Medicana Uzmanı Uzm. Dr. Aysel Mammadyarzada: “İnsülin direnci sadece kiloyla ölçülemez zayıf bireylerde de görülebilir”

Medicana International İzmir Hastanesi Endokrinoloji Uzmanı Uzm. Dr. Aysel Mammadyarzada, insülin direncinin yalnızca fazla kilolu bireylerde görülmediğini, zayıf kişilerde de ortaya çıkabileceğini belirtti. Genetik yatkınlık, yaşam tarzı ve beslenmenin etkisine dikkat çeken Mammadyarzada, tanı ve tedavi sürecine ilişkin önemli bilgiler paylaştı.

Mayıs 3, 2026 - 14:57
Medicana Uzmanı Uzm. Dr. Aysel Mammadyarzada: “İnsülin direnci sadece kiloyla ölçülemez zayıf bireylerde de görülebilir”

İnsülin hormonunun vücuttaki şeker dengesini düzenleyen temel mekanizma olduğunu belirten Medicana Sağlık Grubu Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Aysel Mammadyarzada, bu mekanizmanın bozulmasıyla insülin direnci tablosunun ortaya çıktığını ifade etti. Mammadyarzada, “İnsülin direnci, hücrelerin insülin sinyaline yeterli yanıt vermemesi sonucu kan şekerinin yükselmesiyle oluşur” dedi.

“METABOLİK BİR BOZUKLUKTUR”
İnsülin direncinin yalnızca kilo ile ilişkilendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Mammadyarzada, “Bu durum metabolik bir bozukluktur. Hücreler glukozu yeterince kullanamaz, bu da hem enerji eksikliğine hem de kandaki şeker seviyesinin artmasına yol açar” ifadelerini kullandı.

ZAYIF BİREYLER DE RİSK ALTINDA
Toplumda yaygın kanının aksine zayıf bireylerin de risk altında olabileceğini belirten Mammadyarzada, “Her ne kadar insülin direnci çoğunlukla fazla kilo ile ilişkilendirilse de normal kilolu hatta zayıf bireylerde de ortaya çıkabilir. Bunun nedeni genetik yatkınlık, hareketsiz yaşam tarzı ve düzensiz beslenmedir” açıklamasında bulundu.

Karın bölgesindeki yağlanmanın önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Mammadyarzada, dışarıdan zayıf görünen bireylerin metabolik açıdan risk taşıyabileceğini belirterek, “Bu nedenle yalnızca tartı sonucu ile değerlendirme yapmak yeterli değildir” dedi.

BELİRTİLERE DİKKAT ÇEKTİ
İnsülin direncinin belirtilerine değinen Mammadyarzada, “Karaciğer yağlanması, bel çevresinde kalınlaşma, sık tatlı isteği ve yemek sonrası uyku hali önemli bulgular arasındadır” ifadelerini kullandı.

Ayrıca bu durumun ilerleyen süreçte yüksek kolesterol, damar tıkanıklığı ve hipertansiyon gibi ciddi hastalıklara zemin hazırlayabileceğini kaydetti.

TANI VE TEDAVİ SÜRECİ
Tanı sürecine ilişkin bilgi veren Mammadyarzada, “İnsülin direncinin değerlendirilmesinde açlık kan şekeri, insülin düzeyi ve gerekli durumlarda şeker yükleme testi yapılır. Tanı, laboratuvar sonuçları ile birlikte klinik bulguların değerlendirilmesiyle konur” dedi.

“KALORİ AZALTIMI VE HAREKET ÖNEMLİ”
Yaşam tarzı değişikliklerinin önemine vurgu yapan Mammadyarzada, “Günlük kalori alımını 300-500 kcal azaltmak ve düzenli egzersiz yapmak insülin direncini azaltabilir. Özellikle yüzde 5’lik kilo kaybı bile önemli fayda sağlar” açıklamasını yaptı.

Sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktivitenin yanı sıra gerekli durumlarda tıbbi tedavilerin de uygulanabileceğini belirten Mammadyarzada, erken teşhisin önemine dikkat çekti.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI