Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy: “Bu Topraklarda Konuşulan Her Dili Ortak Mirasımızın Bir Parçası Olarak Görüyoruz”

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy: “Bu Topraklarda Konuşulan Her Dili Ortak Mirasımızın Bir Parçası Olarak Görüyoruz”

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ankara'daki Millî Kütüphanede düzenlenen Aleksandre Jaba Koleksiyonu ve Rami Kütüphanesi kitaplarının tanıtım programında kültürel mirasın korunmasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Toplam 69 Kürtçe eserin 15 ciltte araştırmacıların erişimine sunulduğunu belirten Ersoy, “Kültürel zenginliğimizi koruyup gelecek kuşaklara aktardıkça birbirimizi daha iyi tanıyor, kardeşliğimizi daha da güçlendiriyoruz.” dedi. Ersoy, Rami Kütüphanesinin uluslararası başarısına ve kamu yayıncılığının kültürel sorumluluğuna da dikkati çekti.

Ekim 14, 2026 - 17:23

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ankara'daki Millî Kütüphanede gerçekleştirilen “Aleksandre Jaba Koleksiyonu” ve “Rami Kütüphanesi” kitaplarının lansman programına katıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığının yayıncılık çalışmaları kapsamında hazırlanan iki eserin tanıtıldığı programda Ersoy, kültürel çeşitliliğin korunması, yazılı mirasın gelecek kuşaklara aktarılması ve tarihî yapıların yeniden işlevlendirilmesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Aleksandre Jaba Koleksiyonu ile 69 Kürtçe eserin tıpkıbasımının 15 ciltte bir araya getirildiğini açıklayan Ersoy, Rami Kütüphanesi kitabının ise tarihî Rami Kışlası'nın çağdaş bir kütüphane ve kültür merkezine dönüşümünü belgelediğini belirtti.

Kültür alanındaki kamu hizmetinin yalnızca eserlerin korunmasıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Ersoy, araştırma, yaşatma ve kültürel değerleri toplumun erişimine sunma sorumluluğunun da bu çalışmaların temelini oluşturduğunu ifade etti.

“HER DİLİ VE HER KÜLTÜREL DEĞERİ ORTAK MİRASIMIZIN PARÇASI OLARAK GÖRÜYORUZ”

Anadolu ve çevresinde yüzyıllar boyunca farklı dillerde ve edebî geleneklerde ortaya çıkan eserlerin kültür tarihinin anlaşılması açısından önem taşıdığını belirten Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, kültürel mirası bütüncül bir yaklaşımla ele aldıklarını söyledi.

Ersoy, kültürel çeşitliliğin ortak toplumsal hafızanın ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

“Bu topraklarda üretilen her eseri, konuşulan her dili ve yaşatılan her kültürel değeri ortak mirasımızın bir parçası olarak görüyoruz. Kültürel zenginliğimizi koruyup gelecek kuşaklara aktardıkça birbirimizi daha iyi tanıyor, kardeşliğimizi daha da güçlendiriyoruz.”

Kültür politikalarının toplumun farklı kesimleri arasındaki ortak aidiyet duygusunu güçlendirmesi gerektiğine işaret eden Ersoy, kültürel değerlerin korunmasının birlik ve beraberliğe katkı sağladığını kaydetti.

“KÜLTÜRÜN BİRLEŞTİRİCİ GÜCÜYLE ORTAK AİDİYETİMİZİ GÜÇLENDİRECEĞİZ”

Konuşmasında Terörsüz Türkiye hedefine de değinen Bakan Ersoy, kültürün toplumsal birlik ve beraberliğin güçlendirilmesinde önemli bir rol üstlendiğini ifade etti.

Ersoy, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliği ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin desteğiyle yürütülen sürece ilişkin şunları söyledi:

“Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliği ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin güçlü desteğiyle ilerleyen Terörsüz Türkiye hedefi, milletimizin huzur içinde, birlik ve beraberlikle geleceğe yürümesi iradesinin ifadesidir. Biz de kültürün birleştirici gücüyle ortak aidiyetimizi güçlendirmeye, her vatandaşımızın kendisini bu ülkenin kültürel hayatında bulabildiği bir geleceğe katkı sunmaya devam edeceğiz.”

69 KÜRTÇE ESER 15 CİLTLİK KOLEKSİYONDA TOPLANDI

Aleksandre Jaba Koleksiyonu'nun içeriğine ilişkin bilgi veren Bakan Ersoy, özgün hâli 13 ciltten oluşan koleksiyonun, Bakanlığın yürüttüğü yayın çalışmasının kapsamı ve formatı doğrultusunda 15 cilt olarak okuyuculara sunulduğunu açıkladı.

Aleksandre Jaba'nın Erzurum'daki görevi sırasında Kürtçeye duyduğu ilgiyle başlayan ve Molla Mahmud Bayezîdî'nin katkılarıyla genişleyen koleksiyonun toplam 69 Kürtçe eserin tıpkıbasımını içerdiğini belirten Ersoy, çalışmanın önemli bir yazılı mirası bir araya getirdiğini söyledi.

Mardin Artuklu Üniversitesi Türkiye'de Yaşayan Diller Enstitüsü ile iş birliği içerisinde hazırlanan koleksiyon, Kürt dili ve edebiyatının yanı sıra halk kültürü, folklor, sözlü anlatı geleneği ve dönemin toplumsal yaşamına ilişkin kaynakları da kapsıyor.

Her ciltte Türkçe ve Kürtçe inceleme ve tavsif metinlerine yer verildiğini aktaran Ersoy, bu içeriklerin koleksiyonun akademik araştırmalarda kullanılmasını kolaylaştırdığını belirtti.

Bakan Ersoy, çalışmanın bilimsel önemini şu sözlerle anlattı:

“Dolayısıyla yaptığımız bu çalışmayla, araştırmacıların farklı alanlarda kullanabileceği bir kültür malzemesini toplu, düzenli ve erişilebilir bir yayın hâline getirmiş olduk.”

“2010 YILINDAN BU YANA KÜRTÇE KLASİK ESERLERİ YAYIMLIYORUZ”

Kültür ve Turizm Bakanlığının Kürtçe klasik eserlerin yayımlanmasına yönelik çalışmalarının geçmişine de değinen Ersoy, 2010 yılından itibaren Kürtçe klasiklerin Türkçe çevirileriyle birlikte okuyuculara sunulduğunu hatırlattı.

Bu kapsamda 2025 yılına kadar 17 başlık eserin yayımlandığını açıklayan Ersoy, Aleksandre Jaba Koleksiyonu'nun mevcut yayın birikimini daha geniş bir yazılı mirasla buluşturduğunu ifade etti.

Farklı kültürel çevrelerde ortaya çıkan eserlerin bilimsel yöntemlerle incelenmesinin ve yayımlanmasının kamu yayıncılığının sorumlulukları arasında bulunduğunu vurgulayan Ersoy, bu çalışmaların kültürel hafızanın korunmasına hizmet ettiğini kaydetti.

RAMİ KÜTÜPHANESİNİN TARİHÎ DÖNÜŞÜMÜ KİTAPLA BELGELENDİ

Programda tanıtılan ikinci eser olan “Rami Kütüphanesi” kitabı hakkında da açıklamalarda bulunan Bakan Ersoy, tarihî Rami Kışlası'nın geçirdiği dönüşümün kitapta kapsamlı biçimde ele alındığını söyledi.

Rami'nin hikâyesinin yalnızca bir restorasyon çalışmasından ibaret olmadığını belirten Ersoy, tarihî yapının kitapları, yazma eserleri, bilimsel araştırmaları, kültür ve sanat faaliyetlerini, eğitimi ve sosyal yaşamı aynı çatı altında buluşturan bir merkeze dönüştüğünü ifade etti.

Ersoy, tarihî yapıların korunarak yeniden kullanıma açılmasının önemini şu sözlerle dile getirdi:

“Aslen geçmişten devraldığımız bir yapının ve hafızanın bugünün ihtiyaçlarıyla yeniden ilişki kurmasını ve gelecek kuşakların kullanımına açık hâle gelmesini sağlamış olduk.”

RAMİ KÜTÜPHANESİNE 2026 YILINDA DÜNYA BİRİNCİLİĞİ

Rami Kütüphanesinin uluslararası alanda elde ettiği başarıya da değinen Bakan Ersoy, kütüphanenin 2026 yılında Uluslararası Kütüphane Dernekleri ve Kurumları Federasyonu Yeşil Kütüphane Ödülü'nde büyük ölçekli proje kategorisinde dünya birinciliğine layık görüldüğünü hatırlattı.

Ersoy, bu ödülün tarihî yapıların korunması, yeniden işlevlendirilmesi ve çağdaş kütüphanecilik anlayışıyla buluşturulması yönünde benimsenen yaklaşımın uluslararası düzeyde karşılık bulduğunu gösterdiğini belirtti.

RAMİ'NİN TARİHİ, MİMARİSİ VE YENİ İŞLEVLERİ AYNI KİTAPTA

Rami Kütüphanesi kitabının yalnızca yapının bugünkü görünümünü tanıtmadığını ifade eden Ersoy, eserde tarihî kışlanın geçmişi, mimari özellikleri, dönüşüm süreci ve günümüzde üstlendiği işlevlerin ayrıntılı biçimde incelendiğini söyledi.

Kitapta akademik makalelerin yanı sıra mimari çizimler, planlar, fotoğraflar ve uzman değerlendirmelerinin bulunduğunu aktaran Ersoy, yayının gelecekte gerçekleştirilecek araştırmalar için de önemli bir başvuru kaynağı olacağını belirtti.

Bakan Ersoy, kitabın hazırlanma amacını şu sözlerle açıkladı:

“Bir tanıtım kitabının ötesinde, ileride Rami Kütüphanesi üzerine çalışacak araştırmacılar için başvurulabilecek kapsamlı bir kaynak meydana getirdik.”

“BAKANLIK YAYINLARININ TEMEL ÖLÇÜTÜ KÜLTÜREL VE BİLİMSEL DEĞERDİR”

Lansman programında yayıncılık sektörü temsilcilerine de seslenen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, kamu yayıncılığının ticari yayıncılıktan farklı sorumluluklar taşıdığını ifade etti.

Ticari koşullarda yayımlanması güç olan, uzun hazırlık süreçleri gerektiren, uzmanlaşmış okuyucu kitlelerine hitap eden ve kültürel değerleri nedeniyle kayıt altına alınması gereken eserlerin kamu yayıncılığı açısından önem taşıdığını belirten Ersoy, Bakanlığın yayın politikasına ilişkin şu açıklamayı yaptı:

“Bakanlık yayınlarının temel ölçütlerinden biri, yayımlanan çalışmanın kültürel ve bilimsel bir değer taşıması ve kalıcı bir kaynak niteliği kazanabilmesidir.”

Yayıncılık sektöründe editoryal hazırlık, tasarım, baskı teknikleri ve dijital yayıncılık alanlarında yaşanan gelişmeleri yakından takip ettiklerini kaydeden Ersoy, kamu ile özel sektör arasındaki iletişimin güçlendirilmesine önem verdiklerini söyledi.

Ersoy, yayıncılık sektörünün bilgi birikiminden yararlanmaya ve kültürel yayınların niteliğini geliştirmeye yönelik çalışmaları sürdüreceklerini ifade etti.

AKADEMİSYENLERE VE YAYIN EKİBİNE TEŞEKKÜR

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, konuşmasının sonunda Aleksandre Jaba Koleksiyonu ile Rami Kütüphanesi kitabının hazırlanmasına katkı sunan kurum ve kişilere teşekkür etti.

Ersoy, akademisyenlerin, araştırmacıların, editörlerin, çevirmenlerin ve tasarımcıların yanı sıra Mardin Artuklu Üniversitesi Türkiye'de Yaşayan Diller Enstitüsü ile Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü çalışanlarının yayınların hazırlanmasında görev aldığını belirtti.

Millî Kütüphanede tanıtılan iki eserle birlikte, bir yandan Kürtçe yazılı mirasın önemli kaynakları araştırmacıların ve okuyucuların erişimine sunulurken diğer yandan Rami Kütüphanesinin tarihî ve mimari dönüşümü gelecek kuşaklar için kayıt altına alınmış oldu.