Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin: “Birlikte yaşama kültürünün en güzel örneklerini medeniyetimizin geçmişinde buluyoruz”

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin: “Birlikte yaşama kültürünün en güzel örneklerini medeniyetimizin geçmişinde buluyoruz”

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Emine Erdoğan’ın himayesinde hazırlanan “Gelin Hazineleri: Osmanlı ve Anadolu Çeyizlerinde Bir Yolculuk” sergisinin Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dabi’deki açılışında, kültürel mirasın, insan haklarına saygının ve birlikte yaşama kültürünün önemini vurguladı. New York ve St. Petersburg’un ardından üçüncü uluslararası durağına ulaşan serginin farklı ülkelere de taşınması planlanıyor.

Ekim 20, 2026 - 23:06

GELİN HAZİNELERİ SERGİSİ ABU DABİ’DE AÇILDI

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayesinde, Milli Eğitim Bakanlığı Olgunlaşma Enstitülerinin koleksiyonlarından hazırlanan “Gelin Hazineleri: Osmanlı ve Anadolu Çeyizlerinde Bir Yolculuk” sergisinin açılışında, Anadolu’nun kültürel mirasının farklı toplumlarla buluşturulmasının önemine dikkati çekti. New York ve St. Petersburg’un ardından üçüncü uluslararası durağı Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dabi olan sergi, Saadiyat Al Manarat Kültür Merkezi’nde ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.

Serginin açılış kurdelesi, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanlığı Devlet Bakanı Noura Al Kaabi, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) Başkanı Abdullah Eren ve Türkiye’nin Abu Dabi Büyükelçisi Lütfullah Göktaş tarafından kesildi.

Açılışta konuşan Bakan Tekin, Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri arasında kültürel işbirliğini güçlendirecek bir organizasyonda bulunmaktan mutluluk duyduğunu belirterek, serginin medeniyetin ortak değerlerini uluslararası alanda tanıtacağını ifade etti.

“FARKLILIKLARIMIZI BİRER ZENGİNLİK ARACI OLARAK KABUL ETMELİYİZ”

İslam medeniyetinde insanın başlı başına bir değer olarak kabul edildiğini vurgulayan Tekin, etnik ve inanç farklılıklarının ayrıştırma gerekçesi olarak görülmediğini dile getirdi.

Tekin, “Etnik ya da inanç farklılıkları, insanlar arasında ötekileştirme ya da ayrıştırıcı bir unsur olarak asla değerlendirilmez. İnsanların farklılıkları, birlikte yaşama kültürünü mümkün kılan bir zenginlik aracı olarak kabul edilir. Bu, bizim içinden geldiğimiz ve birlikte sahip olduğumuz medeniyetin en doğal unsurudur.” dedi.

Günümüz dünyasında farklılıklara saygı gösterilmesinin giderek daha fazla önem kazandığını belirten Tekin, serginin bu anlayışı geçmişten günümüze taşıyan örnekler sunduğunu kaydetti.

Bakan Tekin, “Sahip olduğumuz dünyada, birlikte yaşama kültürünü birbirimize saygı duyarak, birbirimizin farklılıklarını görerek, birbirimizin farklılıklarını birer zenginlik aracı olarak kabul ederek yaşayabileceğimizin en güzel örneği, bizim bugün burada sunacağımız medeniyetimize ait geçmişte örnekleri olan uygulamalar.” ifadelerini kullandı.

ÇEYİZ GELENEĞİ AİLEYE, MAHREMİYETE VE İNSAN HAKLARINA İŞARET EDİYOR

Medeniyetin değerlerini yansıtan unsurlar arasında dönemin giysileri, kıyafetleri ve aile yaşamına ilişkin geleneklerin önemli bir yer tuttuğunu belirten Tekin, ziyaretçilerin sergideki eserleri tarihsel ve kültürel bağlamlarıyla değerlendirmelerini istedi.

Anadolu kültüründe evlilik ve aile kurumuna verilen değere işaret eden Tekin, “Aile ve evlilik müessesesinin her aşaması, biraz önce bahsettiğim mahremiyet, karşılıklı insan haklarına saygı kültürünün unsurlarıyla bezenmiş durumdadır.” dedi.

Sergide yer alan eserlerin evlilik sürecinin başlangıcından düğün törenine kadar uzanan gelenekleri yansıttığını ifade eden Tekin, kültürel değerlere sahip çıkmanın insanlığın ihtiyaç duyduğu temel başlıklardan biri olduğunu vurguladı.

Tekin, serginin Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri arasındaki ortak kültürel bağları görünür kıldığını belirterek, “Bu kültürün Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki kardeşlerimizle bizim aramızdaki ortak değerlerden bir tanesi olduğuna inandığım için bu serginin bugün burada izleyenlere sunulmasından dolayı çok mutlu oldum.” diye konuştu.

SERGİNİN FARKLI ÜLKELERE TAŞINMASI PLANLANIYOR

Serginin uluslararası yolculuğunun Abu Dabi ile sınırlı kalmayacağını açıklayan Tekin, farklı ülkelerde de ziyaretçilerle buluşturulması için çalışmaların sürdürüleceğini bildirdi.

Tekin, “Buradan sonra da yine TİKA’yla birlikte bu sergiyi farklı ülkelere taşımayı düşünüyoruz.” dedi.

Serginin uluslararası alanda tanıtılmasının temel amacının yalnızca kültürel eserleri sergilemek olmadığını belirten Tekin, insan hakları, temel hak ve hürriyetler, dünya barışı ve birlikte yaşama kültürü konularında farkındalık oluşturmayı hedeflediklerini söyledi.

Kültürel değerlerin karşılıklı paylaşılmasının ikili ilişkilere katkı sağlayacağını kaydeden Tekin, “Bu türden kültürel değerlerin karşılıklı sergilenmesi, ikili ilişkilerin özellikle toplumsal düzeyde yaygınlaşmasına, güçlenmesine çok katkı sağlayacaktır.” ifadelerini kullandı.

TEKİN’DEN EMİNE ERDOĞAN’A TEŞEKKÜR

Serginin Emine Erdoğan’ın himayesinde gerçekleştirilmesine değinen Bakan Tekin, Erdoğan’ın uluslararası alandaki çalışmalarının dünya barışı, çocukların korunması ve çevrenin muhafazası gibi ortak sorunlara odaklandığını belirtti.

Tekin, “Emine Erdoğan Hanımefendi, bütün uluslararası arenadaki mesaisini dünya barışı, dünya çocuklarının korunması ve ortak değerimiz olan çevrenin, tabiatın korunması anlamındaki çalışmalara ayırmış durumda. Bütün çabalarının ortak özelliği, insanlığın ortak geleceğini koruma altına alabilecek insani refleksleri göstermek.” dedi.

Emine Erdoğan’a teşekkür eden Tekin, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan kültürel ürünlerin dünyanın farklı ülkelerinde sergilenmesine verdiği desteğin önemini vurguladı.

Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanlığı Devlet Bakanı Noura Al Kaabi’ye ev sahipliği için teşekkür eden Tekin, iki ülkenin ortak çalışmalarını geliştirerek dünya barışına ve temel hak ve hürriyetlerin korunmasına katkı sunabileceğini ifade etti.

Tekin, konuşmasını insan haklarına ve birlikte yaşama kültürüne yönelik çağrıyla tamamlayarak, “Eğer hep birlikte çalışırsak daha adil bir dünyayı ve çocuklarımızın temel hak ve hürriyetlerini koruma altına almış oluruz.” diye konuştu.

AL KAABI: “KÜLTÜR, İLİŞKİLERE DAHA DERİN BİR ANLAM KAZANDIRIYOR”

Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanlığı Devlet Bakanı Noura Al Kaabi, Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri arasındaki ilişkilerin kapsamının giderek genişlediğini belirterek, kültürel işbirliğinin iki ülke arasındaki bağlara daha derin bir anlam kazandırdığını söyledi.

Serginin temelinde kültürel mirasın kuşaktan kuşağa aktarılmasının bulunduğunu ifade eden Al Kaabi, kadınlar ve aileler tarafından yıllar boyunca hazırlanan çeyizlerdeki tekstil ürünleri ve eşyaların sevgi, umut ve anıları taşıdığına dikkati çekti.

Birleşik Arap Emirlikleri’nde 2026’nın Aile Yılı ilan edildiğini hatırlatan Al Kaabi, bu dönemde serginin ayrı bir anlam taşıdığını belirterek, ailenin kültürel mirasın kişisel anlam kazandığı ilk yer olduğunu vurguladı.

EREN: “KADINLAR KÜLTÜREL MİRASIN AKTARILMASINDA HAYATİ ROL ÜSTLENDİ”

TİKA Başkanı Abdullah Eren de Anadolu’da çeyiz sandıklarının yalnızca gündelik eşyaları değil, kuşaklar boyunca aktarılan hikâyeleri ve kültürel birikimi de barındırdığını ifade etti.

Sergideki eserlerin arkasında kadınların yüzyıllar boyunca geliştirdiği bilgi, zanaat ve estetik anlayışının bulunduğunu belirten Eren, kadınların kültürel mirasın korunmasındaki rolüne dikkat çekti.

Eren, “Renkleri bir araya getirerek, kumaşa şekil vererek ve estetik zevkleri ile duygularını zarif nakışlarla ifade ederek kadınlar, kültürel mirasımızın korunmasında ve geleceğe aktarılmasında hayati bir rol üstlenmişlerdir.” dedi.

Osmanlı ve Anadolu çeyiz geleneğini uluslararası ziyaretçilerle buluşturan sergi, Türkiye’nin kültürel mirasını tanıtmanın yanı sıra aile, kuşaklar arası aktarım ve birlikte yaşama kültürü üzerine ortak bir paylaşım alanı oluşturmayı amaçlıyor.