sorunlara ilişkin inandırıcı bir plan ortaya koyamadığını savunan Babacan, “Çok öyle 2027’nin Kasım’ını beklemeden bu seçimi bir an önce yapmak lazım. Bir an önce Türkiye’nin nefes alması lazım.” ifadelerini kullandı.

Gülistan Doku dosyasında adalet ve yargı bağımsızlığı vurgusu

Ali Babacan, Gülistan Doku dosyası üzerinden yaptığı değerlendirmede, Türkiye’de kadın cinayetleri ve kadına yönelik şiddetin ağır bir mesele olduğunu söyledi. Babacan, dosyanın yıllar sonra yeniden gündeme gelmesini önemli bulduğunu ancak geciken adaletin toplumsal yarayı büyüttüğünü ifade etti.

Babacan, “Geciken adalet adalet değildir. Devletin görevi, adalet dediğimiz kavram, zayıfın yanında durmaktır. Haksızlığa uğramışın, zulme uğramışın yanında durabilmektir.” dedi.

Dosyanın bütün yönleriyle aydınlatılması gerektiğini belirten Babacan, “Bütün sorumluların ortaya çıkması lazım ki biz bir daha bir Gülistan vakası daha yaşamayalım.” diye konuştu.

Babacan, yargı bağımsızlığına da dikkat çekerek, başsavcının görevini kimseye sormadan ve kimseden talimat almadan yapabildiğini göstermesinin önemli olduğunu kaydetti.

Maden işçileri üzerinden yönetim sistemi eleştirisi

Ali Babacan, 1 Mayıs öncesinde Ankara Kurtuluş Parkı’nda açlık grevi yapan maden işçilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İşçilerin haklarını almak için açlık grevine gitmek zorunda kalmasının kabul edilemez olduğunu söyleyen Babacan, sorunun bu noktaya gelmeden çözülmesi gerektiğini ifade etti.

Babacan, “Yerin altında çalışmaya mecbur olan insanlar, yerin üstünde de açlıkla sınanmış oldular. Bu konu o noktaya gelmeden çözülmeliydi.” dedi.

Verilen sözlerin takipçisi olacaklarını belirten Babacan, maden işçilerinin tüm birikmiş haklarını alıp almadıklarının görülmesi gerektiğini söyledi.

Yönetim sistemini eleştiren Babacan, “Türkiye tek bir kişi tarafından yönetilmeye çalışıyor. O kişi izin vermeden hiçbir şey olmuyor. O kişi düğmeye basmadan kimse inisiyatif alamıyor.” diye konuştu.

Babacan, parlamenter sistem vurgusu yaparak, “Devleti yönetme yetkisinin yukarıdan aşağıya doğru delege edilmesi gerekiyor. Ankara merkezden yerlere doğru delege edilmesi gerekiyor. Bu ülke başka türlü yönetilemez.” ifadelerini kullandı.

Ekonomi için ilk şart: Hukuk ve adalet zemini

Türkiye’nin tarafsız haber ajansı CUMHAnın özel yayınında konuşan Ali Babacan, Türkiye ekonomisinin en önemli önceliğinin adalet ve hukukun tesis edilmesi olduğunu söyledi. Babacan, hukuk ve adalet zemini güçlenmeden ekonomide kalıcı başarı sağlanamayacağını belirtti.

Babacan, “Ne kadar adalet, o kadar ekonomi. Ne kadar hukuk, o kadar ekonomi. Her gün hukuku çiğneyip, her gün adaleti katledip ekonomide başarı oluşturamazsınız.” dedi.

Ekonomide israfın durdurulması gerektiğini vurgulayan Babacan, kamu ihale sisteminin Avrupa Birliği standartlarına göre yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade etti.

Babacan, “Türkiye’nin Avrupa Birliği’nde uygulanan ihale mevzuatını aynen getirip burada uygulaması lazım. Birinci iş mutlaka tasarruf ve kamu ihale yasasının hemen yapılması.” diye konuştu.

Dürüst ve ehil kadrolarla Türkiye’nin kısa sürede toparlanabileceğini savunan Babacan, geçmişte enflasyonla mücadelede elde ettikleri sonuçları hatırlatarak, “Biz yaptık, daha iyisini yaparız.” dedi.

Adaylık ve ittifak tartışmalarına DEVA’dan yanıt

Ali Babacan, ittifak ve adaylık tartışmalarına ilişkin değerlendirmesinde, mevcut başkanlık sisteminde seçim öncesi ittifakların ve ortak aday tartışmalarının siyasetin doğal bir parçası haline geldiğini söyledi.

DEVA Partisi’nin hem iktidara hem de ana muhalefete mesafeli yeni bir siyasi alternatif inşa etmeye çalıştığını belirten Babacan, farklı siyasi partilerle temasların sürdüğünü ifade etti.

Babacan, ittifak ihtimallerinin zamanı geldiğinde istişareyle netleşeceğini belirterek, “DEVA Partisi’nin kendi cumhurbaşkanı adayı genel başkandır. Ortak adaylık tartışmaları için henüz erken.” mesajı verdi.

“Türkiye’nin yeni bir alternatife ihtiyacı var”

Ali Babacan, Türkiye’de iktidardan yorulan ancak ana muhalefetin çizgisinden de tatmin olmayan geniş bir seçmen kitlesi bulunduğunu söyledi. Babacan, DEVA Partisi’nin bu ihtiyaca karşı yeni ve geniş bir siyasi seçenek oluşturmayı hedeflediğini belirtti.

CHP’nin Türkiye ittifakı yaklaşımını tabanda ittifak olarak okuduklarını ifade eden Babacan, DEVA Partisi’nin farklı bir siyasi zemin kurmaya çalıştığını kaydetti.

Babacan, vatandaşlardan gelen birlik ve değişim çağrısının yeni alternatif ihtiyacını güçlendirdiğini belirterek, Türkiye’nin gerçek çıkışının iktidara da ana muhalefete de mesafeli yeni bir seçenekle mümkün olabileceğini savundu.

Gençlik, aile yapısı ve sanal kumar uyarısı

Ali Babacan, gençlik sorunları, aile yapısı, medya içerikleri ve sanal kumar başlıklarında uyarılarda bulundu. Siverek ve Kahramanmaraş’ta yaşanan acı olayların yalnızca münferit vakalar olarak görülemeyeceğini belirten Babacan, toplumsal bozulmaya dikkat çekti.

Babacan, aile yapısı, ahlak zemini, gündüz kuşağı programları, medya içerikleri ve sanal kumar üzerinden gençlerin korunması gerektiğini söyledi.

Sanal kumar ve yasa dışı bahisle mücadelenin tutarlı yürütülmediğini savunan Babacan, yasal ve yasa dışı ayrımının gençleri korumaya yetmediğini ifade etti.

Babacan, “Her gün yüzlerce çocuğun bu alışkanlıkların içine çekilmesi siyasi sorumluluktur.” değerlendirmesinde bulundu.

Siyasi geçmiş, 28 Şubat ve yeni parti süreci

Ali Babacan, siyasi geçmişine ilişkin değerlendirmesinde, ailesinin üç nesildir ticaretle uğraştığını ve siyasete giriş kararının 28 Şubat iklimi ile 2001 ekonomik krizinin ardından şekillendiğini söyledi.

Siyasette aile bağları üzerinden güç kurulmasına karşı olduğunu belirten Babacan, nepotizmi “bulaşıcı ve tehlikeli bir hastalık” olarak nitelendirdi.

Babacan, geçmişte Türkiye’nin yangın yerine döndüğü bir dönemde sorumluluk aldıklarını, bugün de benzer bir tablo karşısında DEVA Partisi’ni kurduklarını belirtti.

Babacan, doğruları konuşarak ve kimseyi aldatmadan yeni bir yol açtıklarını ifade ederek, Türkiye’yi hak ettiği noktaya taşıma hedefini vurguladı.

Siyasetten futbola temiz yönetim mesajı

Ali Babacan, röportajda Ankara takımlarına ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Ankaralı kimliğiyle Ankaragücü başta olmak üzere Ankara’daki tüm takımların hak ettiği başarıya ulaşmasını istediğini söyledi.

Babacan, futbolda başarının iyi yönetim, emek ve hak edenin hak ettiğini kazanmasıyla mümkün olacağını belirterek, temiz futbol vurgusu yaptı.

Siyasette olduğu gibi sporda da dürüstlük, emek, liyakat ve iyi yönetimin belirleyici olduğunu ifade eden Babacan, “Temiz siyaset gibi temiz futbol.” mesajı verdi.

Türkiye’nin potansiyeli için hukuk, kurum ve liyakat vurgusu

Ali Babacan, CUMHA özel röportajının tamamında Türkiye’nin potansiyeline ilişkin geniş bir çerçeve çizdi. Ekonomiden dış politikaya, hukuk devletinden sosyal meselelere kadar birçok başlığı değerlendiren Babacan, Türkiye’nin güçlü insan kaynağı, üretim kapasitesi ve stratejik konumuyla büyük bir potansiyele sahip olduğunu söyledi.

Babacan, Türkiye’nin dünyada ilk üçe girmeye aday bir ülke olduğunu ancak hukuktan ve adaletten sapmanın ülkeyi hedeflerinden uzaklaştırdığını ifade etti.

Değişim ihtiyacını vurgulayan Babacan, Türkiye’nin dürüst kadrolar, güçlü kurumlar, hukuka dayalı yönetim ve doğru ekonomik tercihlerle yeniden hızla toparlanabileceğini savundu.

Türkiye’nin 5 resmi haber ajansından biri olan CUMHA Cumhur Haber Ajansı tarafından gerçekleştirilen özel röportaj, Babacan’ın güncel siyasi ve ekonomik gündeme ilişkin kapsamlı değerlendirmeleriyle tamamlandı. Babacan, hukuk devleti, sosyal adalet, emekli hakları, erken seçim, işçi hakları ve gençlik sorunları başlıklarında yeni bir yönetim anlayışı gerektiğini ifade etti.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI