DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan: “Tedbir alınmazsa ekonomik durgunluk dönemini bile tetikleyebilir”

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan: “Tedbir alınmazsa ekonomik durgunluk dönemini bile tetikleyebilir”

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, sermaye piyasasında yaşanan ve “fon dolandırıcılığı” olarak nitelendirdiği gelişmelerin yatırımcıların birikimleri üzerindeki etkisine dikkat çekerek ekonomik durgunluk riski uyarısında bulundu. Hükümete güveni yeniden tesis edecek hızlı ve şeffaf adımlar atılması çağrısı yapan Babacan, “Allah korusun beterin beteri var.” dedi.

Ekim 3, 2026 - 13:39


DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Semih Sakallı’nın YouTube programında sermaye piyasasında yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yaşananları “fon krizi” yerine “fon dolandırıcılığı” olarak tanımlayan Babacan, piyasalarda güvenin hızla yeniden sağlanamaması durumunda gelişmelerin ekonominin geneline yansıyabileceğini savundu.

“BETERİN BETERİ VAR”

Babacan, fonların ve borsanın değer kaybetmesinin yalnızca doğrudan zarar gören yatırımcılarla sınırlı bir mesele olmadığını belirterek, servet etkisi üzerinden ekonomik durgunluk riski bulunduğunu söyledi.

Babacan, “Bu iş güven meselesi. Güveni hızlı bir şekilde oluşturmazsanız Allah korusun beterin beteri var. Buradaki mağdurlar sadece buraya para koyan insanlar değil ki? Burada 130, bilemedin 200 tane şöyle ya da böyle fon var, birkaç bin tane de başka fonlar var. Şimdi bütün bunların değeri düştü Türkiye’de. Diğer fonlara para yatıranların da birikiminde erime oldu. Borsa endeksi düştü.” ifadelerini kullandı.

Borsada yatırım yapan milyonlarca kişinin gelişmelerden etkilendiğini dile getiren Babacan, “Borsada yatırımcı olan milyonlarca insanın ne suçu var? Gitmiş sapasağlam bir şirket. Dürüst, şeffaf, açık çalışan bir şirket ya da bir banka, bir sanayi kuruluşu. Gitmiş bunun hisse senedini almış, güvenmiş almış. Bu insanın ne suçu var? Şimdi onların da serveti eridi, onların da birikimi eridi.” dedi.

“ACİLEN TEDBİRLER ALINMAZSA DURGUNLUK RİSKİ VAR”

Babacan, yatırımcıların servetindeki kaybın harcamalar ve ekonomik faaliyet üzerinde etkili olabileceğini savunarak şu değerlendirmeyi yaptı:

“Ve bunun bakın bir servet etkisinden doğan bir ekonomik durgunluk riski de var. Ben onun için burada tekrar bu işi yönetenleri uyarmak istiyorum. Acilen dediğim tedbirler alınmazsa bu iş servet etkisiyle ekonomide bir durgunluk dönemini bile tetikleyebilir. Bir an önce güveni oluşturacak tedbirleri hızlı bir şekilde almak lazım. Açık gitmek lazım. Şeffaf gitmek lazım.”

“İLK 15 GÜNÜN KARNESİ ZAYIF”

Gelişmelerin yönetimine ilişkin hükümeti eleştiren Babacan, “İlk 15 gün itibarıyla umudunuz var mı?” sorusuna, “Valla şu ana kadar bir öğrenci karnesi versek 10 üzerinden belki 3-4 alırlar. Orta bile değil. Zayıf. İlk 15 günün karnesi zayıf.” yanıtını verdi.

Babacan, çözüm konusunda önerilerinin hazır olduğunu belirterek, “Ama nasıl bu karnenin yükseleceğini anlatıyoruz. Daha ne diyelim? Ben söyledim. ‘Eğer elemanınız yoksa eleman bulalım verelim size.’ dedim. Reçete yazalım gönderelim. Hazır çünkü hepsi. Bunların hepsini yapalım. Ama bugüne kadar bizden ne eleman talebi geldi ne reçete talebi geldi.” diye konuştu.

“BUNUN ADI PİYASA DOLANDIRICILIĞIDIR”

Yaşananların “fon krizi” olarak adlandırılmasına karşı çıkan Babacan, Sermaye Piyasası Kanunu'na işaret ederek, “Fon krizi diyoruz da biz aslında buna fon dolandırıcılığı dememiz gerekiyor. Çünkü kanunda açık adı bunun piyasa dolandırıcılığıdır.” ifadelerini kullandı.

Babacan, “Kanunu ben çıkarttım zamanında Meclisten, 2012’nin sonunda, Aralık ayında son iş günü çıkarttım Meclisten Sermaye Piyasası Kanunu. Tam adı Piyasa Dolandırıcılığı. Dolayısıyla bu mesele aslında fon dolandırıcılığı meselesi. Fon krizi deyince sanki durup dururken kendi kendine çıkmış bir şey gibi anlaşılıyor. Öyle değil, birileri dolandırdı insanları.” dedi.

“İKİ HAFTADIR ELİNİZ ARMUT MU TOPLUYOR”

Yaşananları yangın örneği üzerinden anlatan Babacan, önceliğin sorunun kaynağına ilişkin tartışmalardan önce zararın büyümesini engellemek olması gerektiğini söyledi.

Babacan, “Şimdi yangın sensörü niye çalışmadı? Sprinkler niye çalışmadı? Büyük bir yangın çıkmış. Acaba birileri onun ayarıyla mı oynadı? Yangın var ama detektör almıyor. Acaba biri fişini mi çekti? Kim o üçkâğıtçı? Kim dolandırdı milleti ya? Bunların bir an önce ortaya çıkması lazım.” ifadelerini kullandı.

Sürecin hızına tepki gösteren Babacan, “İki haftadır eliniz armut mu topluyor ya? 2 hafta oldu bu iş ortaya çıkalı. Daha kurul yeni kuruldu da ilk toplantısını bugün yapıyor da 20 kişilik heyetle sözüm ona. Vay yavrum vay, bu işi yürütecekler. Olmaz, olmaz.” dedi.

Babacan, piyasalarda güvenin zaman kaybetmeden sağlanması gerektiğini belirterek, “Bak ilk başlarda daha itidalli bir şekilde ve yol gösterecek, yön gösterecek şekilde, nasıl çözüleceğini bu işin anlatıyorum ama vakit geçtikçe artık kusura bakmasınlar, insanın sabrı yok, piyasanın sabrı yok, güvenin sabrı yok. Güveni oluşturmak için acil ve düzgün adımlar atılması gerekiyor.” diye konuştu.

IBAN UYGULAMASINA ELEŞTİRİ

Babacan, gelişmelerden kazanç sağladığı belirtilen kişilerin geri ödeme yapabilmesi amacıyla duyurulduğunu söylediği IBAN uygulamasını da eleştirdi. Uygulamayı kuyumcudan altın çalınması örneği üzerinden değerlendiren Babacan, yalnızca elde edilen kazancın iade edilmesinin yeterli olmayacağını savundu.

Babacan, “O çeyrek altını kuyumcuya geri iade etmesi yetmez. O hırsızlığı yapmış olmanın bir cezası vardır, bir yaptırımı vardır. Onunla da karşı karşıya kalması lazım.” dedi.

Yaşananlardan duyduğu üzüntüyü dile getiren Babacan, “İnanın ne yaptıklarını bilmiyorlar ya. Çok üzülüyorum. Bu memleketim adına üzülüyorum. Bu güzel büyük Türkiye’m adına çok üzülüyorum, içim yanıyor. Bu ülke buna layık değil.” ifadelerini kullandı.

AK PARTİ’YE “ARINMA” ÇAĞRISI

Babacan, yaşanan sürecin AK Parti açısından bir “arınma” fırsatına dönüştürülebileceğini savundu. Bunun gerçekleşebilmesi için siyasi iradenin en üst düzeyde ortaya konulması gerektiğini belirten Babacan, AK Parti içerisinde gelişmelerden rahatsız olan kişilerin de bulunduğunu söyledi.

Babacan, “Bugün hâlâ AK Parti içerisinde iyi niyetli, bu işlerden gerçekten çok üzgün, ‘Bunlar da mı gelecekti başımıza?’ diyen bir sürü insan var. Orada da bir arındırma lazım, bir arındırma operasyonu lazım. Bugünkü iktidar için söylüyorum, isterlerse yapabilir bunu.” ifadelerini kullandı.

Partideki herkesi aynı şekilde değerlendirmediğini kaydeden Babacan, “Siyasi iktidar komple baştan aşağı bozuk insanlar demek değil ki. İçlerinde bir sürü iyi niyetli insan var. AK Parti dediğimiz tamamen yoldan çıkmış insanlar grubu değil ki.” diye konuştu.

Babacan, güvenin yeniden oluşturulması konusunda atılacak adımların belirleyici olacağını savunarak, “Bu arındırma operasyonu rahatlıkla yapılır ama bunun için de en tepeden bir irade lazım. En tepeden kuvvetli bir irade lazım.” dedi.

Sürecin nasıl yönetileceğini izleyeceğini belirten Babacan, “Türkiye için dönüm noktası dememin sebebi de bu. Bu güveni yeniden oluşturmak için bir fırsat olarak kullanacak mı yoksa ‘Böyle gelmiş, böyle gider. Durumu idare edelim de, bu da geçer yahu. Bunu da idare edelim, seçime kadar bu işi bir şekilde yönetelim.’ diyecekler mi? Onu da ben de merakla izleyeceğim, bakacağım.” ifadelerini kullandı.