Ege Üniversitesinde Dünya Kalp Günü’nde uzmanlardan uyarı: “Kalbinizin Değerini Bilin”

Ege Üniversitesinde Dünya Kalp Günü’nde uzmanlardan uyarı: “Kalbinizin Değerini Bilin”

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde 29 Eylül Dünya Kalp Günü kapsamında düzenlenen etkinlikte akademisyenler ve uzman hekimler vatandaşlarla buluştu. Kalp sağlığında koruyucu hekimlik, sağlıklı beslenme, fiziksel aktivite ve risk faktörlerinin erken dönemde belirlenmesinin önemine dikkat çekildi.

Ekim 1, 2026 - 22:10


Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Kardiyoloji ile Kalp ve Damar Cerrahisi anabilim dalları tarafından 29 Eylül Dünya Kalp Günü dolayısıyla toplumda kalp sağlığı bilincinin artırılması amacıyla bilgilendirme etkinliği düzenlendi.

İzmir’deki EÜ Tıp Fakültesi Hastanesinde “Kalbinizin Değerini Bilin” sloganıyla kurulan stantta EÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tahir Yağdı, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Emin Karaca ve Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Meral Kayıkçıoğlu vatandaşlarla bir araya geldi. Etkinlikte kalp ve damar hastalıklarından korunma yöntemleri ile sağlıklı yaşam alışkanlıkları konusunda bilgi verildi.

“Bilim ve tıbbı halkla buluşturmak istedik”

EÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tahir Yağdı, hasta ve hasta yakınlarıyla görüşerek kalp sağlığının korunmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Prof. Dr. Yağdı, “Bugün Dünya Kalp Günü. Biz de Ege Üniversitesi Başhekimliği, Kardiyoloji Anabilim Dalı ve Kalp Damar Cerrahisi Anabilim Dalı olarak; bugün bilim ve tıbbı halkla nasıl buluşturabileceğimizi, toplumumuzu nasıl bilinçlendirebileceğimizi göstermek istedik. Etkinlik kapsamında tüm hastalarımıza kalp sağlığı ve sağlıklı yaşamla ilgili bilgileri bizzat birinci ağızdan aktarmak için hep birlikte çalışıyoruz. Hepinizin kalp sağlığının yerinde olmasını dileriz.” dedi.

Koruyucu hekimliğin önemine dikkat çekildi

EÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Emin Karaca, kalp sağlığında yalnızca hastalık ortaya çıktıktan sonraki tedavi sürecinin değil, hastalık gelişmeden önce alınabilecek koruyucu önlemlerin de önem taşıdığını vurguladı.

Prof. Dr. Karaca, “Kalp sağlığı dendiğinde akla sadece hastalık süreci değil, henüz hasta olmadan önce alınan önlemler gelmelidir; çünkü en değerli hekimlik, koruyucu hekimliktir. Şu anda bu masada, kalp sağlığımızı korumak için neler yapabileceğimizi ve koruyucu hekimliğin önemini anlatıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Vatandaşların olası bir kalp hastalığı durumunda izlemeleri gereken süreç konusunda da bilgilendirildiğini belirten Prof. Dr. Karaca, “Ayrıca, olası bir hastalık durumunda nasıl bir yol izlenmesi gerektiği konusunda da bilgilendirmeler yapıyoruz. Kardiyoloji ve Kalp Damar Cerrahisi anabilim dallarımızla birlikte, gün boyu tüm hastalarımıza yardımcı olmak için buradayız.” diye konuştu.

“Kalp sağlığı anne karnından itibaren başlıyor”

EÜ Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Meral Kayıkçıoğlu, kalp hastalıklarının dünya genelindeki ölüm nedenleri arasında ilk sırada bulunduğuna dikkati çekerek kalp sağlığının korunması için ileri yaşların beklenmemesi gerektiğini ifade etti.

Prof. Dr. Kayıkçıoğlu, “Dünya genelinde insanların yaklaşık yarısını maalesef kalp hastalıkları nedeniyle kaybediyoruz. Kalp sağlığımıza dikkat etmek için yaşlanmayı beklememize gerek yok; süreç anne karnından itibaren başlıyor.” dedi.

Toplumda genç yaşlarda yaşam tarzına dikkat edilmesine gerek olmadığı yönünde yanlış bir algının bulunduğunu belirten Prof. Dr. Kayıkçıoğlu, “Toplumumuzda maalesef ‘gençken dilediğim gibi yaşarım, yaşlanınca dikkat ederim’ şeklinde yanlış bir algı var. Oysa süreç, bebeğin anne karnındaki döneminden itibaren başlıyor; annenin beslenme düzeni, çocuğun ilerideki kalp sağlığını doğrudan etkileyebiliyor. Gençken sergilenen beslenme ve yaşam tarzı, kalp hastalıklarının görülme yaşını doğrudan etkiliyor.” ifadelerini kullandı.

Aile öyküsü bulunanlara risk faktörleri uyarısı

Ailesinde erken yaşta kalp krizi veya ani ölüm öyküsü bulunan kişilerin daha dikkatli olması gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Kayıkçıoğlu, “Ailesinde 55 yaş öncesinde kalp krizi veya ani ölüm öyküsü olanların çok daha dikkatli olması gerekiyor. Kolesterolün ölçülmesi ve şeker hastalığı riskine karşı fiziksel aktivitenin artırılması hayati önem taşıyor.” dedi.

Kalp sağlığının korunmasında günlük yaşam alışkanlıklarının önemini vurgulayan Prof. Dr. Kayıkçıoğlu, “Hareketli bir yaşam, tuzu kısıtlanmış bir beslenme düzeni ve obezite ile mücadele, kalp sağlığımızı korumanın en basit ama en etkili yollarıdır. Genetik yatkınlık riskin yüzde 50’sini oluştururken, kalan yüzde 50’lik kısım bizim elimizdedir.” diye konuştu.

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde gün boyunca devam eden etkinlik kapsamında vatandaşlara bilgilendirici broşürler dağıtıldı. Akademisyenler ve uzman hekimler, kalp sağlığının korunmasında yaşam tarzı değişikliklerinin önemini hasta ve hasta yakınlarına birebir anlattı.