Nefroloji Uzmanı Uzm. Dr. Sinan Erten: “Semaglutidin böbrek koruyucu etkileri umut verici ancak daha fazla çalışmaya ihtiyaç var”

Nefroloji Uzmanı Uzm. Dr. Sinan Erten: “Semaglutidin böbrek koruyucu etkileri umut verici ancak daha fazla çalışmaya ihtiyaç var”

Tip 2 diyabet ve kronik böbrek hastalarında kullanılan semaglutidin böbrek dokusu üzerindeki etkileri, Nature Medicine dergisinde yayımlanan REMODEL araştırmasıyla incelendi. Medicana International İzmir Hastanesi Nefroloji Uzmanı Uzm. Dr. Sinan Erten, ilacın böbrek damar direnci ve doku sertleşmesi üzerindeki olası etkilerini değerlendirerek, FLOW araştırmasında ortaya konulan yüzde 24'lük risk azalmasına dikkat çekti. Erten, tedavilerin uzman hekim kontrolünde planlanması gerektiğini vurguladı.

Ekim 17, 2026 - 21:39

Tip 2 diyabet ve buna bağlı gelişen kronik böbrek hastalıklarının tedavisinde kullanılan semaglutid etken maddeli ilaçların böbrek sağlığı üzerindeki etkilerine ilişkin yeni bilimsel veriler açıklandı. Nature Medicine dergisinde yayımlanan REMODEL araştırması, semaglutidin böbrek damar direnci, hücresel yapı ve fibrozis olarak adlandırılan doku sertleşmesi üzerindeki olası etkilerini ortaya koydu. Araştırmayı değerlendiren Medicana International İzmir Hastanesi Nefroloji Uzmanı Uzm. Dr. Sinan Erten, sonuçların umut verici olmakla birlikte dikkatli yorumlanması gerektiğini belirtti.

Diyabet ve kronik böbrek hastalıklarının dünya genelinde milyonlarca kişiyi etkilediğini hatırlatan Erten, semaglutidin yalnızca kan şekeri kontrolü ve kilo yönetimindeki etkileriyle değil, böbrekleri koruma potansiyeliyle de bilimsel araştırmaların odağında bulunduğunu ifade etti.

REMODEL Araştırmasında 106 Hasta Bir Yıl Boyunca Takip Edildi

REMODEL çalışması kapsamında tip 2 diyabet ve kronik böbrek hastalığı bulunan 106 kişi, 52 hafta boyunca takip edildi. Araştırmada bir gruba haftalık 1 miligram semaglutid uygulanırken diğer gruba plasebo verildi.

Hastaların böbrek dokuları gelişmiş manyetik rezonans görüntüleme yöntemleri, biyopsiler, moleküler incelemeler ve genetik haritalama teknikleriyle değerlendirildi.

Araştırma verileri, semaglutidin böbreklerdeki damar direncini azaltabileceğine, fibrozis süreçlerini etkileyebileceğine ve böbreğin süzme sisteminde görev alan damar hücrelerinin yapısına olumlu katkılar sağlayabileceğine işaret etti.

Ancak bu bulguların doğrudan tedavi başarısı olarak yorumlanmaması gerektiğini belirten Uzm. Dr. Sinan Erten, araştırmanın birincil sonlanım noktalarında istatistiksel olarak anlamlı sonuçlara ulaşılamadığını vurguladı.

“Semaglutidin Böbrek Koruyucu Etkisi Kesin Olarak Kanıtlanmış Değil”

REMODEL araştırmasının böbreklerdeki biyolojik mekanizmaları anlamak açısından önemli olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Sinan Erten, şu değerlendirmede bulundu:

“REMODEL, semaglutidin böbrek koruyucu etkisinin damar direnci, endotel sağlığı ve fibrozis üzerinden gelişebileceğini destekliyor; ancak bu mekanizmaları kesin olarak kanıtlamıyor. En kritik nokta, çalışmanın birincil sonlanımlarının anlamlı çıkmaması. Çalışmanın sonuçlarından semaglutidin direkt böbrekteki fibrozisi gerilettiği, böbreğin süzme fonksiyonunu artırdığı sonucunu çıkarmamak gerekiyor. Bu ilacın zayıflatıcı ve şekeri düşürücü etkilerinin de bu parametrelere olumlu katkısı vardır.”

Erten, semaglutidin böbrek dokusundaki etkilerinin daha kapsamlı araştırmalarla değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, biyolojik düzeyde elde edilen bulguların klinik sonuçlarla birlikte ele alınmasının önemine dikkat çekti.

FLOW Araştırmasında Böbrek ve Kalp-Damar Risklerinde Yüzde 24 Azalma

Semaglutidin böbrek hastaları üzerindeki klinik etkilerini değerlendiren araştırmalar arasında FLOW çalışmasının öne çıktığını belirten Erten, bu araştırmanın tedavi kararları açısından daha güçlü bilimsel kanıtlar sunduğunu kaydetti.

Toplam 3 bin 533 hastanın yer aldığı FLOW araştırmasında, ortalama 3-4 yıllık takip sürecinde böbrek yetmezliği, böbreğin süzme kapasitesinde yüzde 50 veya daha fazla kayıp ve böbrek ya da kalp-damar hastalıklarına bağlı ölüm gibi birleşik riskler incelendi.

Araştırmada semaglutid kullanılan hasta grubunda söz konusu birleşik risklerde yüzde 24 oranında nispi azalma tespit edildi. Ayrıca yalnızca böbrekle ilişkili klinik sonuçlarda da yarar gözlendi.

“Klinik Karar Açısından Asıl Güçlü Dayanak FLOW Araştırmasıdır”

İki araştırmanın birbirini tamamlayan bilimsel veriler sunduğunu belirten Uzm. Dr. Sinan Erten, şu ifadeleri kullandı:

“Bir başka çalışmada klinik karar açısından asıl güçlü dayanak FLOW araştırmasıdır. 3 bin 533 hastada, ortalama 3-4 yıllık takip sürecinde; böbrek yetmezliği, süzme kapasitesinde yüzde 50 veya daha fazla kayıp yaşanması ya da böbrek ve kalp-damar hastalıklarına bağlı ölüm gibi bileşik risklerde yüzde 24 oranında nispi bir azalma sağlandığı gösterildi. Üstelik sadece böbreğe özgü durumlarda da doğrudan fayda gözlendi.”

REMODEL çalışmasının FLOW araştırmasında ortaya konulan klinik yararın biyolojik nedenlerini açıklamaya katkı sunduğunu ifade eden Erten, bilimsel verilerin henüz bütün kronik böbrek hastalıkları için genellenemeyeceğini vurguladı.

“Böbrek Sertleşmesini Geri Çevirdiğini Söylemek İçin Henüz Erken”

Semaglutidin böbrek dokusundaki etkileri konusunda kesin ifadeler kullanılmaması gerektiğini belirten Erten, araştırma sonuçlarının sınırlarına dikkat çekti.

Uzm. Dr. Sinan Erten, “Bu nedenle REMODEL’i, FLOW çalışmasında görülen bu klinik yararın arka planındaki biyolojik sebepleri güçlendiren bir araştırma olarak değerlendiririm. ‘Semaglutid böbrek sertleşmesini geri çeviriyor’ veya ‘tüm kronik böbrek hastalıklarında aynı yararı sağlar’ yorumlarını yapmak için henüz erken, daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır.” açıklamasında bulundu.

Erten, semaglutidin kan şekerini düşürücü ve kilo kaybını destekleyici etkilerinin de böbrek sağlığına ilişkin göstergelerdeki değişimlere katkıda bulunabileceğini hatırlattı.

Diyabet ve Böbrek Hastalarına Uzman Kontrolü Uyarısı

Diyabet ve kronik böbrek hastalığı bulunan kişiler açısından yeni araştırmaların önemli gelişmeler içerdiğini belirten Uzm. Dr. Sinan Erten, ilaç tedavilerinin hastaların bireysel sağlık durumlarına göre planlanması gerektiğini ifade etti.

Her hastanın böbrek hastalığı evresinin, metabolik yapısının ve eşlik eden sağlık sorunlarının farklı olabileceğine dikkat çeken Erten, böbrek koruyucu tedavilerin kişiye özel değerlendirilmesinin önemini vurguladı.

Erten, semaglutid ve benzeri reçeteli ilaçların nefroloji ve endokrinoloji uzmanlarının gözetiminde kullanılması gerektiğini belirterek, hastaların bilimsel araştırma sonuçlarına dayanarak kendi kendilerine ilaç başlamamaları veya mevcut tedavilerini değiştirmemeleri gerektiğine işaret etti.