Saadet Partisi Antalya İl Başkanı Mehmet Fatih Tekin: “Üniversiteler siyasetin gölgesinde değil, bilimin ışığında yol almalı”
Saadet Partisi Antalya İl Başkanı Mehmet Fatih Tekin, Türkiye’de akademik özgürlük göstergelerindeki gerilemeye dikkat çekerek üniversitelerin kurumsal özerkliğinin güçlendirilmesi çağrısında bulundu. Tekin, rektörlerin belirlenmesinde akademik camianın daha fazla söz sahibi olması gerektiğini belirterek, “Bizim ihtiyacımız ‘bizim üniversitelerimiz’ değil; milletimizin ve insanlığın ortak birikimine katkı sağlayan bilim üniversiteleridir.” dedi.
Saadet Partisi Antalya İl Başkanı Mehmet Fatih Tekin, Türkiye’de üniversitelerin kurumsal özerkliğinin ve akademik özgürlüğün güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, yükseköğretim kurumlarının siyasi ve ideolojik etkilerden bağımsız biçimde bilimsel üretime odaklanması gerektiğini söyledi.
Üniversitelerin yalnızca diploma veren kurumlar olarak değerlendirilemeyeceğini ifade eden Tekin, yükseköğretim kurumlarının bilgi üretiminin, farklı düşüncelerin özgürce tartışılmasının ve gençlerin sorgulama becerilerinin gelişmesinin temel merkezleri olduğunu kaydetti.
Üniversitelerin bilimsel gelişmenin yanı sıra toplumların geleceğinin şekillenmesinde de önemli bir rol üstlendiğini vurgulayan Tekin, akademik özgürlük ile kurumsal özerkliğin korunmasının bu nedenle önem taşıdığını belirtti.
“Akademik özgürlükte ciddi bir gerileme yaşanıyor”
Türkiye’de akademik özgürlüğe ilişkin göstergelere değinen Tekin, V-Dem verilerinin son yıllarda yaşanan değişimi ortaya koyduğunu ifade etti.
Tekin, V-Dem verilerine göre Türkiye’nin Akademik Özgürlük Endeksi’nin 2015 yılında 0,278 seviyesindeyken 2025 yılında 0,088’e gerilediğini belirterek, bunun yaklaşık yüzde 68’lik düşüş anlamına geldiğini söyledi.
Araştırma ve öğretim özgürlüğüne ilişkin göstergelerde de benzer bir tablo bulunduğunu dile getiren Tekin, söz konusu göstergenin 2012 yılında 0,49 seviyesindeyken 2025 yılında 0,14’e düştüğünü kaydetti. Tekin, akademik ve kültürel ifade özgürlüğünde de yaklaşık yüzde 73 oranında gerileme yaşandığını belirtti.
Tekin, bu verilerin yalnızca akademisyenlerin çalışma koşulları açısından değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayarak, akademik özgürlüğün toplumun tamamını ilgilendiren bir mesele olduğunu ifade etti.
“Özgür düşüncenin olmadığı yerde özgün bilim üretmek zorlaşır”
Üniversitelerin özgür düşüncenin geliştiği kurumlar olması gerektiğini söyleyen Tekin, farklı görüşlerin baskı veya dışlama yoluyla değil, bilimsel ve düşünsel yöntemlerle karşılanması gerektiğini belirtti.
Tekin, “Özgür düşüncenin olmadığı yerde özgün bilim üretmek, yeni fikirler geliştirmek ve ülkenin sorunlarına kalıcı çözümler bulmak zorlaşır.” ifadelerini kullandı.
Akademisyenlerin araştırma konularını bilimsel ölçütler doğrultusunda belirleyebilmesi gerektiğini kaydeden Tekin, bilim insanlarının ulaştıkları sonuçları herhangi bir baskı altında kalmadan kamuoyuyla paylaşabilmesinin akademik hayatın temel unsurlarından olduğunu söyledi.
Üniversitelerde farklı düşüncelerin konuşulabilmesinin önemine işaret eden Tekin, fikirlerin baskıyla değil, yine fikirlerle karşılanması gerektiğini vurguladı.
“Üniversiteler herhangi bir siyasi anlayışın arka bahçesi olmamalı”
Saadet Partisi olarak üniversitelerin herhangi bir siyasi anlayışın arka bahçesi hâline getirilmesini doğru bulmadıklarını belirten Tekin, yükseköğretim kurumlarının belirli siyasi veya ideolojik yaklaşımların etkisinden bağımsız biçimde bilimsel üretime yoğunlaşması gerektiğini söyledi.
Tekin, “Bizim ihtiyacımız ‘bizim üniversitelerimiz’ değil; milletimizin ve insanlığın ortak birikimine katkı sağlayan bilim üniversiteleridir.” dedi.
Üniversitelerin toplumun ortak değerlerinden ve farklı düşüncelerden beslenmesi gerektiğini ifade eden Tekin, bilimsel kurumların asli görevinin bilgi üretmek, bilgiyi geliştirmek ve oluşan birikimi toplumun yararına sunmak olduğunu kaydetti.
“Bilim insanları toplumdan kopuk olmamalı”
Akademisyenlerin yalnızca üniversite duvarları arasında kalmaması gerektiğini dile getiren Tekin, bilim insanlarının bilgi ve tecrübelerinden toplumun farklı alanlarında daha fazla yararlanılması gerektiğini belirtti.
Tekin, sanayi, yerel yönetimler, siyaset ve toplumsal hayatın farklı alanlarında akademisyenlerin bilgi birikiminden daha fazla faydalanılmasının Türkiye’nin gelişimine katkı sağlayacağını ifade etti.
Bilimsel bilginin yalnızca üniversitelerde üretilmesinin yeterli olmadığını söyleyen Tekin, ortaya çıkan bilgi ve tecrübenin toplumun ve ülkenin ihtiyaçlarına yönelik çözümlere dönüştürülmesi gerektiğini kaydetti.
“Kurumsal özerklik güçlendirilmeli”
Üniversitelerin kurumsal özerkliğinin güçlendirilmesi gerektiğini savunan Tekin, rektörlerin belirlenmesinde akademik camianın daha fazla söz sahibi olduğu; liyakat, şeffaflık ve hesap verebilirliğin esas alındığı bir yapının oluşturulması gerektiğini söyledi.
Üniversite yönetimlerinde liyakat ilkesinin temel alınmasının akademik kalite açısından önem taşıdığını belirten Tekin, yönetimlerin bilimsel ölçütler ve kurumsal ilkeler doğrultusunda hareket etmesi gerektiğini ifade etti.
Devletin üniversiteleri denetleme görevinin bulunduğunu da kaydeden Tekin, “Bu denetim akademik hayat üzerinde baskıya dönüşmemeli.” değerlendirmesinde bulundu.
Tekin, devletin denetim sorumluluğu ile üniversitelerin akademik özerkliği arasında sağlıklı bir denge kurulması gerektiğini vurguladı.
“Bilim özgür olmalı, akademik etik korunmalı”
Saadet Partisi’nin “Önce Ahlâk ve Maneviyat” anlayışına değinen Tekin, bilginin ahlak, hakkaniyet ve insanlığın faydasıyla buluşması gerektiğini ifade etti.
Bilimsel özgürlüğün akademik etik, liyakat ve topluma karşı sorumlulukla birlikte ele alınması gerektiğini belirten Tekin, özgür üniversitenin aynı zamanda bilimsel ve etik sorumluluklarının bilincinde olan bir üniversite olması gerektiğini söyledi.
Akademik özgürlüğün herhangi bir sorumluluktan bağımsız düşünülemeyeceğini kaydeden Tekin, bilimsel çalışmaların evrensel akademik ilkeler, etik kurallar ve toplum yararı çerçevesinde yürütülmesinin önem taşıdığını belirtti.
“Güçlü yarınlar, güçlü üniversitelerle mümkün”
Türkiye’nin geleceğinin güçlü üniversitelerden geçtiğini ifade eden Tekin, akademisyenlerin soru sorabildiği, araştırmacıların özgürce çalışma yapabildiği ve öğrencilerin farklı fikirlerle karşılaşabildiği bir yükseköğretim ortamının oluşturulması gerektiğini söyledi.
Üniversitelerin yalnızca mevcut bilgiyi aktaran kurumlar olmaması gerektiğini belirten Tekin, yeni bilgi üreten ve toplumun karşı karşıya bulunduğu sorunlara çözüm geliştiren üniversite yapısına ihtiyaç olduğunu ifade etti.
Saadet Partisi olarak hedeflerinin siyasetin gölgesinde kalan değil, bilimin ışığında yol alan üniversiteler olduğunu kaydeden Tekin, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Akademisyen soru sorabilmeli, araştırmacı özgürce araştırabilmeli, öğrenci farklı fikirlerle karşılaşabilmelidir. Bizim hedefimiz; siyasetin gölgesinde kalan değil, bilimin ışığında yol alan; özgür, ahlaklı, liyakatli ve üretken üniversitelerdir.”