İzmir Barosu Başkanlığından Cemil Tugay’a Sert Tepki: “Halkın İradesine Saygının Gereği Görevden Çekilmektir”

İzmir Barosu Başkanlığından Cemil Tugay’a Sert Tepki: “Halkın İradesine Saygının Gereği Görevden Çekilmektir”

İzmir Barosu Başkanlığı, “Geldikleri Gibi Giderler” başlığıyla yayımladığı açıklamada, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın merkezi iktidar yapısına dahil olma kararı aldığı iddiası üzerinden sert eleştirilerde bulundu. Baro, 31 Mart yerel seçimlerinde ortaya çıkan seçmen iradesine dikkat çekerek, “Bu noktada yapılması gereken, halkın iradesine saygının bir gereği olarak o görevden çekilmektir.” ifadelerini kullandı. Açıklamada, demokratik ilkelerin, hukukun üstünlüğünün ve kamusal yararın korunması gerektiği vurgulandı.

Ekim 9, 2026 - 20:35

İzmir Barosu Başkanlığı, “Geldikleri Gibi Giderler” başlığıyla yayımladığı kamuoyu açıklamasında, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’a yönelik eleştirilerde bulundu. Baro, Tugay’ın merkezi iktidar yapısına dahil olma kararı aldığı iddiasını gündeme getirerek, yerel seçimlerde ortaya çıkan halk iradesinin korunması gerektiğini belirtti.

31 Mart mahalli seçimlerinde İzmir seçmeninin ortaya koyduğu tercihin yalnızca bir belediye başkanının veya siyasi yapının göreve getirilmesi anlamına gelmediğini vurgulayan İzmir Barosu, seçmen iradesinin demokratik değerler ve kamusal yarar çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

“İzmir Halkı Otoriterleşmeye Karşı Açık Bir Tutum Ortaya Koydu”

İzmir Barosu Başkanlığı, 31 Mart seçimlerinin siyasi anlamına ilişkin değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi:

“31 Mart mahalli seçimlerinde İzmir halkının ortaya koyduğu irade, yalnızca tek bir figürün veya siyasi yapının göreve getirilmesinden ibaret değildi; aksine, güç birikimine, otoriterleşmeye ve toplumsal kaynakların dar bir kesime aktarılmasına karşı açık bir tutumun beyanıydı.”

Baro, seçim sonuçlarının yalnızca idari yetki devri olarak görülemeyeceğini, seçmenin aynı zamanda belirli siyasal ilkeler doğrultusunda tercihte bulunduğunu savundu.

“Cemil Tugay’ın Kararı Bireysel Bir Tercih Olarak Değerlendirilemez”

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’a yönelik eleştirilerini sürdüren İzmir Barosu Başkanlığı, açıklamasında şu değerlendirmeyi yaptı:

“Cemil Tugay’ın, kendisini göreve getiren seçmen kitlesinin ve temsil ettiğini iddia ettiği siyasal değerlerin tam aksine, merkezi iktidar yapısına dahil olma kararı; bireysel bir tercih olarak değerlendirilemez.”

Baro, yerel yönetimlerin merkezi iktidarın etki alanına çekilmesine yönelik siyasi ve ekonomik mekanizmaların demokratik temsil açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

“Sandığa Yansıyan Toplumsal İradeyi İşlevsiz Kılmak Demektir”

İzmir Barosu Başkanlığı, merkezi iktidarın yerel yönetimler üzerindeki etkisine ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Siyasal iktidarın kurumsal baskı, ekonomik bağımlılık ve sistemik araçlarla yerel yönetimleri kendi etki alanına çekme stratejisi, halkın rızasını şekillendirme ve muhalefeti işlevsizleştirme mekanizmasının bir parçasıdır.”

Baro, kişisel ve siyasi gerekçelerle bu yapıya dahil olunmasının seçmen iradesi üzerindeki etkisine de dikkat çekerek şunları kaydetti:

“Kişisel ve taktiksel gerekçelerle bu iktidar aygıtına eklemlenmek, sandığa yansıyan toplumsal iradeyi işlevsiz kılmak demektir. Seçmen, yetkiyi belirli ilkeler ve kamusal yarar ekseninde vermiştir; bu ilkelerin terk edilmesi, elde edilen yetkinin meşruiyet tabanını tamamen ortadan kaldırır.”

“Halkın İradesine Saygının Gereği Görevden Çekilmektir”

İzmir Barosu Başkanlığı, açıklamasında demokratik ilkelerin ve hukuk normlarının korunmasının kamu yöneticileri açısından taşıdığı sorumluluğa da değindi.

Baro, açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi:

“Demokratik ilkelerin ve hukuk normlarının savunulması, kurumların içi boşaltılırken sessiz kalmamayı gerektirir. Eğer bir yönetici, kendisini seçen kitlenin açık iradesine ve temsil ettiği temel değerlere karşıt bir konuma yerleşiyorsa, elinde tuttuğu idari yetkinin meşruiyeti sona ermiştir.”

İzmir Barosu Başkanlığı, bu değerlendirmesinin ardından görevden çekilme çağrısında bulunarak, “Bu noktada yapılması gereken, halkın iradesine saygının bir gereği olarak o görevden çekilmektir.” ifadelerini kullandı.

“Hukukun ve Halkın Karar Alma Hakkının Yanında Duracağız”

İzmir Barosu Başkanlığı, açıklamasının son bölümünde demokratik hakların korunması ve kamusal yararın savunulması konusundaki tutumunu sürdüreceğini bildirdi.

Baro, kamuoyuna yönelik açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“İzmir Barosu olarak, toplumsal iradenin güç odakları lehine araçsallaştırılmasına karşı hukukun ve halkın karar alma hakkının yanında durmaya; kurumsallaşan antidemokratik pratiklere karşı kamusal yararı savunmaya devam edeceğimizi kamuoyuna duyururuz.”

İzmir Barosu Başkanlığının açıklamasında dile getirilen değerlendirmeler, kurumun Cemil Tugay’a yönelik siyasi ve hukuki eleştirilerini yansıtırken, Tugay’ın merkezi iktidara dahil olma kararı aldığı iddiasına ilişkin bağımsız bir doğrulama açıklamada yer almadı.