Dr. Erkut Erdoğan: “Süresiz Nafakanın İptali Sonrası Yeni Düzenleme Hakkaniyet Temelinde Kurulmalı”
Dr. Erkut Erdoğan, Anayasa Mahkemesi’nin 4 Haziran 2026 tarihinde yoksulluk nafakasındaki “süresiz” uygulamaya ilişkin verdiği iptal kararını değerlendirerek, boşanma sonrası ortaya çıkan yoksullukla mücadelenin bireyler yerine kamu politikalarıyla ele alınması gerektiğini belirtti. Erdoğan, sosyal devlet yaklaşımı çerçevesinde yeni bir nafaka modelinin hem hak kayıplarını önleyebileceğini hem de toplumsal barışa katkı sağlayabileceğini ifade etti.
Dr. Erkut Erdoğan, 4 Haziran 2026 tarihinde Anayasa Mahkemesi tarafından yoksulluk nafakasındaki “süresiz” ibaresinin iptal edilmesine ilişkin bir basın açıklaması yayımladı. Açıklamada, yoksulluk nafakasının boşanma sonrası yoksulluğa düşen tarafa sağlanan maddi destek niteliğinde olduğu vurgulandı.
“Türk hukukunda nafaka başlangıçta süreliydi”
Dr. Erkut Erdoğan, 1926 yılında kabul edilen Türk Medeni Kanunu’nun ilgili düzenlemesinde nafakanın yalnızca kusursuz eşin büyük yoksulluğa düşmesi halinde ve en fazla bir yıl süreyle ödenebildiğini hatırlattı. Erdoğan, “Bu düzenlemeyle nafakanın geçici bir destek mekanizması olarak sürdürülmesi öngörülmüştü.” ifadelerini kullandı. Açıklamada, 1988 yılında yapılan değişiklikle süre sınırlamasının kaldırıldığı ve süresiz nafaka uygulamasının yürürlüğe girdiği belirtildi.
“Anayasa Mahkemesi dokuz aylık geçiş süresi tanıdı”
Açıklamada, Anayasa Mahkemesi’nin verdiği iptal kararının ardından dokuz aylık bir geçiş süresi öngörüldüğü kaydedildi. Erdoğan, yeni bir düzenleme yapılmaması halinde mevcut uygulamanın devam edeceğinin anlaşıldığını ifade ederek, “Cumhuriyet’in eşitlik ve koruyuculuk ilkeleriyle uyumlu, süreli bir nafaka sisteminin hakkaniyete daha uygun olduğu değerlendirilebilir.” görüşünü dile getirdi.
“Yoksulluk bir kamu sorunu olarak ele alınmalı”
Dr. Erkut Erdoğan, süresiz nafakanın kaldırılmasının bazı çevreler tarafından hak kaybı olarak değerlendirildiğini belirterek, yeni düzenlemenin modern hukuk ilkeleri doğrultusunda oluşturulması gerektiğini söyledi. Erdoğan, boşanma nedeniyle ortaya çıkan yoksulluğun yalnızca taraflar arasında çözümlenmeye çalışılmasının yeni hak ihlali tartışmalarına yol açabileceğini savundu.
Devlet Destekli Model Önerisi
Açıklamada, Sosyal Güvenlik Kurumu ile Aile ve Sosyal Hizmetler alanındaki kamu kaynakları kullanılarak yoksulluğa düşen tarafa devlet desteği sağlanmasının daha sürdürülebilir bir çözüm olabileceği ifade edildi. Erdoğan, “Yoksulluk sınırı esas alınarak devlet tarafından destek verilmesi, belirli bir süreyle ve belirli oranlarla tarafların katkısının sürdürülmesi daha adil bir model oluşturabilir.” değerlendirmesinde bulundu.
Dr. Erkut Erdoğan, önerilen modelin nafaka artırım davalarının azalmasına, mahkemelerin iş yükünün hafiflemesine ve taraflar arasındaki uzun süreli uyuşmazlıkların önlenmesine katkı sağlayabileceğini belirtti. Erdoğan, “Boşanmayla ortaya çıkan yoksulluk kişilerce değil, sosyal devlet anlayışı çerçevesinde kamu politikalarıyla çözülmelidir.” ifadelerini kullandı.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI