DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan: “Fon krizi değil, fon dolandırıcılığı”

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan: “Fon krizi değil, fon dolandırıcılığı”

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Mesele Ekonomi YouTube kanalında Semih Sakallı’nın sorularını yanıtlayarak fon dolandırıcılığı olarak nitelendirdiği süreçten kriz yönetimine, kamu kaynaklarının kullanımından akaryakıt fiyatları ve enflasyona kadar ekonomideki gelişmeleri değerlendirdi. Babacan, kurumların daha önce yapılan uyarılara rağmen neden harekete geçmediğinin açıklanmasını istedi ve kamu kaynaklarının mağduriyetlerin karşılanmasında kullanılmaması çağrısında bulundu.

Ekim 3, 2026 - 14:06

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Mesele Ekonomi YouTube kanalında Semih Sakallı’nın sorularını yanıtladı. Babacan, fon dolandırıcılığı olarak nitelendirdiği gelişmeleri, sürecin yönetimini, kamu kurumlarının sorumluluğunu, akaryakıt fiyatlarını ve ekonomideki gidişatı değerlendirdi.

Babacan, ilgili kurumların daha önce yapılan uyarılara rağmen zamanında harekete geçmediğini savunarak, yaşananların bütün yönleriyle açıklığa kavuşturulması gerektiğini söyledi.

“Elinizi kolunuzu kim bağladı?”

Hazine ve Maliye Bakanı’nın Kasım 2025’te manipülasyonların farkında olduklarına ilişkin açıklama yaptığını söyleyen Babacan, iktidar partisinden de devlet kurumlarının görevlerini yerine getirmediği yönünde değerlendirmeler geldiğini belirtti.

Babacan, şu ifadeleri kullandı:

“Hem parti tarafında hem de devlet yönetimi tarafında insanlar bundan haberdar da niye hiçbir şey yapmadınız? Ben buradan soruyorum. Elinizi kolunuzu kim bağladı? Kim sizi böyle felç etti?”

Kurumların neden zamanında harekete geçmediğinin araştırılması gerektiğini söyleyen Babacan, “Yapılması gereken konularda atılması gereken adımlarda niye kurumlar harekete geçemedi? O kurumların içindeki insanlar gözlerinin önünde bu kadar büyük bir dolandırıcılık varken, bu kadar iş büyüyene kadar niye harekete geçmediler?” diye konuştu.

Babacan, sorumlulara yönelik sorularını, “Göz mü yumdunuz, görevi mi ihmal ettiniz, yoksa acaba ortak mıydınız bu işlere?” sözleriyle sürdürdü.

“Tüyü bitmemiş yetimin hakkını bu işlerde sakın ha kullanmayın”

Fon Koordinasyon Kurulu’nun vatandaşlara ek yük getirilmemesi yönündeki açıklamasını değerlendiren Babacan, mağduriyetlerin giderilmesinde Hazine veya Merkez Bankası kaynaklarının kullanılmasına karşı olduğunu söyledi.

Babacan, “Sakın ha hazinenin kaynaklarına dokunmayın. Merkez Bankası’nın para basma makinalarına dokunmayın bu işi çözmek için. Devletin milyonlarca insandan aldığı vergiyi, tüyü bitmemiş yetimin hakkını bu işlerde sakın ha kullanmayın. Bunun yakın takipçisi olacağız ve tek bir kuruşunun da hesabını soracağız” dedi.

Devlet garantisi veya kefaleti bulunan işlemlerle böyle bir güvencenin bulunmadığı işlemlerin birbirinden ayrılması gerektiğini savunan Babacan, “Parayı vururum, kazanırsam bana kalır. Kaybedersem de çıkarım, bunu bırakırım hazinenin sırtına. Böyle bir şey olmamalı” ifadelerini kullandı.

“İlk 15 günün karnesi zayıf”

Sürecin ilk 15 günlük yönetimine ilişkin soruyu yanıtlayan Babacan, “10 üzerinden belki 3-4 alırlar. Orta bile değil. Zayıf. İlk 15 günün karnesi zayıf” değerlendirmesinde bulundu.

Babacan, çözüm için daha önce kadro ve politika önerisi sunmaya hazır olduklarını açıkladığını hatırlatarak, “Eğer elemanınız yoksa eleman bulalım verelim size dedim. Reçete yazalım gönderelim. Hazır çünkü hepsi. Bunların hepsini yapalım. Ama bugüne kadar bizden ne eleman talebi geldi ne reçete talebi geldi” dedi.

“Devlet Denetleme Kurulu Borsa İstanbul’u nasıl denetleyecek?”

Adalet Bakanlığı ve yargının süreçteki rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Babacan, yargının kriz yönetimini üstlenemeyeceğini savundu.

“Yargı yönetemez. Yargı sadece denetler, suçluyu suçsuzu ayırır, suçlunun da cezasını verir” diyen Babacan, daha önce Devlet Denetleme Kurulu’nun devreye girmesi gerektiğini söylediğini hatırlattı.

Babacan, Devlet Denetleme Kurulu Başkanı’nın Borsa İstanbul’da yönetim kurulu üyeliği yaptığını belirterek, “Şimdi Devlet Denetleme Kurulu kendi yönetim kurulu olarak görev yaptığı dönemle ilgili Borsa İstanbul’u nasıl denetleyecek? Nasıl olacak bu iş?” ifadelerini kullandı.

“Fon krizi değil, fon dolandırıcılığı”

Meclis resepsiyonunda konuşulan konulara ilişkin soruyu da yanıtlayan Babacan, yaşananların “fon krizi” yerine “fon dolandırıcılığı” olarak adlandırılması gerektiğini savundu.

Babacan, “Fon krizi diyoruz da biz aslında buna fon dolandırıcılığı dememiz gerekiyor. Çünkü kanunda açık adı bunun piyasa dolandırıcılığıdır” dedi.

2012’de çıkarılan Sermaye Piyasası Kanunu’na atıfta bulunan Babacan, “Fon krizi deyince sanki durup dururken kendi kendine çıkmış bir şey gibi anlaşılıyor. Öyle değil, birileri dolandırdı insanları” ifadelerini kullandı.

“Böyle kriz yönetilmez, acilen bir görev gücü kurulması lazım”

Fon Koordinasyon Kurulu’nun yapısını eleştiren Babacan, sermaye piyasaları, merkez bankacılığı, bankacılık ve hukuk alanlarında uzman kişilerden oluşacak 5 ila 7 kişilik bir görev gücü kurulmasını önerdi.

Babacan, “Görevi sadece bu olan, 5 ila 7 kişiden oluşan ama meselenin sermaye piyasaları boyutunu bilen, merkez bankacılık boyutunu bilen, bankacılık boyutunu bilen, gerekirse o kurumlardan da insanları alan ama 24 saat işi bu olan bir görev gücü oluşması gerektiğini söylemiştim” dedi.

Mevcut kurulun günlük ve anlık karar alma ihtiyacını karşılamayacağını savunan Babacan, “Piyasalar anlık değişir. Bir saat geç karar alırsınız, bakarsınız borsa endeksi aşağı yukarı oynamaya başlar. Böyle kriz yönetilmez, acilen önce bir görev gücünün kurulması lazım” diye konuştu.

“Arkadaşlar bir kenara çekilin denmesi lazım”

Fon dolandırıcılığındaki sorumluluğu zincirleme trafik kazasına benzeten Babacan, ilgili kurumların yönetiminde bulunan bazı isimlerin süreç sonuçlanıncaya kadar görevden çekilmesi gerektiğini savundu.

Babacan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeni bir ekip oluşturması gerektiğini belirterek, “Arkadaşlar bir kenara çekilin. Suçlu suçsuz şu anda ayıracak durumumuz yok. Belki sen masumsun, belki sen de, bilemem şu anda. Ama yeni bir ekip kuralım da bir an önce şu krizi çözelim, bir an önce şu güveni yeniden inşa edelim” şeklinde bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğini söyledi.

“Ekonomide bir durgunluk dönemini bile tetikleyebilir”

Fonlardaki değer kayıpları ile borsadaki düşüşün daha geniş bir yatırımcı kitlesini etkilediğini belirten Babacan, gelişmelerin ekonomide “servet etkisi” oluşturabileceğini savundu.

Babacan, “Acilen dediğim tedbirler alınmazsa bu iş servet etkisiyle ekonomide bir durgunluk dönemini bile tetikleyebilir. Bir an önce güveni oluşturacak tedbirleri hızlı bir şekilde almak lazım. Açık gitmek lazım. Şeffaf gitmek lazım” dedi.

“İki haftadır eliniz armut mu topluyor?”

Fon dolandırıcılığının düzenleme eksikliğinden mi yoksa kadroların suistimalinden mi kaynaklandığı sorusuna Babacan, yangın alarmı ve sprinkler sistemi benzetmesiyle yanıt verdi.

Babacan, “Yangın sensörü niye çalışmadı? Sprinkler niye çalışmadı? Büyük bir yangın çıkmış. Acaba birileri onun ayarıyla mı oynadı? Yangın var ama detektör almıyor. Acaba biri fişini mi çekti?” diye sordu.

Sürecin hızla yönetilmesi gerektiğini belirten Babacan, “İki haftadır eliniz armut mu topluyor? İki hafta oldu bu iş ortaya çıkalı. Daha kurul yeni kuruldu da ilk toplantısını bugün yapıyor” ifadelerini kullandı.

“Hırsızlığı yapmış olmanın bir cezası vardır”

Fon işlemlerinden para kazananlara yönelik açıklanan IBAN uygulamasını da eleştiren Babacan, uygulamayı kuyumcudan altın çalan bir kişinin çaldıklarını geri getirmesi örneği üzerinden değerlendirdi.

Babacan, “O çeyrek altını kuyumcuya geri iade etmesi yetmez. O hırsızlığı yapmış olmanın bir cezası vardır, bir yaptırımı vardır. Onunla da karşı karşıya kalması lazım” dedi.

“Enflasyonun beklentisini yönetmek, enflasyonun kendisini yönetmek kadar önemlidir”

Akaryakıt fiyatlarındaki artışlara da değinen Babacan, sık fiyat değişikliklerinin enflasyon beklentilerini olumsuz etkileyebileceğini savundu.

“Akaryakıt fiyatlarına böyle zırt pırt zam yapılmaz. Çünkü enflasyonun beklentisini yönetmek, enflasyonun kendisini yönetmek kadar önemlidir” diyen Babacan, geçmişte petrol fiyatlarının yükseldiği dönemlerde uygulanan ekonomi politikalarına atıfta bulundu.

Kurumların performansında insan kaynağının önem taşıdığını belirten Babacan, siyasi görüş veya kimlik üzerinden ayrımcılık yapılmasının kurumların genel performansını düşürdüğünü savundu.

“Bu kötü yönetimin faturasını milyonlar ödüyor”

Babacan, 2018 sonrasındaki ekonomi politikalarını da eleştirerek enflasyon, döviz kuru, Kur Korumalı Mevduat, faiz ve vergiler üzerinden değerlendirmelerde bulundu.

Emekli maaşı, asgari ücret ve açlık sınırına ilişkin rakamları karşılaştıran Babacan, “Bu kötü yönetimin faturasını milyonlar ödüyor” dedi.

Ekonomide çözüm için kurumsal yönetim ilkelerine işaret eden Babacan, “Sağlam kadrolar, kural bazlı yönetim ilkesi, şeffaflık, hesap verebilirlik, yolsuzlukla kesin mücadele” ifadelerini kullandı.

Babacan, fon dolandırıcılığı olarak nitelendirdiği süreçte güvenin yeniden sağlanması için hızlı, şeffaf ve hesap verebilir bir yönetim anlayışına ihtiyaç olduğunu belirterek, DEVA Partisi olarak gelişmeleri takip edeceklerini söyledi.