Medicana Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Müge Yaşar: “Çocuğunuza ilk sorunuz sınavla ilgili olmasın”
Sıla Akçaat Haziran 13, 2026
Miraç Uğur Çallı Haziran 12, 2026
Miraç Uğur Çallı Haziran 10, 2026
Sıla Akçaat Haziran 14, 2026
Miraç Uğur Çallı Haziran 14, 2026
Miraç Uğur Çallı Haziran 14, 2026
Miraç Uğur Çallı Haziran 15, 2026
Miraç Uğur Çallı Haziran 12, 2026
Sıla Akçaat Haziran 12, 2026
Miraç Uğur Çallı Haziran 14, 2026
Öznur Ülger Haziran 14, 2026
Kadriye Şahin Haziran 15, 2026
Kadriye Şahin Haziran 15, 2026
Sıla Akçaat Haziran 14, 2026
Jale Aksoy Demirkıran Haziran 13, 2026
Kadriye Şahin Haziran 15, 2026
Eda Kılınç Haziran 14, 2026
Miraç Uğur Çallı Haziran 13, 2026
Medicana International İzmir Hastanesi Psikiyatri Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Müge Yaşar, sınav dönemlerinde öğrencilerin yaşadığı psikolojik süreçler ve ailelerin yaklaşımına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“SINAV DÖNEMİ ERGENLER İÇİN ZORLU BİR SÜREÇ”
Sınav döneminin gelişmekte olan bir ergen beyni için son derece zorlayıcı olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Müge Yaşar, ailelerin bu süreçte sergilediği tutumun gençlerin psikolojik dayanıklılığı üzerinde önemli etkiler oluşturduğunu söyledi.
Yaşar, “Sınav dönemi, gelişmekte olan bir ergen beyni için tam anlamıyla bir hayatta kalma simülasyonudur. Çocuğunuzun yaşadığı durum basit bir heyecan değil; stres hormonu kortizolün sistemi ele geçirdiği, amigdalanın alarm verdiği nörobiyolojik bir krizdir.” ifadelerini kullandı.
Ailelerin kendi kaygılarını çocuklara yansıtmamasının önemine dikkat çeken Yaşar, “Ebeveynlerin sakin, tutarlı ve güven veren duruşu, gençlere ‘sonuç ne olursa olsun burası senin güvenli limanın’ mesajını verir.” dedi.
“KAYGI YETERSİZLİK GÖSTERGESİ DEĞİLDİR”
Sınav kaygısının çoğu zaman yanlış yorumlandığını belirten Yaşar, yoğun kaygının yetersizlikten değil biyolojik sistemin aşırı yüklenmesinden kaynaklandığını ifade etti.
Dr. Öğr. Üyesi Müge Yaşar, “Gençler hissettikleri yoğun kaygının yetersiz olduklarının değil, biyolojik sistemlerinin aşırı yüklendiğinin göstergesi olduğunu bilmeli. Bu anlarda çözüm kendilerine kızmaları değil, nefes egzersizleri ve sakinleştirici yöntemlerle fiziksel tepkiyi yönetmeleridir.” diye konuştu.
“SINAVDAN SONRA İLK SORUNUZ NET SAYISI OLMASIN”
Sınav sonrasında öğrencilerin ciddi bir zihinsel yorgunluk yaşadığını belirten Yaşar, ailelerin yaklaşımının bu dönemde büyük önem taşıdığını vurguladı.
Yaşar, “Çocuğunuz sınav kapısından çıktığı an ona kaç net yaptığına dair sorular sormak, yaşadığı stresi uzatmaktan başka işe yaramaz. Gençler o an karşılarında bir eğitim koçu değil, yargısız ve şefkatli bir sığınak ararlar.” ifadelerini kullandı.
“SONUÇTAN ÇOK EMEK GÖRÜLMELİ”
Sonuçların açıklanmasına kadar geçen sürecin de ayrı bir psikolojik yük oluşturduğunu kaydeden Yaşar, ailelerin çocuklarını günlük yaşamın olağan akışına döndürmeye yardımcı olması gerektiğini belirtti.
Dr. Öğr. Üyesi Müge Yaşar, “Yüksek puanlar elbette kutlanmalıdır. Ancak asıl görülmesi gereken şey, aylar boyunca gösterilen emek, dirayet ve vazgeçmeme iradesidir. Sonuç ne olursa olsun çocuklara duyulan sevgi ve saygının değişmeyeceği hissettirilmelidir.” dedi.
Yaşar, hayatın tek bir sınavla belirlenemeyecek kadar uzun bir yol olduğunu belirterek, öğrencilerin ve ailelerin bu süreçte birbirlerine destek olmalarının önemine dikkat çekti.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI
Bu site, hizmet kalitesini artırmak ve kişiselleştirilmiş içerik sunmak için çerezleri kullanmaktadır. Siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımını kabul etmiş olursunuz. Detaylar için [Çerez Politikası]'nı inceleyebilirsiniz.