Kastamonu Üniversitesi’nde geliştirilen biyobozunur ankor ortopedide yeni tedavi yaklaşımı sunuyor

Kastamonu Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Recep Taşkın tarafından geliştirilen ve Türk Patent ve Marka Kurumu’nda tescil sürecine giren biyobozunur ekspandabl sütür ankoru, özellikle osteoporoz hastalarında cerrahi başarıyı artırmayı hedefliyor; yerli üretim potansiyeliyle sağlıkta dışa bağımlılığı azaltabilecek bu buluş dikkat çekiyor.

Mayıs 3, 2026 - 13:56
Kastamonu Üniversitesi’nde geliştirilen biyobozunur ankor ortopedide yeni tedavi yaklaşımı sunuyor


Kastamonu Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Recep Taşkın tarafından geliştirilen yeni nesil ortopedik implant sistemi, tendon ve bağ yaralanmalarının tedavisinde önemli bir alternatif olarak öne çıktı. Türk Patent ve Marka Kurumu’na başvurusu yapılan buluşun 28 Aralık 2025 tarihinde 2025/022311 sayı ile sicile kaydedildiği ve 21 Nisan 2026 tarihli bültende yayımlandığı bildirildi.

“Kemik İçerisinde Genişleyerek Tutunma Sağlayan Sistem”
Buluş metninde, geliştirilen ürünün “kemik içerisine yerleştirildikten sonra özel aktivasyon mekanizması ile kontrollü şekilde genişleyerek güçlü tutunma sağladığı” ifade edildi. Aynı açıklamada sistemin iyileşme sürecinin ardından “biyolojik olarak çözünerek vücutta kalıcı materyal bırakmadığı” bilgisi paylaşıldı.

Osteoporoz Hastalarına Yönelik Çözüm
Ortopedik cerrahilerde mevcut ankor sistemlerinin özellikle kemik yoğunluğu düşük hastalarda yetersiz kaldığına dikkat çekilerek, yeni teknolojinin bu soruna çözüm sunduğu vurgulandı. Açıklamada, “düşük kemik kalitesine sahip hastalarda daha yüksek tutunma gücü hedeflenmektedir” denildi. Omuz yırtıkları, diz bağ yaralanmaları ve tendon kopmaları gibi vakalarda cerrahi başarı oranının artırılmasının amaçlandığı kaydedildi.

“Vücutta Kalıcı Materyal Bırakmıyor”
Mevcut implantların çoğunun metal veya kalıcı polimerlerden üretildiği belirtilirken, bu durumun bazı hastalarda komplikasyonlara yol açabildiği ifade edildi. Yeni sistemin ise “biyobozunur yapısı sayesinde ikinci ameliyat ihtiyacını ortadan kaldırabilecek potansiyele sahip olduğu” aktarıldı.

Yerli Üretim ve Stratejik Katkı
Türkiye’de ortopedik implantların büyük bölümünün ithal edildiğine işaret edilen açıklamada, geliştirilen teknolojinin “yerli üretim kapasitesine katkı sağlayarak sağlık sektöründe dışa bağımlılığı azaltabileceği” belirtildi. Ayrıca “seri üretime geçilmesi halinde sağlık teknolojileri ihracatının artırılabileceği” ve “yerli biyomedikal sanayinin güç kazanabileceği” ifade edildi.

“Türkiye’den Dünyaya Açılabilecek Bir Teknoloji”
Buluşun klinik süreçlerin ardından uluslararası pazarda yer bulmasının beklendiği belirtilirken, çalışmanın Türkiye’nin sağlık alanındaki Ar-Ge kapasitesini ortaya koyduğu vurgulandı. Geliştirilen sistemin genç araştırmacılar için de örnek teşkil ettiği kaydedildi.


Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI