Op. Dr. Gültekin Koçun: “Menopozda Hormon Tedavisi Tek Seçenek Değil, Kişiye Özel Yaklaşım Öne Çıkıyor”

Op. Dr. Gültekin Koçun: “Menopozda Hormon Tedavisi Tek Seçenek Değil, Kişiye Özel Yaklaşım Öne Çıkıyor”

Medicana International İzmir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Gültekin Koçun, menopoz yönetiminde güncel bilimsel yaklaşımları değerlendirdi. Menopozun ilk yıllarında planlanan kişiye özel tedavilerin önemine dikkat çeken Koçun, hormon tedavisinin tek alternatif olmadığını, yaşam tarzı değişiklikleri ve farklı destek yöntemleriyle de etkili sonuçlar alınabildiğini belirtti.

Haziran 9, 2026 - 00:44

Teknolojik ve tıbbi gelişmelerle birlikte yaşam süresinin uzaması, kadınların menopoz sonrası dönemde geçirdiği süreyi de artırdı. Dünya genelinde 45-55 yaş, Türkiye’de ise ortalama 47-49 yaş aralığında başlayan menopozun doğal bir biyolojik süreç olduğunu belirten Medicana International İzmir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Gültekin Koçun, menopoz yönetiminde son yıllarda önemli değişiklikler yaşandığını söyledi.

“Zamanlama Hipotezi modern yaklaşımın temelini oluşturuyor”

Hormon replasman tedavilerine yönelik bakış açısının yıllar içinde değiştiğini ifade eden Op. Dr. Gültekin Koçun, “Hormon tedavisine yaklaşım, 1960'lardan beri çok değişti. İlk yıllarda adeta bir ‘gençlik iksiri’ gibi görülen bu tedaviler, 2002 yılında yayımlanan büyük bir araştırma sonrası ciddi bir kanser ve kalp krizi korkusuna yol açtı. Ancak günümüzde bu veriler yeniden değerlendirildiğinde risklerin daha çok 60 yaş üstü veya menopozun üzerinden uzun süre geçmiş kadınlarda yoğunlaştığı görüldü” dedi.

Koçun, “Artık biliniyor ki menopozun ilk 10 yılında veya 60 yaş öncesinde başlanan destek tedavilerinde riskler son derece nadirdir. Hatta kalp ve kemik sağlığı üzerinde koruyucu etkiler görülebilir. Bugün hormon tedavisini herkese standart bir paket olarak değil; kadının yaşına, genetik riskine ve şikayetlerine göre tamamen kişiye özel planlıyoruz” ifadelerini kullandı.

“Tedavi öncesinde kapsamlı değerlendirme şart”

Modern menopoz yönetiminin kişiye özel ve en düşük etkin doz prensibine dayandığını vurgulayan Op. Dr. Gültekin Koçun, tedavi öncesinde ayrıntılı bir sağlık değerlendirmesi yapılmasının önemine dikkat çekti.

Koçun, “Tedavi öncesinde jinekolojik muayene, ultrason, Pap-Smear testi, mamografi ve meme ultrasonu öncelikli olarak yapılmalıdır. Menopozun kesinleşmesi ve hormon düzeylerinin belirlenmesi amacıyla FSH, LH, Östradiol, progesteron ve testosteron değerlerine bakılır. Ayrıca tiroid fonksiyonları, karaciğer ve böbrek testleri, lipid profili, tam kan sayımı ve açlık kan şekeri değerlendirilir. Osteoporoz riskinin belirlenmesi için kemik dansitometrisi de mutlaka yapılmalıdır” diye konuştu.

“Hormon tedavisi istemeyen kadınlar için alternatifler bulunuyor”

Menopoz belirtilerinin yönetiminde hormon tedavisinin tek seçenek olmadığını belirten Op. Dr. Gültekin Koçun, hormon kullanamayan veya tercih etmeyen kadınlar için farklı yöntemlerin de uygulanabildiğini söyledi.

Koçun, “Hormon tedavisi istemeyen ya da kullanamayan hastalarda yaşam tarzı değişiklikleri, bitkisel destekler ve bazı tıbbi alternatiflerle de etkili sonuçlar alınabiliyor. Ateş basması ve terleme gibi belirtileri artırabilen kafein, alkol, baharatlı yiyecekler ve sigaradan uzak durulması önem taşıyor. Lif açısından zengin beslenme, kalsiyum, D vitamini ve Omega-3 desteği kemik sağlığının korunmasına katkı sağlayabilir” dedi.

Düzenli fiziksel aktivitenin de menopoz döneminde önemli bir rol oynadığını aktaran Koçun, “Haftada en az 150 dakika yürüyüş, yüzme veya yoga gibi egzersizler hem ruh halini iyileştirebilir hem de kemik erimesi riskini azaltabilir. Uyku problemleri, anksiyete ve sıcak basmalarıyla mücadelede Bilişsel Davranışçı Terapi bilimsel olarak önerilen yöntemlerden biridir. Akupunktur ve meditasyon da stres yönetiminde destekleyici olabilir” ifadelerini kullandı.

Op. Dr. Gültekin Koçun, menopoz döneminde uygulanan tüm destek tedavilerinin temel amacının yaşam kalitesini artırmak ve olası sağlık risklerini azaltmak olduğunu belirterek, “Bu süreç mutlaka düzenli kontrollerle ve uzman bir doktor tarafından yürütülmeli” açıklamasında bulundu.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI