DEVA PARTİSİ’NDEN MEDENİ YILMAZ: “BÜTÇE BÜYÜDÜ AMA RANDEVU YOK, İLAÇ YOK, SİSTEM ALARM VERİYOR”
TBMM Genel Kurulu’nda Yeni Yol Partisi Grubu adına konuşan DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Dr. Medeni Yılmaz, 2026 Sağlık Bakanlığı bütçesinin 1,47 trilyon TL olmasına rağmen Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği yüzde 10’luk payın altında kaldığını söyledi. Yılmaz, randevu krizinden sağlık çalışanlarının tükenmişliğine, ilaç tedarik sorunlarından şehir hastanelerine ayrılan kaynaklara kadar yapısal sorunların büyüdüğünü belirterek “Türkiye’de sağlık sistemi alarm veriyor.” dedi.
TBMM Genel Kurulu’nda 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi görüşmelerinde Yeni Yol Partisi Grubu adına söz alan DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Dr. Medeni Yılmaz, Sağlık Bakanlığı bütçesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Yılmaz, konuşmasına sağlık sisteminin geleceğine işaret ederek, “Bugün burada yalnızca 2026 yılı Sağlık Bakanlığı bütçesini konuşmuyoruz; sağlık sisteminin geleceğini, yaşam hakkının nasıl korunacağını konuşuyoruz.” dedi. İlk dönemde yapılan bazı reformları “takdir” ettiğini belirten Yılmaz, “Hükûmetin ilk on yılında sağlıkta çok önemli çalışmalar yapıldı, bunu takdir ediyoruz; maalesef sonrası için aynı şeyi söylemek mümkün değil.” ifadelerini kullandı.
DSÖ tanımı ve sosyal belirleyiciler
Dünya Sağlık Örgütü’nün sağlık tanımını hatırlatan Yılmaz, “Sağlık sadece hastalık ve sakatlığın olmayışı değil, bedence, ruhça ve sosyal yönden tam iyilik hâlidir.” dedi. Gıda, temiz su, barınma ve sağlıklı çevre başlıklarını da sağlık hakkının parçası olarak değerlendiren Yılmaz, Ulus’taki otellerde kalan emeklilerin durumuna atıf yaparak “bu tablonun iç acıttığını” söyledi.
“Bütçe 1,47 trilyon ama pay yüzde 7,8; DSÖ’nün yüzde 10’unun altında”
2026 bütçe büyüklüğünün tek başına başarı sayılmayacağını vurgulayan Yılmaz, “Bakanlık bütçesi 1,47 trilyon TL gibi devasa bir rakam gözükebilir ancak bütçenin yüzde 7,8’ini oluşturmasıyla DSÖ’nün önerdiği yüzde 10’un çok altında.” dedi. Yılmaz, “Bütçenin büyüklüğü tek başına başarı değildir; kaynaklar doğru yerlere mi gidiyor?” sorusunu yöneltti.
“Randevu krizi: ‘Randevu bulamıyorum’”
Birinci başlık olarak erişim sorununu anlatan Yılmaz, “Bu ülkenin dört bir yanında aynı serzeniş var: ‘Randevu bulamıyorum’.” dedi. Bazı randevuların “bir yıl sonrasına” verildiğinin duyulduğunu belirten Yılmaz, bunun nedenini “doktor sayısı, nüfus, önleyici hizmetlerin geri planda kalması ve hastanelerin aşırı yüklenmesi” olarak sıraladı. Yılmaz, “Birinci basamak güçlenmedikçe vatandaş hastanelere akın etmeye devam ediyor.” dedi ve “Kaynakların büyük bölümü devasa hastane projelerine gidiyor, aile sağlığı merkezleri erteleniyor.” ifadelerini kullandı.
“Sağlık çalışanları nefes alamaz hâlde”
Sağlık çalışanlarının tükenmişliğine değinen Yılmaz, muayene süresi üzerinden eleştiri getirdi: “Fakültede muayene için en az yirmi dakika öğretilirken MHRS’de resmî aralık 10 dakika görünse de fiilen 5 dakikaya düşüyor.” dedi. Bu durumun “hasta ile hekimi karşı karşıya getirdiğini” ve “sağlıkta şiddeti körüklediğini” savunan Yılmaz, “Gereksiz tetkik ve görüntüleme ülkenin milyonlarını götürüyor.” dedi.
Yıllık görüntüleme sayısına ilişkin Yılmaz, “Yıllık 55 milyon görüntüleme sayısı bunun kanıtı.” ifadesini kullandı ve “gereksiz radyasyon yükü” uyarısı yaptı. Nöbet süreleri, gelir adaletsizliği ve mesleki saygınlık sorunlarına değinen Yılmaz, “Bu bir beyin göçü değil, bu bir çöküş sinyalidir.” dedi.
İlaç ve tıbbi malzeme: “Fiyat politikaları gözden geçirilmeli”
İlaç ve tıbbi malzeme başlığında Yılmaz, “İlaçların üretim ve temini ile fiyat politikaları ciddi anlamda gözden geçirilmelidir.” ifadelerini kullandı.
“Şehir hastaneleri bütçeyi yutan dev projeler”
Şehir hastanelerine ayrılan kaynağa dikkat çeken Yılmaz, “2025’te 125 milyar olan kira ve hizmet bedeli 2026’da 136 milyar TL’ye çıkmıştır.” dedi. Bu tutarın bütçe içindeki payını da vurgulayan Yılmaz, “Sağlık Bakanlığı bütçesinin yüzde 9,2’si yalnızca şehir hastanelerine gidiyor.” ifadelerini kullandı.
Yılmaz, geri kalan kaynağın “941 devlet hastanesi, 973 toplum sağlığı merkezi, 28.845 aile hekimliği birimi, 4.498 acil yardım istasyonu ve 824.710 çalışana” bölüştürüldüğünü söyleyerek “bütçe tercihinin sorunlu olduğunu” savundu. “Türkiye dev binalara değil erişilebilir hizmete ihtiyaç duymaktadır.” dedi.
Koruyucu hekimlik ve aile hekimliği eleştirisi
Koruyucu sağlık hizmetlerinin zayıfladığını belirten Yılmaz, “Koruyucu sağlık hizmetlerine ayrılan pay 2023’te yüzde 28 iken 2028’de yüzde 25’e düşüyor.” dedi. Aile hekimliği alanında yükün arttığını savunan Yılmaz, “Aile hekimleri ‘işletmecilik yapmaktan hekimlik yapmaya zaman bulamıyoruz’ diyor.” ifadesini aktardı. Aile hekimlerinin yanında çalışan sağlık personelinin “kadrosuz ve güvencesiz” çalıştırıldığını ileri sürdü.
Hıfzıssıhha vurgusu: “Neden kapatıldı”
Hıfzıssıhha Enstitüsü’nün kapatılmasına da değinen Yılmaz, “Pasteur ve Koch Enstitüsü çalışmaya devam ederken biz 2011’de Hıfzıssıhhayı kapattık. Niye kapattık?” diye sordu.
Yılmaz, bütçenin hayırlı olmasını dileyerek konuşmasını tamamladı.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI