İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Kevser Ofluoğlu: “Cinsel istismar münferit değil, toplumsal bir güvenlik sorunudur”
İYİ Parti Kadın ve Aile Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Kevser Ofluoğlu, 4 Mart Cinsel İstismarla Mücadele Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada Türkiye’de çocuklara, kadınlara, engellilere ve yaşlılara yönelik istismar vakalarının ciddi boyutlara ulaştığını belirtti. Ofluoğlu, yalnızca cezai yaptırımların yeterli olmadığını vurgulayarak koruyucu sosyal politikaların güçlendirilmesi ve bağımsız denetim mekanizmalarının etkin şekilde işletilmesi çağrısında bulundu.
İYİ Parti Kadın ve Aile Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Kevser Ofluoğlu, 4 Mart Cinsel İstismarla Mücadele Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada cinsel istismarın yalnızca bireysel suç olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, “Cinsel istismar; yaşı, cinsiyeti, engel durumu ya da sosyal konumu ne olursa olsun her bireyi hedef alabilen ağır bir insan hakları ihlalidir.” dedi.
Ofluoğlu, kadınlar ve çocukların bu suç karşısında daha savunmasız olduğuna dikkat çekerek, “Kadınlar ve çocuklar bu korkunç suç karşısında çok daha savunmasız ve sessizdir.” ifadelerini kullandı.
“VAKALARIN MÜNFERİT OLMADIĞI ORTADA”
Türkiye’de son yıllarda kamuoyuna yansıyan olayların sorunun yaygınlığını ortaya koyduğunu belirten Ofluoğlu, “Eğitim kurumlarında, bakım ve barınma merkezlerinde, çeşitli kurs ve sosyal alanlarda, aile içinde ve kamusal mekânlarda yaşanan vakalar; denetim eksikliği, koruyucu mekanizmaların yetersizliği ve caydırıcılık sorunu bulunduğunu göstermektedir.” değerlendirmesinde bulundu.
Kadınlara yönelik cinsel saldırılar, çocuklara yönelik istismar vakaları, engelli bireylerin bakım süreçlerinde karşılaştığı kötü muamele ve bakım evlerinde yaşlılara yönelik ihmal iddialarının toplumda güven duygusunu zedelediğini ifade eden Ofluoğlu, bu tablo içinde en ağır bedeli çoğu zaman çocukların ödediğini söyledi.
“RESMÎ VERİLER DURUMUN VAHAMETİNİ GÖSTERİYOR”
Ofluoğlu, istatistiklere işaret ederek şunları kaydetti:
“2024 yılında günde ortalama 18 dava mahkemeye taşınmış; yıl içinde toplam 18 bin 884 dosya görülmüştür. Türk Ceza Kanunu’nun 103. maddesi kapsamındaki dosyalar son 11 yılda yüzde 84 oranında artmıştır. Son 10 yılda TÜİK verilerine göre 250 binden fazla çocuk cinsel istismara maruz kalmıştır.”
Bu verilerin yalnızca kayıtlara geçen vakaları içerdiğini belirten Ofluoğlu, özellikle aile içi cinsel istismar vakalarında korku ve baskı nedeniyle sessiz kalmak zorunda bırakılan çok sayıda çocuk bulunduğunu ifade etti.
Ekonomik bağımlılık veya toplumsal baskı nedeniyle şikâyetçi olamayan kadınların, kendini ifade etmekte zorlanan engelli bireylerin ve bakım veren kişilere bağımlı yaşayan yaşlıların çoğu zaman görünmeyen mağdurlar hâline geldiğini dile getiren Ofluoğlu, mevcut politikaların sorunu önleyici ve bütüncül bir yaklaşımla ele almakta yetersiz kaldığını savundu.
“KORUYUCU POLİTİKALAR GÜÇLENDİRİLMELİ”
Koruyucu sosyal hizmet ağının güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Ofluoğlu, okullarda ve bakım merkezlerinde uzman personel eksikliğinin giderilemediğini, çocuk izlem merkezleri ile adli destek mekanizmalarının ülke genelinde yeterince yaygın olmadığını belirtti.
Engelli bireyler ve yaşlılar için bağımsız denetim sistemlerinin etkin şekilde işletilmediğini ifade eden Ofluoğlu, yargı süreçlerinin uzunluğunun ve bazı davalarda oluşan cezasızlık algısının caydırıcılığı zayıflattığını söyledi.
Derinleşen yoksulluk ve sosyal destek mekanizmalarındaki yetersizliklerin istismarı besleyen risk alanlarını genişlettiğini belirten Ofluoğlu, çocuk yaşta evliliklerle mücadelede net ve tavizsiz uygulamaların hayata geçirilmesi gerektiğini dile getirdi.
İYİ Parti olarak cinsel istismarla mücadelenin yalnızca cezai yaptırımlarla sınırlı kalamayacağını ifade eden Ofluoğlu, “Ulusal ölçekte şeffaf ve denetlenebilir bir mücadele stratejisi oluşturulmalı; çocuklar, kadınlar, engelliler ve yaşlılar için özel koruma programları geliştirilmelidir.” dedi.
Ofluoğlu, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Çünkü mesele yalnızca suç işlendikten sonra cezalandırmak değil; suçu mümkün kılan boşlukları ortadan kaldırmaktır. Devletin en temel görevi kendini koruyamayanı korumaktır.”
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI