Doruk Madencilik işçilerinin Ankara’daki açlık grevinde alacaklar ve tazminat talebi öne çıktı

Doruk Madencilik işçileri, ödenmeyen maaşları, kıdem ve ihbar tazminatları, sendikal alacakları ve özlük hakları için Ankara Kurtuluş Parkı’ndaki bekleyişlerini sürdürdü. Türkiye’nin tarafsız haber ajansı CUMHA Cumhur Haber Ajansı’nın alanda yaptığı özel röportajlarda işçiler, “Alacaklarımızın tamamını almadan bu işi bitirmeyeceğiz.” mesajı verdi.

Nisan 26, 2026 - 09:57
Doruk Madencilik işçilerinin Ankara’daki açlık grevinde alacaklar ve tazminat talebi öne çıktı

Türkiye’nin tarafsız haber ajansı CUMHA Cumhur Haber Ajansı, Doruk Madencilik işçilerinin Ankara Kurtuluş Parkı’nda sürdürdüğü direnişi alanda takip etti. CUMHA Genel Koordinatörü Hüseyin Bekar, grevin 13’üncü, açlık grevinin ise 6’ncı gününde işçilerle, milletvekilleriyle ve hukukçularla özel röportajlar gerçekleştirdi.

Bağımsız Maden-İş öncülüğünde Eskişehir’den Ankara’ya yürüyen Doruk Madencilik işçileri, ödenmeyen maaşları, kıdem ve ihbar tazminatları, sendikal alacakları, yıllık izin hakları ve ücretsiz izin uygulamalarına karşı başlattıkları eylemi Kurtuluş Parkı’nda sürdürdü. İşçiler, kısmi ödeme yapıldığı yönündeki açıklamaların direnişin temel gerekçesini ortadan kaldırmadığını belirterek, tüm alacaklar ödenmeden eylemin bitmeyeceğini vurguladı.

“Yerin altında emek verip yerin üstünde aç bırakılmalarına karşıyız”

CHP Ankara Milletvekili Semra Dinçer, Doruk Maden işçilerinin yalnızca emeklerinin ve alın terlerinin karşılığını istediğini söyledi. Dinçer, işçilerin 13 Nisan’da yola çıktığını, kilometrelerce yürüdüğünü ve Ankara’da muhatap ararken gazla, gözaltıyla ve baskıyla karşılaştığını ifade etti.

Dinçer, “Doruk Maden emekçileri artık bizim kardeşimiz oldu. Günlerdir onlara desteğimiz tam. Kilometrelerce yol yürüdüler. Sadece emeklerinin, alın terlerinin karşılığını alabilmek adına, uğradıkları haksızlıkların giderilmesi adına buraya geldiler.” dedi.

İşçilerin açlık grevinde yalnızca su, şeker ve tuzla ayakta durduğunu belirten Dinçer, “Yerin altında emek verip yerin üstünde aç bırakılmalarına karşıyız. Bu emek hırsızlığına karşıyız. Bulamadıkları muhatapları bulana kadar onların yanında destek olmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Doruk Maden işçisi Mustafa Güngör ise 16 yıldır şirkette çalıştığını belirterek, “Biz bu yola çıkarken birçok zorluk çektik. Buraya geldik, burada da polislerle karşı karşıya geldik. Fakat biz vazgeçmeyeceğiz. Sorun çözülene kadar buradayız. Ölmek var, dönmek yok. Haklarımızı almadan buradan dönmeyeceğiz.” dedi.

“Alacaklarımızın tamamını almadan bitirmeyeceğiz”

Doruk Maden işçisi Ahmet Akıner, 2011 yılından bu yana firmada çalıştığını belirterek, şirketin Naksan Holding döneminden TMSF sürecine, ardından Yıldızlar SSS Doruk Madencilik’e devrine kadar yaşanan süreci anlattı.

Akıner, işçilere devir sırasında tüm kıdem, ihbar ve sendikal alacaklarıyla birlikte yeni firmaya geçirildiklerinin söylendiğini ifade ederek, “Bize, ‘Siz geçiş evraklarını imzalayın, bütün haklarınızla beraber bu firmaya devrediyoruz’ dediler.” diye konuştu.

Üç yıl içinde iş yerinde çok sayıda eylem yaşandığını belirten Akıner, “Bu da iş yerinin ne kadar sorunlu bir iş yeri olduğunu açıkça göstermektedir. Süresiz ücretsiz izinler, herkese farklı farklı maaş alacakları, alamamış oldukları ihbar ve kıdem tazminatları var.” dedi.

Kısmi maaş ödemesinin kamuoyunda farklı yansıtıldığını söyleyen Akıner, “Biz buraya maaş alacaklarımızı istemeye gelmedik. Şimdiye kadar birikmiş bütün alacaklarımızı, bütün bakiye alacaklarımızı istiyoruz. 10 yıllık sendikal alacaklar, 16 yıllık kıdem ve ihbar tazminatları dahil herkesin bakiyesi sıfırlanana kadar bu işi sürdürmeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

“Kölelikten işçiliğe doğru terfi etmeye çalışıyoruz”

Doruk Maden işçisi Yunus Erdoğan, direnişi yalnızca ücret alacağı meselesi olarak değil, insan onuruna yakışır çalışma koşullarına ulaşma mücadelesi olarak gördüklerini söyledi.

Erdoğan, “Direniş bizim direnişimiz. Kölelikten kurtulma, kölelikten çıkma gözüyle görmeniz lazım. Çünkü biz ücretimizi alamadığımız, bedavaya çalıştığımız bir yerden ücretlerimizi almak için, hakkımızı almak için, sadece işçi sınıfına ulaşabilmek için uğraşıyoruz.” dedi.

Erdoğan, Beypazarı’ndaki diğer alacaklı işçilere de çağrıda bulunarak, “Gelin bize katılın. Beraber yol yürüyelim, alacaklarımızı alalım, hakkımızı savunalım.” ifadelerini kullandı.

“Haklarının tamamını alacakları bir düzenek istiyorlar”

CHP Ankara Milletvekili Dr. Aylin Yaman, Doruk Maden işçileriyle uzun süredir birlikte olduğunu ve süreci yakından takip ettiğini söyledi. Yaman, işçilerin Eskişehir’den yola çıkarak Ankara’ya kadar yaklaşık 200 kilometre yürüdüğünü belirtti.

Yaman, “Büyük bir örgütlü mücadele örneği veriyorlar. Daha küçük ölçekli başlayan mücadeleleri artık tüm Türkiye’ye yayılmış vaziyette. Herkes onların sesini duydu. Herkes esas taleplerinin hakları olduğunun farkında.” dedi.

Kısmi ödeme yapılmasının yeterli olmadığını söyleyen Yaman, “Haklı olarak tamamı, tüm haklarını alacakları bir düzenek istiyorlar. Bizler de onların yanındayız.” ifadelerini kullandı.

“Bu ahbap çavuş kapitalizmidir”

CHP İzmir Milletvekili Prof. Dr. Ümit Özlale, Doruk Madencilik sürecini özelleştirme, TMSF devri ve şirketin işçilere karşı yükümlülükleri üzerinden değerlendirdi. Özlale, işçilerin geçmiş dönemlerden bu yana mağdur edildiğini, şirket değişse de haklarını almakta zorlandığını söyledi.

Özlale, “TMSF, Yıldızlar SSS’ye bunu sattığı zaman işçilerin birikmiş haklarının ödenmesini beklersiniz. Orada da arka kapıda dolanan yollar izlendi ve Doruk Madencilik adeta peşkeş çekildi.” dedi.

Kârın özelleştirildiği, zararın ise kamuya ve işçilere yıkıldığı bir düzenin serbest piyasa olarak tanımlanamayacağını belirten Özlale, “Kapitalizm ya da serbest piyasa dediğiniz şey, kârın özelleştiği, zararın kamulaştığı ve bütün yükün devletin ve işçi kardeşlerimizin üzerine yıkıldığı bir sistem değildir. Bu ahbap çavuş kapitalizmidir.” ifadelerini kullandı.

Özlale, işçi alacaklarının şirketin yapacağı enerji sözleşmelerine bağlanamayacağını vurgulayarak, “Sen kardeşim işçi hakkını şimdi ödemelisin. İşçi, senin yapacağın sözleşmenin şartlarına göre hayatını idare ettirmek zorunda değil.” dedi.

“Grev kararı kolay alınmaz”

İzmir Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Aylin Aras Öztürk, Doruk Maden işçilerinin haklı taleplerine destek vermek için İzmir’den Ankara’ya geldiklerini söyledi. Öztürk, işçilerin sendikal hakları, sosyal hakları ve maaşları için yasal yolları denediğini, ancak buna rağmen alacaklarına ulaşamadığını belirtti.

Öztürk, bazı işçilerin davalarını kazandığını ancak tahsilat yapamadığını ifade ederek, işçilerin aylarca maaş alamadan aileleriyle birlikte ağır bir geçim baskısı yaşadığını söyledi.

Öztürk, “Grev kararı kolay alınmaz. İşçilerin, ailelerinin, çocuklarının yaşadığı geçim sıkıntısı ortadadır. Burada haklı bir talep var ve bu talebin kamuoyu tarafından görünür kılınması gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu.

İşçiler pazartesi günü bakanlığa yürümeye hazırlanıyor

Doruk Madencilik işçileri, alacaklarının tamamı ödenmeden direnişi bitirmeyeceklerini vurgularken, pazartesi günü Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na yürümeyi planladıklarını duyurdu. İşçiler, Beypazarı’ndaki iş yerinden de yeni katılımların olabileceğini belirtti.

İşçilerin talepleri arasında ödenmeyen maaşların, ikramiye, yıllık izin ve sendikal haklarla birlikte ödenmesi; TMSF öncesi ve sonrası işten çıkarılan tüm işçilere tazminatlarının verilmesi; rıza dışı ücretsiz izin uygulamasının kaldırılması; iş sağlığı ve güvenliği koşullarının sağlanması; sendikal faaliyetler nedeniyle işten çıkarılan işçilerin işe iadesi; madenin kamulaştırılması ve iş güvencesinin garanti altına alınması yer alıyor.

CUMHA Cumhur Haber Ajansı’nın alanda gerçekleştirdiği özel röportajlarda işçiler, eylemin yalnızca maaş ödemesiyle sınırlı olmadığını, yıllara yayılan hak kayıplarının tamamı giderilmeden Kurtuluş Parkı’ndaki direnişin sona ermeyeceğini ifade etti.


Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI