Saadet Partisi Antalya İl Başkanı Mehmet Fatih Tekin: “Türkiye’nin siyasette köklü bir arınmaya ihtiyacı var”

Saadet Partisi Antalya İl Başkanı Mehmet Fatih Tekin: “Türkiye’nin siyasette köklü bir arınmaya ihtiyacı var”

Saadet Partisi Antalya İl Başkanı Mehmet Fatih Tekin, gündeme ilişkin açıklamasında fon tartışmalarından yolsuzluk iddialarına, siyasi transferlerden ekonomik sorunlara, basın özgürlüğünden afet yönetimi ve dış politikaya kadar birçok konuyu değerlendirdi. İktidara şeffaflık ve hesap verebilirlik çağrısında bulunan Tekin, “Mesele, birkaç kötü örneği temizlemek değildir. Mesele, siyasetin ölçüsünü değiştirmektir” dedi.

Ekim 19, 2026 - 21:02

Saadet Partisi Antalya İl Başkanı Mehmet Fatih Tekin, Türkiye'nin siyasi, ekonomik ve toplumsal gündemine ilişkin yaptığı basın açıklamasında iktidarın ekonomi politikalarını, kamu kaynaklarının kullanımını, yolsuzluk iddialarını, siyasi transferleri ve yargı uygulamalarını eleştirdi. Türkiye'nin ahlak, adalet ve şeffaflık temelinde yeni bir siyasi anlayışa ihtiyaç duyduğunu belirten Tekin, “Bu millet sahipsiz değildir, bu millet kimsesiz değildir.” ifadelerini kullandı.

Tekin, fon tartışmalarının bütün yönleriyle araştırılması, kamu zararının sorumlulardan tahsil edilmesi ve siyasi ahlakın bağlayıcı yasal düzenlemelerle güvence altına alınması gerektiğini söyledi. Açıklamasında basın özgürlüğü, vergi politikaları, afetlere hazırlık ve bölgesel güvenlik gelişmelerine de değinen Tekin, siyasi partilere ortak ilkeler etrafında hareket etme çağrısında bulundu.

“FON VURGUNU ÖRGÜTLÜ VE ORGANİZE BİR YAPININ ESERİDİR”

Kamuoyunda tartışılan fon iddialarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tekin, yaşananların yalnızca ekonomik kayıplarla sınırlı olmadığını, devlet kurumlarına duyulan güveni de etkilediğini savundu.

Fon meselesinin bütün bağlantılarıyla araştırılması gerektiğini belirten Tekin, “Fon vurgunu bir ihmalin değil, örgütlü ve organize bir yapının eseridir.” dedi.

Kamu zararının vatandaşlara yüklenmesine karşı çıkan Tekin, sorumluların tespit edilerek kayıpların kendilerinden tahsil edilmesini istedi.

Tekin, “Her bir kuruş; işin başındakilerden, parayı götürenlerden, tüyoyu verenlerden, tüyoyu alanlardan tazmin edilmelidir.” ifadelerini kullandı.

Soruşturmanın yalnızca doğrudan işlem yapan kişilerle sınırlandırılmaması gerektiğini savunan Tekin, iddialarda adı geçen bütün kişi ve bağlantıların araştırılması çağrısında bulundu.

“MECLİS, MİLLETİN MESELELERİNDEN KAÇILACAK YER DEĞİLDİR”

Fon tartışmalarının Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde araştırılmasına yönelik girişimleri değerlendiren Tekin, muhalefetin araştırma taleplerinin karşılık bulmamasını eleştirdi.

Soruşturmalarda siyasi kimliklere göre farklı uygulamalar yapıldığı iddiasını gündeme getiren Tekin, AK Parti Grup Başkanvekili ve eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya üzerinden iktidara sorular yöneltti.

Tekin, “Ucu nereye dokundu ki AK Partili Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi ifadeye dahi çağırılmadı?” diye sordu.

Meclisin kamuoyunu ilgilendiren iddiaları araştırmakla sorumlu olduğunu vurgulayan Tekin, “Meclis araştırsın diyoruz, yanaşmıyorsunuz. Konu milletin Meclisine geldiğinde Meclis'ten kaçıyorsunuz. Bu neyin korkusu, neyin çekincesi?” ifadelerini kullandı.

Siyasi sorumlulukların istifa veya para iadesiyle ortadan kalkmayacağını savunan Tekin, “Samimiyseniz, korkmuyorsanız; yapılacak iş WhatsApp grubundan çıkarmak değil, hâkim karşısına çıkarmaktır.” dedi.

“İSLAM'IN YASAKLADIĞI BİR FİİLİN SUÇU İSLAM'A YÜKLENEMEZ”

Fon iddiaları üzerinden dinî değerlerin tartışmaya açılmasını da değerlendiren Tekin, siyasi yanlışların inançla ilişkilendirilmesine karşı çıktı.

Dinî değerlerin siyasi çıkarlar için kullanılmasını doğru bulmadıklarını belirten Tekin, “İslam'ın yasakladığı bir fiili işleyenin suçunu İslam'a yüklemek hiçbir vicdana sığmaz.” ifadelerini kullandı.

Tekin, iktidara yönelik eleştirilerin din karşıtlığına dönüştürülmesinin de dinî değerlerin siyasi yanlışları meşrulaştırmak için kullanılmasının da kabul edilemeyeceğini söyledi.

“İKTİDAR ÜÇ TRANSFERİ ÇOK SEVİYOR”

Siyasi partiler arasındaki milletvekili ve belediye başkanı geçişlerini eleştiren Tekin, seçmen iradesinin siyasi pazarlıkların konusu hâline getirilmemesi gerektiğini belirtti.

Tekin, “İktidar üç transferi çok seviyor: Bir, milletvekili transferi; iki, belediye başkanı transferi; üç, para transferi.” dedi.

Parti değiştiren seçilmiş yöneticilerin seçmene karşı sorumluluğunun bulunduğunu ifade eden Tekin, siyasi geçişlerin hukuki ve ahlaki boyutlarıyla değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Bu konuda yasal düzenleme öneren Tekin, “En basit kanuni düzenleme yapılmalı; eğer bir partiden başka bir partiye geçeceksen önce görevinden istifa et.” ifadelerini kullandı.

Tekin, siyasi transferlerde liyakat, demokratik temsil ve seçmen iradesinin esas alınması gerektiğini kaydetti.

YENİ VERGİ VE FON TARTIŞMALARINA TEPKİ

Gündeme gelen “Sağlıklı Hayata Katkı Fonu” önerisini de değerlendiren Tekin, sigara, şekerli içecekler ve atıştırmalık ürünlere yeni vergiler getirilmesi ihtimalini eleştirdi.

Vatandaşların gelir elde ederken ve harcama yaparken zaten çeşitli vergiler ödediğini belirten Tekin, yeni fonlar oluşturulması yerine mevcut kamu kaynaklarının etkili ve şeffaf biçimde kullanılmasını istedi.

Deprem vergisi, işsizlik fonu ve iletişim vergisini örnek gösteren Tekin, bu kaynakların hangi alanlarda kullanıldığının kamuoyuna açık biçimde anlatılması gerektiğini söyledi.

Sağlıklı yaşamın desteklenmesine karşı olmadıklarını vurgulayan Tekin, bu hedefin vatandaşlara yeni ekonomik yükler getirilmeden gerçekleştirilmesi gerektiğini ifade etti.

“SAADET İKTİDARINDA AKFON KURACAĞIZ”

Saadet Partisi'nin iktidara gelmesi durumunda kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin yeni bir uygulama başlatacaklarını açıklayan Tekin, “Adalet ve Kalkınma Fonu” adıyla AKFON kurulacağını söyledi.

Tekin, haksız kazançların tespit edilerek geri alınacağını ve elde edilen kaynakların emeklilere ikramiye olarak dağıtılmasının hedeflendiğini belirtti.

“Tüm dosyaları yeniden açacağız. Bu iktidar döneminde haksız yere elde edilen her bir kuruşun hesabını soracağız.” diyen Tekin, kamu kaynaklarının toplum yararına kullanılmasının temel öncelikleri arasında bulunduğunu kaydetti.

Tekin, kamu zararının giderilmesi, haksız kazançların önlenmesi ve ekonomik adaletin sağlanması gerektiğini vurguladı.

“MESELE, SİYASETİN ÖLÇÜSÜNÜ DEĞİŞTİRMEKTİR”

Türkiye'de siyasetin ahlaki ilkeler temelinde yeniden yapılandırılması gerektiğini savunan Tekin, kayırmacılık, iltimas, nepotizm ve çifte standardın siyaset kurumuna duyulan güveni zedelediğini söyledi.

Saadet Partisi'nin “Önce Ahlak ve Maneviyat” anlayışına dikkat çeken Tekin, siyasetin kişisel zenginleşme veya belirli çevrelere ayrıcalık sağlama aracı olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti.

Tekin, “Bugün mesele, birkaç kötü örneği temizlemek değildir. Mesele, siyasetin ölçüsünü değiştirmektir.” dedi.

Siyasi ahlakın yalnızca kişilerin vicdanına ve iyi niyetine bırakılmaması gerektiğini belirten Tekin, bağlayıcı kuralların oluşturulmasını istedi.

Tekin, Saadet Partisi'nin temiz siyaset ilkelerine yönelik hazırlıklarını sürdürdüğünü bildirdi.

“BÖYLE BİR ÜLKEDE YAŞIYORUZ”

Gazetecilerin gözaltına alınması, basın özgürlüğü ve yargı uygulamalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tekin, Türkiye'de ifade özgürlüğünün durumunu eleştirdi.

Eski Uganda lideri Idi Amin'e atfedilen “İfade özgürlüğü var ama o özgürlüğü kullandıktan sonra başınıza neler gelir, bunun bir garantisi yok.” sözünü hatırlatan Tekin, “Böyle bir ülkede yaşıyoruz.” dedi.

Türkiye'nin Basın Özgürlüğü Endeksi'nde 180 ülke arasında 163'üncü sırada bulunduğunu belirten Tekin, iktidarın geçmişte dile getirdiği özgürlük vaatleriyle mevcut uygulamalar arasında ciddi farklılıklar olduğunu savundu.

Muhafazakâr çevrelerden gelen eleştirilere de değinen Tekin, Aziz Mahmut Hüdayi Vakfı ve MÜSİAD'ın eski yöneticilerinin değerlendirmelerini önemli bulduğunu ifade etti.

Şeyh Edebali'nin “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.” sözünü hatırlatan Tekin, “Burada 'taraftarını yaşat' demiyor, 'insanı yaşat' diyor. Bugün haksızlık yapanlar bizden olunca susmak doğru değildir.” ifadelerini kullandı.

“3Y'DEN 3F'YE GELDİK”

İktidarın geçmişte yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklarla mücadele sözü verdiğini hatırlatan Tekin, Türkiye'nin bugün farklı ekonomik ve siyasi sorunlarla karşı karşıya olduğunu savundu.

Tekin, “3Y” olarak ifade edilen yolsuzluk, yoksulluk ve yasakların yerini “3F” olarak nitelendirdiği faiz, fon ve fırsat anlayışının aldığını öne sürdü.

Türkiye'nin temel kurumlarının zayıfladığını savunan Tekin, yaşanan sorunları bir binanın taşıyıcı kolonları üzerinden örneklendirdi.

Tekin, “Son 24 yılda ülkede ahlak kolonu, adalet kolonu, maneviyat kolonu, eğitim kolonu zayıflatıldı. Kolonlar zaten zayıf, bir de bunların üzerine 'itibar' dedikleri kaçak katı inşa ettiler. Artık bu bina bu yükü çekmiyor.” dedi.

Ekonomik ve toplumsal göstergelere ilişkin rakamlar da paylaşan Tekin, 2002 yılında 8,6 milyon olan icra dosyası sayısının 33 milyona yükseldiğini, geniş tanımlı işsizliğin yüzde 31'e ulaştığını ve yıllık boşanma sayısının 95 binden 194 bine çıktığını ileri sürdü.

Tekin, bu verilerin ekonomik sıkıntıların yanı sıra toplumsal sorunların da büyüdüğünü gösterdiğini savundu.

“AFETLER YAŞANMADAN ÖNLEM ALINMALI”

Afet yönetimi konusunda da açıklamalarda bulunan Tekin, afetlerin ardından yapılan değerlendirmeler yerine riskleri önceden azaltacak uygulamalara öncelik verilmesi gerektiğini belirtti.

Nasrettin Hoca'nın testi kırılmadan önce önlem alınması gerektiğini anlatan fıkrasını hatırlatan Tekin, afet yönetiminde de benzer bir yaklaşımın benimsenmesini istedi.

Dere yataklarının imara açılmasının ciddi riskler oluşturduğunu ifade eden Tekin, Devlet Su İşleri ve İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi arazilerinin imara açılmasına yönelik çalışmalar bulunduğu yönündeki iddiaları eleştirdi.

Tekin, afet risklerini artırabilecek imar uygulamalarından vazgeçilmesi ve önleyici tedbirlerin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.

“BİR MASADA ARABULUCU, ÖTEKİ MASADA MUHARİP TARAF OLUNAMAZ”

Dış politikaya ilişkin değerlendirmelerinde İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarını gündeme getiren Tekin, İslam ülkelerinin bölgesel sorunlar karşısında ortak hareket etmesi gerektiğini söyledi.

Türkiye'nin Pakistan ve Suudi Arabistan gibi ülkelerle askerî, ekonomik ve siyasi iş birliğini geliştirmesini desteklediklerini belirten Tekin, kurulması gündeme gelen bölgesel güvenlik mekanizmalarının muhtemel sonuçlarının dikkatle değerlendirilmesini istedi.

Mekke Savunma İttifakı tartışmalarına ilişkin konuşan Tekin, savunma iş birliklerinin Türkiye'yi bölgesel çatışmaların doğrudan tarafı hâline getirmemesi gerektiğini savundu.

Tekin, “Türkiye bölgenin arabulucusu olmak isterken bir anda bölgesel bir cepheleşmenin askerî tarafına dönüşmemelidir. Bir masada arabulucu, öteki masada muharip taraf olunamaz.” ifadelerini kullandı.

Bölge ülkeleri arasındaki dayanışmanın önemine dikkat çeken Tekin, güvenliğin dış merkezlere bağımlı olmadan sağlanabileceği bir bölgesel düzenin desteklenmesi gerektiğini belirtti.

SİYASİ PARTİLERE YEDİ MADDELİK ORTAK MÜCADELE ÇAĞRISI

Açıklamasının son bölümünde iktidar ve muhalefet ayrımı gözetmeksizin bütün siyasi partilere seslenen Tekin, Türkiye'nin sorunlarının çözümü için ortak ilkeler etrafında buluşulması gerektiğini ifade etti.

Tekin'in siyasi partilere yönelik çağrısında yolsuzlukla mücadele, bağımsız denetim, tarafsız yargı, liyakat, ekonomik adalet, siyasi ahlak ve toplumsal barış başlıkları öne çıktı.

Yolsuzluğa imkân veren yasal ve idari boşlukların kapatılmasını isteyen Tekin, denetim mekanizmalarının siyasi etkilerden bağımsız çalışması gerektiğini belirtti.

Yargının kişilerin kimliğine veya siyasi konumuna göre değil, delillere ve hukuka göre karar vermesinin sağlanmasını isteyen Tekin, adalet sistemine duyulan güvenin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.

Kamu yönetiminde torpilin ve siyasi nüfuzun yükselme aracı olmaktan çıkarılması gerektiğini vurgulayan Tekin, bütün görevlendirmelerde liyakatin esas alınmasını istedi.

Yoksulluk ve geçim sıkıntısıyla mücadele edecek kapsamlı bir ekonomik program hazırlanması gerektiğini belirten Tekin, vatandaşların ekonomik sorunlarının siyasi tartışmaların önüne geçirilmesi çağrısında bulundu.

Siyasi ahlakın yalnızca tavsiye niteliğindeki ilkelerden oluşmaması gerektiğini ifade eden Tekin, bu alanda açık ve bağlayıcı yasal düzenlemeler yapılmasını önerdi.

Siyasette kullanılan dilin toplumsal kutuplaşmayı artırmak yerine ortak yaşamı ve toplumsal barışı güçlendirmesi gerektiğini belirten Tekin, siyasi partilerin farklılıklarına rağmen temel demokratik ilkelerde uzlaşabileceğini söyledi.

Yolsuzluk, adaletsizlik ve yoksullukla mücadelede ortak siyasi irade oluşturulmasını isteyen Tekin, Türkiye'nin geleceğinin kişisel çıkarlar ve siyasi hesaplar üzerinden şekillendirilmemesi gerektiğini vurguladı.

Saadet Partisi Antalya İl Başkanı Mehmet Fatih Tekin, Türkiye'nin sorunlarının çözümünde ahlak, adalet, liyakat ve şeffaflığın temel alınması gerektiğini belirterek siyasi partilere ilkeler etrafında bir araya gelme çağrısını yineledi.