Dünya Sağlık Örgütü ve Türkiye’nin Küresel Dünya Ölçeğindeki Sağlık Diplomasisi
cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.
2. Dünya Savaşı’ndan sonraki insanlık süreci; yalnızca siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel düzeni değil; sağlık alanında yer alan uluslararası iş birliğini de yeniden ele alma ve değerlendirme ihtiyacını ortaya çıkarmıştır.
*
Bu minvalde, 1945 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin San Francisco şehrinde gerçekleştirilen Birleşmiş Milletler Konferansı’nda, dünya sağlığını geliştirecek uluslararası küresel bir sağlık örgütünün kurulması fikri oybirliğiyle kabul edilmiştir.
*
Böylece sağlık ile ilgili küresel sağlık politikalarının belirleneceği bir uluslararası kuruluş olan Dünya Sağlık Örgütü’nün temelleri atılmıştır.
*
1948 yılında resmi olarak faaliyet sürecini başlatan Dünya Sağlık Örgütü, aradan geçen senelerde yalnızca salgın hastalıklarla mücadele eden bir kurum değil, aynı zamanda uluslararası küresel sağlık politikalarına yön veren, sağlık ile ilgili ülkeler arasındaki koordinasyonu yürüten ve insan hayatını merkeze alan en önemli uluslararası kuruluşlardan biri haline gelmiştir.
*
Nitekim en son küresel sağlık tehdidi olarak yaşanan COVID-19 pandemi süreci, uluslararası bir sağlık sisteminin var olmasının ne kadar önemli olduğunu ortaya koymuştur.
*
Bu nedenle her yıl 7 Nisan tarihinin “Dünya Sağlık Günü” olarak kutlanması da sağlık alanındaki bu tarihi sorumluluğun bir sembolüdür.
*
Özellikle COVID-19 pandemisi, bazı sağlık sorunlarının kısa bir süre içerisinde tüm dünyayı etkileyebileceğini açık şekilde göstermiştir.
*
COVID-19 pandemisi sürecinde milyonlarca insan hayatını kaybetmiş, sağlık sistemleri büyük bir yük altına girmiş, ekonomiler ciddi şekilde zarar görmüş ve sosyal hayat derinden etkilenmiştir.
*
Yani sosyal hayat, büyük bir oranda kısıtlanmıştır.
*
Bu süreçte COVID-19 pandemisi, yalnızca sağlık alanında değil; ekonomi, eğitim, ulaşım, üretim, sosyal, kültürel vb. birçok alanda pek çok sektörde de küresel alanda kırılmalara ve uluslararası arenada dünya ülkelerinin sağlık alanında ne kadar zayıf olduklarını anlamalarına neden olmuştur.
*
Türkiye de bu süreçten ciddi şekilde etkilenmiş; kapanmalar, ekonomik daralmalar ve sağlık sistemine yönelik yoğun bir çalışma süreci ile karşı karşıya kalmıştır.
*
Ancak tüm olumsuzluklara rağmen Türkiye, sağlık alanında bu COVID-19 pandemisine karşı geliştirdiği COVID-19 testleri, geliştirilen aşılar, sağlık çalışanlarının büyük özverisi ve devletin aldığı tedbirler sayesinde bu sıkıntılı süreci büyük oranda kontrol altında yürütmüştür.
*
Türkiye’nin Dünya Sağlık Örgütü ile ilişkileri ise uzun yıllara dayanan stratejik bir iş birliği süreci taşımaktadır.
*
Özellikle 1950 senesinde Dünya Sağlık Örgütü kapsamında imzalanan Teknik Yardım Antlaşması'ndan sonra sağlık sektörü ile ilgili hazırlanan ortak projeler hız kazanmış, Türkiye uluslararası sağlık diplomasisi alanında daha aktif bir şekilde yer almaya başlamıştır.
*
Dünya Sağlık Örgütü ile ilgili Ankara’da bulunan ülke ofisi ve Gaziantep’te bulunan saha ofisi aracılığıyla yürütülen çalışmalar; salgın yönetimi, göç sağlığı, acil sağlık hizmetleri, küresel pandemi süreçlerinde ülkelerarası yardımlaşma ve halk sağlığı gibi pek çok kritik alanı kapsamaktadır.
*
Özellikle son yıllarda Türkiye’nin sağlık alanındaki altyapı kapsamında gerçekleştirdiği yatırımlar ve şehir hastaneleri modeli, uluslararası alanda da dikkat çekmektedir.
*
Bunun yanında İstanbul’da kurulması planlanan “İnsani ve Sağlık Acil Durumlarına Hazırlıklılık Teknik Uzmanlık Ofisi”, Türkiye’nin bölgesel sağlık merkezlerinden biri olma hedefini güçlendiren ve sağlık alanındaki gücünü perçinleyecek önemli bir adımdır.
*
Bugün artık sağlık konusu yalnızca doktorların, hastanelerin veya sağlık çalışanlarının konusu değildir.
*
Sağlık; ekonomi, teknoloji, güvenlik, bilim ve diplomasiyle doğrudan bağlantılı stratejik bir alan durumuna gelmiştir.
*
Bu nedenle Dünya Sağlık Örgütü gibi uluslararası kurum ve kuruluşların etkinliğinin artırılması, uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi, ülkelerde sağlık alanında personel sayılarının artırılması ve ülkeler arasında ortak hareket etme anlayışının geliştirilmesi büyük önem arz etmektedir.
*
Türkiye’nin de hem bölgesel hem de küresel sağlık stratejilerinin geliştirilmesi alanında daha aktif rol üstlenmesi; bilimsel üretim, sağlık stratejilerinin geliştirilmesi ve uluslararası küresel sağlık diplomasisi alanında önemli kazanımlar sağlayacaktır.
*
Çünkü güçlü ve etkili sağlık hizmetleri yalnızca hastalıklarla mücadele etmez; aynı zamanda ülkelerin geleceğini de korur.
*
Bu nedenle Türkiye'nin özellikle COVID-19 pandemisi sürecinde gösterdiği başarının ve bunun geliştirilmesinin ülkemiz için nasıl bir gurur kaynağı olduğunu ifade etmek istiyorum.
*
Türkiye'nin sağlık alanında daha çok gelişmesini arzu ediyor ve bu alanda diğer ülkelerle Dünya Sağlık Örgütü kapsamında sürekli irtibat halinde olmasını temenni ediyorum.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI