HÜDA PAR Gaziantep Milletvekili Şahzade Demir: “Nizip Çayı zehir akmaya devam ediyor”

HÜDA PAR Gaziantep Milletvekili Şahzade Demir: “Nizip Çayı zehir akmaya devam ediyor”

HÜDA PAR Gaziantep Milletvekili Şahzade Demir, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında Gaziantep’in yıllardır çözüm bekleyen sorunlarını gündeme taşıdı. Sanayi atıkları nedeniyle Nizip Çayı’nın ciddi bir çevre ve halk sağlığı tehdidine dönüştüğünü belirten Demir, yetkililere acil ıslah çağrısında bulundu. Demir ayrıca Antep fıstığı üreticilerinin yaşadığı ekonomik sıkıntılara, çiftçilerin artan maliyetlerine, genç işsizliğine, kırsal mahallelerdeki altyapı eksikliklerine ve inşaat sektörünün taleplerine dikkat çekti.

Ekim 15, 2026 - 16:12

HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı ve Gaziantep Milletvekili Şahzade Demir, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) düzenlediği basın toplantısında, Gaziantep'teki saha ziyaretlerinde vatandaşların kendisine ilettiği sorunları kamuoyuyla paylaştı. Nizip Çayı'ndaki sanayi kaynaklı kirliliğin yıllardır çözülemediğini belirten Demir, çevre ve halk sağlığı açısından ciddi riskler oluştuğunu ifade ederek ilgili kurumları göreve çağırdı.

Gaziantep'in farklı ilçelerinde çiftçiler, esnaf, tüccarlar, gençler ve inşaat sektörü temsilcileriyle görüştüğünü aktaran Demir, tarımsal üretimde artan maliyetlerden genç işsizliğine, kırsal mahallelerdeki altyapı eksikliklerinden inşaat sektöründeki ekonomik sıkıntılara kadar birçok konuyu gündeme getirdi.

“Sanayi atıkları Nizip Çayı'nı zehirliyor”

Nizip Çayı'ndaki kirliliğin tarım ve hayvancılığı olumsuz etkilediğini, bölge halkının sağlığını tehdit ettiğini belirten Demir, sanayi tesislerinden kaynaklanan atıkların yeterince arıtılmadan akarsuya bırakıldığını öne sürdü.

Demir, “Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi başta olmak üzere sanayi tesislerinden arıtılmadan veya yetersiz arıtmayla deşarj edilen kimyasal atıklar, akarsuyu adeta bir zehir kanalına dönüştürmüştür.” dedi.

“Nizip Çayı'ndan alınan su koladan bile daha siyah”

Nizip Çayı'ndaki kirlilik sorununu daha önce defalarca gündeme getirdiklerini ancak kalıcı bir çözüm sağlanamadığını ifade eden Demir, son saha ziyaretlerinde de çayın geçtiği köylerden yoğun şikâyet aldığını söyledi.

TBMM'deki basın toplantısında Nizip Çayı'ndan alındığını belirttiği su numunesini gösteren Demir, şu ifadeleri kullandı:

“Yıllar geçmesine rağmen sorunun halen çözümsüz kalması bizi bir kez daha bu sorunu gündem etmeye mecbur bıraktı. Son ziyaretimizde yine birçok köyden geçen bu dereden dolayı neredeyse her köyden şikâyetler yağdı. Elimde gördüğünüz su şişesi Nizip Çayı'ndan alınan bir su numunesidir ve gördüğünüz gibi koladan bile daha siyah ve zehir dolu bir içeriktedir.”

“Halk sağlığı büyük risk altında”

Nizip Çayı'nın geçmişte bölgedeki tarım arazilerini besleyen önemli bir su kaynağı olduğunu hatırlatan Demir, bugün ise ağır sanayi atıkları nedeniyle çevresindeki yerleşim alanları için tehdit oluşturduğunu savundu.

Çayın çevresinde yaşayan vatandaşların sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kaldığını ileri süren Demir, şunları kaydetti:

“Bir zamanlar bereket saçan, fıstık bahçelerini besleyen bu nehir, şimdi simsiyah rengi ve geniz yakan ağır kokusuyla etrafındaki yaklaşık 30 köyde adeta bir biyolojik tehdide dönüşmüştür. Ne içinde tek bir balık yaşayabiliyor ne de kenarında maskesiz nefes alınabiliyor. Toprak kimyasala doydu, tarım bitti, hayvancılık can çekişiyor; en acısı da nehir kıyısındaki feryat eden köylülerimiz göz göre göre kanserle, hastalıklarla boğuşuyor. Yıllardan beri mevcut olan bir sorun devam ediyor. Daha önce bu çayımız berrak, herkesin içinde yüzebildiği, suyunu içebildiği, tarımda ve temel ihtiyaçları için kullanabildiği bir çayımızdı. Fakat yıllar içerisinde bu nehre akıtılan ağır sanayi atıklarının sonucunda bu nehir tamamıyla zehre dönüştü.”

“Dayanılmaz kimyasal koku vatandaşı rahatsız ediyor”

Çayın geçtiği köy ve mahallelerde yaşayan vatandaşların ağır kokudan şikâyetçi olduğunu belirten Demir, kirliliğin günlük yaşamı olumsuz etkilediğini ifade etti.

Demir, “15-20 köye yakın bir bölgeden söz ediyoruz. Bu çay bu 15-20 köyün içinden geçiyor ve çok pis bir koku yayıyor. Zehir doludur. İçinde hiçbir canlının yaşayamadığı bir noktadadır. Bırakın yüzmeyi, oradan geçenlerin neredeyse zehirleneceği kimyasal bir koku yayılmaktadır.” diye konuştu.

“Filtreleme çağrıları karşılıksız kalıyor”

Nizip Çayı'nın temizlenmesi ve sanayi atıklarının arıtılması konusunda yıllardır talepler dile getirildiğini hatırlatan Demir, bugüne kadar yürütülen çalışmaların sorunu çözmeye yeterli olmadığını savundu.

Valilik, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ve ilgili kurumların daha önce çeşitli çalışmalar gerçekleştirdiğini belirten Demir, çaydaki kirliliğin devam ettiğini söyledi.

Demir, “Çayın ıslah edilmesi için valilik, büyükşehir belediyesi ve ilgili kurumların da dahil olduğu çalışmalar yapıldı ama bugüne kadar çayın temiz akması konusunda bir gelişme olmadı. Bu çay zehir akmaya devam ediyor. Başpınar Organize Sanayi Bölgesi’ndeki fabrikalardan buraya akıtılan ağır sanayi atıklarının tamamı zehirdir. Bu atıkların arıtılarak çaya akıtılması gerekirken böyle bir işlem maalesef yapılmıyor.” ifadelerini kullandı.

“Nizip Çayı bir an önce ıslah edilmeli”

Çevre kirliliğinin önlenmesi için ilgili kurumların sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurgulayan Demir, sanayi tesislerinin atıklarının denetlenmesini ve çayın kapsamlı biçimde temizlenmesini istedi.

Demir, yetkililere şu çağrıda bulundu:

“Nizip Çayı bir an önce ıslah edilmeli ve bu zehirden arındırılmalıdır. Ağır sanayi atıklarının bu çaya akıtılmasına engel olunmalıdır ya da fabrika atıklarının filtrelendikten sonra çaya akıtılmasına müsaade edilmelidir. İlgili kurumlar, insanımızın sağlığını muhafaza etsin. Zehir saçan bu çay ıslah edilsin ve insanımız büyük tehlikelerle karşı karşıya kalmasın.”

“Alın terini çiftçi döküyor, kazancı fırsatçılar alıyor”

Gaziantep'teki saha ziyaretlerinde Antep fıstığı üreticileri, tüccarlar, esnaf, ihracatçılar ve tüketicilerle de görüştüğünü belirten Demir, tarımsal üretimde artan maliyetlerin çiftçileri ekonomik açıdan zorladığını söyledi.

Özellikle işçilik ve mazot fiyatlarındaki yükseliş nedeniyle fıstık üreticilerinin bu yıl üretim masraflarını karşılamakta güçlük çektiğini ifade eden Demir, borç yükü altındaki çiftçilerin ürünlerini düşük fiyatlarla aracılara satmak zorunda kaldığını dile getirdi.

Demir, “Alın terini çiftçi döküyor, kazancı fırsatçılar alıyor. Piyasaya acil düzen ve denetim şart.” dedi.

Antep fıstığı piyasasında fiyat istikrarının sağlanması gerektiğini belirten Demir, spekülatif hareketlerin önlenmesi amacıyla üretici birliği kurulmasını önerdi.

Demir ayrıca hem üreticiyi hem de tüketiciyi koruyacak bir taban fiyat formülünün hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.

“Hak ettiği desteği bulamayan çiftçimiz üretimden elini çekiyor”

Karkamış ilçesine bağlı kırsal Elifoğlu Mahallesi'ndeki çiftçilerin yaşadığı sorunları da gündeme getiren Demir, yüksek üretim maliyetleri, ithalat ve üretici ile tüketici fiyatları arasındaki farkın tarımsal üretimi olumsuz etkilediğini belirtti.

Özellikle nane üreticilerinin ucuz ithal ürünler karşısında rekabet etmekte zorlandığını ifade eden Demir, çiftçilerin emeğinin karşılığını alamadığı için üretimden uzaklaştığını söyledi.

Demir, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Yüksek girdi maliyetleri, kontrolsüz ithalat ve tarlada 5 lira olan ürünün rafta 100 liraya yükseldiği adaletsiz fiyat makası yüzünden çiftçi mağdur oluyor. Çiftçi emeğinin karşılığını alamadığı için bin bir emekle yetiştirdiği mahsulünü tarlada sürmek zorunda kalıyor. Ucuz ithal nane karşısında ezilen üretici toprağını terk ederken; genç nüfusunu kaybeden köy hızla boşalıyor. Hak ettiği desteği bulamayan çiftçimiz üretimden elini çektikçe, sadece bir köy değil, Türkiye’nin tarımsal geleceği ve gıda bağımsızlığı yok oluyor.”

Sanayinin gölgesinde doğal gaz mahrumiyeti

Gaziantep'in Oğuzeli ilçesine bağlı kırsal Altınyurt Mahallesi'nde yaşayan vatandaşların altyapı sorunlarına da değinen Demir, sanayisi gelişmiş ve doğal gaz kullanımının yaygınlaştığı bir şehirde bazı mahallelerin hâlâ temel hizmetlerden yararlanamamasını eleştirdi.

Altınyurt Mahallesi'nin şehir merkezine yakın olmasına rağmen doğal gaz ve altyapı hizmetlerinden mahrum kaldığını belirten Demir, bu durumun bölge halkında sahipsizlik hissine ve tepkiye neden olduğunu ifade etti.

“Gençler yalnızca diploma için yetiştirilmemeli”

Gaziantep'te üniversite mezunu olmasına rağmen iş bulamayan gençlerle de görüştüğünü aktaran Demir, eğitim sistemi ile istihdam politikaları arasındaki uyumsuzluğa dikkat çekti.

Üniversite mezunu işsizliğinin Türkiye'nin önemli yapısal sorunlarından biri olduğunu belirten Demir, gençlerin yalnızca üniversite diploması almak amacıyla değil, iş hayatında karşılığı bulunan mesleki beceriler kazanacak şekilde yetiştirilmesi gerektiğini söyledi.

Demir, mesleki eğitimin lise döneminden itibaren güçlendirilmesinin ve eğitim-istihdam planlamasının iş gücü piyasasının ihtiyaçları doğrultusunda yapılmasının önemini vurguladı.

“İnşaat sektöründeki durgunluğa karşı önlem alınmalı”

Gaziantep'teki inşaat sektörü temsilcileriyle gerçekleştirdiği görüşmelerde müteahhitlerin karşılaştığı ekonomik ve idari sorunları da dinlediğini belirten Demir, sektördeki durgunluğun olası iflaslara yol açabileceği uyarısında bulundu.

Özellikle hafriyat maliyetleri, yapı denetim süreçleri, belediye onaylarında ortaya çıkan ek giderler ve ruhsat harçlarının sektör üzerindeki yüküne dikkat çeken Demir, yerel yönetimlere yönelik çözüm önerilerini sıraladı.

Demir, şu ifadeleri kullandı:

“Belediyeler kendi bünyelerindeki araçlar ve döküm sahaları üzerinden makul fiyatlı alternatif hafriyat hizmeti sunarak piyasadaki tekel fiyatlarını kırmalıdır. Yapı denetim ve belediye onay süreçlerinde sonradan çıkarılan masraflar mevzuatla engellenmeli, projenin başında belirlenen maliyet haritasına sadık kalınmalıdır. Gaziantep Büyükşehir ve ilçe belediyeleri meclis kararlarıyla, konut üretimini ve istihdamı korumak adına belirli bir süreliğine ruhsat ve harçlarda sübvansiyona gitmelidir.”

Gaziantep'teki saha ziyaretlerinde vatandaşların kendisine ilettiği sorunların çözümünü takip edeceğini belirten Demir, başta Nizip Çayı'nın ıslah edilmesi olmak üzere tarımsal üretimin desteklenmesi, gençlerin istihdam olanaklarının artırılması, kırsal altyapı eksikliklerinin giderilmesi ve inşaat sektöründeki maliyetlerin hafifletilmesi için ilgili kurumların harekete geçmesi gerektiğini vurguladı.