Ege Üniversitesi’nde Halikarnas Balıkçısı’nın Doğa Mirası “Filos” Belgeseli ve Gençlerin Sanat Eserleriyle Yaşatıldı

Ege Üniversitesi’nde Halikarnas Balıkçısı’nın Doğa Mirası “Filos” Belgeseli ve Gençlerin Sanat Eserleriyle Yaşatıldı

Ege Üniversitesi Sürdürülebilirlik Koordinatörlüğü tarafından İzmir’de düzenlenen “Filos” belgesel gösterimi ve söyleşi programında, Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın Bodrum’un bitki örtüsüne katkıları ve doğayla uyumlu yaşam felsefesi ele alındı. Akademisyenler, öğrenciler ve yazarın torunlarını buluşturan etkinlikte, “Halikarnas: Yeniden” illüstrasyon sergisi açıldı, katılımcılara tohum dağıtıldı ve Mavi Yolculuk kültürünü yansıtan geleneksel lezzetler tanıtıldı.

Ekim 21, 2026 - 21:00

Ege Üniversitesi (EÜ) Sürdürülebilirlik Koordinatörlüğü, Türk edebiyatının ve doğa korumacılığının önemli isimlerinden Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın ekolojik mirasını belgesel, söyleşi ve sanat etkinlikleriyle genç kuşaklarla buluşturdu. İzmir’de Prof. Dr. Yusuf Vardar MÖTBE Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen “Filos” Belgesel Gösterimi ve Söyleşi Programı’nda, Kabaağaçlı’nın Bodrum’un bitki örtüsüne kazandırdığı değerler ve doğayla iç içe geçen yaşam felsefesi ele alındı.

Akademisyenlerin ve öğrencilerin katıldığı programda, Halikarnas Balıkçısı’nın doğaya duyduğu bağlılık, yaşam anlayışı ve Bodrum’un bugünkü doğal görünümüne katkıları farklı yönleriyle değerlendirildi.

“BU BELGESELİN BİR FARKINDALIK YARATTIĞINI DÜŞÜNÜYORUM”

Etkinliğin açılışında konuşan Ege Üniversitesi Sürdürülebilirlik Koordinatörü Prof. Dr. Göknur Şişman Aydın, “Filos” belgeseliyle Urla’nın Balıklıova köyünde tanıştığını belirterek bu deneyimin kendisinde önemli bir farkındalık oluşturduğunu söyledi.

Prof. Dr. Göknur Şişman Aydın, “İyi ki o gün bu belgeseli izlemeye gitmişim; çünkü hayatıma çok önemli bir katkısı olduğunu ve bende başka bir farkındalık yarattığını düşünüyorum. Bu deneyimi herkesle paylaşmak istedim.” ifadelerini kullandı.

Etkinliğin düzenlenmesinde Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı’nın desteğinin önemli olduğunu vurgulayan Aydın, “Bugün burada bir arada olmamızın en önemli nedeni, Rektörümüz Prof. Dr. Musa Alcı’nın bu konudaki desteği ve teşvikidir. Kendisine bir kez daha teşekkür ediyorum.” dedi.

BODRUM’UN YEŞİL MİRASININ HİKÂYESİ ANLATILDI

Yönetmenliğini Prof. Dr. Orhan Tekeoğlu ve Doç. Dr. Nurdan Tekeoğlu’nun üstlendiği “Filos” belgeselinin hikâyesini, programa video mesajıyla katılan Doç. Dr. Nurdan Tekeoğlu paylaştı.

Halikarnas Balıkçısı’nın Bodrum’un bitki örtüsüne katkılarına dikkati çeken Tekeoğlu, yazarın doğaya duyduğu sevginin belgeselin çıkış noktasını oluşturduğunu belirtti.

Doç. Dr. Nurdan Tekeoğlu, “Bodrum’a sürgün edildiğinde bugün gölgesinde serinlediğimiz palmiyelerden begonvillere kadar her şeyi o dikmiş. Türkiye’ye ilk bergamotu, greyfurtu getiren bu müthiş adamın ekolojik mirasını keşfettiğimde, bunu bir belgesele dönüştürmeye karar verdik.” diye konuştu.

Belgeselin iki buçuk yıllık emeğin ürünü olduğunu kaydeden Tekeoğlu, “İki buçuk yıllık bir emeğin ürünü olan Filos, usta yazarın ekolojiye sunduğu katkıları anlatıyor.” ifadelerini kullandı.

“PAŞAZADE” OLARAK DEĞİL, BALIKÇI OLARAK BENİMSENDİ

Program kapsamında, 14. Çevre Film Festivali’nde “En İyi Belgesel Yönetmeni” ödülüne layık görülen “Filos” belgeseli izleyiciyle buluştu.

Belgeselde, köklü bir Osmanlı ailesinden gelen Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın toplumsal konumundan bağımsız olarak halkla iç içe bir yaşam sürmesi anlatıldı. Giyim kuşamına önem vermeyen, güçlü sesi ve etkileyici hitabetiyle tanınan yazarın Bodrum halkıyla kurduğu bağ, çeşitli anekdotlarla aktarıldı.

Bodrum halkının Kabaağaçlı’yı ailesinden gelen “Paşazade” kimliğinin ötesinde, kendilerinden biri olarak gördüğü ve onu “Balıkçı” adıyla benimsediği vurgulandı.

TORUNLARI, DEDELERİNİN YAŞAM FELSEFESİNİ ANLATTI

Belgesel gösteriminin ardından gerçekleştirilen söyleşinin moderatörlüğünü Prof. Dr. Göknur Şişman Aydın üstlendi. Söyleşide, Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın torunları Joanne Aliye Noonan Kutup (Kuki) ve Ömer Derya Kabaağaçlı (Deriko) konuşmacı olarak yer aldı.

Dedesinin yaşadığı dönemde Bodrum’da doğayla kurulan ilişkiyi anlatan Joanne Aliye Noonan Kutup, geçmişte suyun ve doğal kaynakların korunmasına yönelik alışkanlıkların günlük yaşamın parçası olduğunu belirtti.

Kutup, “O zamanlar Bodrum’da sarnıçlarda yağmur suyu biriktirilir, hiçbir şey atılmazdı; çöp diye bir şey yoktu. Hayvanlar beslenir, doğaya saygıyla yaşanırdı. Kenti ziyaret edenler de Bodrum yerlileri de bu saygıyı korudu.” dedi.

Dedesinin kendisini ailesinin adıyla tanıtmak yerine Balıkçı kimliğiyle yaşadığını ifade eden Kutup, “Dedem, Bodrum’da kendini buldu. Kendisini bir gün bile ‘Şakir Paşa’nın oğlu’ diye tanıttığını bilmem; o sadece ‘Balıkçı’ oldu.” ifadelerini kullandı.

Doğaya saygının ve paylaşmanın önemine de değinen Kutup, “Biz şehir insanları çok hoyratız ama bizim köylümüz temizdir; paylaşır, suya ve doğaya saygı duyar.” diye konuştu.

Ömer Derya Kabaağaçlı ise dedesinin yaşam anlayışının günümüz gençleri için de anlam taşıdığını belirterek, “Halikarnas Balıkçısı bugün yaşasaydı en çok sizleri ve bu gençleri görmekten mutlu olurdu.” dedi.

Dedesinin düşünce yapısını sade bir yaşam biçimiyle sürdürmeye çalıştığını kaydeden Kabaağaçlı, “Bizler biraz çekingen, estetik kaygılardan uzak, sade konuşup sade giyinen ve dedemin düşünce yapısını taşıyan insanlarız. Ben de şahsen bu şekilde yaşamaya çalışıyorum; bu sadeliği toplum olarak bünyemize katmamız gerektiğine inanıyorum.” ifadelerini kullandı.

GENÇLERİN İLLÜSTRASYONLARIYLA HALİKARNAS BALIKÇISI

Etkinlik kapsamında Ege Üniversitesi Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Görsel İletişim Tasarımı Bölümü öğrencilerinin çalışmalarından oluşan “Halikarnas: Yeniden” başlıklı illüstrasyon sergisi de ziyaretçilerle buluştu.

Prof. Dr. Cem Güzeloğlu ve Öğr. Gör. Aslıhan Seçil Türk’ün küratörlüğünü üstlendiği sergide, genç sanatçıların Halikarnas Balıkçısı’nın doğaya, denize ve toprağa duyduğu bağlılıktan esinlenerek hazırladığı çalışmalar yer aldı.

Prof. Dr. Cem Güzeloğlu, öğrencilerin yazarın düşünce dünyasını kendi bakış açılarıyla yorumladıklarını belirterek, “Öğrencilerimiz, sanatçının ruhunu kendi zihinlerinde canlandırarak illüstratif bir dille eserlerine yansıttılar. Gençlerimizin bu çalışmalarıyla gurur duyuyoruz.” dedi.

Sergideki eserler, Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın doğayla bütünleşen yaşam felsefesini genç kuşakların sanatsal yorumlarıyla yeniden gündeme taşıdı.

“TOPRAĞA BİR MERHABA DE…”

Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi de etkinliğe tohum dağıtımıyla katkıda bulundu. Halikarnas Balıkçısı’nın toprağa ve doğaya duyduğu bağlılıktan ilham alan fakülte, katılımcılara “Toprağa bir merhaba de…” sloganıyla tohum dağıttı.

Etkinlikte, doğayla kurulan bağın yalnızca düşüncelerle sınırlı kalmaması, çevreyi koruyan ve doğal yaşamı destekleyen uygulamalarla güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekildi. Dağıtılan tohumlar, yazarın doğaya adanmışlığının gelecek kuşaklara aktarılmasını simgeledi.

MAVİ YOLCULUK KÜLTÜRÜ GELENEKSEL LEZZETLERLE YAŞATILDI

Programda S.S. Çeşme Tarımsal Kalkınma Kooperatifi de Mavi Yolculuk kültürünün simge lezzetlerinden lorlu ve turunç reçelli Girit peksimetini katılımcılara sundu.

Geleneksel lezzetin tanıtıldığı etkinlikte, Mavi Yolculuk’un sadelik, paylaşım ve doğayla uyum içinde yaşama anlayışı da öne çıktı. Peksimet tadımıyla, Halikarnas Balıkçısı’nın yaşamıyla özdeşleşen deniz kültürü ve doğayla uyum düşüncesi programın farklı bir boyutunu oluşturdu.

“Filos” belgesel gösterimi, söyleşi, illüstrasyon sergisi ve çevre temalı etkinliklerle Halikarnas Balıkçısı’nın ekolojik mirası üniversite kampüsünde gençlerle buluşturuldu. Program, soru-cevap bölümünün ardından gerçekleştirilen toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.