HÜDA PAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç: “Denetim görevini ihmal edenler varsa hesap vermelidir”

HÜDA PAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç: “Denetim görevini ihmal edenler varsa hesap vermelidir”

HÜDA PAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında 131 fonun tasfiyesi nedeniyle yaklaşık 456 bin vatandaşın birikimlerinin kilitlendiğini belirterek denetim eksikliklerine dikkat çekti. Oluşan zararın vergi mükelleflerine yüklenmemesi gerektiğini vurgulayan Dinç, İstanbul'daki sel felaketleri, belediyelerin harcama öncelikleri ve Gazze'deki insani kriz hakkında da açıklamalarda bulundu.

Ekim 23, 2026 - 11:28

HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Faruk Dinç, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) düzenlediği basın toplantısında, yüz binlerce yatırımcıyı etkileyen fon tasfiyeleri sürecindeki denetim eksikliklerini gündeme taşıdı. Dinç, yaklaşık 456 bin vatandaşın birikimlerinin kilitlendiği süreçte sorumluluğu bulunanların hesap vermesi gerektiğini belirterek, İstanbul başta olmak üzere çeşitli illerde yaşanan sel felaketlerini, yerel yönetimlerin bütçe önceliklerini ve Gazze'deki insani ihtiyaçları değerlendirdi.

Fon tasfiyelerinin yalnızca finansal bir başarısızlık olarak görülemeyeceğini ifade eden Dinç, emekli, memur, esnaf ve dar gelirli vatandaşların birikimlerini doğrudan etkileyen sürecin kamu yönetiminin denetim sorumluluğu açısından da ele alınması gerektiğini vurguladı.

“456 Bin Vatandaşın Birikiminin Kilitlenmesi Meselenin Vahametini Ortaya Koymaktadır”

Fon krizinin ekonomik boyutunun yanı sıra toplumsal ve hukuki sorumluluklar doğurduğuna dikkat çeken HÜDA PAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç, şu ifadeleri kullandı:

“131 fonun tasfiyesiyle yaklaşık 456 bin vatandaşın birikiminin kilitlenmesi, meselenin vahametini ortaya koymaktadır. Emekli, memur, esnaf ve dar gelirli vatandaşlar birikimlerini korumaya çalışırken kriz öncesinde fondan çıktığı belirtilen kişi ve kurumların 187 milyar lirayı aşan kazanç elde etmesi, cevaplanması gereken önemli soruları beraberinde getirmektedir.”

Fon tasfiyelerinden kaynaklanan mağduriyetlerin yalnızca ara ödemelerle giderilemeyeceğini belirten Dinç, denetim süreçlerinin ve kriz öncesinde elde edildiği belirtilen kazançların da incelenmesi gerektiğini kaydetti.

“Haksız Kazançlar Etkin Hukuki Yollarla Geri Alınmalı”

Mağdur yatırımcılara yönelik başlatılan ara ödeme kararlarını olumlu bulduklarını ifade eden Dinç, küçük yatırımcıların korunması ve sorumluların belirlenmesi gerektiğini söyledi.

Dinç, “Küçük yatırımcılara öncelik verilmeli, haksız kazançlar etkin hukuki yollarla geri alınmalı, geri kazanım süreci şeffaf biçimde kamuoyuna açıklanmalıdır. Oluşan zararın faturası vergi mükelleflerine kesilmemeli; denetim görevini ihmal edenler varsa hesap vermelidir.” dedi.

“Kalıcı Çözüm Güçlü Denetim Mekanizmalarıdır”

Finansal sistemde yaşanan sorunların yapısal tedbirlerle ele alınması gerektiğini vurgulayan Dinç, ekonomik düzenin üretim, emek ve adil paylaşım temelinde güçlendirilmesi çağrısında bulundu.

Dinç, “Bu olay, rant odaklı finansal anlayışın ve denetim eksikliğinin ağır sonuçlarını göstermektedir. Kalıcı çözüm; üretimi, emeği ve adil paylaşımı esas alan, şeffaf ve güçlü denetim mekanizmalarıyla güvence altına alınmış bir ekonomik düzenin tesis edilmesidir. Mağdur vatandaşlarımızın haklarının teslim edilmesi ve sorumluların hesap vermesi için sürecin takipçisi olacağız.” ifadelerini kullandı.

“Şehirlerimiz Şov Değil, Gerçek Hizmet Bekliyor”

Basın toplantısında İstanbul başta olmak üzere birçok ilde yaşanan sel ve taşkın felaketlerine de değinen HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı Faruk Dinç, afetlerin yol açtığı zararların yalnızca aşırı yağışlarla açıklanamayacağını belirtti.

İstanbul'da son 84 yılın en şiddetli yağışının yaşandığını ifade eden Dinç, meydana gelen can kayıplarına ve maddi zararlara dikkat çekti.

Dinç, “Can kayıpları yaşandı, binlerce ev ve iş yeri sular altında kaldı, on binlerce kişi mağdur oldu. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yakınlarına sabır, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz.” dedi.

“Bu Tablo İstanbul'la da Sınırlı Değildir”

Şehirlerdeki altyapı eksikliklerinin ve plansız yapılaşmanın sel riskini artırdığını savunan Dinç, kontrolsüz betonlaşma ile dere yataklarının imara açılmasının ciddi sorunlara neden olduğunu dile getirdi.

Dinç, “Yağışın olağanüstü şiddette olduğu doğrudur. Ancak her sağanakta aynı manzaraların tekrarlanması, sorunun aşırı yağışla açıklanamayacağını göstermektedir. Kontrolsüz betonlaşma, dere yatakları ile taşkın alanlarının imara açılması ve birleşik kanalizasyon şebekeleri şehirlerimizi savunmasız bırakmaktadır.” ifadelerini kullandı.

Sorunun yalnızca İstanbul'da yaşanmadığını vurgulayan Dinç, “Bu tablo İstanbul'la da sınırlı değildir. Anadolu'nun pek çok şehrinde de şiddetli yağmurlarda alt geçitler göle dönmekte, evler ve iş yerleri sular altında kalmaktadır.” diye konuştu.

“Belediyecilik Bir Şov ve Reklam Mecrası Değildir”

Yerel yönetimlerin bütçe ve yatırım önceliklerini de eleştiren HÜDA PAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç, belediyelerin konser ve gösterişli organizasyonlar yerine altyapı yatırımlarına ağırlık vermesi gerektiğini ifade etti.

Dinç, “Altyapı yatırımları ikinci plana itildikçe ihmalin faturası vatandaşa kesilmektedir. Bunun bedelini en çok da bodrum katlarda ve dere kenarlarında yaşayan dar gelirli aileler ödemektedir. Oysa belediyecilik, bir şov ve reklam mecrası değil, halkın can ve mal güvenliğini koruma görevidir.” dedi.

Belediyelerin kaynaklarını öncelikle temel hizmetlere yönlendirmesi gerektiğini belirten Dinç, “Belediyeler, kaynaklarını israf etmek yerine yağmur suyu tahliye sistemlerine, kanalizasyon şebekelerinin bakımına ve birleşik sistemlerin ayrıştırılmasına aktarmalıdır.” ifadelerini kullandı.

“Yağmur Rahmettir, Onu Felakete Dönüştüren İhmaldir”

Afet risklerinin azaltılması için imar politikalarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini dile getiren Dinç, taşkın alanlarının yapılaşmaya kapatılması ve erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.

Dinç, “Rant odaklı imar planlarına son verilmeli; dere yatakları ve taşkın alanları yapılaşmaya kapatılmalı, taşkın master planları kararlılıkla uygulanmalıdır. Bodrum katlarda yaşayan ailelerin güvenli konutlara geçişi desteklenmeli, erken uyarı sistemleri güçlendirilmelidir. Yağmur rahmettir; onu felakete dönüştüren ihmaldir.” dedi.

“Bölge Ülkeleri Bu Pervasızlığın Kendi Sınırlarına Dayanmasını Beklememelidir”

Basın toplantısının dış politika bölümünde Gazze'deki insani krize ve bölgesel güvenlik sorunlarına değinen Dinç, İsrail'in politikalarına karşı bölge ülkelerinin ortak hareket etmesi gerektiğini savundu.

Dinç, “Gazze’ye en temel insanî yardımın ulaştırılması için somut adım atmayan ülkeler, bugün siyonist rejimin Mısır topraklarını açıkça işgal etme tehdidiyle karşı karşıya kalmıştır.” ifadelerini kullandı.

Bölge ülkelerine çağrıda bulunan Dinç, “Cezasız bırakılan her saldırı, maalesef yeni işgallerin önünü açmıştır. Siyonistlere karşı gerekli adımlar atılmazsa bundan sonra da işgaller devam edecektir. Bölge ülkeleri, bu pervasızlığın kendi sınırlarına dayanmasını beklememelidir. Hiçbir ülkenin güvenliği, komşu halkların toprakları işgal edilirken ve temel hakları yok sayılırken kalıcı biçimde korunamaz.” dedi.

“Gazze’de Barınma ve Sağlık İhtiyaçları Karşılanmalıdır”

Gazze'deki insani ihtiyaçların karşılanması ve yeniden inşa çalışmalarının başlatılması gerektiğini vurgulayan HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı Faruk Dinç, uluslararası topluma somut adımlar atma çağrısında bulundu.

Dinç, “Filistin halkının barınma ve sağlık ihtiyaçları derhal karşılanmalıdır. Gazze’nin yeniden inşası için açık ve bağlayıcı bir takvim ilan edilmeli; sonradan eklenen taleplerle bu sürecin siyonist rejimin lehine işleyen bir belirsizliğe dönüştürülmesine son verilmelidir.” ifadelerini kullandı.

Yeniden inşa sürecinde arabulucu ülkelerin sorumluluklarına dikkat çeken Dinç, “Arabulucular, verilen taahhütleri aşındıran bu emrivakilerin önüne geçmeli ve yeniden inşa sürecinin yeni şartlar öne sürülerek sürekli ertelenmesine izin vermemelidir.” dedi.