Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy: “Çalınan iki İznik çinisini yeniden Türkiye’ye kazandırdık”

İstanbul Rami Kütüphanesi’nde açılan “Osmanlı Sultanlarının Sevdası: Kutsal Emanetler” sergisinde konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Sultanahmet ve Rüstem Paşa camilerinden çalınan 16’ncı yüzyıla ait iki İznik çinisinin uluslararası iş birliğiyle Türkiye’ye iade edildiğini açıkladı.

Mart 18, 2026 - 00:47
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy: “Çalınan iki İznik çinisini yeniden Türkiye’ye kazandırdık”


İstanbul’da Ramazan ayının manevi atmosferinde kapılarını açan “Osmanlı Sultanlarının Sevdası: Kutsal Emanetler” sergisi, Osmanlı sultanlarının Haremeyn’e duyduğu bağlılığı yansıtan 57 eseri ziyaretçilerle buluşturdu. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Rami Kütüphanesi’nde açılan sergiyi ziyaret ederek önemli açıklamalarda bulundu.

“İKİ İZNİK ÇİNİSİ TÜRKİYE’YE İADE EDİLDİ”
Bakan Ersoy, Sultanahmet Camii ile Rüstem Paşa Camii’nden çalınan iki adet 16’ncı yüzyıl İznik çinisinin yeniden Türkiye’ye kazandırıldığını belirterek, “Sultanahmet Camii ve Rüstem Paşa Camii’nden çalınmış olan iki adet İznik çinisinin ülkemize iadesini sağlamış bulunuyoruz. Çiniler Ankara Etnografya Müzemizde muhafaza altına alınmıştır.” dedi.

Eserlerin İngiltere’de bir müzayede evinde satışa çıkarılmak üzereyken tespit edildiğini aktaran Ersoy, “Bakanlığımız ile İçişleri ve Dışişleri Bakanlıklarımızın koordinasyonunda yapılan girişimler neticesinde eserler müzayededen çekilmiş, eseri elinde bulunduran kişi iade etmeyi kabul etmiştir.” ifadelerini kullandı.

Ersoy, sürece ilişkin olarak, “Londra Büyükelçiliğimizin yoğun çabaları, Londra Metropolitan Polisi ile iş birliği ve uzmanlarımızın bilimsel tespitleri bu sonucu mümkün kılmıştır. Ayrıca ‘TraceArt’ sistemiyle yürütülen yapay zekâ destekli tarama çalışmaları da sürece katkı sağlamıştır.” değerlendirmesinde bulundu.

“HADİMÜ’L-HAREMEYN UNVANI BİR EDEP SINIRIDIR”
Osmanlı sultanlarının kutsal topraklara yaklaşımına değinen Ersoy, “Yavuz Sultan Selim Han ile birlikte kullanılan ‘Hadimü’l-Haremeyn’ unvanı, büyük bir gücün Allah’ın dini söz konusu olduğunda çizdiği edep sınırını göstermektedir.” dedi.

Osmanlı’nın kutsal beldelere hizmeti bir yönetim anlayışının ötesine taşıdığını ifade eden Ersoy, “Ecdadımız Kabe’nin bulunduğu topraklara hizmetkâr olmayı bütün hükümdarlıklardan üstün tutmuştur. Bu anlayış vakıflar eliyle kurumsallaştırılmış ve asırlar boyu sürdürülmüştür.” diye konuştu.

“HAREMEYN’E DUYULAN HÜRMET SANATA DA YANSIDI”
Osmanlı sultanlarının Haremeyn’e duyduğu bağlılığın sanata da yansıdığını vurgulayan Ersoy, “Kâbe tasvirleri kitaplara, çinilere ve tablolara işlenmiş; hatta Kâbe’nin birebir maketi yaptırılarak üzerine örtüler serilmiştir.” dedi.

Surre alaylarıyla gönderilen hediyelere de değinen Ersoy, “Yalnızca padişah ve hanedan değil, halkın da gönderdiği hediyeler mukaddes topraklara ulaştırılmıştır. Bu, milletle devletin ortak manevi bağlılığının göstergesidir.” ifadelerini kullandı.

57 ESERLİK SERGİ YOĞUN İLGİ GÖRÜYOR
Sergide kutsal emanetler, Kâbe örtüleri, Kur’an-ı Kerim nüshaları ve çeşitli sanat eserlerinin yer aldığını belirten Ersoy, “Bu sergi ile geçmişe bir yolculuk yapmayı ve medeniyet değerlerimizi yeniden hatırlatmayı amaçladık.” dedi.

Ersoy, “Kutsal emanetler yalnızca korunmuş nesneler değil, imanın ve manevi hafızanın taşıyıcılarıdır.” ifadeleriyle serginin anlamına dikkat çekti.

“KÜLTÜR VARLIKLARIMIZI GERİ ALMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Kültür varlığı kaçakçılığına karşı mücadelenin süreceğini belirten Ersoy, “Bizim olanı geri getirene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Kurduğumuz uluslararası iş birliği ağı her geçen gün daha güçlü sonuçlar veriyor.” açıklamasında bulundu.


Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI