Hitit Üniversitesi’nde Geliştirilen Patentli Yara Örtüsünün Endüstriye Kazandırılması Hedefleniyor
Hitit Üniversitesi’nde yaklaşık dört yıllık çalışma sonucu geliştirilen ve Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından patentlenen yeni nesil yara örtüsünün, ticari bir ürüne dönüştürülerek sağlık sektörüne kazandırılması amaçlanıyor. Altın otu bitkisi özütü ve gümüş katkısıyla geliştirilen ürün, yerli biyomedikal üretim açısından dikkat çekiyor.
Hitit Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebru Gökmeşe tarafından geliştirilen ve Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından patentlenen yara örtüsünün, ilerleyen süreçte endüstriyel üretime kazandırılması hedefleniyor.
İnsan vücudunda çeşitli nedenlerle oluşan yaraların tedavisinde kullanılmak üzere yaklaşık 4 yıl önce başlatılan çalışmalarda, uzun süren laboratuvar araştırmaları sonucunda altın otu bitkisi özütü kullanılarak yeni nesil bir yara örtüsü geliştirildi. Test aşamalarının tamamlanmasının ardından Hitit Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi aracılığıyla patent süreci başlatıldı ve ürünün patenti alındı.
“Tamamen Yerli ve Özgün Bir Ürün”
Prof. Dr. Ebru Gökmeşe, Türkiye’de yara örtüsü üretiminin bulunmadığını, bu tür ürünlerin yurt dışından ithal edildiğini belirterek, geliştirilen ürünün tamamen özgün olduğunu vurguladı. Gökmeşe, “İhtisas projemiz kapsamında, altın otu bitkisi özütü ve gümüş katkısıyla antimikrobiyal özelliği yüksek, yeni nesil bir biyomedikal yara örtü malzemesi geliştirdik. Karakterizasyon testleri yapıldı; nano boyut, gözeneklilik, ısı dayanımı ve antimikrobiyal aktivite testleri başarıyla tamamlandı.” dedi.
Altın otu bitkisinin malzemeyi öne çıkaran temel unsur olduğunu ifade eden Gökmeşe, bu içeriğin ürüne önemli bir katma değer sağladığını kaydetti.
Yurt Dışına Bağımlılığa Yerli Alternatif
Proje geliştirme ve patent sürecinin yaklaşık dört yıl sürdüğünü belirten Gökmeşe, “Geliştirdiğimiz ürünün içeriği tamamen orijinal. Aynı polimer malzemeler, aynı bitki ve aynı oranlarda katkılarla yapılmış herhangi bir benzeri literatürde veya patentte bulunmuyor. Ülkemizde bu ürünün üretimi yok.” ifadelerini kullandı.
Bu tür yara örtülerinin genellikle yurt dışından ithal edildiğine dikkat çeken Gökmeşe, geliştirilen ürünün hafif, gözenekli ve kolay taşınabilir olması nedeniyle sağlık sektöründe geniş bir kullanım alanına sahip olabileceğini söyledi.
Endüstriyel Üretim İçin Çağrı
Hitit Üniversitesi’nin Makine ve İmalat Teknolojileri alanında ihtisaslaşmış bir üniversite olduğuna işaret eden Gökmeşe, AR-GE sürecinin tamamlandığını belirterek, ürünün geliştirilme ve ticarileştirme aşamasının bir firma tarafından üstlenilmesi halinde, endüstriye yeni ve yerli bir biyomedikal ürün kazandırılabileceğini ifade etti.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI