Ekopolitik Araştırmacısı Doç. Dr. Uğur Özdemir: “İsrail'de hangi hükümet kurulursa kurulsun Türkiye'ye bakış değişmeyecek”

Ekopolitik Araştırmacısı Doç. Dr. Uğur Özdemir: “İsrail'de hangi hükümet kurulursa kurulsun Türkiye'ye bakış değişmeyecek”

Ekopolitik Düşünce Merkezi, 27 Ekim'de yapılacak İsrail seçimlerinin siyasi dengelere ve Türkiye ile ilişkilere olası etkilerini değerlendiren araştırma notunu yayımladı. Edinburgh Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Uğur Özdemir tarafından hazırlanan çalışmada, Netanyahu bloğu ile muhalefetin anketlerde çoğunluğa ulaşamadığına dikkat çekildi. Özdemir, seçim sonucundan bağımsız olarak İsrail'in Türkiye'ye yönelik tehdit algısının kısa vadede değişmesinin beklenmediğini belirterek Suriye'deki gelişmelerin iki ülke arasındaki ilişkiler açısından belirleyici olacağını vurguladı.

Ekim 24, 2026 - 16:23

Ekopolitik Düşünce Merkezi, İsrail'de 27 Ekim 2026 tarihinde gerçekleştirilecek Knesset seçimlerine ilişkin kapsamlı araştırma notunu kamuoyuyla paylaştı. Edinburgh Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Uğur Özdemir tarafından kaleme alınan “İsrail 2026 Seçimleri” başlıklı çalışmada, ülkenin siyasi ve kurumsal yapısı, seçimlere katılan partiler, kamuoyu araştırmaları, olası koalisyon senaryoları ve seçim sonuçlarının Türkiye-İsrail ilişkilerine etkileri değerlendirildi.

Araştırmada, İsrail'de seçim sonuçlarının yalnızca ülke içindeki siyasi dengeleri değil, Türkiye başta olmak üzere bölge ülkeleriyle ilişkilerin geleceğini de etkileyebileceği belirtildi. Ancak Netanyahu liderliğindeki blok ile muhalefetin Türkiye'ye yönelik güvenlik yaklaşımında önemli ölçüde benzerlik bulunduğuna dikkat çekildi.

“Anketlerde Hiçbir Blok Tek Başına Çoğunluğa Ulaşamıyor”

Araştırma notunda incelenen Ekim 2026 kamuoyu yoklamalarına göre, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun liderliğindeki siyasi blok ile Siyonist muhalefetin hiçbirinin hükümet kurmak için gerekli 61 milletvekili çoğunluğuna ulaşamadığı kaydedildi.

Anket ortalamalarına göre 120 sandalyeli Knesset'te Netanyahu bloğunun yaklaşık 54, Siyonist muhalefetin 52, Arap partilerinin ise 13 sandalye kazanmasının öngörüldüğü aktarıldı.

Çalışmada, seçimlerin ardından dar kapsamlı bir muhalefet hükümetinin kurulmasının olası senaryolar arasında bulunduğu ifade edildi. Ancak böyle bir hükümetin kurulabilmesi için Arap partisi Ra'am'ın desteğine veya Haredi partilerin çekimser kalmasına ihtiyaç duyulacağı belirtildi.

Söz konusu desteğin sağlanamaması durumunda İsrail'in 2027 yılında yeniden seçime gidebileceği, Netanyahu'nun ise bu süreçte geçici başbakan olarak görevini sürdürebileceği değerlendirildi.

“Seçimlerin Gündemini Savaşın Ekonomik ve Siyasi Sonuçları Belirliyor”

Araştırmada, 27 Ekim seçimlerinin 7 Ekim 2023 saldırılarından ve sonrasında yaşanan üç yıllık savaş sürecinden bu yana gerçekleştirilecek ilk genel seçim olacağına dikkat çekildi.

Seçim kampanyalarının başlıca gündem maddeleri arasında Haredi olarak tanımlanan ultra-Ortodoks gençlerin askerlik muafiyeti, savaşın ekonomik yükünün toplum kesimleri arasında nasıl paylaşılacağı ve 7 Ekim saldırılarına ilişkin sorumlulukların hangi kurumlar tarafından araştırılacağı konularının yer aldığı bildirildi.

Çalışmada İsrail ekonomisinin savaş sürecinden önemli ölçüde etkilendiği belirtilerek İsrail Merkez Bankası verilerine yer verildi.

Buna göre 2022 yılında gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 4,2'si düzeyinde bulunan savunma harcamalarının 2024 yılında yüzde 8,4'e yükseldiği, kamu borcunun ise 2025 yılında yüzde 68,5 seviyesine ulaştığı aktarıldı.

Araştırmada, seçimlerden çıkacak parlamento çoğunluğunun yargıç atamalarına ilişkin düzenlemelerin uygulanması ve 7 Ekim saldırılarıyla ilgili soruşturmanın yürütülmesi üzerinde de belirleyici olacağı kaydedildi.

“İsrail'in Türkiye'ye Yönelik Tehdit Algısı Kısa Vadede Değişmeyecek”

Araştırma notunun Türkiye-İsrail ilişkilerine ayrılan bölümünde, seçimlerde yarışan başlıca siyasi blokların Türkiye'ye yönelik yaklaşımları karşılaştırıldı.

Çalışmada, hem Netanyahu liderliğindeki siyasi bloğun hem de muhalefetin Türkiye'yi bölgesel bir tehdit olarak değerlendirdiği belirtildi.

Netanyahu'nun Türkiye konusunu seçim kampanyasının merkezine yerleştirdiğine dikkat çekilen araştırmada, seçimlerden hangi siyasi ittifakın galip çıkacağına bakılmaksızın İsrail'in Türkiye'ye yönelik güvenlik algısında kısa vadede köklü bir değişim beklenmediği ifade edildi.

Bununla birlikte, yeni hükümetin iki ülke arasındaki rekabeti yönetme biçiminin farklılaşabileceği değerlendirildi.

Araştırmada, kurulacak hükümetin Türkiye ile rekabeti iç politikada seçim söyleminin bir parçası olarak kullanmayı sürdürebileceği veya ilişkileri daha fazla kurumsal ve diplomatik kanallar üzerinden yönetmeyi tercih edebileceği kaydedildi.

Doç. Dr. Uğur Özdemir, seçim sonuçlarının Türkiye açısından nasıl değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin şu açıklamada bulundu:

“Hangi hükümet kurulursa kurulsun İsrail'in Türkiye'ye bakışı yakın zamanda değişmeyecek. Ankara, yeni hükümetin bu rekabeti nasıl yöneteceğine bakmalı. Savunma Bakanlığı'na kimin geleceği ve Suriye'deki temasın nasıl düzenleneceği bunun ilk işaretlerini verecek.”

“Türkiye-İsrail İlişkilerinde En Riskli Temas Noktası Suriye”

Araştırmada, Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkiler açısından en yüksek risk taşıyan bölgesel temas alanının Suriye olduğu vurgulandı.

İki ülkenin Suriye'deki güvenlik politikaları ve bölgesel önceliklerinin, seçim sonrasında kurulacak İsrail hükümetinin Türkiye'ye yönelik yaklaşımının anlaşılmasında önemli göstergeler olacağı belirtildi.

Özellikle İsrail Savunma Bakanlığı görevine getirilecek ismin ve Suriye'deki temasların nasıl düzenleneceğinin, yeni dönemde Ankara-Tel Aviv ilişkilerinin seyrine ilişkin ilk işaretleri vereceği değerlendirildi.

Araştırmada ayrıca Türkiye'nin İsrail'e uyguladığı ticaret ambargosunun İsrail ekonomisi üzerindeki etkisinin sınırlı kaldığı ifade edildi.

“Araştırmayla Türkiye ve Bölgeye Yönelik Tartışmalara Katkı Sağlamayı Amaçlıyoruz”

Ekopolitik Yönetim Kurulu Başkanı Av. Doç. Dr. Ramazan Arıtürk de yayımlanan araştırma notunun amacına ilişkin değerlendirmede bulundu.

Arıtürk, İsrail'de gerçekleştirilecek seçimlerin yalnızca ülkenin iç siyasi dengeleri açısından değil, Türkiye ve bölgenin geleceği bakımından da değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti.

Ekopolitik Düşünce Merkezi olarak hazırladıkları çalışmayla İsrail seçimlerinin Türkiye ve bölge üzerindeki olası etkilerine ilişkin tartışmalara katkı sağlamayı amaçladıklarını belirtti.

“İsrail 2026 Seçimleri” Araştırma Notu Yayımlandı

Edinburgh Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Uğur Özdemir tarafından hazırlanan araştırma notunda, İsrail'in seçim sistemi, siyasi partileri, güncel anket sonuçları, hükümet kurma ihtimalleri ve Türkiye ile ilişkilerin geleceği bir arada ele alındı.

Çalışmada, seçim sonrasında kurulacak hükümetin siyasi bileşiminden çok, Türkiye ile ilişkilerde benimseyeceği yöntemlerin ve Suriye'deki güvenlik politikalarının yakından izlenmesi gerektiği vurgulandı.

Ekopolitik Düşünce Merkezi tarafından kamuoyunun erişimine açılan araştırma notunun tamamına üzerinden ulaşılabiliyor.