Ege Üniversitesinin kuantum sonrası güvenli gıda tedarik zinciri projesine TÜBİTAK desteği
Ege Üniversitesi öncülüğünde geliştirilen, akıllı tazelik etiketlerini blokzincir altyapısı ve kuantum sonrası siber güvenlik mekanizmalarıyla aynı platformda buluşturan proje, TÜBİTAK 1005 Programı kapsamında destek almaya hak kazandı. İzmir merkezli proje, gıda tazeliğinin izlenmesinden verilerin güvenli biçimde saklanmasına kadar tedarik zincirinin farklı aşamalarına yönelik yeni bir altyapı geliştirmeyi hedefliyor.
Ege Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Ar. Gör. Dr. Bora Buğra Sezer’in yürütücülüğünü üstlendiği “Akıllı Tazelik Etiketi Tabanlı Blokzincir Destekli Kuantum Sonrası Güvenli Gıda Tedarik Zinciri Platformu” başlıklı proje, TÜBİTAK 1005 – Ulusal Yeni Fikirler ve Ürünler Araştırma Destek Programı kapsamında kabul edildi.
İzmir’de yürütülecek projede, gıda tazeliğini takip eden akıllı etiket teknolojilerinin blokzincir altyapısı ve kuantum sonrası siber güvenlik mekanizmalarıyla tek sistem altında birleştirilmesi amaçlanıyor. Çalışmada, kuantum bilgisayarların mevcut kriptografik sistemler üzerinde gelecekte oluşturabileceği risklere karşı güvenlik mekanizmalarının gıda tedarik zincirinde uygulanması planlanıyor.
Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, gıda güvenliğini siber güvenlik ve blokzincir teknolojileriyle bir araya getiren projeyle TÜBİTAK 1005 desteği alan Ar. Gör. Dr. Bora Buğra Sezer ve proje ekibini tebrik ederek çalışmalarında başarılar diledi.
Akıllı Etiketlerle Tazelik Takibi
Projenin ayrıntılarını paylaşan Ar. Gör. Dr. Bora Buğra Sezer, gıda uygulamalarına uygun doğal kaynaklı antosiyaninlerin kullanılacağı akıllı tazelik etiketleri geliştireceklerini belirtti.
Sezer, “Projede, gıda uygulamalarına uygun doğal kaynaklı antosiyaninlerin değerlendirileceği akıllı tazelik etiketleri geliştirilerek ürün tazeliğinin kolay ve güvenilir biçimde izlenmesini hedefliyoruz. Akıllı etiketlerden elde edilen tazelik bilgisinin tedarik zinciri boyunca güvenilir biçimde yönetilmesi de projenin temel bileşenlerinden birini oluşturuyor.” dedi.
Gıda tedarik zincirlerinin dijitalleşmesiyle farklı paydaşlar arasındaki veri akışının arttığına dikkati çeken Sezer, bu dönüşümün beraberinde yeni siber güvenlik risklerini de getirdiğini ifade etti.
Sezer, “Gıda tedarik zincirlerinin giderek dijitalleşmesi, farklı paydaşlar arasındaki veri akışını artırırken yetkisiz erişim, sahte veya değiştirilmiş veriler, kayıt bütünlüğünün bozulması ve hassas bilgilerin kontrolsüz paylaşılması gibi siber güvenlik risklerini de beraberinde getiriyor.” diye konuştu.
Projenin bu risklere karşı kapsamlı bir veri güvenliği altyapısı oluşturmayı amaçladığını kaydeden Sezer, “Bu kapsamda tazelik verisinin güvenli biçimde iletilmesini, veri kaynağının doğrulanmasını, yetki temelli erişimin sağlanmasını ve kayıtların blokzincir destekli bir altyapı üzerinde doğrulanabilir biçimde tutulmasını amaçlıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Kuantum Sonrası Güvenlik Mimarisi
Geliştirilecek sistemde yalnızca günümüzdeki tehditlerin değil, kuantum bilgisayarların yaygınlaşmasıyla ortaya çıkabilecek gelecekteki güvenlik risklerinin de dikkate alınacağını vurgulayan Sezer, projenin siber güvenlik mimarisine ilişkin şu bilgileri verdi:
“Projenin siber güvenlik mimarisi, kuantum bilgisayarların mevcut kriptografik altyapılar üzerinde oluşturabileceği gelecekteki güvenlik risklerini de dikkate alıyor. Bu doğrultuda tedarik zincirinde üretilen verilerin kuantum sonrası güvenli iletişim mekanizmalarıyla korunmasını, mahremiyet gözetilerek yönetilmesini ve blokzincir tabanlı doğrulanabilir kayıtlarla desteklenmesini öngörüyoruz.”
Yerli ve Geleceğe Dayanıklı Altyapı Hedefi
Akıllı tazelik takibi ile dijital izlenebilirliği aynı sistemde bir araya getirmeyi amaçladıklarını belirten Sezer, “Projemiz; akıllı tazelik takibi, dijital izlenebilirlik ve kuantum sonrası siber güvenliği aynı platformda buluşturan yerli, güvenli ve geleceğe dayanıklı bir gıda tedarik zinciri altyapısı ortaya koymayı hedefliyor.” dedi.
Ar. Gör. Dr. Bora Buğra Sezer’in yürütücülüğündeki projede, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesinden Prof. Dr. Mustafa Şen danışman olarak görev alıyor. Ege Üniversitesinden Prof. Dr. Geylani Kardaş, Marmara Üniversitesinden Dr. Öğr. Üyesi Kamil Erdayandı ve İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesinden Dr. Hasret Türkmen ise araştırmacı olarak projede yer alıyor.