Ege Üniversitesi’nde düzenlenen panelde Doğu Türkistan’daki hak ihlalleri ve asimilasyon politikaları kapsamlı şekilde ele alındı

İzmir’de Ege Üniversitesi Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü ev sahipliğinde gerçekleştirilen “Doğu Türkistan’da Asimilasyon ve Soykırım” panelinde akademisyenler ve uzmanlar, bölgedeki insan hakları ihlallerini, tarihi süreci ve diasporanın mücadelesini çok boyutlu biçimde değerlendirdi

Nisan 23, 2026 - 12:02
Ege Üniversitesi’nde düzenlenen panelde Doğu Türkistan’daki hak ihlalleri ve asimilasyon politikaları kapsamlı şekilde ele alındı

İzmir’de Ege Üniversitesi Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü ile Türk Dünyası Akademik Araştırmalar Topluluğu iş birliğinde düzenlenen “Doğu Türkistan’da Asimilasyon ve Soykırım” paneli, akademisyenler ve öğrencilerin katılımıyla gerçekleştirildi. Etkinlikte, Doğu Türkistan’daki güncel gelişmeler, insan hakları ihlalleri ve bölgenin tarihi arka planı bilimsel çerçevede ele alındı.

Panele, EÜ Hemşirelik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayşegül Dönmez, EÜ Birgivi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. M. Hanefi Palabıyık ve EÜ Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Atıf Akgün ile çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı. Oturum başkanlığını Prof. Dr. Alimcan İnayet üstlendi. Konuşmacılar arasında Prof. Dr. Erkin Emet, Araştırmacı-Yazar Hamit Göktürk ve Eğitimci-Yazar Gazi Karabulut yer aldı.

“DOĞU TÜRKİSTAN TÜRK KÜLTÜRÜNÜN DERİN KÖKÜDÜR”
Prof. Dr. Alimcan İnayet, Doğu Türkistan meselesinin doğru anlaşılması gerektiğini belirterek, “Doğu Türkistan meselesi gerçekten çok derin boyutları olan bir meseledir. Doğu Türkistan bir Türk toprağıdır ve Türk kültürünün derin köklerinin bulunduğu bir coğrafyadır. İşgal sonrasında uygulanan politikalar, bugün yaşanan insan hakları ihlallerinin temelini oluşturmaktadır” ifadelerini kullandı. İnayet, bölgede yaşananların sistematik politikaların sonucu olduğunu vurgulayarak, “Soykırım ve asimilasyon politikaları bu sürecin doğal sonucudur” dedi.

DİASPORA MÜCADELESİ VE STRATEJİK ÖNEM
Prof. Dr. Erkin Emet, Doğu Türkistan’ın jeostratejik önemine dikkat çekerek, “Bölge, ‘Bir Kuşak Bir Yol’ projesinin merkezinde yer almaktadır ve Çin açısından stratejik bir üs niteliğindedir” dedi. Diasporadaki Uygurların örgütlenme sürecine değinen Emet, “Dünyanın farklı bölgelerinde açılan okullar ve kurulan dernekler aracılığıyla kültürel kimlik korunmaktadır. Diasporadaki Uygurlar, bilimden ekonomiye birçok alanda etkin rol üstlenmektedir” diye konuştu.

“BİR MİLLETİ YOK ETMEK İÇİN DİLİNDEN BAŞLAYIN”
Araştırmacı-Yazar Hamit Göktürk, Çin’in uyguladığı politikaları eleştirerek, “Bir milleti yok etmek istiyorsanız işe diliyle başlayın. Doğu Türkistan’daki uygulamalar bu anlayışın yansımasıdır” dedi. Göktürk, “1949’dan bu yana yürütülen politikalar; baskı, asimilasyon ve sistematik sindirme üzerine kuruludur. Amaç, toplumsal direnci kırarak bir milleti yok etmektir” ifadelerini kullandı.

KÜRESEL DENGE VE “TÜRK BİRLİĞİ” VURGUSU
Eğitimci-Yazar Gazi Karabulut ise küresel güç dengelerine değinerek, “Bugün dünyada hak, güçlü olanın elindedir. Bu nedenle üçüncü bir yola ihtiyaç vardır” dedi. Karabulut, “Bu üçüncü yol; güçlü bir Türkiye ve Türk birliğidir. Bu sağlanmadıkça küresel adaletsizlikler devam edecektir” şeklinde konuştu.

Türk Dünyası Akademik Araştırmalar Topluluğu Başkanı Muharrem Turgut da gençliğin tarih bilinciyle yetişmesi gerektiğini belirterek, “Kendi tarihini bilmeyen toplumlar başkalarının yazdığı senaryolarda yer alır. Doğu Türkistan meselesi bu bilincin önemli bir parçasıdır” dedi.

Panel, soru-cevap bölümünün ardından konuşmacılara teşekkür belgeleri ve plaket takdimiyle sona erdi.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI