MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: “Türkiye yolundan, Türk milleti kararından geriye dönmeyecektir”
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 13 Ekim 2026 tarihinde TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada Terörsüz Türkiye sürecinden Ortadoğu’daki gelişmelere, Suudi Arabistan’a yönelik saldırılardan Yunanistan ile yaşanan deniz yetki alanı anlaşmazlıklarına kadar birçok başlığı değerlendirdi. Belediyelerdeki yolsuzluk iddiaları, sermaye piyasalarındaki soruşturmalar, eğitim politikaları ve vatandaşların ekonomik beklentilerine ilişkin mesajlar veren Bahçeli, “Hiçbir yolsuzluk ve usulsüzlük hukuk önünde koruma görmemelidir.” dedi.
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 13 Ekim 2026 Salı günü Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gerçekleştirilen partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin milli birlik ve kardeşlik hedeflerinden geri adım atmayacağını vurgulayan Bahçeli, Terörsüz Türkiye sürecinin kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti.
Bahçeli, konuşmasında Türkiye’nin iç güvenliği, bölgesel gelişmeler, uluslararası ilişkiler, yolsuzluk soruşturmaları, eğitim politikaları ve yeni yasama dönemindeki önceliklere değindi.
“KENTSEL DÖNÜŞÜM SEFERBERLİĞİ SÜRATLE TAMAMLANMALIDIR”
Konuşmasına son dönemde yaşanan kazalarda hayatını kaybeden vatandaşları anarak başlayan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İstanbul'un Maltepe ilçesinde bir binanın iki katının çökmesi sonucu 5 kişinin yaşamını yitirdiğini, 11 kişinin yaralandığını hatırlattı.
Manisa'nın Akhisar ilçesinde meydana gelen trafik kazasında 11 kişinin hayatını kaybettiğini, 27 kişinin yaralandığını belirten Bahçeli, Kahramanmaraş'taki kazada ise bir kişinin yaşamını yitirdiğini, aralarında MHP Kahramanmaraş Milletvekili Zuhal Karakoç'un da bulunduğu 7 kişinin yaralandığını ifade etti.
Bahçeli, kazalarda hayatını kaybedenlere rahmet, yaralılara şifa dileyerek şu açıklamada bulundu:
“Bu vesileyle trafikte can güvenliğini esas alan bir yaklaşımla kaza risklerini azaltacak her tedbirin alınmasını, aynı zamanda da kentsel dönüşüme yönelik devletimizce başlatılan seferberliğin süratle tamamlanmasını, başta öncelikli deprem riski bulunan alanlar olmak üzere ülkemizin her yerinde güvenli yapıların inşa edilmesinin önemini vurgulamak istiyorum.”
“İDEOLOJİK KOORDİNATLARIMIZ FARKLI OLSA DA POLİTİK MERKEZİMİZ TÜRKİYE’DİR”
Türkiye'nin tarihi, kültürel birikimi ve jeopolitik konumuyla uluslararası alanda önemli bir yere sahip olduğunu belirten Bahçeli, Türk-İslam medeniyetinin değerlerinin çağdaş gelişmelerle buluşturulması gerektiğini söyledi.
Türkiye'nin enerjisini toplumsal karşılığı bulunmayan tartışmalar yerine refah ve kalkınma hedeflerine yöneltmesi gerektiğini kaydeden Bahçeli, şunları söyledi:
“Geçen haftaki konuşmamda da ifade ettiğim gibi; ideolojik koordinatlarımız farklı olsa da politik merkezimiz Türkiye’dir. Hiç şüphemiz yoktur ki Türk milleti, sahip olduğu engin tarihî tecrübeye ve kültürel derinliğe, demokratik değerlerle teçhiz edilmiş evrensel kazanımları da eklemleyerek, yeniden büyük bir medeniyet yaratma imkân ve kabiliyetine sahiptir.”
Bahçeli, Türkiye merkezli yeni bir medeniyet anlayışının milli birlik ve kardeşlik temelinde şekilleneceğini belirterek, “Terörsüz Türkiye, ‘birlikle ve dirlikle’ yaşama iradesi, gönül ve kültür coğrafyamızla beraber insanlığa adaletli bir nizam vaaz eden, Türkiye merkezli yeni bir medeniyet inşasının şuurudur.” ifadelerini kullandı.
“TERÖRSÜZ TÜRKİYE ADIMLARI EN KISA ZAMANDA NİHAYETE ERDİRİLECEKTİR”
Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge girişimlerinin Türkiye'nin geleceği bakımından önemli olduğunu ifade eden Bahçeli, süreci engellemeye yönelik girişimlere karşı kararlılık mesajı verdi.
Türkiye'nin geçmişte ekonomik, siyasi, sosyal ve güvenlik alanlarında çeşitli müdahalelerle karşı karşıya kaldığını savunan Bahçeli, mevcut huzur ve güven ortamını hedef alan girişimlere izin verilmeyeceğini vurguladı.
Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:
“Peşinen söyleyelim. Türkiye yolundan, Türk milleti kararından geriye dönmeyecektir. Terörsüz Türkiye adımları ciddiyetle ve samimiyetle atılmaya devam edecek ve en kısa zamanda nihayete erdirilecektir.”
Terörsüz Türkiye hedefinin yalnızca güvenlik politikalarıyla sınırlı olmadığını belirten Bahçeli, milli birlik, toplumsal dayanışma ve bölgesel istikrarın da bu yaklaşımın temel unsurları olduğunu ifade etti.
“KUTSAL TOPRAKLARA YÖNELİK SALDIRILARA SESSİZ KALMAYIZ”
Ortadoğu'daki gelişmeleri değerlendiren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İsrail'in bölgedeki politikalarını eleştirirken Mescid-i Aksa'ya yönelik provokasyonlara ve Husilerin Suudi Arabistan'a düzenlediği saldırılara tepki gösterdi.
Bahçeli, kutsal mekânların güvenliğinin korunması gerektiğini belirterek şunları söyledi:
“Milliyetçi Hareket Partisi olarak ne ilk Kıblemiz Mesci-i Aksa’ya ne Kıblemiz Kâbe’ye ne de Hazreti Rasulullah’ın kutlu mabedine yönelik saldırılara göz yumamayız, sessiz kalmayız, tahammül göstermeyiz.”
Türkiye'nin tarihi ve kültürel bağları bulunan kutsal topraklara yönelik tehditler karşısında duyarsız kalamayacağını ifade eden Bahçeli, diplomatik girişimlerin önemine dikkat çekti.
“Ne gerekiyorsa da onu yaparız. Bu yönde diplomasinin imkânları, yetmiyorsa caydırıcı güç kullanılmalıdır.”
“SUUDİ ARABİSTAN’IN SAVUNMASINA HER TÜRLÜ ASKERİ DESTEK VERİLMELİDİR”
Suudi Arabistan'a yönelik Husi saldırılarını gündeme getiren Bahçeli, Mekke İttifakı kapsamında Türkiye'nin savunma alanındaki sorumluluklarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Bahçeli, “Mekke İttifakı kapsamında ülkemizin Suudi Arabsitan’ın savunmasına mümkün olan her türlü askeri desteğin verilmesi, uluslararası hukuku da ihlal eden yaklaşımlara karşı hassasiyetle ve kararlılıkla mukabele edilmesine imkân sağlanmalıdır.” dedi.
Bahçeli'nin konuşmasında aktardığı bilgilere göre, 10 Ekim'de Riyad'daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı'na düzenlenen saldırıda 13 kişi hayatını kaybetti, 309 kişi yaralandı. Ertesi gün aynı havalimanına gerçekleştirilen saldırıda ise bir kişi yaşamını yitirdi, 11 kişi yaralandı.
Sivil yerleşim alanları ve altyapının hedef alınmasının uluslararası hukuk bakımından suç teşkil ettiğini belirten Bahçeli, Yemen'deki çatışmaların yeniden şiddetlenmesinin Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı'nın güvenliğini de tehdit ettiğini söyledi.
Bahçeli, bölgedeki istikrarsızlığın uluslararası ticaret, enerji arz güvenliği ve ekonomik dengeler üzerinde ciddi riskler oluşturduğunu kaydetti.
“İSLAM DÜNYASI BİR VE BÜTÜN OLMALI, KARDEŞ KAVGASI DERHAL SON BULMALIDIR”
Ortadoğu'daki çatışmaların sona erdirilmesi gerektiğini belirten Bahçeli, mezhep farklılıkları üzerinden yeni gerilimler oluşturulmasına karşı ortak hareket edilmesi çağrısında bulundu.
Bahçeli, “Temennimiz, Husilerin saldırılarına derhal son vermesi, Yemen'de kalıcı bir siyasi çözümün tesis edilmesi ve bölgesel ihtilafların diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesidir.” ifadelerini kullandı.
Bölge ülkelerinin ihtilaflarını müzakere yoluyla çözmesi gerektiğini belirten Bahçeli, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bölgedeki herkes itidal içerisinde hareket etmeli, aklıselimden şaşmamalıdır. Daha fazla Müslüman kanı akmamalı, tüm bölgemiz huzur ve güven ortamında yaşayabilmelidir.”
Bahçeli, “İslam dünyası bir ve bütün olmalı, kardeş kavgası derhal son bulmalıdır.” sözleriyle bölgesel dayanışma çağrısını yineledi.
“YUNANİSTAN TÜRKİYE’NİN HAKLARINI TANIMADIKÇA KENDİSİNİ GÜVENDE HİSSEDEMEZ”
İsrail'in Gazze, Batı Şeria ve Suriye'deki politikalarını eleştiren Bahçeli, 27 Ekim'de İsrail'de yapılması öngörülen seçimler öncesinde bölgesel gerilimlerin arttığını savundu.
Yunanistan'ın İsrail ile yakınlaşmasına da değinen Bahçeli, Doğu Akdeniz'deki deniz yetki alanlarına ilişkin Türkiye'nin hak ve menfaatlerinin korunacağını belirtti.
Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve İsrail arasında geliştirilmesi planlanan elektrik bağlantısı projesinin yeni anlaşmazlıklara neden olduğunu söyleyen Bahçeli, ABD'nin projeye desteğinin de konuyu uluslararası boyuta taşıdığını ifade etti.
Bahçeli, “Türkiye’nin güzergâha ilişkin önceden koordinasyon gerektiği yönündeki tutumu ortadayken, üçüncü ülkelerin desteğini almakla Ankara’nın itirazlarını aşabileceğini sanmak Atina için ciddi bir hata olacaktır.” dedi.
Yunanistan'ın Türkiye ile dostane ilişkiler kurmasının bölgesel barış bakımından önemli olduğunu vurgulayan Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:
“Yunanistan, Türkiye’nin haklarını ve Kıbrıs Türk Devleti’nin egemenliğini tanımadıkça, kimle ittifak kurarsa kursun, kiminle ne anlaşma imzalarsa imzalasın ve hangi silahları alırsa alsın kendisini güvende hissedemeyeceğini artık anlamalıdır.”
“HİÇBİR GÜCÜN BİZİ KORKUTAMAYACAĞINI AKLINDAN ÇIKARMASIN”
Yunanistan'ın silahlanma politikalarını değerlendiren Bahçeli, Türkiye'nin askeri caydırıcılığına dikkat çekti.
“Şayet Yunan hükümeti bizden korunmak için silahlanıyorsa, Türk barışına sığınmasını; bizleri korkutmak için silahlanıyorsa, hiçbir gücün bizi korkutamayacağını asla aklından çıkarmamasını kendilerine tavsiye ederiz.”
Bahçeli, Türkiye'nin önceliğinin bölgesel sorunların diplomasi ve diyalog yoluyla çözülmesi olduğunu belirterek, “Atina’daki acemi siyasetçiler, Türkiye’nin besleyeceği saygı ve dostluğun, İsrail’in satacağı silah ve mühimmattan daha güçlü olduğunu artık idrak etmelidir.” dedi.
“TÜRKİYE KAMUDA VE SİYASETTE ARINMA VE AKLANMA DÖNEMİNDEDİR”
İç politikaya ilişkin değerlendirmelerinde kamu kurumları, belediyeler ve sermaye piyasalarında yürütülen soruşturmalara değinen Bahçeli, hukuksuzluk ve yolsuzluk iddialarının kapsamlı biçimde araştırılması gerektiğini söyledi.
Bahçeli, “Türkiye kamuda, siyasette ve diğer birçok alanda arınma ve aklanma dönemindedir. Köklü sorunlarını çözüme kavuşturabileceği uygun bir iklimdedir.” ifadelerini kullandı.
Belediyelerdeki yolsuzluk iddialarının siyasi tartışmalarla örtülmemesi gerektiğini savunan Bahçeli, kamu kaynaklarının korunmasının temel öncelik olduğunu belirtti.
“Belediyelerde yaşanan yolsuzluk ve ahlaksızlıkların ülke düzeyinde yayıldığı bir dönemde siyaset adına bunların üstünün örtülmesine yahut olduğundan farklı gösterilmek suretiyle kamu malına zarar verenlerin, yetim hakkına el uzatanların masumlaştırılmasına fırsat verilmemelidir.”
Bahçeli, sermaye piyasalarındaki gelişmelerin yanı sıra futbol ve hakemlik camiasındaki iddiaların da soruşturulmasını istedi.
“HİÇBİR YOLSUZLUK VE USULSÜZLÜK HUKUK ÖNÜNDE KORUMA GÖRMEMELİDİR”
Fon soruşturması kapsamında devlet kurumlarının gerekli adımları attığını ve yargı sürecinin işlediğini belirten Bahçeli, küçük yatırımcıların korunmasına yönelik hukuki girişimlerin önemini vurguladı.
Bahçeli, “Hiçbir yolsuzluk ve usulsüzlük hukuk önünde koruma görmemelidir, nitekim görmemektedir.” dedi.
Yargı kurumlarına güvendiklerini ifade eden Bahçeli, “Kurumlarımıza ve Türk adaletine güveniyor, adaletin doğru aynı zamanda da hızlı tecelli etmesini milletimiz adına bekliyoruz.” açıklamasında bulundu.
Muhalefetin belediyelere yönelik soruşturmalar karşısında fon krizini farklı bir siyasi gündem oluşturmak amacıyla kullandığını ileri süren Bahçeli, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Nitekim muhalefet, yönetimindeki belediyelere yönelik rüşvet, yolsuzluk ve diğer ahlaka mugayir eylemler karşısında fon krizini bir kaçış rampası olarak görmekte, ahlaki zafiyetlerinin üstünü örtmeye yönelik bir fırsata dönüştürmek çabasına girmektedir.”
“AHLAKİ STANDARTLAŞMA ÖNCELİKLE SİYASET KURUMUNDA TESİS EDİLMELİDİR”
Toplumsal düzenin korunmasında ahlaki ilkelerin belirleyici olduğunu ifade eden Bahçeli, siyasi kurumların bu konuda sorumluluk taşıdığını belirtti.
Türk düşünce hayatının önemli isimlerinden Ziya Gökalp, Sabri Ülgener ve Erol Güngör'ün değerlendirmelerine atıfta bulunan Bahçeli, ahlakın ekonomik ve sosyal hayatın temel unsurlarından biri olduğunu söyledi.
Bahçeli, “Bize göre sağlıklı bir sosyal düzenin temel unsuru Ahlaki standartlaşmadır. Ahlak sadece düşüncesi ve eylemi memnu olan yasaklar bütünü değildir.” ifadelerini kullandı.
Ahlaki değerlerdeki zayıflamanın aileden kamu kurumlarına, siyasetten ekonomiye kadar geniş bir alanda olumsuz sonuçlar doğurabileceğini kaydeden Bahçeli, şu açıklamayı yaptı:
“Bu nedenle Milliyetçi Hareket Partisi olarak ahlak terazisinde adaletin üleştirilmesi ve dağıtılmasını, bunun için de ahlaki standartlaşmanın evvele siyaset kurumunda tesis edilmesini öngörmekteyiz.”
Bahçeli, “En nihayetinden ahlak ve adaletin temeli vicdandır. Vicdan, iktidarda adaleti, devlet erkanında liyakati, siyaset kurumunda ise aklı ve ahlakı harekete geçirecektir.” dedi.
“BELEDİYELERDEKİ YOLSUZLUKLARIN BOYUTU VATANDAŞLARLA PAYLAŞILMALIDIR”
Yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarına ilişkin kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi gerektiğini belirten Bahçeli, yargı süreçleri tamamlanmış konuların açıklığa kavuşturulmasını istedi.
Bahçeli, “Bu cümleden olarak devletimizin ilgili kurumları olanı biteni, çalanı, talan edeni, kamuoyuna açıklamalı doğru bilgilerle kamuoyunu aydınlatmalıdır.” dedi.
Mahkeme kararları kesinleşmiş dosyalardaki bilgilerin vatandaşlarla paylaşılması gerektiğini vurgulayan Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:
“Somutlaşmış, mahkeme kararları netleşmiş, hukuk önünde belirli hale gelmiş konular milletimizle behemehâl paylaşılmalı, belediyelerdeki yolsuzlukların boyutu vatandaşlarımızın bilgisine sunulmalıdır.”
Bahçeli, etkili bir kamuoyu bilgilendirme stratejisiyle toplumsal kafa karışıklığının önlenebileceğini belirtti.
“TÜRKİYE’NİN DİRLİK VE DÜZENİ HER ŞEYİN ÜSTÜNDEDİR”
Türkiye'deki soruşturmaların siyasi kutuplaşmanın aracı hâline getirilmemesi gerektiğini ifade eden Bahçeli, kurumlara duyulan güvenin korunmasının önemine dikkat çekti.
Bahçeli, bazı siyasi ve medya çevrelerinin yaşanan gelişmeler üzerinden toplumda umutsuzluk ve güvensizlik oluşturmayı amaçladığını savundu.
“Ülkemizin terörsüz Türkiye sürecinde yönlendirilmiş sanal meselelerle odağını kaybedeceği bir yöne sürüklenmesine izin verilmemelidir.”
Kurumlara yönelik güven kaybının ekonomik istikrarı da etkileyebileceğini belirten Bahçeli, yatırımcı algısı, finansal piyasalar, ülke risk primi ve uluslararası itibar üzerinde olumsuz sonuçlar ortaya çıkabileceğini söyledi.
Bahçeli, “Türkiye’nin dirlik ve düzeni her şeyin üstünde, her türlü siyasi mülahazanın önceliğindedir.” dedi.
Türkiye'nin sorunlarının inkâr edilmemesi gerektiğini vurgulayan Bahçeli, vatandaşların sosyoekonomik beklentilerini karşılayan ve yolsuzlukla hukuka uygun biçimde mücadele eden bir anlayışın benimsenmesini istedi.
“TÜRKİYE ESKİ TÜRKİYE DEĞİLDİR”
Türkiye'nin devlet kurumları, ekonomik kapasitesi, diplomatik etkinliği ve savunma sanayisiyle güçlü bir konumda olduğunu belirten Bahçeli, milli birlik ve kardeşliğin korunacağını söyledi.
Bahçeli, “Hatırlatmak isterim Türkiye eski Türkiye değildir. Güçlü kurumlara, büyük bir ekonomik kapasiteye, etkili bir diplomasiye ve caydırıcı bir savunma sanayine sahiptir.” ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin istikrarına yönelik girişimlere fırsat verilmeyeceğini vurgulayan Bahçeli, “Kimseye oyun kurdurmayız, istikrarımıza, güvenliğimize, huzurumuza ve kardeşliğimize kastetmek isteyenlere fırsat vermeyiz.” dedi.
Bahçeli, milli birlik ve kardeşliğin güçlendirilerek Türkiye'nin geleceğinin ortak iradeyle inşa edileceğini belirtti.
“FRANSA’DAKİ ÖĞRENCİ EYLEMLERİ AVRUPA’NIN SORUNLARINI ORTAYA KOYUYOR”
Fransa'da yaşanan öğrenci protestolarına değinen Bahçeli, Avrupa'nın eğitim, sosyal devlet ve toplumsal huzur alanlarında sorunlarla karşı karşıya olduğunu savundu.
Fransız öğrencilerin okul şartlarının iyileştirilmesi, öğretmen açığının giderilmesi ve eğitimde fırsat eşitliği talepleriyle sokağa çıktığını belirten Bahçeli, protestoların gençlerin gelecek kaygılarını yansıttığını söyledi.
Bahçeli, “Fransa’da yaşanan öğrenci eylemleri Avrupa’nın toplumsal huzur ve istikrar bakımından karşı karşıya bulunduğu sorunları bir kez daha gözler önüne sermiştir.” ifadelerini kullandı.
Gösterilerin Bastil Meydanı'nda yoğunlaşmasının sembolik önemine dikkat çeken Bahçeli, gelişmeleri 1968 olayları ve 2018'deki Sarı Yelekliler protestolarıyla karşılaştırdı.
Polisin müdahaleleri ve gözaltı uygulamaları üzerinden Avrupa ülkelerinin insan hakları politikalarını eleştiren Bahçeli, protestoların diğer Avrupa ülkelerine yayılma ihtimaline işaret etti.
“TÜRKİYE EĞİTİMDE ATTIĞI ADIMLARIN KARŞILIĞINI ALIYOR”
Türkiye'nin eğitim alanındaki çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, OECD'nin PISA 2025 sonuçlarına atıfta bulundu.
Bahçeli'nin aktardığı verilere göre Türkiye, bir önceki değerlendirmeye kıyasla matematik, fen bilimleri ve okuma becerilerinin tamamında puanını en fazla artıran OECD ülkesi oldu.
Fen bilimleri ve okuma becerilerinde OECD ortalamasının üzerine çıkıldığını, matematikte ise ortalamanın yakalandığını belirten Bahçeli, eğitim yatırımlarının sürdürülmesi gerektiğini söyledi.
Bahçeli, “Bu başarı, Türkiye’nin eğitimde kaydettiği ilerlemenin somut bir göstergesi olmuştur.” dedi.
Gençlerin bilim, teknoloji ve üretim alanlarında daha donanımlı yetiştirilmesi gerektiğini ifade eden Bahçeli, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Gençlerimizi geleceğe hazırlamak ve Türk ve Türkiye Yüzyılı hedeflerimize doğru hızla yol almak için gençlerimize ve milli eğitime azamî ölçüde kaynak ayırmamız gerektiğini de bu vesileyle vurgulamak istiyorum.”
Bahçeli, eğitim sisteminin uluslararası rekabet gücüne sahip, bilim ve teknoloji üretebilen insan kaynağını yetiştirecek şekilde geliştirilmesi gerektiğini belirtti.
“OKUL, AİLE VE ÖĞRETMEN İŞ BİRLİĞİYLE ETKİLİ ÖNLEMLER ALINMALIDIR”
Türkiye'de bazı okullarda yaşanan olaylara da değinen Bahçeli, öğrencilerin güvenliğinin sağlanması için kapsamlı önlemler alınmasını istedi.
Güvenlik tedbirlerinin yanı sıra okul, aile ve öğretmen iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Bahçeli, çocukların ve eğitim sisteminin iç ve dış kaynaklı tehditlere karşı korunmasının önemini vurguladı.
Eğitim kurumlarının fiziki şartları, teknolojik imkânları ve insan kaynağının geliştirilmesini isteyen Bahçeli, milli ve manevi değerlerle bilimsel yeterliliklerin birlikte ele alınması gerektiğini kaydetti.
“VATANDAŞLARIMIZIN SOSYOEKONOMİK SORUNLARI YASAMA FAALİYETLERİMİZİN ODAĞINDA OLACAK”
Konuşmasının son bölümünde yeni yasama döneminin önceliklerine değinen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, milletvekillerine vatandaşların ekonomik ve sosyal sorunlarının çözümü için çalışmalarını hızlandırma çağrısında bulundu.
Bahçeli, “Milletimizin her sorunu bizim de sorunumuzdur. Haklı beklentileri bizim de talebimizdir.” dedi.
Yeni yasama yılında vatandaşların beklentilerini karşılamaya yönelik düzenlemelere ağırlık verilmesi gerektiğini ifade eden Bahçeli, şu açıklamada bulundu:
“Önümüzdeki dönemi, yasama faaliyetlerimizin odağına vatandaşlarımızın sosyo-ekonomik sorunlarını çözmeye, beklentilerini karşılamaya dönük atılımların yapılacağı bir yasama yılı olarak görüyoruz.”
Milletvekillerinden bu doğrultudaki çalışmalarını hızlandırmalarını isteyen Bahçeli, Cumhur İttifakı'nın birlikteliği içerisinde sorunların aşılacağını belirtti.
“Cumhur İttifakı birlikteliğinde tüm sorunlarımızı aşacak, milletimizi daha mutlu devletimizi daha güçlü kılacağız.”
Bahçeli, konuşmasını Âşık Veysel'in birlik ve beraberlik mesajı içeren dizeleriyle tamamladı:
“Son verelim iftiraya bühtana Kardeşane sevişelim can cana. Elbirlikle çalışalım Vatana Çok okul fabrika kuralım kardaş.”