Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy: “Antik dünyanın en lüks sofra takımlarını bu batıkta bulduk”

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy: “Antik dünyanın en lüks sofra takımlarını bu batıkta bulduk”

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Antalya’nın Kumluca ilçesine bağlı Adrasan açıklarında kazısı süren yaklaşık 2 bin 100 yıllık gemi batığından binlerce seramik eserin çıkarıldığını açıkladı. Rhosus üretimiyle ilişkilendirilen 122 farklı form ve boyuttaki sofra kaplarının kil sayesinde nasıl korunduğu ve Akdeniz ticaretine ilişkin ortaya çıkan bulgular dikkat çekiyor.

Eylül 28, 2026 - 12:45


Antalya’nın Kumluca ilçesine bağlı Adrasan açıklarında 2025 yılında kazısına başlanan yaklaşık 2 bin 100 yıllık seramik yüklü gemi batığında, antik dönemin sofra kültürü ve Akdeniz’deki ticaret ağına ilişkin binlerce eser gün yüzüne çıkarıldı. Deniz yüzeyinin 42 ila 55 metre altında sürdürülen çalışmalarda tabak, kase, tepsi ve amforalar bulundu.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, batıktaki çalışmalara ilişkin, “Akdeniz’in derinliklerinden 2.100 yıllık sofra takımlarını gün yüzüne çıkarıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Batıktan çıkarılan eserlerin dönemin üretim becerisi ve ticaret hayatına ilişkin veriler sunduğunu belirten Ersoy, “Antik dünyanın en lüks sofra takımlarını bu batıkta bulduk.” dedi.

“Aralarına konulan kil sayesinde günümüze sağlam ulaştı”

Seramiklerin korunmasında kullanılan yönteme dikkati çeken Ersoy, “Sandıklara yerleştirilirken aralarına konulan kil sayesinde günümüze sağlam ulaşan bu eserler, Anadolu’nun üretim ustalığını ve Akdeniz’in ticaret geçmişini bugüne taşıyor.” açıklamasında bulundu.

Ersoy, sualtı robotlarının desteğiyle çalışmalarını sürdüren kazı ekibine ve kültürel mirasın ortaya çıkarılmasında görev alan çalışma arkadaşlarına teşekkür etti.

Bir gemide 122 farklı form ve boyutta seramik

Batığın ana yükünü Antakya kökenli tabak ve kaseler oluşturuyor. Hatay’ın Arsuz ilçesinde, antik adıyla Rhosus’un kıyılarında üretildiği düşünülen eserler arasında kuruyemiş tabakları, çorba kaseleri, balık tabakları ve farklı boyutlarda tepsiler yer alıyor.

Kazılarda belirlenen 122 farklı form ve boyuttaki seramik ürün, antik dönemin sofra kültürüne ilişkin ayrıntılar sunuyor. Özellikle Roma’da talep gördüğü belirtilen bu ürünlerin Akdeniz dünyasının lüks yemek takımları arasında yer aldığı değerlendiriliyor.

Batıkta ayrıca Ege’deki bazı adalarda üretildiği düşünülen amforalar bulundu. Farklı üretim merkezlerine işaret eden buluntular, gemideki ticari yükün çeşitliliğini ortaya koyuyor.

Çiçero’nun mektuplarında Rhosus seramikleri

Arsuz seramiklerinin tarihî önemini artıran ayrıntılardan biri de Romalı hatip ve devlet adamı Çiçero’nun yazışmalarında Rhosus kaplarından söz edilmesi oldu.

Çiçero’nun MÖ 50 yılında dostu Attikus’a yazdığı mektupta, onun için Rhosus’tan seramik kaplar sipariş ettiğini anlattığı belirtiliyor. Yazışma, bölgede üretilen sofra kaplarının Roma dünyasında tanındığına ve tercih edildiğine ilişkin önemli bir kaynak oluşturuyor.

Adrasan batığındaki seramiklerin Rhosus üretimiyle ilişkilendirilmesi, antik kaynaklarda adı geçen ürünlerin Akdeniz’deki deniz ticaretinde nasıl yer aldığının araştırılmasına da imkân sağlıyor.

2 bin 100 yıllık koruma yöntemi: Kil

Batıktan çıkarılan tabak ve kaselerin iyi durumda kalmasında, gemiye yükleme sırasında uygulanan yöntemin etkili olduğu belirtiliyor. Seramiklerin ahşap sandıklara yerleştirilmeden önce aralarına kil konulduğu tespit edildi.

Bu yöntemin geminin batışı sırasında eserlerin kırılmasını önlemeye yardımcı olduğu ve seramiklerin binlerce yıl boyunca korunmasına katkı sağladığı değerlendiriliyor. Denizden çıkarılan tabak ve kaseler, dönemin işçiliği ile biçim özelliklerinin incelenmesine olanak veriyor.

Antakya’dan İtalya’ya uzanan ticaret ağı

Gemide bulunan Antakya kökenli MÖ 1. yüzyıl sikkeleri, batığın tarihlendirilmesine ilişkin önemli bulgular arasında yer alıyor. Elde edilen veriler, geminin MÖ 1. yüzyılın ortalarında Antakya, Ege, Yunanistan ve İtalya kıyıları arasındaki ticaret ağı içerisinde faaliyet gösterdiğine işaret ediyor.

Arsuz’dan yola çıktığı düşünülen geminin, muhtemelen Roma’ya doğru ilerlediği sırada fırtına nedeniyle bir sığlığa çarparak battığı tahmin ediliyor.

Adrasan açıklarındaki batıkta sualtı arkeologlarının, robotların da desteğiyle yürüttüğü kazı çalışmaları devam ediyor.