Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan: “Ne yapıldıysa hepsi devlet mührüyle yapıldı”

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan: “Ne yapıldıysa hepsi devlet mührüyle yapıldı”

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, İstanbul’da katıldığı televizyon programında kamuoyunda “Fon Skandalı” olarak gündeme gelen süreç ile ekonomideki gelişmeleri değerlendirdi. Arıkan, 11 aylık sürede fon büyüklüğünün 297 milyar liradan 822 milyar liraya çıktığını savunarak denetim sürecini eleştirdi; fon yöneticileri, şirketlerin gerçek faydalanıcıları ve para hareketlerinin açıklanmasını istedi. Arıkan ayrıca Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in ekonomi değerlendirmelerine döviz kuru üzerinden karşılık verdi.

Eylül 22, 2026 - 12:49

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, 21 Eylül 2026’da İstanbul’da Halk TV’de Deniz Bayramoğlu’nun sorularını yanıtlayarak kamuoyunda “Fon Skandalı” olarak gündeme gelen süreç ve ekonomideki son gelişmeler hakkında açıklamalarda bulundu. Arıkan, fonlara ilişkin denetim ve müdahale sürecinin geciktiğini savunurken, 525 milyar liralık büyüklük farkına dikkat çekti.

“11 AYLIK İHMALİN BEDELİ 525 MİLYAR LİRA”

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in 4 Kasım 2025 tarihinde söz konusu gelişmeleri manipülasyon olarak nitelendirdiğini belirten Arıkan, müdahalenin ise 17 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirildiğini söyledi.

Arıkan, aradaki döneme ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“4 Kasım’da Sayın Şimşek’in işaret ettiği tarihte bu müdahale yapılmış olsaydı fonun büyüklüğü 297 milyardı. 11 aylık ihmalden, 11 aylık görmemezlikten dolayı bugün 822 milyara çıktı.

Aradaki farkın 525 milyar liraya ulaştığını söyleyen Arıkan, denetim mekanizmalarının sorumluluğunun araştırılması gerektiğini savundu.

Arıkan, “525 milyar liralık bir kayıp var. Bunun hesabını kim ödeyecek? Denetleyenlerin de bu işin içerisinde olduğu bir gerçeklikle karşı karşıyayız.” dedi.

Kurumlarda yaşanan görev değişiklikleri üzerinden yapılan açıklamaları da eleştiren Arıkan, mevcut başkanın Şimşek’in açıklama yaptığı dönemde başkan yardımcısı olduğunu belirterek, “Yani kime ne anlatıyorsunuz siz? Orada topu taca atmaktan başka bir şey olmadığını ifade ediyorum.” diye konuştu.

“PARANIN YOL HARİTASI ORTAYA ÇIKARILMALI”

Operasyonun zamanlamasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Arıkan, fonlarla ilgili işlemlerin ardından sosyal medya hesaplarına yönelik çalışmaların kısa sürede gerçekleştirildiğini ifade etti.

Arıkan, “11 ay yani vurgunun gerçekleşmesinden 11 ay sonra operasyonu yapanlar, sosyal medyada bu işin algısını yapanların hesaplarını toparlayabilmek için 246 tane sosyal medya hesabını toparlayabilmek için 24 saatin yettiğini görüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Fonların yönetim yapısının ve yatırımların arkasındaki gerçek faydalanıcıların kamuoyuna açıklanmasını isteyen Arıkan, gözaltına alınan kişilerin listesinden ziyade paranın hangi kişi ve şirketlere ulaştığının ortaya çıkarılması gerektiğini söyledi.

Arıkan, taleplerini şöyle sıraladı:

Fonların yöneticilerinin kimler olduğunun açıklanması gerekiyor. Burada sadece görüntüdeki isimden kastetmiyorum. Geri planda bunların kim olduğunun ortaya çıkartılması gerekiyor. Hakeza fonların en fazla yatırım yaptığı şirketlerin gerçek faydalananları kimler? Bugün gözaltına alınanların listesinin bir önemi yok. Para nereye gitti? Paranın haritasının, paranın yol haritasının ortaya çıkartılması gerekiyor.

Satılan hisseler ile yurt dışına aktarıldığını söylediği paraların da araştırılması gerektiğini kaydeden Arıkan, küçük yatırımcıların yaşadığı mağduriyetlere işaret etti.

Arıkan, “Bir üniversite öğrencisi 3-5 bin lira parasıyla orada mağdur edilirken milyar TL’lik paralarla en yüksek şeyden kim çıktı orada?” sorusunu yöneltti.

“VATANDAŞ DEVLETİN AÇTIĞI KAPIDAN İÇERİYE GİRDİ”

Yaşanan sürecin uluslararası finans piyasalarında “Ponzi operasyonu” olarak nitelendirildiğini söyleyen Arıkan, Türkiye’de ilgili kurumların sürece zamanında müdahale etmediğini savundu.

Şirketlerin çalışan sayıları ile fon büyüklüklerini karşılaştıran Arıkan, “Çok basit bir soru; 250 çalışanı olan bir firmadan bahsediyoruz. Fon büyüklüğü 17,5 milyar TL’ye ulaşmış. Türkiye’de en fazla istihdam sağlayan firmanın fon büyüklüğü 11,5 milyar TL. Kağıt üzerindeki kapanan firmanın büyüklüğü 17,5 milyar TL.” dedi.

Yatırım yapan vatandaşların sorumlu tutulmasına karşı çıkan Arıkan, işlemlerin yetkili kurumların oluşturduğu sistem içerisinde gerçekleştirildiğini savundu.

Arıkan, “Kimse demesin ki efendim vatandaş kandı. Vatandaş devletin açtığı kapıdan içeriye girdi, vatandaş bir şey yapmadı. Ne yapıldıysa hepsi devlet mührüyle yapıldı. Devlet mührü olmadan hiçbir işlem yapılmadı orada.” ifadelerini kullandı.

“SORUN SAVAŞTA DEĞİL, SORUN SİZİN EKONOMİ YÖNETİMİNİZDE”

Arıkan, açıklamalarının ekonomi bölümünde AK Parti hükümetlerinin ekonomi politikalarını ve Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in değerlendirmelerini eleştirdi. Ekonomide yaşanan gelişmelerin bölgesel çatışmalarla açıklanmasına karşı çıkan Arıkan, döviz kurundaki değişime ilişkin kendi hesaplamalarını paylaştı.

AK Parti’nin ekonomi politikası mı? Savaş mı?” sorusunu yönelten Arıkan, Mehmet Şimşek’in göreve geldiği dönemden bölgesel çatışmaların başladığı döneme kadar döviz kurunda yüzde 104,7 oranında artış gerçekleştiğini ileri sürdü.

Arıkan, “Rakamlarla bunu ifade edecek olursak, Sayın Şimşek göreve geldiği dönemde döviz kurundaki artış 4 Haziran 2023’ten savaş çıkana kadar, İran savaşı çıkana kadar dövizdeki artış yüzde 104,7 olmuş. Hani Sayın Şimşek diyor ya savaştan sonra her şey değişti. Savaştan sonra artış sadece yüzde 12,2 olmuş.” dedi.

Döviz kurunun söz konusu dönemde 21 liradan 43,90 liraya yükseldiğini belirten Arıkan, ekonomi yönetimine yönelik eleştirisini, “Yani sorun savaşta değil, sorun sizin ekonomi yönetiminizde. Yani 21 liradan savaşa kadar 43,90’a çıkıyor. Burada yüzde 104, yüzde 105’lik diyelim hatta yuvarlayıp bir artış.” sözleriyle sürdürdü.