İYİ PARTİ GENEL BAŞKANI MÜSAVAT DERVİŞOĞLU: “TÜRKİYE SAVAŞA SÜRÜKLENMEYECEK AMA HAZIRLIKSIZ DA YAKALANMAYACAK”

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, TBMM’de düzenlenen partisinin grup toplantısında sağlık çalışanlarının sorunlarından İran’daki savaşın bölgesel etkilerine, enerji ve gıda güvenliğinden iç siyasete kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin ciddi jeopolitik risklerle karşı karşıya olduğunu vurgulayan Dervişoğlu, devletin sloganlarla değil hazırlıkla yönetilmesi gerektiğini söyledi.

Mart 11, 2026 - 12:19
İYİ PARTİ GENEL BAŞKANI MÜSAVAT DERVİŞOĞLU: “TÜRKİYE SAVAŞA SÜRÜKLENMEYECEK AMA HAZIRLIKSIZ DA YAKALANMAYACAK”


İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gerçekleştirilen partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulundu. Sağlık çalışanlarının yaşadığı sorunlardan bölgesel savaş riskine, enerji ve gıda güvenliğinden iç siyasetteki tartışmalara kadar birçok başlığa değinen Dervişoğlu, Türkiye’nin ciddi risklerle karşı karşıya olduğunu belirterek “Devlet ciddiyeti sloganla değil, hazırlıkla olur.” dedi.

“Sağlık çalışanları bu ülkenin en büyük değerlerinden biridir”

Konuşmasına Covid-19 pandemisinin ilan edildiği 11 Mart’ın yıl dönümünü hatırlatarak başlayan Dervişoğlu, sağlık çalışanlarının pandemi döneminde büyük bir özveri gösterdiğini söyledi.

Sağlık sisteminin bugün ağır çalışma koşulları, artan şiddet vakaları ve ekonomik sorunlar nedeniyle ciddi baskı altında olduğunu ifade eden Dervişoğlu, “Genç doktorlar yurt dışına gitmek zorunda kalıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Sağlık çalışanlarının güvenli ve saygın çalışma koşullarına kavuşması gerektiğini vurgulayan Dervişoğlu, sağlıkta şiddetin önlenmesi için caydırıcı düzenlemeler yapılması gerektiğini belirtti.

Dervişoğlu, sağlık çalışanlarının özlük haklarının iyileştirilmesi ve emekliliğe yansıyan güçlü bir ücret sisteminin kurulması çağrısında bulunarak yaklaşan 14 Mart Tıp Bayramı’nı da kutladı.

“İran’daki savaş Türkiye için doğrudan milli güvenlik meselesidir”

Bölgede yaşanan çatışmalara değinen Dervişoğlu, İran’da devam eden savaşın yalnızca iki ülke arasındaki askerî bir hesaplaşma olmadığını söyledi.

Bu gelişmenin enerji yollarından gıda tedarik zincirlerine kadar birçok alanı etkileyen büyük bir jeopolitik kırılma olduğunu belirten Dervişoğlu, Hürmüz Boğazı’nın dünya ekonomisi açısından kritik bir noktada bulunduğunu ifade etti.

Dervişoğlu, “Pompadaki fiyat artar, fabrikadaki maliyet yükselir, taşımacılık pahalanır, tarla darbe yer, sofralar küçülür.” diyerek savaşın etkilerinin doğrudan günlük hayata yansıyabileceğini dile getirdi.

“Hükümet izliyor ama hazırlık yok”

Enerji ve gıda güvenliği konusunda hükümeti eleştiren Dervişoğlu, Türkiye’nin stratejik enerji güvenliği planının ve ham petrol stok politikasının açıklanması gerektiğini söyledi.

Doğal gaz fiyat şoklarına karşı koruma mekanizmalarının da kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini ifade eden Dervişoğlu, gıda arz güvenliği için olağanüstü tedbir paketlerinin hazırlanması çağrısında bulundu.

Enerji arz güvenliğinin yalnızca ekonomik değil aynı zamanda milli güvenlik meselesi olduğunu belirten Dervişoğlu, stratejik petrol stoklarının gözden geçirilmesi gerektiğini kaydetti.

“Tarım bağımsızlıktır”

Konuşmasında tarım politikalarına da değinen Dervişoğlu, Türkiye’nin yaklaşık 25 yıllık yanlış politikalar nedeniyle tarımda ciddi bir tahribat yaşadığını savundu.

Çiftçilerin toplam borcunun 1 trilyon 300 milyar liraya ulaştığını ifade eden Dervişoğlu, verilen desteklerin yetersiz kaldığını belirtti.

Dervişoğlu, “Çiftçinin mazot için ödediği vergi, aldığı destekten daha fazla. Kaşıkla verilip kepçeyle alınmaktadır.” ifadelerini kullandı.

Hükümete çağrıda bulunan Dervişoğlu, çiftçilere yönelik olağanüstü destek programı açıklanmasını, gübre, tohum ve mazot desteklerinin artırılmasını istedi.

“Devlet kurumları zayıflatıldı”

Türkiye’nin dış krizlere zayıflamış bir devlet yapısıyla yakalandığını ileri süren Dervişoğlu, kurumlar arasındaki uyumun bozulduğunu söyledi.

Devlet yönetiminin kişisel sadakat ilişkilerine dayandırıldığını savunan Dervişoğlu, “Devlet öngörü üretmeyecekse kim üretecek?” diye sordu.

“İran’ın çöküşü bölgeyi daha büyük kaosa sürükler”

İran’daki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dervişoğlu, İran rejimini eleştirmenin ayrı bir konu olduğunu ancak İran’ın çöküşünü alkışlamanın farklı sonuçlar doğuracağını belirtti.

Dervişoğlu, İran’ın çökmesinin Türkiye’nin lehine olmayacağını ve bunun bölgede daha büyük bir kaosa yol açabileceğini ifade etti.

“Türkiye–Azerbaycan ilişkilerine yönelik provokasyonlar var”

Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilere yönelik provokatif girişimler olduğunu savunan Dervişoğlu, bunun Türkiye’yi en yakın müttefiklerinden uzaklaştırma çabası olduğunu söyledi.

Türkiye, Azerbaycan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki dayanışmanın güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Dervişoğlu, bu hattın jeopolitik açıdan önemli olduğunu dile getirdi.

S-400 ve NATO eleştirisi

Savunma politikalarına da değinen Dervişoğlu, S-400 hava savunma sistemi konusunda hükümeti eleştirdi.

Türkiye’nin milyarlarca dolar ödediğini ve bu nedenle F-35 programından çıkarıldığını hatırlatan Dervişoğlu, kriz anlarında bu sistemlerin neden etkin şekilde devreye girmediğini sordu.

Türkiye’nin gerekirse NATO’nun 4. maddesini işletmesi gerektiğini belirten Dervişoğlu, hava savunma sistemleri ve erken uyarı mekanizmalarındaki eksiklerin şeffaf biçimde araştırılması gerektiğini ifade etti.

“Terörle müzakere kabul edilemez”

İç siyasette yeniden bir çözüm süreci tartışmasının yürütüldüğünü savunan Dervişoğlu, terör örgütü lideri Abdullah Öcalan’ın muhatap alınmasına yönelik her türlü girişime karşı olduklarını söyledi.

Dervişoğlu, Türkiye Cumhuriyeti’nin etnik pazarlık düzenine sürüklenemeyeceğini ve vatandaşlık tanımının tartışmaya açılamayacağını dile getirdi.

“Türkiye savaşın yükünü mutfakta taşıyor”

Konuşmasının sonunda ekonomik gelişmelere değinen Dervişoğlu, vatandaşın savaşın yükünü cephede değil günlük hayatında hissettiğini söyledi.

Artan mazot fiyatları, yükselen gıda maliyetleri ve düşen alım gücüne dikkat çeken Dervişoğlu, Türkiye’nin hem diplomasi yürütmesi hem de enerji ve gıda güvenliğini güçlendirmesi gerektiğini ifade etti.

Dervişoğlu konuşmasını, “Bizim yolumuz Türkiye’dir, tarafımız Türk milletidir, istikametimiz Cumhuriyettir. Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti, yaşasın Türk milleti.” sözleriyle tamamladı.


Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI