Öz Büro İş Sendikası’nın Vergi Çalıştayı’nda adalet, ücret yükü ve sosyal devlet vurgusu öne çıktı
Öz Büro İş Sendikası tarafından Ankara’da düzenlenen Vergi Çalıştayı’nda vergi sisteminin amacı, vergi adaleti, ücret gelirleri üzerindeki yük, teşvik ve istisnaların etkisi, aile birimi yaklaşımı ve sosyal devlet ilkesi akademisyenler tarafından ele alındı. CUMHA Cumhur Haber Ajansı’nın takip ettiği çalıştayda Genel Başkan Baki Gülbaba, vergi konusunun sloganlarla değil bilimsel verilerle tartışılması gerektiğini söyledi.
Öz Büro İş Sendikası tarafından düzenlenen Vergi Çalıştayı, 27 Nisan 2026 Pazartesi günü Ankara’da gerçekleştirildi. Emek Akademisi Agah Kafkas Konferans Salonu’nda yapılan çalıştayda, tüm çalışanları yakından ilgilendiren vergi konusu akademik, sosyal, ekonomik ve hukuki boyutlarıyla ele alındı. Çalıştayı CUMHA Cumhur Haber Ajansı yerinde takip etti.
Çalıştay, Öz Büro İş Sendikası Genel Başkanı Baki Gülbaba’nın açılış konuşmasıyla başladı. Protokol konuşmasını ise 2021-2023 dönemi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ve TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Vedat Bilgin yaptı.
Programda, Türkiye’nin farklı üniversitelerinden akademisyenler vergi adaleti, verginin amacı, ücret gelirlerinin vergilendirilmesi, teşvik ve istisnalar, aile birimi yaklaşımı ve sosyal devlet perspektifi üzerine değerlendirmelerde bulundu.
“Vergi sistemi adalet ve şeffaflıkla ele alınmalı”
Öz Büro İş Sendikası Genel Başkanı Baki Gülbaba, çalıştayın açılışında yaptığı konuşmada vergi meselesinin yalnızca teknik bir başlık olarak değil, devlet-yurttaş ilişkisini doğrudan ilgilendiren temel bir konu olarak görülmesi gerektiğini söyledi.
Gülbaba, vergi konusunun sloganik yaklaşımlarla değil, bilimsel veriler ve hakkaniyet ilkesiyle tartışılması gerektiğini belirterek, “Devlet 100 lirayı kimden alıyor, 100 lirayı nereye veriyor sorusu çok yaşamsal ve önemli bir sorudur. Bu sorunun cevabını arayacağız.” dedi.
Verginin devleti ve ülkeyi ayakta tutan temel başlıklardan biri olduğunu vurgulayan Gülbaba, “Vergi vermekten uzak durmak gibi bir düşünceyle bu çalıştayı düzenlemedik. Tabii ki vergi vereceğiz. Ancak bunun nasılının, niçininin, nedeninin, yol hikâyesinin ve sonuçlarının sağlıklı bir şekilde tartışılmasına ihtiyaç var.” ifadelerini kullandı.
Gülbaba, Öz Büro İş Sendikası’nın Emek Akademisi üzerinden yalnızca slogan üreten değil, çözüm üreten bir sendikal anlayışı güçlendirmeyi amaçladığını belirterek, çalıştayda yapılacak sunumların kitaplaştırılarak ilgililere ulaştırılacağını kaydetti.
“Vergi politikası sosyal devletin temel aracıdır”
2021-2023 dönemi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ve TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Vedat Bilgin, çalıştayda yaptığı protokol konuşmasında vergi politikasının sosyal devletin temel araçlarından biri olduğunu vurguladı.
Bilgin, vergi sisteminin yalnızca gelir toplama mekanizması olarak görülemeyeceğini, aynı zamanda gelir dağılımı, sosyal adalet, çalışma hayatı ve kamusal hizmetlerin finansmanı açısından belirleyici olduğunu ifade etti.
Vergi politikasının çalışanların refah düzeyiyle doğrudan ilişkili olduğunu belirten Bilgin, sosyal devletin temel sorumluluklarından birinin vergi yükünü adaletli biçimde düzenlemek olduğunu kaydetti.
“Vergi sisteminin amacı yeniden tanımlanmalı”
Anadolu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Erkan Üymez, çalıştayda yaptığı sunumda verginin amacı ve vergi adaletinin analizine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Üymez, vergi sisteminin yalnızca kamu gelirlerini artırmak amacıyla değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal dengeyi gözeten bir çerçevede ele alınması gerektiğini belirtti.
Vergi adaletinin toplumun vergiye gönüllü uyumu açısından kritik olduğunu vurgulayan Üymez, sistemin sade, anlaşılır, öngörülebilir ve hakkaniyetli biçimde yapılandırılmasının önem taşıdığını söyledi.
Üymez, vergi düzenlemelerinde gelir grupları arasındaki yük dağılımının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, verginin amacının sosyal devlet, gelir adaleti ve ekonomik sürdürülebilirlik ilkeleriyle birlikte düşünülmesi gerektiğini kaydetti.
“Vergi adaletinin tarihsel gelişimi belirleyicidir”
Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Ak, vergi adaleti kavramının tarihsel gelişimi üzerine değerlendirmelerde bulundu.
Ak, vergi adaletinin güncel tartışmalarının tarihsel arka plandan bağımsız ele alınamayacağını belirterek, vergileme anlayışının devlet, toplum, mülkiyet, emek ve kamu hizmetleriyle birlikte değiştiğini ifade etti.
Vergi sistemlerinin zaman içinde yalnızca mali ihtiyaçlara göre değil, toplumsal talepler, siyasal dönüşümler ve adalet arayışları doğrultusunda şekillendiğini belirten Ak, adil vergilendirmenin hem hukuki hem de toplumsal meşruiyet açısından önem taşıdığını söyledi.
“Vergi ve teşvikler ekonomik dengeyi etkiler”
Pamukkale Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası Ticaret Finansmanı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlhan Küçükkaplan, vergi ve teşviklerin Borsa İstanbul firmaları üzerindeki etkisini değerlendirdi.
Küçükkaplan, vergi politikalarının ve teşvik mekanizmalarının şirket davranışları, yatırım kararları, finansman yapısı ve piyasa dengeleri üzerinde etkili olduğunu belirtti.
Vergi düzenlemelerinin ekonomik aktörler üzerinde yönlendirici sonuçlar doğurduğunu ifade eden Küçükkaplan, teşviklerin hedeflenen faydayı üretmesi için ölçülebilir, şeffaf ve denetlenebilir bir yapıda kurgulanması gerektiğini söyledi.
Küçükkaplan, teşviklerin ekonomik büyümeyi destekleyebileceğini ancak adalet, verimlilik ve kamusal kaynak kullanımı açısından dikkatli değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
“Ücret gelirlerinde vergi yükü tartışılmalı”
Nuh Naci Yazgan Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Ahmet Somuncu, ücret gelirlerinin vergilendirilmesinde yaşanan sorunları ele aldı.
Somuncu, ücretli çalışanların vergi yükünün çalışma hayatının en önemli tartışma başlıklarından biri olduğunu belirterek, vergi sisteminde ücret gelirlerinin konumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Ücret gelirleri üzerindeki vergi yükünün çalışanların alım gücü, gelir dağılımı ve sosyal refah üzerinde doğrudan etkili olduğunu ifade eden Somuncu, vergilemede adalet ilkesinin özellikle sabit gelirli çalışanlar bakımından daha görünür hale getirilmesi gerektiğini vurguladı.
Somuncu, ücretlilerin vergi matrahı, dilimler, istisnalar, kesintiler ve yıl içindeki gelir kayıpları açısından daha bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini kaydetti.
“Vergide aile birimi yaklaşımı önemlidir”
Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Doğan Gökbel, vergilendirmede aile birimi yaklaşımının önemine dikkat çekti.
Gökbel, vergi sisteminde bireyin tek başına değil, kimi durumlarda aile yapısı, bakmakla yükümlü olduğu kişiler, sosyal koşulları ve engellilik gibi özel durumlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Aile birimi yaklaşımının özellikle sosyal adalet, bakım yükü, engellilik ve düşük gelir grupları açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini ifade eden Gökbel, vergi politikalarının toplumsal gerçekliği dikkate alan bir anlayışla düzenlenmesi gerektiğini belirtti.
Gökbel, vergi sisteminde aileyi, çocukları, bakım sorumluluklarını ve özel ihtiyaçları dikkate alan düzenlemelerin sosyal devlet ilkesiyle uyumlu olacağını kaydetti.
“Vergide istisnalar adalet sorununa yol açıyor”
Marmara Üniversitesi İktisat Fakültesi Maliye Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kadir Ayyıldırım, vergilendirmede adalet ilkesini örnekler üzerinden değerlendirdi.
Ayyıldırım, vergi sistemindeki istisna, muafiyet ve teşviklerin çok fazla olmasının kimi zaman beklenen fayda ile vazgeçilen vergi geliri arasındaki dengeyi bozduğunu söyledi.
Ayyıldırım, “Vergi sistemindeki istisna, muafiyet ve teşviklerin çok fazla olması dolayısıyla bazen bu teşvik ve istisnalardan beklediğimiz fayda ile vazgeçtiğimiz vergi geliri arasındaki denge kaçabiliyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Düşük gelir gruplarına yönelik istisna ve muafiyetlerin çoğu zaman daha fazla şarta bağlandığını, buna karşılık yüksek gelir ya da yüksek servet gruplarına ilişkin bazı düzenlemelerde daha geniş muafiyet alanları oluşabildiğini belirten Ayyıldırım, bunun vergi adaleti tartışmalarını büyüttüğünü ifade etti.
Ayyıldırım, değerli konut vergisi, yat ve lüks tüketim örnekleri üzerinden yaptığı değerlendirmede, vergi kanunlarının farklı gelir ve servet gruplarına nasıl yaklaştığının dikkatle incelenmesi gerektiğini söyledi.
Çalıştayda vergi adaleti çok yönlü ele alındı
Vergi Çalıştayı’nda yapılan sunumlarda, vergi sisteminin yalnızca gelir toplama aracı olmadığı; sosyal adalet, gelir dağılımı, ücretlilerin korunması, ekonomik teşviklerin etkinliği, aile yapısı ve sosyal devlet ilkeleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
Akademisyenler, vergi sisteminin sadeleştirilmesi, istisna ve muafiyetlerin yeniden gözden geçirilmesi, ücretliler üzerindeki yükün tartışılması ve vergi politikalarının sosyal adalet hedefiyle uyumlu hale getirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Öz Büro İş Sendikası tarafından düzenlenen çalıştayın, çalışanların vergi yükü başta olmak üzere kamuoyunda uzun süredir tartışılan başlıklara akademik ve kurumsal katkı sunması hedefleniyor.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI